Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Forum İslam > İslami Genel Konular

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
din

Din Nedir ?

Eski 09-01-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Din Nedir ?



Din Nedir ?

Bir kimsenin hangi millet ve din üzerinde olduğunu bilmesi için öncelikle din kelimesinin manasını ve neye delalet ettiğini çok iyi bilmesi gerekir İşte ancak o zaman hangi dine; Allah-u Teâlâ'nın dini, taati ve şeriatine mi yoksa Allah-u Teâlâ'dan başkasının dini, taati ve şeriatine mi bağlı olduğunu daha iyi anlar



Lisan’ul Arap sözlüğünde, "Din Kelimesinin Manası Bölümünde" şöyle geçmektedir:


Eddeyyan: Allah-u Teâlâ'nın isimlerindendir Manası; "Hakimdir", "Kadıdır" (İhtilafı çözendir) demektir


Bazı sahabelere Ali radiyallahu anh hakkında soruldu Sahabeler şöyle dediler:


"Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den sonra bu ümmetin (deyyanıdır) hakimi ve kadısıdır"


(Ümmetin sahabelerine "deyyan" ismi verilmesi; "deyyan" kelimesi; Allah-u Teâlâ'nın şeriatine göre hüküm veren manasına geldiği içindir)


Eddeyyan: "Kahhardır" manasındadır Hakim ve kadı manası da verilir Bu kelime "da ne" fiilinden türemiştir


"Danennas": İnsanları kendisine itaate zorladı, demektir


Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Ebu Talib’e şöyle dedi:


"Kureyş’ten öyle bir kelime istiyorum ki, araplar bu kelimeyle Kureyş’e -tediynu- itaat eder ve boyun eğerler"


Din: Ceza ve mükafat demektir


"Dintuhu bi fi’lihi diynen" yani; yaptığı sebebiyle ona ceza verdim, demektir


Yevmu’ddiyn: Ceza günüdür Ata sözlerinden birisinde şöyle geçer:


"Kema tediynu tudan" yani; Cezalandırdığın gibi ceza alırsın, demektir Allah-u Teâlâ;


"Maliki yevmiddin" buyuruyor Bu ise; "ceza ve hesap gününün maliki -sahibi- dir" manasına gelir


Din: İtaat manasına da gelir


"Dintu lehu" Bu söz; ona itaat ettim, manasına gelir


Din: "Adet ve durum" manasına gelir Araplar şöyle derler:


"Diyni ve deydeni" yani; o hala benim adetimtir, demektir


Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hadisinde şöyle geçmektedir:


"Akıllı kimse -da ne nefsehu- nefsini zelil eden ve ölümden sonrası için hazırlık yapandır


Ahmak ise heva ve hevesine tabi olan ve Allah-u Teâlâ'ya boş ümitler bağlayandır"


Ebu Ubeyde şöyle dedi:


"Hadiste geçen "Da ne nefsehu" dan kasıt; nefsini zelil etti, ona hükmetti veya ona hesap sordu, demektir


"Din Allah-u Teâlâ'nındır" Bu ise; "itaat ve ibadet O’nun hakkıdır", manasına gelir


Da nehu deynen; yani; onu zelil etti ve kendisine köle yaptı, demektir


Allah-u Teâlâ Kur’an’da şöyle buyuruyor:


"Kralın dinine göre kardeşini alıkoyamazdı" (Yusuf: 76)


Katade şöyle dedi:


"Kralın dininden kasıt; kralın hüküm ve kanunları demektir"


"Dintuhu ediynuhu diynen" Onu idare ettim, demektir


"Dintuhu" yani; ona sahip oldum, demektir


"Deyyentuhu’l Kavm" Onu kavme reis tayin ettim, demektir


"Dintu’rracul" Sevmediğini yapmaya zorladım, demektir


Din: İnsanın kendisine bağlandığıdır


Din: Sultan manasındadır


Din: Allah-u Teâlâ'dan korkmak manasındadır


Din: Zorlamak manasındadır


Din: Masiyet manasındadır


Din: İtaat manasındadır


Havariç hakkında Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dedi:


"Onlar dinden, okun avı delip geçtiği gibi çıkarlar"


Hattabi şöyle dedi:


"Bu hadisteki "dinden çıkarlar" sözündeki "din" kelimesi "itaat" manasına gelir Buna göre hadiste; kendisine itaat etmeleri farz olan imama itaatten ayrılırlar demek istenmiştir Allah-u Teâlâ daha iyi bilir


Hac hadisinde şöyle geçer:


"Kureyş ve onların dinine tabi olanlar" (Lisanu’l Arap c: 13 s: 166)



İbni Teymiye şöyle dedi:


"Din kelimesi mastardır Mastar ise özne ve nesneyi tamamlar Şöyle denir:


"Da ne fulanu fulane" yani; ona ibadet ve itaat etti manasındadır


"Da nehu" onu zelil etti, demektir


"El Abdu yedinu lillah" Kul, Allah-u Teâlâ'ya ibadet ve itaat eder manasındadır


Din kelimesi; kul için kullanıldığında; ibadet ve itaat eden manasına gelir Allah için kullanıldığında ise; ibadet ve itaat edilen manasına gelir" (Fetvalar c: 15 s: 158)



Bu anlatılanlardan anlaşılıyor ki; din kelimesinin en önemli manası; hüküm vermek, ihtilafı çözmek, kanun koymak, büyük bir sultaya boyun eğmek, itaat etmek ve bağlanmaktır


Buna göre her kim sadece Allah-u Teâlâ'ya itaat eder, O’nun hükmüne ve şeriatine boyun eğer ve nebisine bağlanırsa işte o, Allah-u Teâlâ'nın dini olan İslam’a girmiş ve böylece yalnızca Allah-u Teâlâ'ya ibadet etmiş olur


Her kim de Allah-u Teâlâ'ya itaatten yüz çevirir, O’nun hükmüne ve şeriatine boyun eğmeyi reddeder ve hayatın en ufak meselesinde bile olsa Allah-u Teâlâ'dan başkasının hüküm ve şeriatine bağlanırsa işte o, diliyle binlerce defa Allah-u Teâlâ'nın dini İslam’a bağlı olduğunu iddia etse de, itaat ettiği kimsenin dinine girmiş ve Allah-u Teâlâ'dan başkasına ibadet etmiş olur


Bu gerçeği ispat eden delillerden bazıları şunlardır:


Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:


"Fitne (şirk) kalmayıncaya ve dinin hepsi sadece Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın!" (Enfal: 39)


İbni Teymiye bu ayet hakkında şöyle dedi:


"Ayetteki din, itaat manasındadır Eğer dinin bir kısmı Allah-u Teâlâ için diğer kısmı Allah-u Teâlâ'dan başkası için olursa işte o zaman cihad ve savaş, din tamamıyla Allah-u Teâlâ'nın oluncaya kadar farz olur" (Fetvalar c: 28 s: 544)


Allah-u Teâlâ size hidayet etsin!


İbni Teymiye’nin, din kelimesini itaat olarak açıklayışına iyice bakın ve dikkatle düşünün!


Her kim, hayatın en ufak meselelerinde bile olsa, Allah-u Teâlâ'dan başkasına itaat ederse, Allah-u Teâlâ’nın dinine değil, başkasının dinine girmiş olur


İbni Teymiye’nin, böyle kimselerin itaati tam olarak Allah-u Teâlâ'ya oluncaya kadar onunla savaşılması gerektiğine dair sözüne de dikkat edin!


İbni Cerir, "dinin hepsi sadece Allah-u Teâlâ'nın oluncaya kadar" sözü hakkında şöyle dedi:


Bu söz; "itaat ve ibadet halis bir şekilde, tam olarak, sadece Allah-u Teâlâ'ya yapılıncaya kadar", manasındadır Ayetteki "fitne" yi ise "şirk" olarak tefsir etmiştir" (İbni Cerir Taberi)



Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:


"Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer sopa vurun! Allah’ın dinini uygulama konusunda o ikisine acımayın!" (Nur: 2)


"Muhakkak ki Allah’ın kitabında, gökleri ve yeri yarattığı günde Allah katında ayların sayısı on ikidir Bunlardan dördü haram aylardır İşte doğru din budur" (Tevbe: 36)


"Biz Yusuf için böyle bir plan kullandık Yoksa kralın dinine göre kardeşini alıkoyamazdı" (Yusuf: 76)


"İşte böylece ortak koştukları kimseler, müşriklerin çoğuna, gerek onları mahvetmek ve gerekse dinlerini karıştırmak için çocuklarını öldürmelerini süslü gösterdiler" (En’am: 137)


"Yoksa onların Allah’ın izin vermediği şeyi kendilerine dinden bir şeriat koyan ortakları mı vardır?" (Şura: 21)


"Sizin dininiz size, benim dinim banadır" (Kafirun: 6)


Bunlar gibi ayetler çoktur


Bu ayetlerin hepsinde din; insanın bağlı olduğu kanun, hadler, şeriat, yol, ideoloji ve pratik nizam manasında zikredilmiştir


Şayet bir kimsenin bağlı olduğu kanun, nizam Allah-u Teâlâ'nın kanun ve nizamı ise şüphesiz bu kişi Allah-u Teâlâ'nın dinindedir


Şayet bağlı olduğu kanun ve nizam kralın kanun ve nizamı ise bu kişi kralın dinindedir


Şayet bağlı olduğu nizam şeyhlerin, din adamlarının ve papazların kanun ve nizamları ise bu kişi bunların dinindedir


Şayet bağlı olduğu nizam ve kanun aile, kabile, aşiret veya milletin kanun ve nizamı ise bu kişi şüphesiz bunların dinindedir



Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:


"Firavun şöyle dedi: "Bırakın beni, Musa’yı öldüreyim O, Rabbine dua etsin dursun Şüphesiz ki ben, dininizi değiştirmesinden ve yeryüzünde fesad çıkarmasından korkuyorum" (Mümin: 26)


Musa aleyhisselam ve Firavun’un kıssalarının tafsilatına bakan kişi, bu ayette geçen din kelimesinin sadece millet veya din manasına gelmediğini, aynı zamanda bir devletin veya şehirin kanunu manasına da geldiğini görür Firavun’un korktuğu ve ilan ettiği şey; Musa aleyhisselam’ın davetinde başarılı olmasıdır Şayet Musa aleyhisselam davetinde başarılı olursa o zaman Firavun’un devleti, nizamı, kanunu ve hakimiyeti temelinden sökülecekti Bu sebeble Firavun devamlı olarak bu mesele üzerinde durmuş ve bu meseleyi ilan etmiştir


Bu açıklamalardan anlaşılıyor ki; bir zamanlar müslümanların diyarı olan yerlerde yürürlükte olan beşeri kanunlar birer dindir Velev ki bu kanunları koyanlar onu din olarak isimlendirmesinler


Her kim bu kanun ve sistemlere girer, bağlanır ve rıza gösterirse işte o kimse, hiç şüphe yoktur ki Allah-u Teâlâ'nın dininde değil, tagutun dinindedir Kendisinin müslüman olduğunu iddia etse ve kendisine müslüman ismini verse bile



İslami temele, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in getirdiği şeriate ve Allah-u Teâlâ'ya itaate bağlanmayan her nizam, anayasa, kanun veya düşünce batıl birer dindir ve taguttur Müslüman olan, ondan beri olmalı, onu reddetmeli ve ona bağlı olanları tekfir etmelidir


Allah-u Teâlâ'nın Kafirun suresinde buyurduğu gibi:


"De ki: Ey kafirler! Ben sizin taptığınıza tapmam Siz de benim taptığıma tapmazsınız Ben sizin taptıklarınıza asla tapacak değilim Sizler de benim taptığıma tapacak değilsiniz Sizin dininiz sizin, benim dinim benimdir" (Kafirun: 1-6)


Allah-u Teâlâ başka ayetlerde şöyle buyuruyor:


"Allah katındaki din, İslam’dır" (Ali İmran: 19)


"Kim İslam’dan başka bir dine yönelirse o (din), ondan kabul edilmeyecek ve o (kimse) ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır" (Ali İmran: 85)



Bütün bunlardan anlaşılıyor ki; her insanın bir dini ve taptığı bir mabudu vardır Hatta Allah-u Teâlâ'nın varlığını ve semavi dinleri kabul etmeyen mülhidin (ateistin) bile bir dini ve ilahı vardır Onun dini ve ilahı, kendisine tabi olduğu hayat sistemi ve onun için kanun koyucularıdır İşte bu kimse, bu kanunlara bağlanarak Allah-u Teâlâ'dan başkalarına tapmaktadır Bu kimse güya kendisini kurtarmak niyetiyle, dinlerin kompleksinden kaçıp hak dini terketmiş, fakat bir başka batıl dine girmiştir Fıtrata uygun olan kulluktan kaçınmış, batıl ve fıtrata zıd olan kulluğa girmiştir


Bütün dinleri reddettiğini iddia eden koministin de dini vardır Onun dini; kominizm, onun ilkeleri ve kainat, hayat, nefis hakkındaki komunist felsefesidir Onların taptığı ilahlardan bazıları; kominizm, sosyalizm ve benzeri fikirleri çıkartan Marks, Lenin, Stalin ve benzerleridir İşte bu kimselere, sevgi besleyerek, onların hayat görüşlerine itaat ederek ve boyun eğerek tapmaktadırlar


Aynı şekilde laik sistemlerdeki herhangi bir partiye veya Allah-u Teâlâ'nın dinine savaş açan herhangi bir fikre bağlı olan kişinin durumu da böyledir Bu kimse de, bu fikirleri koyan düşünürleri ilah edinmiştir Çünkü onların fikirlerine ve koydukları düzene boyun eğmiş, bağlanmış ve itaat etmiştir










Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.