![]() |
Allerji Nedir ? Allerji Dosyası !
Allerji nedir ?
Allerji kelimesi Yunanca'da diğer anlamına gelen "allos"'dan köken alır. Bu terim bağışıklık sistemi içindeki herhangi bir "değişmiş reaksiyon"u tanımlamaktadır. Allerji, normalde zararsız olan maddelere karşı anormal ve zararlı bağışıklık sistemi cevapları vermektir. Bu karmaşık cümle ne anlama gelir? Bir örnekle açıklayalım: Bitki polenleri normalde insanlar için zararlı olmayan taneciklerdir. Ancak bazı kişilerde polenlere maruziyet nezle şikayetlerinin ortaya çıkmasına neden olur. Bu olay “allerji”, böyle kişiler de “atopik bünyeli” olarak adlandırılmaktadır. Atopi; normalde zararsız olan maddelere karşı, “İmmunglobulin E” adı verilen bağışıklık sistemi maddelerinin aşırı miktarda yapılması özelliğidir. Bu özellik genetik olarak kazanılmaktadır. Diğer bir deyişle atopik bünyeli bir kişi, allerjik hastalık gelişimine neden olan bu özelliğini anne ya da babasından geçen genlerle almaktadır. Kişinin allerjik olup olmaması sadece genetik faktörlere bağlı değildir. Kalıtıma ek olarak “çevre”nin de allerji gelişiminde önemli bir rol oynadığı görülmektedir. Tek yumurta ikizleriyle ilgili çalışmalar bu "genetik olmayan" faktörlerin güçlü rolünü çok iyi ortaya koymaktadır. Genetik yapılarının aynı olmasına rağmen tek yumurta ikizlerinin sadece % 25-50'sinde aynı allerjiler veya aynı allerjik hastalıklar gözlenmektedir. Organizmada kendisine karşı özgün antikor (bağışıklık anti maddesi) oluşturan maddelere antijen denir. Bu antijen, allerjik bir durum geliştirirse, o zaman antijene allerjen adı verilmektedir. Allerjenler normalde çoğu insan için zararsız partiküllerdir. Ancak atopik yani "allerji gelişimine yatkın" bünyeli kişilerde allerjik hastalıklara neden olurlar. Polenler Polen bitkilerin erkek tohumudur. Çıplak gözle görülemeyen taneciklerdir. Bu tanecikler genellikle rüzgar yolu ile geniş alanlara dağılırlar. Polenler, çayır-ot (grass) polenleri, ağaç (tree) polenleri ve yabani ot (weed) polenleri olmak üzere genel olarak üçe ayrılır. Bu polenlerin bahar mevsimi içinde belli bir dağılımları vardır. Polen allerjisi olan hastaların şikayetleri de genellikle bu dağılımla uyumlu olmaktadır Mantar sporları (küf) Mantarların sporları allerjeniktir. Genellikle orta ısıda ve bol rutubetli yerlerde çoğalırlar. Ev dışında (bitkiler, hayvan artıkları ve toprak üzerinde) ve ev içinde (ıslak zeminler, duşlar, banyo örtüleri, klima ve nemlendirici cihazlar üzerinde) bulunabilirler. Bunların kesin bir mevsimsel periyodu olmamakla birlikte ilkbaharda sıcakların artmasıyla çoğalırlar ve ilk soğuklarla kaybolurlar. Ev tozu akarları (mite) Akarlar gözle görülemeyen, çevre koşullarına oldukça dayanıklı olan, sıcak ve nemli ortamlarda kolaylıkla çoğalabilen, ev tozu içinde yaşayan canlılardır. Akarların vücut proteinleri ve dışkıları allerjenik özelliktedir. Akar allerjenleri yastık, yatak, halı ve kumaş kaplı mobilya gibi toz tutan ev eşyalarında yüksek oranda bulunmaktadır. Bu allerjenlerin solunum yolu ile alınması, hastada allerjik yakınmaların başlamasına neden olmaktadır. Akarlar insan deri döküntüleri ile beslenmektedir ve insanların bulunduğu ortamlarda yaşarlar. Akarlar insanları ısırmaz, hastalık bulaştırma ve taşınmasına neden olmaz ve genellikle insanların üzerinde barınmazlar. Sadece kişi akarlara karşı duyarlı ise sorun oluşturan canlılardır. Klasik ev haşare ilaçları akarları öldürmemektedir. Bir gram ev tozu içinde 100-500 adeti canlı olmak üzere, yaklaşık olarak 19.000 adet akar bulunmaktadır. Yetişkin akarlar ortalama 6 hafta yaşarlar. Dişi akarlar bu süre içinde 40-80 yumurta bırakır. Bir akar yumurtası 4 hafta içinde yetişkin akara dönüşür. Hayvan allerjenleri Önceleri hayvanlara ait allerji vakaları daha çok kırsal kesimlerde görülürken, evde hayvan besleme alışkanlığında artış nedeniyle bugün şehirlerde yaşayan insanlarda da hayvan orijinli allerjenlere duyarlılık önemli ölçüde artmıştır. Kedi ve köpek allerjenleri en sık karşılaşılan allerjenlerdir. Hayvan orijinli antijenlerinden en önemlisi kedi allerjenleridir. Kedi beslenmeyen evlerde bile bu allerjenler yaygındır. Kedi allerjenleri asıl olarak hayvanın salyasında bulunmakta ve tüyleri üzerinde taşınmaktadır. Bu allerjenler oldukça yapışkan özelliktedir ve ev içinde duvarlarda ve diğer yüzeylerde bol miktarda bulunabilirler. Hayvanın uzaklaştırılmasından aylar sonra bile allerjenlerin etkileri devam etmektedir. Kuş tüyü allerjilerinin bir zaman çok önemli olduğu sanılıyordu. Ancak kuşlar daha çok tüyleri arasında mantarlar ve akarlar için uygun üreme ortamları sağladıkları için allerji gelişimine ve şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olurlar. Kuş tüylerine ait olan allerjenik vasıf tüyler eskidikçe kaybolmaktadır. Önceleri at kılına allerji sıkça rastlanmaktaydı. Ancak günümüzde bu olay sadece at binenlerde veya at bakıcılarında gelişmektedir. Hamamböceği allerjenleri Özellikle eski binalarda ve birden fazla ailenin yaşadığı apartman türü yapılarda hamamböceği allerjenlerinin bulunması kaçınılmaz bir gerçektir. Hamamböceklerinin tamamen ortadan kaldırılması da çoğu kez mümkün olmamaktadır. Hamamböceği allerjenleri ile duyarlılaşmış bir kişi hamamböceklerinin yaşadığı bir ortama girdiğinde allerjik şikayetleri ortaya çıkmaktadır.Bu haşarelerin yaşamlarını sürdürmelerinde iki temel gereksinim ortamda nem ve gıda artıklarının bulunmasıdır. Alerjenlere Bazı Örnekler: EV TOZU AKARLARI http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg POLENLER http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg MANTAR SPORLARI http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg EV HAYVANLARI http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg |
Allerji Nedir ? Allerji Dosyası !
ALLERJİK HASTALIKLAR NASIL OLUŞUR ?
http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg Vücudumuzu hastalıklardan koruyan bağışıklık sistemi bazı kişilerde, normalde zararlı olmayan maddelere karşı da reaksiyon gösterebilir. Atopik yani "allerjik bünyeye sahip" kişilerde, allerjenlerle bağışıklık sisteminin tekrarlayan karşılaşmaları sonucunda, allerjenlere karşı IgE tipinde antikorlar oluşur. Bu sürece "duyarlılaşma" denir. Duyarlılaşma süreci tamamlandıktan sonra, allerjenle her temas sonrasında, kısa süre içinde kişide allerjik hastalık bulguları ortaya çıkar. Bu olaylar mast hücresi ve bazofiller adı verilen ve üzerinde allerjene özel IgE antikoru taşıyan bir grup hücrenin salgıladığı mediatörler aracılığı ile gelişmektedir. Bu mediatörlerin (başta histamin olmak üzere bir grup biokimyasal madde) etkisi ile hedef organlara ait (gözler, burun, solunum yolları gibi) allerji bulguları ortaya çıkar. ALLERJİK HASTALIK BULGULARI NELERDİR ? Deride Ürtiker : Değişik büyüklüklerde olan kaşıntılı kabarıklıklardır. “Kurdeşen” veya “dabaz” olarak ta adlandırılır. (ayrıntılı bilgi için) Anjioödem: Derinin alt tabakalarında sıvı birikmesi yani ödem ile ortaya çıkan şişliklerdir. Genellikle yüz, göz kapakları, dudaklar ve genital bölgede oluşur. Göz ve üst solunum yollarında Gözlerde kızarıklık ve kaşıntı, Burun tıkanıklığı ya da burun akıntısı, Burunda kaşıntı ve hapşırma. Alt solunum yollarında Solunum zorluğu, Hışırtılı solunum (vizing), Öksürük. Kalp ve damar sisteminde Çarpıntı (nabız sayısında artma), Tansiyon düşüklüğü. Mide-barsak sisteminde Bulantı – kusma, Karın ağrısı ya da karın krampları. Sinir sisteminde Şuur bulanıklığı, Bayılma Anafilaksi (allerjik şok) Nadir de olsa tüm sistemlere ait bu bulguların hepsi birarada görülebilir ve anafilaksi olarak adlandırılır. Allerjik reaksiyonların en ağır şeklidir. ALLERJİK HASTALIKLAR NELERDİR ? Allerjiyi başlatan mekanizmalar genellikle aynı olmakla birlikte, etkilenen organa göre değişen klinik bulgular ortaya çıkar. Allerjik hastalıklar ortaya çıkan bulgulara ve etkilenen doku ve organ sistemine göre adlandırılır. |
Allerji Nedir ? Allerji Dosyası !
RİNİT (NEZLE) NEDİR?
Burun estetik kaygılarımıza en fazla maruz kalan organımızdır. Çoğu insan güzel görünümlü bir buruna sahip olmak ister ve bunu gerçekleştirmeye çalışır. ANCAK, önemli fizyolojik fonksiyonları olan bu organ bazı insanlarda görüntüden daha ciddi bir soruna neden olur: Rinit Rinit burun iç kısmını döşeyen ve mukoza adı verilen dokunun inflamasyonudur (iltihabi reaksiyonu). Rinitlerin yaklaşık yarısı allerjiye bağlıdır. Rinit sık görülen bir hastalıktır. Toplumun ortalama %10 'unda allerjik rinit vardır. Bu oran diğer allerjik hastalıklarda olduğu gibi her geçen yıl artmaktadır. Allerjik ya da değil, rinitler her yönüyle önemli hastalıklardır. RİNİTLER ÖNEMLİ HASTALIKLARDIR 1. Rinit belirtileri (burun akıntısı, hapşırma, burun kaşıntısı, burun tıkanıklığı, koku almada azalma, konjunktivit...) günlük yaşamı olumsuz etkiler. 2. Yorgunluk, algılama güçlüğü, uyku bozukluğu gibi dolaylı rinit belirtileri de günlük yaşamı olumsuz etkiler. 3. Tedavi masrafları de önemlidir. Doğru tanı konulmayan hastalarda tekrarlayan ve gereksiz antibiyotik tedavileri maliyeti artırmaktadır. 4. Birlikte bulunabilen hastalıklar (sinüzit, orta kulak iltihabı, polipler ve astım) rinitlerin önemini artırmaktadır. Özellikle astım ve rinit birlikteliği en fazla önemsenmesi gereken durumdur. http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg KAÇ ÇEŞİT ALERJİK RİNİT VARDIR? MEVSİMSEL Allerjik Rinit Halk arasında SAMAN NEZLESİ ya da YAZ NEZLESİ olarak ta bilinir. Ağaç poleni, çayır poleni ve yabani ot polenlerine karşı allerji gelişmesi sonucunda ortaya çıkar. Şikayetler bu allerjenlerin atmosferde yoğun olduğu dönemlerde belirgindir. Hastalığın yıl içindeki süresi, yaşanılan coğrafi bölge ve iklim ile yakından ilişkilidir. Polen mevsimi dışında hastalar genellikle rahattır. Ancak polenlerin atmosferde yoğun olduğu ilkbahar aylarında günler boyu devam eden ve yaşam kalitesini bozan allerjik rinit şikayetleri vardır. YIL BOYUNCA DEVAM EDEN (SÜREKLİ) Allerjik Rinit Allerjenlere temasın yıl boyu devam ettiği ve şikayetlerin genellikle tüm yıla yayıldığı allerjik rinit şeklidir. Neden olan allerjenler ev tozu akarları (mite), hamamböcekleri, ev hayvanı allerjenleri (kedi, köpek, hamster gibi), ve mantar sporlarıdır (küf). MEVSİMSEL ARTIŞ GÖSTEREN SÜREKLİ Allerjik Rinit Allerjenlere temasın yıl boyu devam ettiği ve şikayetlerin genellikle tüm yıla yayıldığı allerjik rinit şeklidir. Neden olan allerjenler ev tozu akarları (mite), hamamböcekleri, ev hayvanı allerjenleri (kedi, köpek, hamster gibi), ve mantar sporlarıdır (küf). MESLEKSEL Allerjik Rinit Çalışma ortamındaki allerjenlere ya da irritan (tahriş edici) maddelere bağlıdır. Hapşırma, burun akıntısı ve burun tıkanıklığı gibi allerjik rinit bulguları çalışma ortamına girdikten sonra ortaya çıkar. Hastalar hafta sonlarında ve tatillerde rahattır. Allerjik Rinitlerde Şikayetleri Tetikleyen Faktörler MEVSİMSEL ALLERJİK RİNİTLERDE: Polenlerin türü, şikayetlerin süre ve şiddetini belirler. * İlkbaharın erken dönemlerinde ortaya çıkan allerjik rinit genellikle ağaç polenlerine bağlıdır. *Hastanın çayır poleni allerjisi varsa şikayetler genellikle ilkbaharın ilerleyen aylarında ve yaz başında ortaya çıkmaktadır. *Yabani ot polenleri ise yaz ortasından başlayıp sonbahara kadar allerjik rinit şikayetlerine neden olur. YILBOYU DEVAM EDEN ALLERJİK RİNİTLERDE: En önemli allerjen ev tozu akarlarıdır (mite). Hastanın yaşadığı ortamda sürekli olarak akar allerjenlerine maruz kalması şikayetlerinin yılboyu devam etmesine neden olur. Hamamböcekleri de önemli bir ev içi allerjen kaynağıdır. Allerjisi olanlar, hamamböceği allerjenlerine maruz kaldıklarında rinit şikayetleri ortaya çıkmaktadır. Diğer bir ev içi allerjen ise ev hayvanı allerjenleridir. Özellikle kedi antijenleri çok önemlidir. Bulaştığı ortamda aylarca varlığını devam ettirebilir. Sadece ev içinde değil, okul, işyeri ve toplu taşıma araçlarında da yüksek düzeylerde tespit edilmiştir. Ayrıca mantar (küf) allerjisi olanlarda, eviçi mantarlara maruziyet şikayetleri tetikleyecektir. TÜM BU ALLERJENLER DIŞINDA: Allerjik rinitlerde, burun mukozası çok hassas bir hale geldiğinden, birçok faktör allerjen yapısında olmasa bile hastalarda şikayetleri başlatır. Bu faktörlerin en başında sigara dumanı gelir. Bu nedenle allerjik rinitli hastalar kesinlikle sigara kullanmamalı ve sigara dumanına maruz kalmamalıdır. İyi kokular (parfüm, deodorant), keskin kokular (deterjan, sabun, çamaşır suyu), kötü kokular ve hava kirliliği de allerjik rinitli hastalarda şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Allerjik Rinitlerin Tedavisi 1. ALLERJENLERDEN KORUNMA Tedavinin en önemli basamağıdır. Hastaları ev içi allerjenlerden korumak büyük oranda mümkündür (Ayrıntılı bilgi için ). Polen allerjilerinde ise korunma zordur. Ama yine de alınaBilecek bazı önlemler vardır: Polenlerin en yoğun olduğu sabahın erken saatlerinde mümkünse dışarı çıkılmamalı, Evin havalandırılması öğleden sonra yapılmalıdır. Dış ortamdan kapalı ortama girince, burun içi ve gözler su ile yıkanmalıdır. Mümkünse seyahat ederken araba pencereleri kapalı tutulmalıdır. Ayrıca polen filtreleri de fayda sağlamaktadır. 2. İLAÇ TEDAVİSİ Şikayet giderici ilaçlar (antihistaminler): Burun akıntısı, hapşırma, kaşıntı ve burun tıkanıklığının geçici süreyle ortadan kalkmasını sağlarlar. Tedavi edici ilaçlar: En önemlisi, çok düşük dozlarda kortizon içeren burun spreyleridir. Burundaki allerjik reaksiyonu tedavi ederler. Bu ilaçlar ağız yoluyla kullanılan kortizonlu haplardan çok farklıdır. Allerji Uzmanı hekim kontrolünde ve doğru uygulama ile uzun süre kullanılabilen, emniyetli ilaçlardır. 3. AŞI TEDAVİSİ (İmmünoterapi): Hiçbir tedavi allerjik genetik yapıyı ortadan kaldıramaz. Ancak, immunoterapi yani allerji aşısı, şikayetleri başlatan en önemli faktörler olan allerjenlere karşı duyarlılığı büyük oranda azaltılabilir.Aşı tedavisi bilgi ve tecrübe gerektirir. Tedavinin EMNİYETLİ ve BAŞARILI olması için, allerji testlerinin uygulanması, aşı kararının verilmesi, planlanması ve sürdürülmesi mutlaka bu konuda ihtisas sahibi ALLERJİ UZMANLARI tarafından yapılmalıdır. |
Allerji Nedir ? Allerji Dosyası !
ASTIM (Bronşiyal Astma): Astım nedir?
"ASTIM, HAVAYOLLARININ (BRONŞLARIN) KRONİK (MÜZMİN) İNFLAMASYONU (YANGI, İLTİHAB) İLE SEYREDEN, NEFES DARLIĞI, HIŞIRTILI SOLUNUM VE ÖKSÜRÜKLE KARAKTERİZE BİR HASTALIKTIR." Astımın tarifi genel bu şekilde yapılır. Bu tanımlamanın ayrıntılarına gelince; HAVAYOLU NEDİR? http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg Havayolu, yani bronşlar, akciğerler içinde bir ağacın dalları gibi yayılan ve solunan havayı akciğer dokusu içine dağıtmakla görevli kanallardır. Havayollarının iç kısmını mukoza adı verilen ince bir örtü kaplar, bunun altında hücrelerden, kan damarlarından ve salgı bezlerinden oluşan submukoza tabakası yer alır. En dışta da hava yollarını bir kuşak gibi saran kas (adale) tabakası vardır. Havayolları uçlara doğru incelir ve alveoller adı verilen hava keseleri ile sonlanır. ASTIM BELİRTİLERİ NASIL OLUŞUR? http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg Astım havayollarının hastalığıdır. Astımda havayollarının mukoza ve submukoza tabakalarında inflamasyon (yangı) vardır. Havayolları her türlü uyarana karşı (allerjenler, enfeksiyonlar, iyi ve kötü kokular, sigara dumanı v.b.) hassas hale gelir. Uyaranlar havayollarını saran kasların kasılmasına, salgı bezlerinin aşırı salgı yapmasına ve sonuçta da havayollarının daralmasına neden olur. Bu olaylar sonucunda astımın klinik belirtileri ortaya çıkar. ASTIM BELİRTİLERİ NELERDİR? Astım nedeniyle daralmış olan havayollarından geçen hava miktarı azalacaktır. Yani akciğerlere yetersiz hava gidecek ve hasta NEFES DARLIĞI hissedecektir. Daralmış havayollarından güçlükle geçen hava HIŞIRTIya (VİZİNG) ve HIRILTILI SOLUNUMa neden olacaktır. Havayolları sadece kasların kasılmasıyla daralmaz. Aynı zamanda salgı bezlerinin de salgısı artmıştır ve bunlar da havayollarını tıkamaktadır. Bu da ÖKSÜRÜK ve BALGAM ÇIKARTMA şikayetlerine neden olacaktır. Yandaki resimlerde, salgısı artmış ve daralmış bir havayolunun gerçek ve şematik görünümleri yeralmaktadır. http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg |
Allerji Nedir ? Allerji Dosyası !
GIDA ALLERJİSİ: Genel Bilgiler
Gıdalar insan vücudunda birçok reaksiyona (tepkimeye) neden olabilir. Ancak gıdalara bağlı her reaksiyon allerji değildir. Gıdalarla oluşan reaksiyonların bir kısmı, o gıdayı alan her insanda oluşabilen reaksiyonlardır. Bunlar gıdalar içinde bulunan toksik veya mikrobik maddelere bağlıdır. Gıdalarla oluşan reaksiyonların diğer bir kısmı ise, sadece bazı kişilerde oluşur. Genel olarak 2 gruba ayrılır: 1. Allerjik olmayanlar: Örnek; doğuştan bir enzim eksikliği (süt bazı insanlarda karın ağrısı, şişkinlik, gaz ve ishale neden olabilir. Bu genellikle süt içindeki laktoz adlı şekeri parçalayan laktaz enzimi eksikliğine bağlıdır). 2. Allerjik gıda reaksiyonları Gıda allerjileri ne oranda görülür? Gıda allerjileri erişkinlerde %1, çocuklarda %2.5 oranında görülmektedir. Bu sayılar iki önemli noktayı işaret eder: 1. Çocuklarda gıda allerjileri daha sıktır, 2. Gıda allerjilerinin bir kısmı yaşla birlikte kaybolmaktadır. Ancak astım ve allerjik nezle gibi diğer allerjik hastalıklarda olduğu şekilde, gıda allerjilerinin de görülme sıklığı artmaktadır. En çok hangi gıdalar allerjiye neden olur? Gıda allerjilerinin %90’ı; Çocuklarda Süt Yumurta Yerfıstığı Buğday Soya Fındık, ceviz... Erişkinlerde Yerfıstığı Fındık, ceviz... Balık Deniz kabukluları Gıdalar arasında çapraz reaktivite nedir? Bağışıklık cevapları maddelerin tamamına değil, “epitop” adı verilen bazı özel allerji yapıcı bölgelerine karşı gelişir. Gıdalar ve diğer allerjenler arasındaki bu allerji yapıcı bölge benzerliği, çapraz reaksiyonlara neden olabilir. Gıda-gıda, gıda-polen, gıda-mite ya da gıda-lateks şeklinde çapraz reaksiyonlara rastlanmaktadır. Örnek olarak, inek sütüne allerjisi olanlar, koyun veya keçi sütüne karşı çapraz allerjik reaksiyon verebilirler. Diğer örnekler; İstakoz - Karides – Yengeç Mite – Kabuklu deniz ürünleri Lateks – Kestane, Avakado, Muz Gıda allerjilerinde ne gibi bulgular görülür? Bir gıda farklı kişilerde farklı semptolara neden olabilir Aynı kişide farklı zamanlarda farklı semptomlara neden olabilir Aynı kişide farklı dozlarda farklı semptomlara neden olabilir. Mide barsak sistemi Bulantı-kusma Karın ağrısı, krampları İshal Solunum sistemi Nezle Astım Soluk borusunda ödem Deri Kaşıntı Kızarıklık Ürtiker ve anjioödem Egzema Anafilaksi Bu bulguların hemen tamamının birarada olabildiği, ayrıca tansiyon düşüklüğü, kalp atım sayısında artma ve şuur kaybı ile seyredebilen en ağır allerjik reaksiyondur. Gıda allerjisi ile birlikte olan klinik tablolar “Çölyak hastalığı”, “Eozinofilik gastroenterit” gibi sindirim ve barsaktan emilim bozukluğuna, sonuçta büyüme, gelişme geriliğine neden olan hastalıklar. Astım, rinit ve diğer solunum yolu hastalıkları. Atopik dermatit (egzama) Gıda allerjisi ile ilişkisi tartışmalı olan klinik tablolar İrritabl kolon (huzursuz barsak) Migren Hiperaktivite ve dikkat eksikliği sendromu İltihabi barsak hastalığı Depresyon Enürezis (uykuda idrar kaçırma) Kronik yorgunluk sendromu Epilepsi (sara hastalığı) |
Allerji Nedir ? Allerji Dosyası !
İLAÇ ALLERJİLERİ: Tanımlama ve Klinik Bulgular
İlaç allerjileri ve ilaç reaksiyonları çok sık gözlenen, ancak hakkında çok fazla bilgi sahibi olunmayan konulardır. Eksik ya da yanlış bilgilendirilme, hastalarda çoğu kez gereksiz endişelere hatta ilaç kullanma korkusuna neden olmaktadır. İlaç allerjilerinin teşhis ve tedavisinde hasta-hekim işbirliği çok önemlidir. Bu nedenle hastaların bilmesi gereken bazı genel konular vardır. İLAÇ ALLERJİSİ NEDİR ? İlaç allerjisi, bağışıklık sisteminin ilaçlara karşı geliştirdiği aşırı duyarlılık reaksiyonlarıdır. İlaç ilk kullanımda bağışıklık sistemi tarafından tanınır ve o ilaca karşı duyarlılık gelişir. Daha sonraki kullanımlarda ise allerji ortaya çıkar. Bu olay, her birey için geçerli değildir. Aynı ilaç bir hastada allerjiye neden olurken, diğer bir hastada sorunsuz olarak kullanılabilir. Çünkü ilaç allerjilerinin gelişmesinde birçok faktör söz konusudur ve bu faktörler çoğu kez her birey için farklıdır. Teorik olarak her ilacın allerjik reaksiyon oluşturma kapasitesi vardır. Çünkü ilaçlar bağışıklık sistemi için “yabancı” maddelerdir. Bağışıklık sistemi yabancı olan herşeyi tanıma ve gerekirse müdahale etmek üzere programlanmıştır. İLAÇLARLA GELİŞEN HER REAKSİYON ALLERJİ DEĞİLDİR. Kullanım dozlarında görülebilen çeşitli yan etkiler, yüksek dozlarda kullanımlara bağlı istenmeyen etkiler ve bazı durumlarda ortaya çıkan reaksiyonlar da çoğu kez hatalı olarak “allerji” olarak yorumlanmaktadır. İLAÇ ALLERJİLERİNDE BELİRTİLER NELERDİR ? 1. Sık görülen belirtiler : İlaç allerji ve reaksiyonlarında en sık deri belirtileri gözlenir. ÜRTİKER : http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg Değişik büyüklüklerde olan kaşıntılı kabarıklıklardır. “Kurdeşen” veya “dabaz” olarak ta adlandırılır. ANJiOÖDEM: Derinin alt tabakalarında sıvı birikmesi yani ödem ile ortaya çıkan şişliklerdir. Genellikle yüz, göz kapakları, dudaklar ve genital bölgede oluşur. İLAÇ DÖKÜNTÜSÜ : http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg Deriden hafifçe kabarık, küçük, genellikle kaşıntılı, kızamık benzeri döküntülerdir. SABİT İLAÇ DÖKÜNTÜSÜ : http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg Sorumlu olan ilaca her maruziyette, daha öncekiyle aynı deri bölgesinde ortaya çıkan bir çeşit allerjik döküntüdür. 2. Daha seyrek görülen belirtiler: GÖZ VE ÜST SOLUNUM YOLLARINDA Gözlerde kızarıklık ve kaşıntı, burun tıkanıklığı ya da burun akıntısı, burunda kaşıntı ve hapşırma. ALT SOLUNUM YOLLARINDA Solunum zorluğu, hışırtılı solunum (vizing), öksürük. KALP VE DAMAR SİSTEMİNDE Çarpıntı (nabız sayısında artma), tansiyon düşüklüğü. MİDE BARSAK SİSTEMİNDE Bulantı – kusma, karın ağrısı ya da karın krampları. SİNİR SİSTEMİNDE Şuur bulanıklığı, bayılma 3. Anafilaksi (allerjik şok) : Nadir de olsa tüm sistemlere ait bu bulguların hepsi birarada görülebilir ve anafilaksi olarak adlandırılır. İlaç allerjilerinin en ağır şeklidir. |
Allerji Nedir ? Allerji Dosyası !
ARI ALLERJİSİ: Tanı ve Tedavi
Hymenoptera allerjilerinin tanısında hastadan alınacak ayrıntılı bilgiler vazgeçilemez bir unsurdur. Hastanın sokan arıyı tanımlamasına yönelik sorgulama önemlidir. Ancak hastaların çoğu arıları birbirine karıştırmaktadır. Bu nedenle böceğin soktuğu mekan, zaman ve yuvanın yeri ve şeklinin belirlenmesi sokan böceğin tespit edilmesinde daha fazla bilgi veren ayrıntılardır. Sokulma yeri, klinik bulgular ve bu bulguların ortaya çıkış süresi, reaksiyonun seyri ve sonucu, tedavi gerekip gerekmediği ayrıntılı olarak sorgulanmalıdır. Daha sonraki aşamalarda arı venomuna karşı gelişen antikorlar öncelikle kan testleri ile araştırılır. Sonuç pozitif ise ve arı venom immunoterapisi yapılması gerekliliği varsa, arı venomlarıyla deri testleri uygulanır. Ancak bu aşamalar her hastada gerekli değildir. Ayrıca uygulanması ve değerlendirilmesi uzmanlık ve tecrübe gerektirir. TEDAVİ Korunma: Arı sokmalarından en iyi korunma arılarla karşılaşmayı azaltacak önlemlerin alınmasıdır. Arı allerjisi açısından risk altında olan bireylerin alacağı çok basit önlemler, çok etkili bir korunma sağlayacaktır. Bahçe işleriyle uğraşanlar eldiven, uzun çorap ya da pantolon gibi giysilerle korunmalı ve dış ortamda daima kapalı ayakkabılar giymelidirler. Mesleki maruziyet olmasa da, duyarlı bireyler de ev dışında benzer önlemler almalıdırlar. Piknik alanlarında, çöp tenekelerinin yanında, meyve bahçelerinde dikkatli olunmalıdır. Arıları cezbetmeleri nedeniyle saç spreyleri ve kokulu kozmetikler kullanmamalıdır. Koyu ve mat renkli giysiler tercih edilmeli; parlak, beyaz ya da açık tonlarda giysiler giyilmemelidir. Yemek kokuları özellikle yellow jacket’leri cezbedebildiğinden, açık havada yenilen yemekler ve pikniklerde dikkatli olunmalıdır. Ayrıca hastalara Hymenopteraları öldürebilecek insektisidleri el altında bulundurmaları da önerilebilir. Acil tedavi: Tüm önlemlere rağmen her zaman için arı tarafından sokulma ve sistemik reaksiyon gelişme riski vardır. Bu nedenle duyarlı kişiler ve aileleri anafilaksi (allerjik şok) durumunda tıbbi yardım alıncaya kadar geçecek zamanda kendi kendine tedavi uygulayabilecek şekilde eğitilmelidir. Bu tür acil tedaviler için geliştirilmiş birtakım tedavi kitleri vardır. Bu kitlerde epinefrin otomatik şırıngası, turnike ve antihistamin tabletler yeralmaktadır. Anafilaksi durumunda hayat kurtarıcı ilaç epinefrin olduğundan, hastaların özellikle epinefrini hangi durumda ve ne şekilde kullanmaları gerektiği konusunda eğitilmeleri şarttır. Aşı tedavisi: Arı sokması sonucunda sistemik reaksiyon öyküsü olan ve daha sonraki muhtemel sokulmaların risk taşıdığı hastalarda uygulanır. Allerjik olunan arının venomu çok düşük dozlardan başlanarak aşı şeklinde uygulanır. Bu tedavi 4 yıl kadar sürer. Bu tedavi uzmanlık ve tecrübe gerektirir. |
Allerji Nedir ? Allerji Dosyası !
Atopik dermatit nedir?
Atopik dermatit, derinin inflmasyonu (yangısı) anlamına gelir. Genellike atopik egzama ya da allerjik egzama olarak adlandırılır. Atopik kelimesi, hastaların önemli bir kısmında allerji öyküsü olması nedeniyle kullanılmaktadır.Atopik dermatitli hastalarda allerjik rinit ya da astım gibi diğer allerjik bir hastalık ta bulunabilir.Ayrıca bu hastalarda, allerjik rinit veya astım ortaya çıkma riski normal populasyona göre daha yüksektir. Atopik dermatit kimlerde ortaya çıkar? Atopik dermatit çocuklarda yaklaşık %15 ,erişkin hastalarda %3 oranında görülen bir hastalıktır. Atopik dermatit hastalarının çoğunda şikayetler 5 yaşından önce ortaya çıkmaktadır. Hasaların yaklaşık 2/3 ünde çocuk büyüdükçe (ergenlik dönemine doğru) şikayetler kendiliğinden kaybolmaktadır. Ancak hangi hastalarda bu durumun gerçekleşebileceğini önceden tahmin ya da tespit edebilmek mümkün değildir. Atopik dermatitin nedeni nedir? Nedeni tam olarak bilinmemektedir. Genetik yani ırsi faktörler rol oynar. Anne ya da babasından birinde atopik dermatit çocuklarda ortaya çıkma riski daha yüksektir (%60). Son yıllarda diğer allerjik hastalıklarda olduğu gibi atopik dermatit görülme sıklığı da artmıştır. İklim değişiklikleri, hava kirliliği, allerjenler, diyetle ilişkili faktörler, enfeksiyonlar ve hayatın ilk yıllarında maruz kalınan diğer faktörler allerjik hastalıkların artışı ile ilişkilidir. Atopik dermatit belirti ve bulguları nelerdir? Deri kurudur. Deride belli bölgeler kızarık, kaşıntılı ve yangılıdır. Belirtiler genellikle dirsek çukuru, diz arkası, el bileğinin iç kısmı, ayak üzeri, kulak kenarları, boyun ve göz çevresinde görülür. Ancak atopik dermatitin etkilediği vücut bölgeleri yaşa göre değişebilmektedir. (bakınız: fotoğraflarla atopik dermatit bulguları) Etkilenen deri bölgeleri KAŞINTILIDIR. Kaşınan bölgelerde deri zamanla kalınlaşır ve üzerinde pulcuklar oluşur. Bazen kaşıntılı deri bölgeleri üzerinde kabarcıklar ve iltihablanmalar (enfeksiyon) görülebilir. Atopik dermatit şikayetleri zaman zaman şiddetlenebilir, bazen de kendiliğinden gerileyebilir. ATOPİK DERMATİT: Fotoğraflarla klinik bulgular http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg |
Allerji Nedir ? Allerji Dosyası !
LASTİK ALLERJİSİ DE NEYMİŞ? OLUR MU ÖYLE ŞEY?
Çok nadir de olsa, malesef bu tür bir yorum duyabilirsiniz. Evet. Lateks hayati tehlike oluşturacak kadar ağır allerjik reaksiyonlara neden olabilir. Bundan yaklaşık 2500 yıl önce Mayalar, “ağlayan ağaç” (Caa-o-chu -kauçuk- ağacı) özsuyunu kaplarda toplar, ayaklarını bu kapların içine sokar, sonra güneşte kurumasını bekler, ayaklarını vahşi ormanın tehlikeli böceklerinden koruyacak kauçuk ayakkabılar yaparlardı. Aztekler de “tlachtli”adı verilen geleneksel oyunlarını kauçuk ağacı özsuyundan yaptıkları topla oynarlardı. Kristof Kolomb’un nasıl zıpladığına akıl erdiremediği bu topu İspanya’ya getirmesiyle Avrupa lateks ile tanışmış oldu” Kauçuk, yani lateksin öyküsü böyle başlamıştır. Bundan çok sonra, 1823 yılında Macintosh kumaşı kauçukla kaplayıp su geçirmez yağmurluğu üretti. 1839 yılında da Goodyear, lateksin sülfür varlığında ısıtılması ile elastisite ve termostabilitesini artıran vulkonizasyon yöntemini buldu ve o günden sonra lateks (doğal lastik) hayatımıza her alanda girmeye başladı. 1980 ‘li yıllarda Hepatit B ve hemen sonrasında da HIV (AIDS virusu) enfeksiyonlarının artmaya başlamasıyla, tıbbın her alanında lateks eldivenlerin kullanımı dramatik bir şekilde arttı. Ve Allerji bilimi sıklığı gittikçe artan bir hastalık ile uğraşmaya başladı: Lateks allerjisi. LATEKS NEDİR? Lateks, doğal lastik(ya da kauçuk) olarak tanımlanır. Afrika ve Güneydoğu Asya’da yetişen Hevea brasiliensis adlı ağacın özsuyundan elde edilen ve birtakım işlemlerden geçtikten sonra günlük hayatımızda kullandığımız birçok malzemenin yapısına giren bir maddedir. Doğal kauçuk, bütil ya da petrolatum türevi sentetik lastikten farklı bir maddedir. LATEKS NE TÜR ALLERJİK REAKSİYONLARA NEDEN OLUR? Temas allerjisi (kontakt egzama) Lateks içeren ürünlerin temas ettiği deri yüzeyinde kızarıklık, kaşıntı, sulanma ve kabuklanma şeklinde belirtiler veren bir allerjidir. Bu tür allerjilerde, lateks proteinleri değil, doğal lateks maddesinin işlenmesi sırasında (örnek: lastik eldiven üretimi) kullanılan merkaptobenzotiazol, tiuram ve karbamat gibi maddeler sorumludur. Ama temas egzaması nedeniyle cilt bütünlüğü bozulduğundan, bu hastalarda lateks proteinlerinin cilt çatlaklarından emilmesiyle zaman içinde gerçek lateks allerjisi ortaya çıkabilmektedir. Tip I lateks allerjisi Tip I ya da erken tip aşırı duyarlılık olarak ta adlandırılan bu hastalık, lateks allerjisinin en ciddi şeklidir. İlk cümlede belirttiğimiz gibi hayati tehlike oluşturacak kadar ağır allerjik reaksiyonlara neden olabilir. Burada doğrudan lateks maddesi içindeki proteinlere karşı allerji gelişmesi sözkonusudur. Allerjiye yatkın bünyeli (atopik) kişilerde görülür. Allerjik nezle, göz allerjisi, allerjik astım ve anafilaksi (allerjik şok) bulgularına neden olur. Hava ile yayılan çok küçük lateks partikülleri solunum yollarına girdiğinde, aynı polen veya ev tozu allerjilerinde olduğu gibi allerjik reaksiyonları başlatır: Gözlerde kaşıntı ve sulanma, Burun akıntısı, Burun kaşıntısı, Hapşırma, Nefes darlığı, Hırıltılı ve hışırtılı solunum, Öksürük Göğüste sıkışma hissi, Deride kaşıntılı kabarıklıklar (ürtiker) ve şişlikler (anjioödem), ve tüm belirtilerin birarada olduğu, ayrıca kan (tansiyon) basıncı düşüklüğünün de eşlik ettiği anafilaksi. KİMLERDE NE ORANDA GÖRÜLÜR? Toplumun genelinde % 2.5 Doktor ve hemşirelerde % 9-15 Diş doktorlarında % 4 Laboratuvar çalışanlarında % 3 Doğumsal idrar yolları anomalisi olan çocuklarda % 65 KİMLER RİSK ALTINDADIR? Atopik (allerjik) bünyeli kişiler Tekrarlayan ameliyat geçiren kişiler (doğumsal idrar yolları anomalisi, şant ameliyatları gibi) İdrar tutamama nedeniyle idrar yolu kateteri kullananlar (serebral palsy, felçli hastalar) Lateks üretiminde çalışan kişiler Doktor, diş doktoru, hemşire ve hasta bakıcılar LATEKS İÇEREN MATERYALLER Tıbbi malzemelerde Anastezi maskesi Bandajlar Tansiyon aleti manşonu Kateter ve sondalar Enjektör Aspiratör ucu Hava yolu tüpleri Elastik bantlı yüz maskeleri Besleme tüpleri Cerrahi eldiven Turnikeler İdrar sondaları ve torbaları Günlük hayatta Emzik, Biberon emziği Çocuk bezi Balon Kondom, Diyafram Elastik giysiler, Yağmurluk Silgi İlaç damlalığı Sıcak su torbası Spor malzemlerinin sap kısımları (ör:raket) Elastik bandaj Temizlik eldiveni Oyuncaklar Ayakkabı tabanı... LATEKS İLE ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER ALLERJİ YAPICI PARÇACIKLARI LATEKSE BENZEYEN BAZI GIDALAR, LATEKS ALLERJİSİ OLAN KİŞİLERDE ALLERJİK BELİRTİLERE NEDEN OLABİLİR. BUNA ÇAPRAZ REAKSİYON DENİR. Lateks ile çapraz reaksiyon veren gıdalar şunlardır.. ÇOK YÜKSEK (Kesinlikle Yenmemesi Gerekenler) Muz Avakado Kivi Kestane ORTA DERECEDE Elma Havuç Kereviz Domates (Çiğ) Patates (Çiğ) Kavun DÜŞÜK DERECEDE Armut Kiraz-vişne Çilek Fındık İncir Çavdar Kayısı Erik Şeftali Ananas Üzüm Ceviz Soya LATEKS ALLERJİSİNDE TEDAVİ ve KORUNMA LATEKS ALLERJİSİNİN EN ETKİN TEDAVİSİ LATEKS İÇEREN ÜRÜNLER KULLANMAMAK, ÇAPRAZ REAKTİVİTE VEREN GIDALARI TÜKETMEMEKTİR Lateks içermeyen cerrahi eldivenler (vinil maddesinden yapılma) ve her türlü cerrahi malzeme (silikon içerikli) mevcuttur. Lateks allerjisi olan hastalarda bu tür cerrahi malzemeler kullanılmalıdır. Lateks allerjisi olan bir hasta ameliyata alınmadan önce mutlaka bir allerji uzmanı ile konsülte edilmeli ve allerji uzmanının kontrolünde hastaya özel şartlarda ameliyathane hazırlanmalıdır. İdrar yolları anomalisi olan çocuklarda lateks içermeyen idrar sondaları kullanılmalıdır. Her türlü tıbbi müdahalede (diş tedavileri dahil) doktora bilgi vermelidirler. Lateks allerjisi olanlar, üzerlerinde bu allerjilerini tanımlayan bir belge taşımalıdır (acil müdahale edilmesi gerekendurumlarda sağlık personelini bilgilendirmek amacıyla). Lateks allerjisi olanlar tükettikleri her hazır gıdanın içeriğini kontrol etmelidir. Lateks içeren kondom ve diyafram gibi doğum kontrol araçlarını kullanmamalıdır. |
Allerji Nedir ? Allerji Dosyası !
Nikel Dermatiti
Nikel bir çok metal eşyada bulunan bir maddedir. Bir çok krom kaplı obje, hassas kişilerde reaksiyon oluşturabilecek miktarda nikel içerir. Paslanmaz çelikten yapılan eşyalar nikel içerirler, fakat bu nikel sıkı bağlandığından nikel hassasiyeti olan kişiler için güvenlidir. Nikel içeren küpeler kulak memesinde alerjiye neden olurlar ve nikel alerjisi bulunan kişilerde sıklıkla problem olurlar. Kulak delmek için kullanılan iğneler veya küpe takılması ile alerji başlar. Kulağı delmek için yalnızca paslanmaz steril iğneler kullanılmalıdır. Delme işleminden sonra en azından üç hafta nikel içermeyen küpeler kullanılmalıdır. Kıyafetlerdeki düğme, fermuar ve klips ve benzeri metal aksesuarlar nikel içerirler ve alerjiye neden olabilirler. Nikel hassasiyeti bulunan kişiler kıyafetlerinde naylon aksesuarlar kullanmalıdır. Nikel hassasiyeti bulunan kişilerde terleme dermatiti şiddetlendirir. Nikel içeren objelerin terli bir deriye temasından 15-20 dakika sonra deride kaşıntı başlar: Döküntü bir iki gün içinde gelişir. Eğer terleme yok ise aynı objelerin saatlerce teması herhangi bir probleme neden olmaz. |
Allerji Nedir ? Allerji Dosyası !
Saç Boyaları
Bir çok kişi saçlarını herhangi bir zorluk taşımadan boyar. Bununla beraber bazı kişiler parafenilendiamine(PPD) karşı hassastırlar. PPD kalıcı saç boyalarında kullanılan bir maddedir. Bu madde saça uygulanmadan evvel peroksit gibi bazı kimyasallar ile karıştırılır. PPDye alerjisi bulunan kişiler kalıcı saç boyalarını kullanmamalıdır. PPD ye alerjisi olan kişilerin ¼ ü yarı kalıcı boyalara karşı da alerjiktir. Bu nedenle uygulanmadan evvel pakette anlatıldığı gibi patch (yama) testi uygulanmalıdır. PPD ye alerjik bir çok kimse kalıcı olmayan boyaları kullanmalıdır. Bununla beraber az sayıda kişi bu maddelere karşı da hassasiyet gösterebilir. Bazı kıyafetler PPD içerirken , bazı giysiler de PPD'ye karşı çapraz reaksiyon gösteren boyalar içerebilir. Bunun sonucu olarak bu kişiler özellikle naylon ve polyester gibi sentetik maddelerden yapılmış, siyah renkteki elbiseleri giyemez. PPD ye hassasiyet gösteren olguların %25 i PPD ile ilişkili olan ve lokal anestezi için kullanılan benzokain maddesine karşı alerjiktir. |
Allerji Nedir ? Allerji Dosyası !
Deri Bakım Ürünleri
Parfüm, losyon ve kozmetikler alerjik kontakt dermatite neden olabilir. Bazı kişiler kozmetik ürünlerdeki koku maddelerine hassastır. Diğer bir kısım hastalar ise kozmetik maddelere bozulmayı engellemek için konulan Koyuyucu maddelere karşı alerji gelişebilir. Koku veren maddeler karşı alerjisi olanlar kokusuz kozmetik ürünleri kullanmalıdır. Fakat kokusuz ürünler bile, içerdikleri kimyasalların kokusunu gidermek amacıyla eklenen kokuları ihtiva edebilir. Gerçekten prezervatif (koruyucu) madde içermeyen ürün çok azdır. Koruyuculara karşı olan alerji patch (yama) testi ile saptanabilir. Kromatlar Krom içeren kromatlar sıklıkla alerjik kontakt dermatite neden olur. Kromatlar çimento, deri, bazı kibritler, boyalar ve paslanmayı giderici ürünlerde bulunur. Bu madde ile temas, otomobil, kaynak, çimento, döküm işleri, yol yapımı işleriyle uğraşanlarda sıktır. Kromatlar açık kahve renkteki deri ayakkabı ve kıyafetlerin yapımında da kullanılır. Ayakkabı dermatitleri kromat içeren deri ürünlerinin kullanılması sonucunda oluşur. Tedavi Alerjik kontakt dermatiti olan kişiler aşağıdaki kurallara uymalıdırlar: * Reaksiyona neden olan maddeden uzak kalınmalıdır. Dermatoloji uzmanları etken olan maddeler ve bunlardan korunma konusunda hastalarını bilgilendirir. * Alerjen maddeyi içermeyen ürünler kullanımı alerjik reaksiyon gelişimini engeller. Dermatoloji Uzmanınızdan bu ürünler hakkında bilgi alınız. |
Allerji Nedir ? Allerji Dosyası !
ALLERJİ TESTLERİ
Allerji varlığı ortaya koyan testlerdir. Diğer bir deyişle mevcut hastalığın allerjik bir nedeni varsa onu belirleyen testlerdir. Allerji biliminde allerji testlerinin yeri ve önemi büyüktür. ALLERJİ TESTLERİ HANGİ HASTALIKLARDA YAPILIR? Solunum yolu allerjileri (allerjik nezle ve astım) Gıda allerjileri Arı allerjileri İlaç allerjileri (bazılarında) Deri allerjileri (ürtiker ve anjioödem) Egzamalar (kontakt dermatit ve atopik dermatit) AYRICA; Tekrarlayan veya uzun süre devam eden SİNÜZİT, ÖKSÜRÜK, ORTA KULAK İLTİHABI ya da KONJUNKTİVİT (gözlerde kızarıklık ve kaşıntı hali) gibi durumlarda da yapılmasında fayda vardır. UYGULANAN TESTİN HASTAYA FAYDALI OLMASI İÇİN; En uygun test materyali belirlenmeli Test doğru, yani tekniğine uygun olarak uygulanmalı Elde edilen sonuçlar doğru yorumlanmalıdır. Hatalı uygulanmış veya yanlış yorumlanmış allerji testleri, gereksiz tedavilere ya da maddi kayıplara neden olmaktadır. Bu testlerin yapılmasına, allerji konusunda uzman (yani Allerji ve/veya Klinik İmmünoloji ihtisası olan) hekimler tarafından karar verilmeli ve uygulanmalıdır. (ANCAK, ülkemizde -maalesef- allerji ve klinik immünoloji uzmanı olmadığı halde test maddeleri satın alıp allerji testlerini uygulayanlara rastlanmaktadır). 1. PRİCK TEST (EPİDERMAL TEST) En sık uygulanan allerji testidir. Hastaya ağrı ya da acı vermeyen, kısa sürede neticelenen bir testtir. Allerjik rinit (allerjik nezle), allerjik astım, ürtiker (kurdeşen ya da dabaz), gıda allerjisi, arı allerjisi gibi hastalıklarda uygulanır. Genellikle kolun iç kısmına yapılır. Allerjen içeren sıvı test materyali deriye damlatılır. Derinin en üst tabakasında küçük bir çizik oluşturularak allerjenin deriye sızması ve buradaki “allerji hücreleri” ile birleşmesi sağlanır. Bu uygulama “lancet” adı verilen steril ve tek kullanımlık ucu sivri materyallerle yapılır. Test uygulandıktan sonra 10-15 dakika beklenir ve takiben elde edilen deri cevapları değerlendirilir. Birtakım ilaçlar, prick testin hatalı sonuçlar vermesine neden olur: a. Antihistaminler yani allerji tedavisinde kullanılan ilaçlar b. Gribal enfeksiyonların tedavisinde kullanılan ilaçlar c. Bazı öksürük şurupları d. Mide hastalıklarının tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar e. Depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar. Bu nedenle; Kullanmakta olduğunuz ilaçlar, test planlama aşamasında doktorunuz tarafından size sorulacaktır. HALEN ya da YAKIN ZAMANDA kullanmış olduğunuz TÜM İLAÇLARI doktorunuza bildiriniz. Allerji testi planlanıp randevunuz verildikten sonra, herhangi bir ilaç kullanmanız gerekirse, lütfen bu ilacın yapılacak olan testlere etkisinin olup olmadığını doktorunuza danışınız. 2. İNTRADERMAL TEST Uygulama amacı ve genel prensipler Prick test ile aynıdır. Ancak uygulama yöntemi ve kullanılan allerjenler farklıdır. Kapalı steril şişelerdeki allerjenler, çok ince uçlu bir enjektör (iğne) ile derinin biraz daha derin kısmına çok küçük miktarlarda enjekte edilir. Test sonuçları 15-20 dakika beklendikten sonra değerlendirilir. 3. YAMA TESTİ (PATCH test) Bu test öncekilerinden farklı amaçlarla yapılır ve daha uzun sürede değerlendirilir. Temas egzaması (kontakt dermatit) olan hastalarda, egzamaya neden olan maddeleri belirlemek amacıyla uygulanır. Yama testi sonuçları 48 - 72 saat sonra değerlendirilir. Bu süre içinde test materyali yerinden çıkartılmamalı ve ıslatılmamalıdır. 4. KANDA YAPILAN TESTLER Değişik nedenlerle allerji deri testlerinin uygulanamadığı ya da deri test sonuçlarının çelişkili olduğu durumlarda kan örneği alınarak yapılan testlerdir. Bu tür testler için aç karnına kan örneği verilmelidir. KALP, ŞEKER HASTALIĞI ya da YÜKSEK TANSİYON gibi nedenlerle kullanmakta olduğunuz HAYATİ ÖNEM TAŞIYAN İLAÇLARINIZI allerji testini etkiler kaygısıyla KENDİ KENDİNİZE KESMEYİNİZ. |
Allerji Nedir ? Allerji Dosyası !
ASPİRİN İNTOLERANSI
Asetil salisilik asit ya da herkesin bildiği adıyla Aspirin, sık kullanılan ve reçetesiz satılan, ağrı kesici ve ateş düşürücü bir ilaçtır. HER İLAÇTA OLDUĞU GİBİ Aspirin de bazı hastalarda allerjiye neden olabilir. Aspirin allerjisi, astım ve kronik ürtiker gibi hastalığı olanlara aspirin (asetil salisilik asit) kullanmaması öğütlenmektedir. Ancak asetil salisilik asit içeren tek ilaç Aspirin tablet değildir. Farklı isimlerde birçok muadil (eşdeğer) ilaç vardır. AYRICA, “antiromatizmal ilaçlar” olarak ta tanınan Non-Steroid Antiinflamatuvar (NSAİ) ilaçlar da aspirine benzer şekilde etki etmektedir. SULFONAMİD ALLERJİSİ Sulfonamidler ilk keşfedilen antibiyotiklerden birisidir. Diğer birçok ilaçta olduğu gibi sulfonamidler de bazı hastalarda allerjik reaksiyonlara neden olmaktadır. İlaç allerjilerinden korunmanın yolu, allerjiye neden olan ilacın kullanılmamasıdır. İlaçlar kimyasal maddelerdir ve bazen kimyasal yapıları birbirine benzemektedir. Bu kimyasal benzerlik nedeniyle oluşan allerjik reaksiyonlara “çapraz reaksiyonlar“ denir. Bir ilaca karşı allerjisi olan hastaların, çapraz reaksiyon veren ilaçları da kullanmaması gereklidir. |
Allerji Nedir ? Allerji Dosyası !
METAMİZOL ALLERJİSİ
Metamizol ya da herkesin bildiği adıyla Novalgin, sık kullanılan ve reçetesiz satılabilen, ağrı kesici ve ateş düşürücü bir ilaçtır. HER İLAÇTA OLDUĞU GİBİ Novalgin de bazı hastalarda allerjiye neden olabilir. Novalginle reaksiyonların diğer ilaçlara oranla daha sık görülüyor gibi olmasının nedeni çok yaygın olarak kullanılmasıdır (penisilinler ve aspirinde olduğu gibi). İlaç allerjilerinin kalıcı (kesin) tedavisi yoktur. Allerjik reaksiyonların tekrarlamaması için yapılabilecek tek şey sorumlu olan ilacı kullanmamaktır. ANCAK bu her zaman kolay olmamaktadır. Çünkü; 1. Aynı ilacın farklı isimlerde birçok eşdeğeri (muadili) bulunabilir. 2. Aynı etken maddenin farklı jenerik isimleri olabilir. Bu sayfada Novalgin yani METAMİZOL adlı ilacın değişik etken madde isimleri ve piyasadaki eşdeğerleri (muadilleri) sunulmuştur. Novalgin ile reaksiyon (allerji) öyküsü olan hastalar bu ilaçları kullanmamalıdırlar. ETKEN MADDENİN DİĞER ADLARI: = Dipiron (Dipyrone) = Metamizol (Methamizole) = Metilmelubrin (methylmelubrin) = Novamin sülfon (Novamine sulfone) |
Allerji Nedir ? Allerji Dosyası !
Yumurta alerjisine de çare bulundu
Amerikalı araştırmacılar, yumurta alerjisine karşı 'zorlu' ancak işe yarayan bir tedavi geliştirdi. Duke ve Arkansas üniversitelerinden araştırmacılar, içinde yumurta olan bir şey yediklerinde kusma, kaşıntı ya da solunum sorunları yaşayan 1-7 yaşındaki 7 çocuğa her gün çok az miktarda yiyeceklere karıştırılmak üzere toz haline getirilmiş yumurta verdi. Bir yumurtanın binde 1'i miktarla işe koyulan araştırmacılar, miktarı yavaş yavaş artırdı. İki yılın sonundaysa çocukların çoğu çırpılıp yağda pişirilmiş iki yumurtayı hiçbir tepki vermeden yiyebildi. Şimdi araştırmacılar, yer fıstığı alerjisine de benzer yöntemle çözüm bulmaya çalışıyor. Ulusal Alerji ve Enfeksiyon Hastalıkları Enstitüsü'nün tahminlerine göre Amerikalı çocukların yüzde 6-8'inin gıda alerjisi var. Kortizon Alerjisi Kortizon günlük tıbbi uygulamada oldukça sık kullanılan ilaçlardan birisi olup, doğru yerde, doğru zamanda, doğru miktarda ve doktor kontrolünde kullanıldığı zaman yan etkileri yok denecek kadar az olan ilaçlardır. Bir çok hastalıkta doğru kulanıldığında hem hasta hem de hekimin yüzünü güldüren bu ilaçların maalesef yanlış kullanımlar nedeni ile halk nezdinde kötü bir sabıka sicili vardır. Ancak gerçekten hekim kontrolünde kullanıldığında yan etkileri de göz önünde bulundurulduğunda mükemmel ilaçlardır. Bu vesile ile bu yazımızda kortizon tedavisinin yan etkilerini gözden geçirmek istedim. Kortizonlar, yüksek dozda, uzun bir süre kullanıldıklarında oldukça fazla sayıda ve ciddi yan etkiler oluşturabilirler. Bu yan etkiler şöyle sıralanabilir: İatrojenik (Tedaviye bağlı) Cushing Sendromu: Başlıca belirtileri; aydede yüzü, ense, omuzlar ve karında yağ toplanması, vücutta su ve tuz tutlumuna bağlı ödem ve tansiyon yükselmesi, ciltte incelme, ciltte mor çizgiler, vücutta sivilcelenme, kıllanmada artış, kemik erimesi, kaslarda erimedir. Kadınlarda ses kalınlaşması, saç dökülmesi olabilir. Psikolojik Bozukluklar: Ruhsal alevlenme, bazen depresyon olabilir. İntihar eğilimi görülebilir. Ülser Oluşumu ve Yara Nedbeleşmesinde Gecikme: Kortizon mide asit salgısını arttırırken, koruyucu mukus tabakasını da bozar. Ayrıca yara etrafında nedbe dokusunu oluşturacak olan hücrelerin de aktivitelerini azalttığı için ülser oluşumuna neden olurlar. Ayrıca derideki yaraların kapanmasında da gecikme olur. Enfeksiyon gelişiminin kolaylaşması: Özellikle virüs ve mantarlara ait enfeksiyon gelişimine bir yatkınlık olur. Tüberküloz (verem) mikrobunun tekrar alevlenerek hastalığın yeniden oluşmasına neden olur. Diğer bazı bakteriyel enfeksiyonlarında yayılmasına neden olabilir. Ciltte İncelme: Ağızdan, damardan veya kabadan uzun süreli tedavi sonucunda yaygın olarak oluşabilir. Lokal uygulamalarda da bölgesel olarak oluşabilir. Şeker Hastalığı Oluşumu: Kortizon, kan şekerinin kullanılmasını sağlayan hormon olan insülinin etkilerine zıt etki ederek kan şekerini yükseltir. Yatkın kişilerde şeker hastalığını aşikar hale getirebilirler. Şeker hastalığı aşikar olanlarda ise insülin ihtiyacını arttırırlar. Kas Hastalığı ve Halsizlik: Uzun süreli tedavilerde kaslarda erime yapar. Bu özellikle kol ve bacakların gövdeye yakın kısımlarında oluşur. Bu nedenlerde bu bölgedeki kaslarda güçsüzlük ortaya çıkar. Büyümede Gecikme: Çocuklarda uzun süreli kullanım büyüme ve gelişme gecikmesine neden olur. Kısa süreli tedavide bu tür sorunlar oluşmaz. Ödem: Kortizon vucütta su ve tuz tutulumuna neden olur. Su ve tuz tutlması özellikle böbrek hastalığı, kalp yetmezliği ve hipertansiyon hastalarında belirgin sorun yaratabilir. Göz: Lokal olarak göze uygulanmaları gözün kornea tabakasında ülsere neden olabilir. Bu kalıcı bulanık görmeye neden olabilir. Gerek lokal gerekse sistemik kullanımları göz içi basıncı arttırarak glokoma neden olabilir. Katarakta neden olabilir. Diğer Yan Etkileri: Kafa içi basıncın artması, kanın pıhtılaşma yeteneğinin artması, damar sertliği (ateroskleroz) gelişme hızının artması, impotans ve kadınlarda adetten kesilme oluşabilir. Ciltte telenjiektazi denilen yüzeyel damarların daha görünür hale gelmesine neden olabilir. Yüksek dozlarda kullanıldağında bazı kemiklerin bazı bölümlerinde ölüme neden olabilirler. Emziren kadınlarda ilacın süte geçebileceği ve bebek üzerinde yan etkiye neden olabileceği gerçeği sebebiyle bu kadınlarda günde 40 mg’ dan fazla kullanılmamalıdırlar. Ayrıca kortizon dozundan en az 4 saat geçtikten sonra emzirme yapılmalıdır. Gebelere Özgü Yan Etkileri: Gebelerde kullanıldığında çocuğun sakat olma riskine ait hayvan çalışmaları vardır. Bu çalışmalarda özellikle flor içeren kortizon preparatlarında bu risk görülse de uygun dozlarda ve florsüz kortizon preparatları kullanıldığında böyle bir risk kalmaz. Gebelerde de kortizon kullanımı gebelik seker hastalığının ortaya çıkma riskini artırır. Tüm bu yan etkiler yazının da başınında belirtildiği gibi ilaç doktor gözetiminde, uygun doz ve sürede kullanıldığında hemen hemen hiç görülmeyebilir. Önemli olan bu yan etkileri potansiyel bir risk olarak bilmek ve hekimin söylediği doz ve süreden fazla ilacı kullanmamaktır. Hastalık nedeni ile kullanılan kortizon hızlı sonuç vermesi ve bazı hastalarda ruhsal iyiliği de beraberinde getirmesi nedeni ile bir çeşit bağımlılık yapabilir. Bu nedenle ilacın bilinçsiz ve gereğinden çok ve uzun sürede kullanımı gündeme gelebilir. Hastanın yapacağı en büyük hata bu ilacı hekim önerisi dışında kullanmak olacaktır. |
Allerji Nedir ? Allerji Dosyası !
Tanım, Tarihçe ve Sıklık:
Ortalama 1,5 cm boyunda olan arılar çiçeklerin özsuyunu toplayarak çok değerli bir besin kaynağı olan bal üretirler. Ayrıca çiçekler arasında polen taşıyarak bu çiçeklerin döllenmelerini ve meyve oluşumunu sağlarlar. Ancak, bu kadar yararlı olan bu canlıların bazı insanlar üzerinde çok korkutucu, hatta ölümcül etkileri olabilir. Bu durum, arı sokması sonucu arının zehiri (venom) ile oluşan ve hızla ortaya çıkan alerjik reaksiyon (anafilaksi) olarak tanımlanır. Arı alerjisi, toplumda sık görülen ve ölümcül sonuçları nedeni ile dikkatleri üzerine çeken alerjik hastalıklardan biridir. Arı alerjisine ait ilk yazılı kayıtlar M.Ö. 2641 yılında Mısır Firavunu Menses' in yaban arısı tarafından sokulup ölmesine aittir. Dünyada yapılan çalışmalar sonucunda arı alerjisin görülme sıklığına ait değişik rakamlar vardır (% 0.5-5 gibi). Amerika Birleşik Devletleri' nde her yıl 40, Avrupa' da 20, Asya' da ise 10 civarında arı sokması sonucu ölüm vakası bildirilmektedir. Buna rağmen bir çok vakanın ise tanı alamadığı bilinmektedir. Ülkemizde yapılan çalışmalara göre ise arı alerjisi % 2-3 oranında görülmektedir. Arı alerjisi özellikle arıcılık ile uğraşan kişileri tehdit ediyor gibi gözükse de toplumun diğer bireyleri de bu durumdan nasibini alabilir. Arı alerjisi ile ilgili ciddi reaksiyonlar hemen her yaşta görülebilmekle birlikte sıklıkla ölümcül reaksiyonlar 20 yaş altında görülmektedir. Arı alerjisine ait ciddi reaksiyonlar erkeklerde iki kat daha sıklıkla görülmektedir. Dünya üzerinde bir çok arı çeşidi bulunmaktadır. En sık alerji sebebi olan arılar; bal arısı (Honey bee), sarı arı (Yellow jacket), ve eşek arıları (Wasp, Hornet)' dır. Klinik Bulgular: Arı sokması sonucu en sık görülen, lokal reaksiyonlardır. Arı soktuğu anda iğne yerinde ani ve keskin bir ağrı duyulur, daha sonra bu bölge kızarır ve şişer. Genellikle herhangi bir müdahaleye gerek kalmaksızın bir-iki saatte, bazen bir gün içinde geriler. Daha nadir olarak bu reaksiyon 1 haftaya kadar uzayabilir. Bu kişilerde arıya ait alerji antikoru (IgE) saptanırsa tedavi gereksinimi doğar. Ağrı kesiciler ve buz kompresler, bazen de ağızdan anti-alerjikler yeterli olabilir. Arı alerjisi olmasa da çok fazla sayıda arı tarafından aynı anda sokulan kişilerde alerji dışında toksik reaksiyon oluşabilir. Bu hastalarda tansiyon düşmesi, şiddetli ağrılar, bulantı ve kusma gibi bulgular meydana gelebilir. Alerjik reaksiyonlar ise çok daha ciddi lokal ve genel reaksiyonlara neden olur. Reaksiyonlar arının sokması ile bulguların ortaya çıkkması arasında geçen zamana göre erken ve gecikmiş olarak ikiye ayrılır. Erken reaksiyonlar; arı soktuktan sonra genellikle 15 dakika içinde başlar ve bu süre ne kadar kısaysa, şiddeti de o derece fazladır. Sistemik reaksiyonlarda lokal reaksiyonlardan çok daha ciddi olan izole kurdeşen ve anjiyodemden anafilaksi, hatta ölüme kadar değişen reaksiyonlar görülebilir. Arı alerjisi özellikle arı tarafından birkaç kez sokulan ve genetik olarak yatkın kişilerde ortaya çıkar. Arı alerjisinin ortaya çıkması için genetik olarak alerjiye yatkın bireyin birden fazla kez aynı arı türü tarafından sokulması gerekmektedir. Yani ilk arı sokmasında alerjiye ait herhangi bir reaksiyon oluşmaz. Sadece arının soktuğu yerde arı zehirine ait şişlik, ağrı ve kızarıklık gibi bölgesel belirtiler olur. Ancak ilk defa alınan bu arı zehirine karşı, alerjik hastalığa yatkın kişilerde immünglobulin E dediğimiz alerji antikoru oluşur. Daha sonraki sokmalar sonucunda arı zehiri ile bu antikor arasındaki etkileşim sonucunda ölümcül sonuçlar doğurabilecek olan anafilaksi tablosu (arı alerjisi) ortaya çıkabilir. Arı alerjisi, ülkemizde özellikle arı yetiştiriciliğinin çok olduğu bölgelerde rastlanmakla birlikte diğer insanlarda da görülebilir. Örneğin; piknik yapılan yerlerde arı sokması sık rastlanılan durumlardan biridir ve maalesef dramatik sonuçlarla karşılaşmamıza sebep olabilir. Az önce de belirtildiği gibi arı alerjisinin gelişmesi için de kişinin daha önceden arı tarafından sokulmuş yani "duyarlılanmış" olması gerekir. Şu da bilinmlidir ki arı tarafından her tekrar sokulma maalesef reaksiyonun daha büyük boyutlarda karşımıza çıkmansa sebep olabilmektedir. Yani önceleri arı sokması sonucu sadece bölgesel kızarıklık, kaşıntı gibi şikayetleri olan hastalarda daha sonraki arı sokmaları sonucunda çok daha büyük reaksiyonlar oluşabilir. Bu nedenle arı alerjisi bulgusu veren hastaların en yakın zamanda bir alerji ve immünoloji uzmanı ile görüşmesi "hayat sigortası" anlamı taşır. Tanı ve Tedavi: Arı alerjisi varlığı deri testleri ve kan testleri (RAST) ile saptanabilir. Daha önceden arı tarafından sokulup ciddi reaksiyon görülen kişilere arı alerjisi aşısı uygulamak gereklidir. Bu tür tedaviler mutlaka bir alerji ve immünoloji uzmanı tarafından özel şartlar altında uygulanmalıdır. Arı alerjisi olduğu kanıtlanan ve daha önceden ciddi reaksiyon hikayesi olan kişilere uygulanan arı alerji aşısı (immünoterapi) neredeyse % 100 tedavi sağlayan bir yöntemdir. Bunun dışında arı alerjisi olan kişiler mutlaka yanlarında bu durumu belirtir bir künye taşımalıdır. Ayrıca kendi kendilerine uygulayabilecekleri adrenalin enjektörlerini mutlaka yanlarında taşımalıdırlar. Arı sokmasından hemen sonra elbise üzerinden dahi yapılabilen bu enjeksiyon hastaya bir hastaneye gidinceye kadar zaman kazandırır ve hatta hayat kurtarıcı olabilir. Tüm bunların yanında arı alerjisi olan hastalar yanlarında anti-alerjik ilaçlar ve kortizon iğneleri bulundurmalıdırlar. Bunların hepsi hızlı bir şekilde alınacak profesyonel yardıma kadar hastaya yaşam desteği şansı sağlar. Özellikle yaz aylarını yaşamaya başladığımız şu dönemlerde arı sokması açısından en riskli zamanları yaşamaktayız. Bu nedenle arı alerjisi olan kişilerin, hatta alerji riski taşıyan kişilerin arı sokmalarından korunmak için alabileceği çok basit önemleler bulunmaktadır. Bunlar aşağıda belirilmiştir. Arı Alerjisi Olanlara Öneriler " Yazın pazar alışverişi yapmayın, bahçede dolaşmayın, " Açık yerlerde yemek veya meyva yemeyin, hoş kokulu meyva suyu, gazoz içmeyin, " Piknik yapmayın, " Parfüm, deodorant, kolonya sürmeyin, " Güzel kokulu sabun, şampuan kullanmayın, " Parlak renkli, çiçekli elbise giymeyin, " Çiçek toplamayın, çiçek takmayın, " Tatile gittiğinizde etrafta arı kovanı olup olmadığını araştırın, " Yaban arısını kovanı civarında öldürmeyin, bu arıdan salınan kokular diğer arıları üzerinize çeker, " Çıplak ayakla yürümeyin, mümkünse dışarıda uzun kollu ve paçalı giyisiler giyin ve kahverengi giyisileri tercih edin, arılar kahverengini sevmez. Bahçe ile uğraşmanız gerekiyorsa şapka ve eldiven kullanın, " Terli olmak bütün böcekler için çekicidir, riskli bölgelerde terli olmamaya özen gösterin, " Eşek arısı saldırgan, bal arısı sakindir; ancak, sıcak havalarda her ikisi de saldırgan olacağı için bu havalarda dikkatli olun, " Sizi bal arısı sokarsa iğnesini büyüteç ve çımbızla almaya çalışın, veya başka birinden yardım isteyin. " Antialerjik ilaçları devamlı yanınızda bulundurun. " Daha önceden şiddetli arı alerjisi geçirmiş kişilerin yanında her zaman EpiPen® taşıması gereklidir. Epipen® kendi kendinize uyluk üst kısmından uygulayabileceğiniz bir enjeksiyondur. Epinerfin içerir. Epinefrin anafilaktik şokta kullanılan en önemli ilaçtır. Arı sokması halinde; " Sokma yerinin üstünden bandaj uygulayın, bu bandajı her 10 dakikada bir 3 dakika kadar gevşetin, " Sokma yerine soğuk uygulayın, " Anti alerjik ilaçları uygulayın, " Elinizde adrenalin veya EpiPen® varsa kullanın, " EN KISA ZAMANDA DOKTORA ULAŞIN |
Allerji Nedir ? Allerji Dosyası !
Çocuklarda görülen alerjik hastalıklar
Çocuklarda görülen alerjik hastalıklar 10 başlık altında toplanabilir. Bunlar başlıkla halinde aşağıda verilmiştir. Ayrıntılı bilgiye ilgili anabaşlık altında ulaşabilrisiniz. Alerjik bronşiyal astım (yada güncel deyimiyle sadece astım) en önemlisi hastalıkdır. Solunum sıkınıtısı ile gitmesi hastalığın bilinen en önemli dramatik yönüdür. Çocukluk çağında en sık kronik solunum yolu hastalığıdır. Çocukların % 1-7 sinde görülür. http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg ii. Alerjik rinit (AR) çocukların alerjik hastalıklar içinde en sık görülenidir. Astım ikinci sıklıktadır. En sık nedeni bahar mevsiminde görülen tipidir. mevsimsel AR ye neden olan polen alerjisidir. Buna intermittent AR denir. Hastalarda sıklıkla ilkbahar ayında göz ve burun alerji bulguları görülür. Bunun nedeni bahar ile birlikte açan ot, ağaç vb çiçeklerinin erkek gametleri olan polenlerin doğaya yayılmasıdır. http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg iii. Atopik dermatit (bebeklik egzeması) çocukluk çağında hayatın en erken döneminde görülen alerjik hastalıklardandır. Normalden daha sık oranda bu çocuklarda bir besin alerjisi de vardır. Bu sıklıkla inek sütü alerjisidir. Ancak tüm hastalarda beklenmez. Deride yüzde, boyunda, kollarda kaşıntılı, kuru lezyonlar tipiktir. http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg iv. Besin (gıda) alerjisi çocuk alerjik hastalıklar arasında en erken görülenidir. En sık nedeni inek sütüdür. Ayrıca yumurta, daha sonra ise tahıl, çerez, balık en sık görülen diğer besinlerdir. v. İlaç alerjileri çocuklarda erişkinlere oranla son derece az görülürler. Bunun nedeni çocuk organizmasının denge yanıtlarının daha güçlü olması, alerjenle karşılaşma miktarının azlığı, henüz gelişimini tamamlayamamış bağışıklık sisteminin olmasıdır. vi. Hayvan alerjisi de çocuklarda sıkça görülen bir durumdur. En sık görülen hayvan alerjisi kedidir. vii. Böcek alerjileri arasında çocuklarda en sık görüleni arı ve sivrisinektir. viii. Ürtiker (kurdeşen) sanıldığının aksine pek az oranda çocuklarda alerjiktir. http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg ix. Anaflaksi çocukda acil sınıfında ve ölüme neden olan bir alerjik hastalıktır. En sık nedeni alerjik ilaç alınması (penisilin ..), arı veya sinek sokması, alerjik besin alınması vs dir. x. Diğer çocuk alerjik hastalıkları arasında çocuklarda çok daha az görülen birkaç hastalık sayılabilir. Örneğin plastik madde (lateks alerjisi) ve gelişmiş ülkelerde daha sık görülen hamamböceği alerjisi ülkemizde çok azdır. |
Allerji Nedir ? Allerji Dosyası !
Alerjik Hastaların Uyması Gereken Kurallar
Küfler (mantarlar) ve ev tozu akarları nemli ortamlarda kolayca ürediklerinden, eviniz güneş görmeli, rutubetsiz ve aydınlık olmalıdır. Odanızda toz tutulmasına neden olabilecek fazla eşya bulundurmayınız. Yün ve kuş tüyü ile doldurulmuş minder, yastık, yorgan ve yatakları kesinlikle kullanmayınız. Battaniyelere çift nevresim kılıf geçiriniz. Temizlik sırasında hasta odada bulunmamalıdır. Sadece hastanın yanında değil, evin hiçbir yerinde sigara içmeyiniz. Yatak odasında süs bitkisi bulundurmayın. Çamaşır suyu ve yağlı boya kokusu olan yerlerden hemen uzaklaşınız. Parfüm, oda ve saç spreylerini, sprey deodorantlarını kullanmayınız. Boyalı ve katkılı maddeli gıdaların şikayetlerinizi arttırabileceğini unutmayınız. Grip, sinüzit gibi üst solunum yolu enfeksiyonları sırasında şikayetleriniz artabileceğinden, önceden tedbirinizi alınız. Aspirin, Apanax (Aprol, Naprosyn, İnaprol) gibi ilaçları kullanmayınız. Havalandırma cihazı (air condition) ve buhar makineleri kullanmayınız. Alerjik hastaların tedavisinde alınacak en iyi sonuçların uzun süreli dikkatli bir takip, sabır, titizlik ve iyi bir hasta - hekim ilişkisi sonucunda gerçekleşeceğini unutmayınız. |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.