![]() |
Köstebekçi Salim
Sert görünüşünün altında, yumuşak, helva gibi bir kalbi vardı. Fakirliğin içinde büyümüştü. Genç yaşta kaybettiği babasının ölümüyle, iyice çaresiz kalmıştı. Askerden geldiğinde, üstüne örttüğü yorganın, ikiye bölünmesiyle, isyan etmiş ve bu durumu değiştirmek için durmadan çalışacağına söz verdi.
O yıllarda, çok fazla kimsede bulunmayan ehliyeti, ona iş olanağı sağlamıştı. Oturduğu şehre bağlı bir ilçede iş buldu. İşe başladıktan bir süre sonra da, köyünden bir kızla evlendi. Kız kardeşleri ile annesi, köyde kaldılar. Karısı, çok tutumlu bir kadındı. Muhsin’ in eve bıraktığı parayı, biriktiriyordu. Köye dönmeye karar verdiler. Karısının biriktirdiği para ile birlikte borçlandıkları parayı da birleştirerek kamyon aldılar. Uzun yollarda, direksiyon sallıyordu. Kız kardeşlerini de evlendirdi bu süre içinde. Aradan geçen süre içinde, maddi durumunu epey bir düzeltmişti. Peş peşe doğan beş çocuğunun, okula başlamaları nedeniyle, şehre taşınmaya karar verdi. Ev kiraladı. Kamyonu sattı. Yerine bir taksi aldı. Taksi durağından kazandığı parayla ailesinin geçimini sağlıyordu. Çok şakacı bir insandı. Duraktaki arkadaşlarına, hiç kimsenin aklına gelmeyen şakaları yapardı. Kızmalarına rağmen, yine de vazgeçemezlerdi ondan. Esnafla da arası çok iyiydi. Gider, onları ziyaret ederdi. Sevilen ve sayılan bir insandı. Durakta, sıkıldığı bir gün, tarihi dükkanların olduğu çarşıya gitti. Onu gören ayakkabıcı Tahir, içeriye davet etti. Sohbetin koyulaştığı bir sırada, dükkana; daimi bir müşteri olan Salim girdi. O da katıldı sohbete. Dikkatle onları dinliyordu. Saf ve temiz bir görünüşü vardı. Yine, aklına şaka düşmüştü Muhsin’ in. Hemen harekete geçmeye karar verdi. Tahir’ e gizliden bir göz kırptı ve Salim’ e dönerek; “ Hangi köyde oturuyorsun hemşerim? “ “ Tetemeçele Köyündenim. Pazara geldim de, ihtiyaçlar vardı. Onları alayım dedim. “ “ Çok para kazanmak ister misin ? “ Salim’ in gözleri ışıldadı birden. Ne yaparsa yapsın, ancak kıt kanat doyurabiliyordu karnını. “ İsterim tabi ağam. Kim istemez ki; ne yapmam lazım ? “ “ Benim tanıdıklarım var. Köstebek topluyorlar. Tane hesabı para veriyorlar. Yalnız, canlı yakalaman lazım. “ “ Tamam ağam, kolay o iş. Gider gitmez, başlarım yakalamaya. Seni nasıl bulacam peki. “ “ Buraya getirirsin. Ben, buralarda olurum. Bir hafta sonra sen aynı gün getir. Paranı da alırsın. “ “ Tamam ağam. Sen hiç merak etme. “ Dükkandan, sevinçle çıktı. Alışverişini yaptıktan sonra köyüne döndü. Ertesi gün, köstebek avlamak için tarlalara gitti. Tek başına olmuyor, çok zorlanıyordu. Kayınpederinden yardım istedi. Onun öküzlerini de alarak, ailecek köstebek avına çıktılar. Bir haftanın sonunda, bir çuval dolusu, canlı köstebek yakalamıştı. Paraların hesabını da yapmıştı kafasında. Pazartesi gününü, iple çekiyordu. Pazartesi günü, Tahir’ in dükkanına geldi. Muhsin’ i sordu heyecanla. Tahir, durumu anlatmaya çalışıyor fakat anlatamıyordu bir türlü. Salim, şaka yapıldığını anlayınca, hayal kırıklığına uğramış ve çok sinirlenmişti. Çuvalın içindeki köstebekleri, dükkanın ortasına boşalttı. Her taraf, köstebekle dolmuştu. Tahir, çıldıracak gibi olmuş ve öfkelenmişti. Dükkanı kapattı. O kızgınlıkla, kendini taksi durağında buldu. “ Muhsin abi ! Haydi benim dükkana gidiyoruz “ Diyerek, zorla onu dükkana götürdü. Kapıyı açtıklarında, oradan oraya kaçışan köstebekleri görünce, unuttuğu şaka aklına geldi. İçi sızladı birden. Yaptığı şaka, Salim’ i üzmüştü. Elbirliği ile yakaladıkları köstebekleri, doğaya saldılar. Tahir, yine de fazla kızamamıştı ona. Muhsin, buna benzer bir sürü şaka daha yaptı. Hiç vazgeçmedi. Nermin Kaçar |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.