ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Şiirler (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=402)
-   -   Gel sevgili ne olur gel... Sağ omzumdaki meleğim ol (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=138101)

Prof. Dr. Sinsi 06-23-2012 05:42 PM

Gel sevgili ne olur gel... Sağ omzumdaki meleğim ol
 
gel sevgili...


ne olur gel...
gel de hikayelerini okuyayım sana yitip gitmemiş sevda türkülerinin...
sen en masum yüzünle yatarken dizlerimde...
kuşlar çırparken kanatlarını semaya ve özgürlüğe,
hikayeler okuyayım sana küçük ve sevgi dolu...


gel... yalnız koyma beni ücra köşelerinde karanlığımın ...
sığıntı olmayayım kirli bedenimde...
siyah duvarlara açılmasın pencerelerim.
kuşlar ölmesin, eskimiş soğuk saçak altlarında...
gel sevgili... gel ne olur...
gel de gör şiirlerin nasıl yetmediğini seni evrene anlatırken ...
ve severken seni her şeyden usulca soyutlayıp,
gör kelimelerimin nasıl kısıldığını bir kenarda....
...


şimdi hikayelerim ölüyor içimde...
şiirlerim ölüyor...
gel sevgili ne olur...
kelimelerim yetmiyor anlatmaya işte...
kelimelerim ölüyor birer birer...
duvarlarda gölgelerim yetmiyor göstermeye acizliğimi...
her gün öldürüyorum içimde seni binlerce...
ve her gün ince sancılar içinde çığlıklarla doğuruyorum seni göz bebeklerimde...


kokunu içime çekip sana ve büyülü haline doyamadım daha...
kısır bir sevdaydı bizim ki biliyorum...
başlamadan bitenlerden hani...
bitmesi gerekenlerden...
ölüme gebeydi...
sakattı içimde büyüttüğüm masumiyet...
içimde büyütüp her gün hasretle okşadığım sevgi....


gözlerinde boğulmaya doyamadım daha...
gözlerinde ki hüzünle sevdim seni...
gözlerinin ardına gizlediğin yalnızlığınla sevdim....
şimdi de aynı hüzünle aynı iflah olmaz yalnızlığınla gittin...
aynı kuşatılmış hüzün aynı kuşatılmış yalnızlığınla...
oysa ben seni sevmeye doyamamıştım daha...
...


yüzyıllardır her sokağa çıktığımda sanki her an herhangi bir köşe başında
karşıma çıkıverecekmişsin gibiyim şimdi...
sanki sen yalnızlığı seçip gitmemişsin de
birazdan her şeyi unutup en güzel gülümsemelerimizle
hayatında dışında bir yerlerde sohbetler edecekmişiz gibi...
sanki topluma faydalı bireylermişiz gibi...
sanki sen benim sağ omzumdaki melek ben de senin solundaki samimiyetmişim gibi....
sanki her an şu kirli yüzüme en masum en minik öpücüklerini konduruverecekmişsin gibi...
sanki hiç gitmemişsin gibi...


nasıl tutmuştum yanımdayken göz yaşlarımı bin bir güçlükle sen görme diye...
ve nasıl ağlamıştım bana bakarken camdan,
tüm bu istanbula tüm bu gezdiğimiz sokakların şahitliğine inat....
bitmek bilmez kaybedişlerime nasıl ağlamıştım hüngür hüngür...
oturup karanlık bir kaldırıma çocukça şarkılar söylemiştim
ardından tuzlu göz yaşlarımı silmeden hiç...


hayatı bahane ettik hep...
ve hayattan bir şeylerdi bu gecikmiş hüznü gizlesin,
vakitleri öldürsün diye ortaya attığımız...
hep sen kendini suçlu hissettin
ve ben kabullendim hep bu onulmaz yaraların yükünü...
suç veya suçlu diye bir şeyin olmadığını
aksine aramızdakinin yasak veya günah olmadığını anlatmaya çalıştım sana...
ve vicdanında boğulma istedim...



sen tüm bu yaşanan hüzünlerin bitikliğin
her şeyin suçlusunun kendin olduğunu her söylediğinde daha bir acırdı içim
ve vicdanımda boğulurdum sessizce...
kimseler görmeden...
sen her beni sevmediğini söylediğinde acıyla
ve hüzünle karışık saçma bir huzurla dolardım...
bilirdim çünkü sadece benim sevgimin bana yeteceğini...
sana olan sevgimin şu lanet hayatın mücadelesinde
bana nasıl gizli bir omuz gibi destek verdiğini bilirdim...


geri dönüşü olmayan bir yoldu bu...
girseydik bu yola kaybolacaktık...
girseydik eğer kendi içimizde kaybolacaktık...
kendi karanlığımızda kaybolup kendimiz gibi değerlerimizi yitirecektik ağır ağır...
belki birbirimizi hiç kırmadığımız kadar kıracak nefret edecektik birbirimizden...
sevgiyi ve samimiyeti öldürecektik acımadan...
dürüstlüğü, inanmayı
ve gülümsemeyi kaldıracaktık belki yüzlerimizden...


geri dönülmez bir yoldu bu...
düzlüğü ve ışığı yoktu...
kendimiz yitirmemeyi seçmeliydik bu yüzden.
onuru seçmeliydik...
ve öyle de yaptık.
sevgimizle ölmeyi sevgiyi öldürmeye yeğledik.
kırmaktansa kırılmayı seçtik...
...


ama yine de gel sevgili... ışığımı yak... ellerini uzat...
üşümeyeyim... üşümeyeyim hayatın bu soğuk bu acımasız yanlarında...
biz onurlu olmayı seçtik biliyorum ama yine de gel sevgili...
...


şimdi biliyorum sende düşünüyorsun beni...
neler yaptığımı düşünüyorsun... nasıl durduğumu hayata karşı...
sen şimdi benim sağ omzumdaki meleksin...
ben de sol yanındaki samimiyet...


seni seviyorum yine de şeker...
gözlerimi kapatıp bu aptal dünyaya...


seni seviyorum melek...
aydınlığımı karartıp bu aptal hayata...


biliyorum...


ayakta durmak yaraşır bize...


biliyorum... ayaktasın...


bil... ayaktayım...



ayrılığın ertesine dair...



Alıntı


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.