ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Bir Tutam Hikaye (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=456)
-   -   Çıplağız Çıplak Çırılçıplak (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=202372)

Prof. Dr. Sinsi 07-10-2012 06:54 PM

Çıplağız Çıplak Çırılçıplak
 
Çıplağız Çıplak Çırılçıplak Yazısı - Çıplağız Çıplak Çırılçıplak Nil Alaz - Nil Alaz Yazıları

Arşimet yıkanmak için bir hamama gittiğinde, havuzunun içindeyken hamam tasının ağırlığının azaldığını hissetmiş ve "Buldum, buldum" diyerek hamamdan fırlamış... Bir bilinmeyene ışık tuttuğu hazzınla ama çıplak!


Aynı duygu ile kendi küçük dünyamda gece yarısı sayıkladım durdum "Buldum, buldum" diyerek... Peki, neyi buldum? Benden önce bu yaşlı dünyada bulan vardı tabi bu duyguyu...

İlk değilim ki... Son hiç değil. Abartılacak neyi var bunun demeyiniz sakın.

Kıvırmayınız burnunuzu. Patentini alacak değilim.

Ne kadar çıplak olduğumuzu buldum... Buldum.

Oturduğum yerden bakıp duruyorum... Ateş düştüğü yeri yakıyor*Bir kalem ile dünya fetih ediliyor, bir insan alaşağı ediliyor ve çoğu insan sessiz sıradan, sürü zihniyetiyle başınla onaylayıp çekip gidiyor... Dur bende fikrimi beyan edeyim demiyor... Aman sendecilikle yürüyor işler... Arada çıkıyor tiz sesler... Onlarda düşünce suçlusu oluveriyor anında... Asıyorlar kesiyorlar acımasızca... Ucuz kahramanız(!)Pek ucuz.

Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın*Ülkesindeyiz. Hep koşturuyoruz, bitip tükenmiyor bu amansız koşuşturma adlarımız soyadlarımız farklı dillerimiz, renklerimiz, tenlerimiz ama hep koşturuyoruz... Çıplak... Çıplak. Elbiseler anlamını yitirmiş, çoğu dar geliyor ya da bol. Giyindiğimizi sanırken soyunuyoruz gerçeklerden...


Ve

Çıplağız

Çıplak

Çırılçıplak

Anamızdan doğdumuz an gibi


Lakin o kadar değiliz masum

Değiliz

Kirlendik

Simsiyah


Yaramız var yaramız, gözle görülmeyen, içimizde açar katmerli güllerimiz

İnceden sızımız, ağlar sazımız ikitellimiz

İnce, kalın akortsuz sesler

Tarumar olmuş ağlar lalezarımız

Ne çok ödün verdik ne çok, ne çok yok etmeğe çalıştılar.

Her defasında inadına dirildik

Dirildik canhıraş. Büyüdük... Büyüdük...

Tekrar tekrar

Çıplak

Çıplak

İki elimiz başımızın arasında ayaklarımız çıplak, ufaldık kaldık dağlar arasında sesimizi duyan olmadı

dümdüz ovalarda bile yolumuzu şaşırdık

nefesimiz öyle çıplak

Çıplak

Doğarken... Yaşarken... Ölürken açtık aç çıplak duygularla...

Vatana, millete, insana, kurda kuşa... Ve hiçliğe duyduğumuz sempati aşktı aşk.

Aşk ki güneş gibi biraz yakın olsa yakıyor uzak olunca donuyoruz hep birlikte.

Çoğu zaman, kötülük tohumları ekilmemiş bakire bir kız, keşfedilmemiş saklı bir bahçe cennet.

Küçük bir bilye, oynuyor kötü çocuklar hoyratça ellerinde, arka çıkmaz sokaklarda ne kadar yitik dünya


Çıplağız

Çıplak

Çırılçıplak

giydirmediler bizi sıkı inançla

Allahtan uzaklaştıkça soldu nurumuz


O ki karşılıksız verendir

imanla iste... Şiddetle arzula... Arzula...

Göreceksin sıcaklığı yansır şeffaf

Uzaklaştıkça mavi hülyalardan

Batıyoruz yerin dibine... Dibine...

Ey! Gerçeğin yüzü tut ellerimizden

Kırık dişlerimiz ısıramayız

Nasılda

Çıplağız

Çıplak

Bir kibrit çöpü ile yanar dibine erir bir mum

Aydınlattığı dar bir kuyu dar bir alan

Zehirlerken çocuklarımızın düşlerini

Yakınız sizler binlercesini usanmadan

Silkelenip çıkalım karanlıklardan

Silkelenip çıkalım arınalım riyadan

Çıplak

Çıplak


Açılacaktır ummadığımız yerden nice kapılar, her acıdan kapının ardında bir sevinç var çağlayan

Er geç hakikatler ortaya çıkar, bırakınız dönsün devran kendi halinde doğal... Doğal.

Delmeyin ozanı kapatın kara delikleri utanmadan.

Sakın ha sokmayın çomak arı kovanına

Önce sizi sokar

İğnesi

Çıplak

Çıplak


Serzenişte bedenler... Ayyuka çıktıkça feryat figan inler asuman

Doldu doldu sabır küplerimiz artık yok hiç bir şeye tahammülümüz, kemiriyor kafamızı o minicik kurtçuklar, ne zaman uzansa bir dost el şüphedeyiz..Ne kadar şüpheciyiz biz.

Çıplak

Çıplak

Uyanın

Uyanınız ne olur

Soyunun geceden doğacaktır şafaklar

Ananızdan doğduğunuz ilk an gibi

Ana sütü gibi ak temiz ücretsiz

Çıplak

Çıplak

Ve

Bir tohum atın çorak toprağa, merhametle yağsın yağmur... Yeşersin sevgi dallarda tomurcuk tomurcuk...

Sevgi ne güzel nimet, emek kokar anamın pişirdiği ekmek...

Temizlensin kötülükten yana ne varsa, yüreğinizden söküp atın kaldırım taşlarını

Teker teker

Çıplak

Çıplak

Ve

Aç bağrını aç, boşuna dövme dizlerini, ben geleyim ben... Koşarak geleyim sana ey insan!

Bizim için hala bir umut var... Yılmadan çalış çabala... Kulaklara küpe olacak cinsten ders almalıyız her olaydan... Her darbeden sonra çürüse de etlerimiz mor güller açsa da ruhumuzda, ardımızdan geleceklere olmasın engel ayıklayalım taşları yollardan.

Ve

Atın... Atınız

Ne varsa içinizde tutuşup yanmadan... Kurum yapmadan boşaltın bacalarınızı... Dumanınızdan boğulmadan komşunuz

Çıplak

Çıplak


İğneye ipliği... Çuvaldızı sokarak hatta etinize dikiniz keçeye ipeği... İstersek yapabiliriz....

Yaşayabiliriz istersek barındırır bizi bu dar çatı

Kardeşçe

Çıplak

Çıplak


...

Masal değildir bu yazdıklarım. Bir alaz işte yanar kendi halinde... Usulca.


Hatalarım olduysa af ola...


Nil Alaz


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.