Prof. Dr. Sinsi
|
Yûsuf Sûresi/Yusuf Suresi
YÛSUF SÛRESİ/Yusuf Suresi
Mekke döneminde inmiştir 111 âyettir Bu sûrede Yûsuf Peygamberin hayatta karşılaştığı sıkıntılar ve bunlara sabrederek nasıl başarıya ulaştığı anlatılmakta ve inananlar için faydalı öğütler, önemli mesajlar verilmektedir Kur'an'da baştan sona kadar bir tek konuyu anlatan tek sûre budur
Bismillahirrahmanirrahim
1 Elif Lâm Râ Bunlar, apaçık Kitabın âyetleridir
2 Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik
3 Sana bu Kur'an'ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz Halbuki daha önce sen bunlardan habersiz idin
4 Hani Yûsuf babasına, "Babacığım! Gerçekten ben (rüyada) on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm Gördüm ki onlar bana boyun eğiyorlardı" demişti
5 Babası, şöyle dedi: "Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma Yoksa, sana tuzak kurarlar Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır "
6 "İşte Rabbin seni böylece seçecek, sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak'a nimetlerini tamamladığı gibi sana ve Yakub soyuna da tamamlayacaktır Şüphesiz Rabbin hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir "
7 Andolsun, Yûsuf ve kardeşlerinde (hakikati arayıp) soranlar için ibretler vardır
8 Kardeşleri dediler ki: "Biz güçlü bir topluluk olduğumuz halde Yûsuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir Doğrusu babamız açık bir yanılgı içindedir "
9 "Yûsuf'u öldürün veya onu bir yere atın ki babanız sadece size yönelsin Ondan sonra (tövbe edip) salih kimseler olursunuz "
10 Onlardan bir sözcü, "Yûsuf'u öldürmeyin, onu bir kuyunun dibine bırakın ki geçen kervanlardan biri onu bulup alsın Eğer yapacaksanız böyle yapın" dedi
11 Babalarına şöyle dediler: "Ey babamız! Yûsuf hakkında bize neden güvenmiyorsun? Halbuki biz onun iyiliğini isteyen kişileriz "
12 "Yarın onu bizimle beraber gönder de gezip oynasın Şüphesiz biz onu koruruz "
13 Babaları "Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer diye korkuyorum "
14 Onlar da, "Andolsun biz kuvvetli bir topluluk iken onu kurt yerse (o takdirde) biz gerçekten hüsrana uğramış oluruz" dediler
15 Yûsuf'u götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz de O'na, "Andolsun, (senin Yûsuf olduğunun) farkında değillerken onların bu işlerini sen kendilerine haber vereceksin" diye vahyettik
16 (Yûsuf'u kuyuya bırakıp) akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler
17 "Ey babamız! Biz yarışa girmiştik Yûsuf'u da eşyamızın yanında bırakmıştık (Bir de ne görelim) O'nu kurt yemiş Her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmazsın" dediler
18 Bir de üzerine, sahte bir kan bulaştırılmış gömleğini getirdiler Yakub dedi ki: "Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böyle bir işe sürükledi Artık bana düşen, güzel bir sabırdır Anlattıklarınıza karşı yardımı istenilecek de ancak Allah'tır "
19 Bir kervan gelmiş sucularını suya göndermişlerdi Sucu kovasını kuyuya salınca "Müjde! Müjde, İşte bir oğlan!" dedi O'nu alıp bir ticaret malı olarak sakladılar Oysa Allah, onların yaptıklarını biliyordu
20 O'nu ucuz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar Zaten ona değer vermiyorlardı
21 O'nu satın alan Mısırlı kişi hanımına dedi ki: "Ona iyi bak Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz " İşte böylece biz Yûsuf'u o yere (Mısır'a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık Allah işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler
22 Olgunluk çağına erişince O'na hikmet ve ilim verdik İşte biz, iyi davrananları böyle mükâfatlandırırız
23 Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek "Haydi gelsene!" dedi O ise, "Allah'a sığınırım, çünkü o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler" dedi
24 Andolsun kadın ona (göz koyup) istek duymuştu Eğer Rabbinin delilini görmemiş olsaydı Yûsuf da ona istek duyacaktı Biz ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık Çünkü o, ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandı
25 İkisi de kapıya koştular Kadın Yûsuf'un gömleğini arkadan yırttı Kapının yanında hanımın efendisine rastladılar Kadın dedi ki: "Senin ailene kötülük yapmak isteyenin cezası, ancak zindana atılmak veya can yakıcı bir azaptır "
26 Yûsuf, "O benden arzusunu elde etmek istedi" dedi Kadının ailesinden bir şahit de şöyle şahitlik etti: "Eğer onun gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir, O (Yûsuf) yalancılardandır "
27 "Eğer gömleği arkadan yırtılmışsa kadın yalan söylemiştir O (Yûsuf) ise, doğru söyleyenlerdendir "
28 Kadının kocası Yûsuf'un gömleğinin arkadan yırtıldığını görünce dedi ki: "Şüphesiz bu, siz kadınların tuzağıdır Şüphesiz sizin tuzağınız çok büyüktür "
29 "Ey Yûsuf! Sen bundan sakın kimseye bahsetme (Ey Kadın,) sen de günahının bağışlanmasını dile Çünkü sen günah işleyenlerdensin "
30 Şehirde bir takım kadınlar, "Aziz'in karısı, (hizmetçisi olan) delikanlısından murad almak istemiş Ona olan aşkı yüreğine işlemiş Şüphesiz biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler
31 Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı (ziyafet düzenleyip) onlar için oturup yaslanacakları yer hazırladı Her birine birer de bıçak verdi ve Yûsuf'a, "Çık karşılarına" dedi Kadınlar Yûsuf'u görünce onu pek büyüttüler ve şaşkınlıkla ellerini kestiler "Haşa! Allah için, bu bir insan değil, ancak şerefli bir melektir" dediler
32 Bunun üzerine kadın onlara dedi ki: "İşte bu, beni hakkında kınadığınız kimsedir Andolsun, ben ondan murad almak istedim Fakat o iffetinden dolayı bundan kaçındı Andolsun, eğer emrettiğimi yapmazsa mutlaka zindana atılacak ve zillete uğrayanlardan olacak "
33 Yûsuf, "Ey Rabbim! Zindan bana, bunların beni dâvet ettiği şeyden daha sevimlidir Onların tuzaklarını benden uzaklaştırmazsan onlara meyleder ve cahillerden olurum" dedi
34 Rabbi onun duasını kabul etti ve kadınların tuzaklarını ondan uzaklaştırdı Şüphesiz ki o, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir
35 Sonra onlar, Yûsuf'un suçsuzluğunu ortaya koyan delilleri gördükten sonra yine de mutlaka onu bir süre zindana atmayı uygun buldular
36 Onunla beraber zindana iki delikanlı daha girdi Biri, "Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm" dedi Diğeri, "Ben de rüyamda başımın üzerinde, kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm Bize bunun yorumunu haber ver Şüphesiz biz seni iyilik yapanlardan görüyoruz" dedi
37 Yûsuf dedi ki: "Sizin yiyeceğiniz yemek size gelmeden önce onun ne olduğunu bildiririm Bu, bana Rabbimin öğrettiklerindendir Ben, Allah'a inanmayan ve ahireti inkar eden bir milletin dinini bıraktım "
38 "Atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un dinine uydum Bizim Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmamız (söz konusu) olamaz Bu, bize ve insanlara Allah'ın bir lütfudur, fakat insanların çoğu şükretmezler "
39 "Ey zindan arkadaşlarım! Ayrı ayrı ilahlar mı daha iyidir, yoksa mutlak hakimiyet sahibi olan tek Allah mı?"
40 "Siz Allah'ı bırakıp; sadece sizin ve atalarınızın taktığı bir takım isimlere (düzmece ilahlara) tapıyorsunuz Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir Hüküm ancak Allah'a aittir O, kendisinden başka hiçbir şeye tapmamanızı emretmiştir İşte en doğru din budur Fakat insanların çoğu bilmezler "
41 "Ey zindan arkadaşlarım! (Rüyanızın yorumuna gelince,) biriniz efendisine şarap sunacak, diğeri ise asılacak ve kuşlar başından yiyecektir Yorumunu sorduğunuz iş böylece kesinleşmiştir "
42 Yûsuf, onlardan kurtulacağını düşündüğü kişiye, "Efendinin yanında beni an", dedi Fakat şeytan O'nu efendisine hatırlatmayı unutturdu da bu yüzden o, birkaç yıl daha zindanda kaldı
43 Kral, "Ben rüyamda yedi semiz ineği, yedi zayıf ineğin yediğini; ayrıca yedi yeşil başak ve yedi de kuru başak görüyorum Ey ileri gelenler! Eğer rüya yorumluyorsanız, rüyamı bana yorumlayın" dedi
44 Dediler ki: "Bunlar karma karışık düşlerdir Biz böyle düşlerin yorumunu bilmiyoruz "
45 Zindandaki iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zamandan sonra (Yûsuf'u) hatırladı ve, "Ben size onun yorumunu haber veririm, hemen beni (zindana) gönderin" dedi
46 (Zindana varınca), "Yûsuf! Ey doğru sözlü! Rüyada yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yemesi, bir de yedi yeşil başakla diğer yedi kuru başak hakkında bize yorum yap Ümid ederim ki (vereceğin bilgi ile) insanlara dönerim de onlar da (senin değerini) bilirler" dedi
47 Yûsuf dedi ki: "Yedi yıl âdetiniz üzere ekin ekeceksiniz Yiyeceğiniz az bir miktar hariç, biçtiklerinizi başağında bırakın "
48 "Sonra bunun ardından yedi kurak yıl gelecek, saklayacağınız az bir miktar hariç bu yıllar için biriktirdiklerinizi yiyip bitirecek "
49 "Sonra bunun ardından insanların yağmura kavuşacağı bir yıl gelecek O zaman (bol rızka kavuşup) şıra ve yağ sıkacaklar "
50 Kral, "Onu bana getirin" dedi Elçi Yûsuf'a gelince (Yûsuf) dedi ki: "Efendine dön de ellerini kesen o kadınların derdi ne idi, diye sor Şüphesiz Rabbim onların hilesini hakkıyla bilendir "
51 Kral kadınlara, "Yûsuf'tan murad almak istediğiniz zaman derdiniz ne idi?" dedi Kadınlar, "Haşa! Allah için, biz onun bir kötülüğünü bilmiyoruz" dediler Aziz'in karısı ise, "Şimdi gerçek ortaya çıktı Ondan ben murad almak istedim Şüphesiz Yûsuf doğru söyleyenlerdendir" dedi
52 (Yûsuf), "Benim böyle yapmam, Aziz'in; yokluğunda, benim kendisine hainlik etmediğimi ve Allah'ın, hainlerin tuzaklarını başarıya ulaştırmayacağını bilmesi içindi" dedi
53 "Ben nefsimi temize çıkarmam, çünkü Rabbimin merhamet ettiği hariç, nefis aşırı derecede kötülüğü emreder Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir" dedi
54 Kral, "Onu bana getirin, onu özel olarak yanıma alayım", dedi Onunla konuşunca dedi ki: "Şüphesiz bugün sen yanımızda yüksek makam sahibi ve güvenilir bir kişisin "
55 Yûsuf, "Beni ülkenin hazinelerine bakmakla görevlendir Çünkü ben iyi koruyucu ve bilgili bir kişiyim" dedi
56 Böylece Yûsuf'a, dilediği yerde oturmak üzere ülkede imkan ve iktidar verdik Biz rahmetimizi istediğimize veririz ve iyi davrananların mükâfatını zayi etmeyiz
57 Elbette ki, ahiret mükâfatı, inananlar ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir
58 (Derken) Yûsuf'un kardeşleri çıkageldiler ve yanına girdiler Yûsuf onları tanıdı, onlar ise Yûsuf'u tanımıyorlardı
59 Yûsuf onların yüklerini hazırlatınca dedi ki: "Sizin baba bir kardeşinizi de bana getirin Görmüyor musunuz, ölçeği tam dolduruyorum ve ben misafir ağırlayanların en iyisiyim "
60 "Eğer onu bana getirmezseniz, artık benim yanımda size verilecek tek ölçek (zahire) bile yoktur ve bir daha da bana yaklaşmayın "
61 Dediler ki: "Onu babasından isteyeceğiz ve muhakkak bunu yaparız "
62 Yûsuf adamlarına dedi ki: "Onların ödedikleri zahire bedellerini yüklerinin içine koyun Umulur ki ailelerine varınca onu anlarlar da belki yine dönüp gelirler "
63 Onlar, babalarına döndüklerinde, "Ey babamız! Bize artık zahire verilmeyecek Kardeşimizi (Bünyamin'i) bizimle gönder ki zahire alalım Onu biz elbette koruruz" dediler
64 Yakub onlara, "Onun hakkında size ancak, daha önce kardeşi hakkında güvendiğim kadar güvenebilirim! Allah en iyi koruyandır ve O, merhametlilerin en merhametlisidir" dedi
65 Yüklerini açıp zahire bedellerinin kendilerine geri verildiğini gördüler "Ey babamız! Daha ne isteriz? İşte ödediğimiz bedeller de bize geri verilmiş Onunla yine ailemize yiyecek getirir, kardeşimizi korur ve bir deve yükü zahire de fazladan alırız Çünkü bu getirdiğimiz az bir zahiredir" dediler
66 Babaları, "Kuşatılıp çaresiz durumda kalmanız hariç, onu bana geri getireceğinize dair Allah adına sağlam bir söz vermedikçe, onu sizinle göndermeyeceğim" dedi Ona güvencelerini verdiklerinde, "Allah söylediklerimize vekildir" dedi
67 Sonra da, "Ey oğullarım! Bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin Ama Allah'tan gelecek hiçbir şeyi sizden uzaklaştıramam Hüküm ancak Allah'ındır Ben ona tevekkül ettim 5 Tevekkül edenler de yalnız ona tevekkül etsinler" dedi
68 Babalarının emrettiği şekilde (ayrı kapılardan) girdiklerinde (bile) bu, Allah'tan gelecek hiçbir şeyi onlardan uzaklaştıracak değildi Sadece Yakub içindeki bir dileği ortaya koymuş oldu Şüphesiz o, biz kendisine öğrettiğimiz için bilgi sahibidir Fakat insanların çoğu bilmezler
69 Yûsuf'un huzuruna girdiklerinde; o, kardeşi Bünyamin'i yanına bağrına bastı ve (gizlice) "Haberin olsun ben senin kardeşinim, artık onların yaptıklarına üzülme" dedi
70 Yûsuf onların yüklerini hazırlatırken su kabını kardeşinin yüküne koydurdu Sonra da bir çağırıcı şöyle seslendi: "Ey kervancılar! Siz hırsızsınız "
71 Yûsuf'un kardeşleri onlara dönerek, "Ne yitirdiniz?" dediler
72 Onlar, "Hükümdar'ın su kabını yitirdik Onu getirene bir deve yükü ödül var Ben buna kefilim" dediler
73 Dediler ki: "Allah'a andolsun, siz de biliyorsunuz ki biz bu ülkede fesat çıkarmaya gelmedik, hırsız da değiliz "
74 Onlar, "Eğer yalancı iseniz, hırsızlığın cezası nedir?" dediler
75 Onlar da: "Cezası, su kabı kimin yükünde bulunursa o kimsenin kendisi(nin alıkonması) onun cezasıdır Biz zalimleri böyle cezalandırırız" dediler
76 Bunun üzerine Yûsuf, kardeşinin yükünden önce onların yüklerini aramaya başladı Sonra su kabını kardeşinin yükünden çıkardı İşte biz Yûsuf'a böyle bir plan öğrettik Yoksa kralın kanunlarına göre kardeşini alıkoyamazdı Ancak Allah'ın dilemesi başka Biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükseltiriz Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır
77 Dediler ki: "Eğer o çalmışsa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı " Yûsuf bunu içinde sakladı ve onlara belli etmedi İçinden, "Siz kötü bir durumdasınız; anlattığınızı Allah çok daha iyi biliyor" dedi
78 Onlar, Yûsuf'a: "Ey güçlü vezir! Bunun çok yaşlı bir babası var Onun yerine bizden birini alıkoy Şüphesiz biz senin iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz" dediler
79 Yûsuf, "Malımızı yanında bulduğumuz kimseden başkasını tutmaktan Allah'a sığınırız Şüphesiz biz o takdirde zulmetmiş oluruz" dedi
80 Ondan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler Büyükleri dedi ki: "Babanızın Allah adına sizden söz aldığını, daha önce de Yûsuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verinceye veya Allah, hakkımda hükmedinceye kadar buradan asla ayrılmayacağım O, hükmedenlerin en hayırlısıdır "
81 "Siz babanıza dönün ve deyin ki: "Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık etti, biz ancak bildiğimize şahitlik ettik (Sana söz verdiğimiz zaman) gaybı (oğlunun hırsızlık edeceğini) bilemezdik "
82 "Bulunduğumuz kent halkına ve aralarında olduğumuz kervana da sor Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz "
83 Yakup, "Nefisleriniz sizi bir iş yapmağa sürükledi Artık bana düşen, güzel bir sabırdır Umulur ki Allah onların hepsini bana getirir Çünkü O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir" dedi
84 Onlardan yüz çevirdi ve, "Vah! Yûsuf'a vah!" dedi ve üzüntüden iki gözüne ak düştü O artık acısını içinde saklıyordu
85 Oğulları, "Allah'a yemin ederiz ki, sen hâlâ Yusuf'u anıp duruyorsun Sonunda üzüntüden eriyip gideceksin veya helâk olacaksın" dediler
86 Yakub, "Ben tasa ve üzüntümü ancak Allah'a arz ederim Ben Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim" dedi
87 "Ey oğullarım! Gidin Yûsuf'u ve kardeşini araştırın Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez "
88 Bunun üzerine (Mısır'a dönüp) Yûsuf'un yanına girdiklerinde, "Ey güçlü vezir! Bize ve ailemize darlık ve sıkıntı dokundu Değersiz bir sermaye ile geldik Zahiremizi tam ölç, ayrıca bize sadaka ver Şüphesiz Allah sadaka verenleri mükafatlandırır" dediler
89 Yûsuf dedi ki: "Siz (henüz) cahil kimseler iken Yûsuf ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz?"
90 Kardeşleri, "Yoksa sen, sen Yûsuf musun?" dediler O da, "Ben Yûsuf'um, bu da kardeşim Allah bize iyilikte bulundu Çünkü, kim kötülükten sakınır ve sabrederse şüphesiz Allah iyilik yapanların mükafatını zayi etmez" dedi
91 Dediler ki: "Allah'a andolsun, gerçekten Allah seni bize üstün kıldı Gerçekten biz suç işlemiştik "
92 Yûsuf dedi ki: "Bugün size kınama yok Allah sizi bağışlasın O, merhametlilerin en merhametlisidir
93 Bu gömleğimi götürün de babamın yüzüne koyun ki, gözleri açılsın ve bütün ailenizi bana getirin" dedi
94 Kervan (Mısır'dan) ayrılınca babaları, "Bana bunak demezseniz, şüphesiz ben Yûsuf'un kokusunu alıyorum" dedi
95 Onlar da, "Allah'a yemin ederiz ki sen hâlâ eski şaşkınlığındasın" dediler
96 Müjdeci gelip gömleği Yakub'un yüzüne koyunca gözleri açılıverdi Yakup, "Ben size, Allah tarafından, sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim demedim mi?" dedi
97 Oğulları, "Ey babamız! Allah'tan suçlarımızın bağışlanmasını dile Biz gerçekten suçlu idik" dediler
98 Yakub, "Rabbimden sizin bağışlanmanızı dileyeceğim Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir" dedi
99 (Mısır'a gidip) Yûsuf'un huzuruna girdiklerinde; Yûsuf ana babasını bağrına bastı ve "Allah'ın iradesi ile güven içinde Mısır'a girin" dedi
100 Ana babasını tahtın üzerine çıkardı Hepsi ona (Yûsuf'a) saygı ile eğildiler Yûsuf dedi ki: "Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur Rabbim onu gerçekleştirdi Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir "
101 "Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette sen benim velimsin Benim canımı müslüman olarak al ve beni iyilere kat "
102 İşte bu (kıssa), gayb haberlerindendir Onu sana biz vahiy yolu ile bildiriyoruz Yoksa onlar tuzak kurarak işlerine karar verdikleri zaman sen onların yanında değildin
103 Sen ne kadar şiddetle arzu etsen de insanların çoğu inanacak değillerdir
104 Halbuki sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun O (Kur'an) âlemler içinde ancak bir öğüttür
105 Göklerde ve yerde nice deliller vardır ki yanlarına uğrarlar da onlardan yüzlerini çevirerek geçerler
106 Onların çoğu Allah'a ancak ortak koşarak inanırlar
107 Yoksa Allah tarafından kendilerini kuşatacak bir azabın gelmeyeceğinden veya onlar farkında olmadan kıyametin ansızın gelip çatmayacağından emin mi oldular?
108 De ki: "İşte bu benim yolumdur Ben ve bana uyanlar bilerek Allah'a çağırırız Allah'ın şanı yücedir Ben Allah'a ortak koşanlardan değilim "
109 Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette ahiret yurdu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?
110 Nihayet peygamberler ümitlerini kesecek hale gelip yalanlandıklarını düşündükleri sırada, onlara yardımımız geldi de, böylece dilediğimiz kimseler kurtuluşa erdirildi Azabımız ise, suçlular topluluğundan geri çevrilemez
111 Andolsun ki, onların kıssalarında akıl sahipleri için ibret vardır Kur'an uydurulabilecek bir söz değildir Fakat kendinden öncekileri tasdik eden, her şeyi ayrı ayrı açıklayan ve inanan bir toplum için de bir yol gösterici ve bir rahmettir
|