![]() |
Cevap : Ömer Hayyam'dan-Rubailer 16
Ölüp yok olma korkuların saçma
Yoktan vara yükselen dalda oldukça; Sevgiye İsa gibi dirilmişsin sen; Ölüm yok artık sana dünya durdukça. 278. Ben kendiliğimden var değilim bu varlığımla; Kendim çıkmış değilim elbet bu karanlık yola; Bir başka varlıktan gelmiş bendeki varlık: Ben dediğin kim ola, nerde, ne zaman var ola? 279. Haksızlık etmekten sakın, hak yoluna gir; Yediğin ekmeği başkasına da yedir; Cana kıyma, kimsenin sırtından geçinme, Seni cennete sokmak benden: Şarap getir! 280. Ben hangi şarapla sarhoş olursam olurum, Ateşe, puta, neye taparsam taparım; Herkes bir türlü görmek istiyor beni Ben kendimi ne türlü yaparsam yaparım. 281. Şarap küpü önüne serdik seccademizi; Şarap yakutuyla adam ettik kendimizi; Umudumuz, meyhanede yeniden bulmak Camide, medresede yiten günlerimizi. 282. Ben çimen Mısrının Yusufuyum, dedi gül; Dilimden altın, yakut saçılır, dedi gül; Dedim: Senin Yusuf olduğun nerden belli? Kana boyanmış gömleğime bak, dedi gül 283. Ne gündüz oturduk, ne gece uyuduk; Dünyada Cem'in kadehini aradık durduk. Öğrenince dünyaları yansıttığını, Cem' in kadehini yüreğimizde bulduk. 284. Rintlerin yolunda kendini unut; Namazın, orucun kökünü kurut; Öğütlerin iyisini Hayyam'dan işit: Şarap iç,yol kesme, yoksulları tut. 285. Bu ucsuz bucaksız dünya içinde, bil ki, Mutlu yaşamak iki türlü insana vergi: Biri iyinin kötünün aslını bilir, Öteki ne dünyayı bilir ne kendini. 286. Şarap güllere çevirsin sabahımızı; Çalalım yere şan şeref külahımızı; Nemize gerek bizim uzun dilekler, Uzun saçlar, çalgılar sarsın havamızı. 287. Hayyam, şarap iç, sarhoş olmak ne hoş, Sevgilin de varsa, sarılmak ne hoş; Er geç sonu yokluk madem bu dünyanın, Yok say kendini, bak var olmak ne hoş! 288. Hayyam, bak şu mavi gök nasıl durulmuş; Açmış çadırı, kesmiş dedikoduyu, susmuş. Varlığın kadehinde, çünkü, ezel sakisi Bin Hayyam kabarcığı belirtip yok etmiş. 289. Bu dünya kimseye kalmaz, bilesin; Er geç kuyusunu kazar herkesin. Tut ki Nuh kadar yaşadın zor bela Sonunda yok olacak değil misin? 290. Güneşi balçıkla sıvamak elimde değil; Erdiğim sırları söylemek elimde değil; Aklım düşüncenin derin denizlerinden Bir inci çıkardı ki delmek elimde değil. 291. Canım şarap, ne güzelsin billur kasende; Aklı köstekleyen bir büyü var sende. Biraz içti mi insan açılır yüreği Döker ortaya nesi varsa içinde. 292. Bu sarayın başı göklerdeydi bir zaman; Padişahlar girer çıkardı kapısından. Şimdi duvarında bir kumru: Guguk, diyor. Guguk, guguk, o şanlı günlerin ardından. 293. Hayyam bu zamanda vahlanıp durmak boşuna; Kendi derdine düşmek utanç verir insana. İyisi mi şarap iç, çalgı dinleyerek Nerdeyse bir taş düşer senin de sofrana. 294. Gören göze güzel, çirkin hepsi bir; Aşıklara cennet, cehennem, hepsi bir; Ermiş ha çul giymiş, ha atlas; Yün yastık, taş yastık, seven başa hepsi bir. 295. Kaderin elinde boynum kıldan ince: Tüysüz kuşa dönerim ecel gelince, Yine de toprağımdan testi yapın siz: Dirilirim içine şarap dökünce. 296. Yakınırım aynalar gibi felekten; Bıkmaz alçakları yükseltmekten. Gözyaşı dolu bir kadeh oldu yüzüm, Yüreğim kan dolu bir desdi gerçekten. 297. Yüreğim, kimselerden ihsan dileme; Bu amansız felekten aman dileme; Bil ki, derman aradıkça artar derdin: Derdinle haldaş ol, derman dileme. 298. Tanrı gülüşünle öfkeni almış senin, Birinden cennet yapmış, birinden cehennem. Sen cennetimsin benim, ben senin uslu kulun: Açılsın kapıları bana cennetimin! 299. Ey canlar, şarapla buldurun bana beni; Yakutlara çevirin kehruba çehremi; Şarapla yıkayın beni öldüğüm zaman Asmadan bir tabut içinde gömün beni. 300. Feleğin çarkı dönmeyecek madem muradımca, Gökler ha yedi kat olmuş, ha sekiz, bana ne? Ölüm bütün isteklerimi yok ettikten sonra Ha dağda kurt yemiş beni, ha mezarda karınca. 301. Hayyam, olsa olsa bir çadır senin bedenin, Can sultanımızın bir süre oturması için; Ecel hancısı bir başka konak döşeyince Sultan göçer gider, viran olur çadırın senin. 302. Şarap içti mi, dilenci sultanlaşır; Tilki çıkar deliğinden, aslanlaşır; Yaşlı başlı adam delikanlaşır; Delikanlı yaşca başca olgunlaşır. 303. Günahlarım çok olmasına çoktur benim, Ama dinsizler gibi umutsuz değilim: Cennet cehennem umrumda değilse de Ötede hem şarap olacak, hem de sevgilim. 304. Ey kara cübbeli, senin gündüzün gece; Taş atma dünyayı bilmek isteyenlere. Onlar Yaradanın sanatı peşindeler: Senin aklın fikrin abdest bozan şeylerde |
Cevap : Ömer Hayyam'dan-Rubailer 17
306.
Şu sonsuz sayvanı donatan yıldızlar Akılların aklını durdururlar; Sen aklından şaşmamaya bak ve bil ki O tedbirli yıldızlar da yoldan çıkarlar. 307. Derdin avucundan şarap içmedikçe Bir yudum su içmiş değilim gönlümce; Kimsenin tuzuna da ekmek banmadım Ciğerimi kebap edip yemedikçe. 308. Daha nice sürsün yalan dolanı ömrün; Daha nice dert sunsun sakisi ömrün; Uzatma; kadehindeki son yudum gibi Bırak dökülsün yere kalanı ömrün. 309. Her gün şarap cümbüşüne dalanların da Her gece mihrap önünde kalanların da Islanmayanı yok, yağmur altında hepsi: Bir uyanık var, ötekiler hep uykuda. 310. Unutma, amansız feleğin çarkındasın; Şarap iç, çünkü ateşten bir dünyadasın; Madem ki yerin önünde sonunda toprak Farzet ki üstünde değil altındasın. 311. Sevgiliyle sabah içmedeyiz, saki; Biz Nasuh tövbesi bilmeyiz, saki; Yeter okuduğun Nuh hikayesi Hemen dolsun huzur kasemiz, saki. 312. Madem aman vermiyor ecel, saki, Kadeh boş kalmasın, aman gel, saki; Şu üç beş günlük dünyada gam yemek Bizim gönlümüzce iş değil, saki. 313. Her sabah çiğle bezenir yüzü lalenin; Yeşillikte bükülür boynu menekşenin; Ama daha gönlümcedir hali goncenin Çeker eteğini, derlenir için için. 314. Şarap sonsuz hayat kaynağıdır, iç; Gençlik sevincinin pınarıdır, iç; Gamı yakar eritir ateş gibi, Sağlık sularından şifalıdır, iç. 315. Açılmışken nasılsa mutluluk gülün Niçin elinde kadeh yok böyle bir gün? Şarap iç, can düşmanındır geçen zaman: Bir daha bu fırsatı bulman ne mümkün? 316. Gönül, bir düş madem dünya gerçeği Ne dertlenir, alçaltırsın kendini? Hoşgör kaderini, gününü gün et: Yazılan senin için bozulmaz ki. 317. Sevenlerinden yer yok ben garibe; Derdine düşenlerle başım dertte; Sarmışlar seni kum bulutu gibi Gül yüzünden ışık mı düşer bize. 318. Yoksula, yoksulluğa yakın ettin beni; Dertlere, gurbetlere alıştırdın beni; Yakınların ancak ere bu mertebeye; Tanrım, ne hizmet gördüm de kayırdın beni? 319. İnsanlık yaratılalı olgun kişiler Bulduklarıyla yetinip dert çekmediler Birbirine girdi gözü doymayanlarsa: Çok isteme kaderden başın derde girer. 320. Kim yüreğini uydurduysa aklına Bir anını yitirmedi bu dünyada; Ya Tanrı uğruna emek verdi candan Ya rahatını aradı buldu şarapta. 321. Ben şarabı eskimiş acı acı severim; En çok da ramazanda cumaları içerim; Helal üzümünü ezdim doldurdum küpe: Ne olur,içinceyedek ekşitme Tanrım. 322. Ben olmayınca bu güller, bu serviler yok. Kızıl dudaklar, mis kokulu şaraplar yok. Sabahlar, akşamlar, sevinçler tasalar yok. Ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok. 323. Aşk o yüce mimar, beden evimi kurunca Aşk dersini yazdırdı bana her dersten önce Sonra bir parça altın koparıp yüreğimden Bir anahtar yaptı mana hazinelerine. 324. Gök yaban gülleri döküyor eteğinden Bir çiçek yağmuruna tutuldu sanki çimen Gül şarap dolsun kadehimin lalesine Mor buluttan yere yaseminler düşerken. 325. Şarap iç, azlık çokluk silinsin kafandan Kurtul yetmiş iki milletin kaygusundan Perhize kalkma sakın dokunur diye şarap. Şarap ki bir dirhemi bin bir derde derman. 326. Can yoldaşı dostlar çekildi gittiler Ecel çiğnedi hepsini birer birer Yan yana oturmuştuk hayat sofrasına Bizden birkaç kadeh önce sızdı gittiler. 327. Yokluk suyuyla ekilmiş tohumum benim Gam ateşiyle tutuşmuş yanar yüreğim Alındığım toprağa verilmeden önce Dünyanın serseri yelleri önündeyim. 328. Bu masmavi kubbenin kurulduğu gün Bu nur Cevza burcuna verildiği gün Mumun başına bağlanan alev gibi Bağlandı yüreğime senin aşk gülün. 329. Seher yeli eser yırtar eteğini gülün Güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün Sen şarap içmene bak, çünkü nice gül yüzler Kopup dallarından toprak olmadalar her gün. |
Cevap : Ömer Hayyam'dan-Rubailer 18
330.
Mezarda yatanların toz toprak her biri Zerre zerre dağılıp gitmiş bedenleri Ne şarap ki bir içen sızmış mahşeredek İşten güçten habersizler yıllardan beri. 331. Bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye? Ne zaman yıkılıp gidecek bu güzelim kubbe? Aklın yollarıyla ölçüp biçemezsin bunu sen Mantıkların, kıyasların sökmez senin bu işde. 332. Bin bir tuzak kurarsın yolum üstüne Adım atma yakalarım dersin bir de Bir zerre var mı dünyada yönetmediğin Neden asi dersin kendi yürüttüğüne? 333. Bu dünya sırrını söylemez kimseye; Bin Mahmud' u bin Ayaz' ı serdi yere; Şarap iç, dünyaya gelinmez iki kez: Bir kez giden bir daha gelmez geriye. 334. Bu dünyaya gelip gitmemizin kazancı nerde? Ömrümüzün umut ipliği ne oldu, nerde? Bu feleğin çemberinde nice temiz canlar Yandı kül oldular, hani dumanları, nerde? 335. Bilmem, Tanrım, beni yaratırken neydi niyetin, Bana cenneti mi, cehennemi mi nasip ettin; Bir kadeh, bir güzel, bir çalgı bir de yeşil çimen Bunlar benim olsun, veresiye cennet de senin. 336. Feleğin atı eğerlenip dizginlediği gün Göklerin yıldızlarla donatıldığı gün Bize bu nasibi verdi kader divanı Biz yoktuk kusur paylarımız dağıldığı gün. 337. Oruç tutup namaz kılmağa kalktım geçende Dedim belki öyle ererim dileklerime Yazık ki bir kuru yelle bozuldu abdestim Bir damla şarapla da orucum gitti güme. 338. Bak, Saki, yüreğim arındı bütün kaygılardan Gitti o kükreyen aslanlar, bomboş şimdi orman Gece yıldız saçarken göklerin şarap kasesi Benim kadeh boş günümü gün edeceğim zaman. 339. Senden benden önce kadın erkek niceleri Şenlendirip süslediler dünya denen yeri Senin tenin de toprağa karışacak yarın Senden beslenecek nice insan bedenleri. 340. Gönlünü hoş tut, sonu gelmez kaygıların Gök kubbede çatışması bitmez yıldızların Senin toprağa karışacak bedenlerinse Tuğla olacak sarayına başkalarının. 341. Tanrı evrenin canı, evrense tek bir beden Melekler bu bedenin duyuları hep birden Yerde gökte canlı, cansız ne varsa birer uzuv: Budur Tanrı birliği, boştur başka her söylenen 342. Kader defterimi yeniden yazabilseydim Kendime gönlümce bir hayat seçerdim; Bütün dertleri siler atardım dünyamızdan Sevinçten göklere uçardı düşüncelerim. 343. Şu senin benim dediğimiz toprak neyimizdir Birkaç günlük cennetimiz cehennemizdir Bugün su içtiğin şu testi toprak olunca Mezarına atılır belki bir gün, kim bilir. 344. İki günde bir somun geçiyorsa eline Soğuk suyu da olursa bir kırık testide Niçin kendinden kötüsüne kul olur insan, Ne diye girer kendi gibisinin hizmetine? 345. Bu varlık denizi nerden gelmiş bilen yok; Öyle bir inci ki bu büyük sır delen yok; Herkes aklına eseni söylemiş durmuş, İşin kaynağına giden yolu bulan yok. 346. Oğul, dünyamızı aydınlatan şarabı sun; Sevinç gülümüze ay ışığı gibi vursun; Sular gibi akar gider gençliğin ateşi, Bir uykudur o senin uyanık mutluluğun. 347. Dilerim ölünce şarapla yıkanayım Şarap şiirleriyle talkınlanayım Mahşer günü arayan olursa beni Meyhanenin önündeki topraktayım. 348. Senden benden önce de vardı bu gün bu gece Felek dönüp durmadaydı hep bu gördüğünce Usulca bas toprağa, çünkü bastığın yer Bir güzelin gözbebeğiydi beş on yıl önce. 349. Yaşamanı akla uydurman gerekir, Ama bilmezsin akla uygun olan nedir; Bereket eli çabuktur Zaman Usta' nın, Başına vura vura sana da öğretir. 350. Gül mevsimi çimendeyiz su kıyısında Birkaç nur yüzlü güzel de var aramızda Şarap sun çünkü sabah erken içenlere Ne mescit gerekir ne kilise dünyada. |
Cevap : Ömer Hayyam'dan-Rubailer 19
351.
Tanrı gönlünce yaratır da her şeyi Neden ölüme mahkum eder hepsini? Yaptığı güzelse neden kırar atar Çirkinse suçu kim kime yüklemeli? 352. Ezel avcısı bir yem koydu oltasına Bir canlı avladı Adem dedi adına İyi kötü ne varsa yapan kendisiyken Tutar suçu yükler kendinden başkasına. 353. Bu dünyada nedir payıma düşen, hiç Nedir ömrümün kazancı felekten, hiç Bir sevinç mumuyum sönüversem hiçim Bir kadehim kırılsam ne kalır benden hiç. 354. O yakut dudakları kızıl kızıl yanan nerde? O güzelim kokusu cana can katan nerde? Müslümanlara şarap haram edilmiştir derler İçmene bak, haram işlemeyen müslüman nerde? 355. Bu dünyaya kendi isteğimle gelmedim ben; Şaşkınlıktan başka şeyim artmadı yaşarken. Kendi isteğimle de gidiyor değilim şimdi, Niye geldik kaldık, niye gidiyoruz bilmeden. 356. Sonsuz çemberinde bu dipsiz evrenin Gönül hoşluğuyla iç, geçmeden devrin Ecel şarabın sunulunca da ah etme: Sıran gelince içmezlik edemezsin. 357. İç, şarap iç, Mahmut olmak budur; Çalgı dinle, Davut olmak budur; Geçmişi, geleceği düşünme Gününü gün et, yaşamak budur. 358. Bu ömür kervanı bir tuhaf gelir gider Kazancın, yaşamasını bildiğin günler; Saki, bırak şu yarını düşünenleri Geçti gidiyor gece, geçmeden şarap ver. 359. Kimileri laf dünyasında şişinip durmuş; Kimi güzel ardında koşturmuş; Perdeler inince anlar her biri, ey Gerçek, Senden ne uzak, ne uzak yollara vurmuş. 360. Gönlünce de dönse, bu dünyanın sonu ne? Okunup bitse de ömür destanının, sonu ne? Yüz yıl dilediğince yaşadın diyelim, Bir yüz yıl daha yaşasaydın, sonu ne? 361. Bulut geçti, göz yaşları kaldı çimende Gül rengi şarap içilmez mi böyle günde? Bugün bu çimen bizim, yarın kim bilir kim Gezecek bizim toprağın yeşilliğinde. 362. Kendi çarkını döndürmeye bak döndükçe dünya; Keyfinin tahtına çık kadehle dudak dudağa; Tanrının umrunda mı senin günahın sevabın: Sen kendi muradını kendi güzelinde ara. |
Cevap : Ömer Hayyam'dan-Rubailer 20
Madem ki sevincin adı kaldı yalnız
Ham şarabı en olgun dost saymalıyız Keyfin el çekmeğe kalkmasın kadehten Kadehtir şimdi artık tek tutanağımız. 364. Kalk, kalk, yeter uyuduğun, saki! Boş kadehim dolsun, dolsun, saki; Er geç testi olmadan kafa tasım, Sen testiden bana şarap sun, saki! 365. Bu kubbe altındaki bin bir belayı gör; Dostlar gideli boşalan dünyayı gör; Tek soluk yitirme kendini bilmeden; Bırak yarını, dünü, yaşadığın anı gör. 366. Hayat evini sağlam kurmak istersen, Günlerini gamsız geçirmek istersen, Işıl ışıl şaraptan sakın el çekme, Her gününün tadına varmak istersen. 367. Gül der ki yüzüm yüzlerden güzelken Ezer suyumu çıkarırlar bilmem neden. Bülbül de şöyle der ona sanki içinden: Bir yıl dert çekmeden var mı bir gün sevinen? 368. Menekşe mor boyalar sürerken gömleğine, Seher yeli el atarken gülün eteğine, Aklı olan gümüş bedenli sevgilisiyle İçer şarabı, döker kadehi yüreğine. 369. Boştur dünya saki ve şarap olmayınca, Irak neylerinin sesi duyulmayınca; Nesi var nesi yok bu dünyanın bana sor: Boştur geçen ömrün kadehin dolmayınca. 370. Kaygılar tasalar sarmasın içini; Olumsuz düşlere kaptırma kendini; Ayrılma yarin ve çimenin koynundan Kara toprak koynuna almadan seni. 371. Olanların olacağı belliydi çoktan; İyiyi kötüyü yazmış kaderi yazan; Ta baştan gereği düşünülmüş her şeyin: Neden boşuna uğraşır, dertlenir insan? 372. Madem ben kervansarayda kalıcı değilim, Şarapsız güzelsiz yaşamak hatadır derim Dünya muhdes mi kadim mi diye tartışmak boş: Ben gittikten sonra ha muhdes olmuş ha kadim! 373. Meyhane rintlerinin sergerdesi benim; Yersiz sözlerle günaha giren benim; Gecesini kızıl şaraba kurban eden Ciğerinin kanıyla dua eden benim. 374. Dünyada olan biteni ben de görmedeyim; Haksızlıkları hep baş köşelerde görmedeyim; Fesuphanallah! Nereye bakarsam bakayım Kendi mutsuzluğumu her yerde görmedeyim. 375. Bize şarap ve sevgili, size cami kilise; Sizler cennetliksiniz, cehennemliğiz bizlerse; Kader böyleymiş neylersin, kimsenin suçu yok: Kim ne karışır ezel nakkaşının işine? 376. Gülün yüzünde çiy incisi nevruzun ne hos! Yeşillikte gönül aydınlatan yüzün ne hoş! Dün geçti gitti, hoş değil ondan söz etmemiz: Hoş tut gönlün, anma dünü, bak bugün ne hoş. 377. Benim varlığım senin yaptığın bir nakış; Türlü garip renklerini hep senden almış; Kendimi düzeltmeğe nasıl varsın elim: Senden güzelini yapmak bana mı kalmış! 378. Yetmiş iki ayrı millet, bir o kadar da din! Tek kaygısı seni sevmek benim milletimin; Kafirlik müslümanlık neymiş, sevap günah ne? Maksat sensin, araya dolambaçlar girmesin. 379. Feleğin çarkı döner, ne tuz bilir ne ekmek Balık gibi çıplak kor gider bizi felek Kadınların çıplakları giydiren çıkrığı Feleğin çarkından daha yararlı demek. 380. Kalk oyna, ayakların ellerimize uysun Biz içerken o mavi gözler süzülsün Yirmi yaşında şarap içmenin tadı yok Altmışından sonra içeceksin ki değsin |
Cevap : Ömer Hayyam'dan-Rubailer 21
Feleğin çarkı döner, ne tuz bilir ne ekmek
Balık gibi çıplak kor gider bizi felek Kadınların çıplakları giydiren çıkrığı Feleğin çarkından daha yararlı demek. 380. Kalk oyna, ayakların ellerimize uysun Biz içerken o mavi gözler süzülsün Yirmi yaşında şarap içmenin tadı yok Altmışından sonra içeceksin ki değsin 381. Bu fakir köşede şarap ve çalgı yeter bize Rahmet umudu, azap korkusu bizim nemize? Canı, başı sarığı rehine verip vermişiz Hava, toprak, su ve ateş uğramaz semtimize. 382. Zahide hurilerle dolu cennet hoş gelir Onun bana üzümün suyu daha hoş gelir Onun cenneti veresiye benimki peşin Ne var ki uzaktan davulun sesi hoş gelir. 383. Şarap beden gücüdür, can gücüdür bana; Çözülmedik ne sırları çözdürür bana; İstemem dünyayı ahreti şarap varken: Bir damlası iki dünyadan yeğdir bana. 384. Bülbül ötmeğe başlayınca bahçemizde; Bir lale gibi açsın şarap elimizde; Elde kadehle öldü diyecekler bir gün, Ko desin cahil herifler, ne umrumuzda. 385. O bilginler ki evrenin özetidirler; Düşüncelerinin atı göklerde gezer; İş kavramaya gelince Senin özünü Şaşkınlıktan Felek gibi başları döner. 386. Baharlar yazlar geçer sonbahar gelir; Ömrümün yaprakları dökülür bir bir; Şarap iç, gam yeme, bak ne demiş bilge: Dünya dertleri zehir, şarap panzehir. 387. Güzelim can çıkıp gidince bedenimizde Birkaç kerpiç olacak mezarımızı örten; Gün gelecek, mezar yapmak için başkasına Kerpiç dökecekler kalacak toprakla bizden. 388. Aşıklar meclisinde yer bulmuşuz birlikte; Dünyanın dertlerinde kurtulmuşuz birlikte; İçip birer kadeh bu sevincin şarabından Özgürlüğe ermiş, sarhoş olmuşuz birlikte. 389. Akılla bir konuşmam oldu dün gece; Sana soracaklarım var, dedim; Sen ki her bilginin temelisin, Bana yol göstermelisin. Yaşamaktan bezdim, ne yapsam? Birkaç yıl daha katlan, dedi |
Cevap : Ömer Hayyam'dan-Rubailer
Aslında ben bu şiirler sevmedim bunlar Allah'a isyan ediyor.
Beni özene bezene yaratan kim? Sen! Ne yapacağımı da yazmışın önceden. Demek günah işleten de sensin bana: Öyleyse nedir o cennet cehennem? Bu nasıl bi dörtlük.İradei cüziye denen bişey vermiş Allah(c.c)Bilmeyerek günah işlemek yoktur.Herkes yolunu kendi çizer. Cennet ucuz değil,cehenmen dahi luzumsuz degil.. |
Cevap : Ömer Hayyam'dan-Rubailer
ömer hayyam sarhoş bi ataistti zaten. şiirlerinde kendiside hep bi çelişki içinde mesela benim imzamdaki dörtlükte onun gerçeği görmüşte idrak edememiş biri kanımca.
|
Cevap : Ömer Hayyam'dan-Rubailer
Alıntı:
|
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.