Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Eğitim - Öğretim - Dersler - Genel Bilgiler > Eğitim & Öğretim > Tarih / Coğrafya

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
azınlıklar, çavuşesku, romanyada, romanyadaki, sonrası, türkler, yaşayan

Romanya'da Yaşayan Türkler,Çavuşesku Sonrası Romanya'daki Azınlıklar

Eski 09-10-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Romanya'da Yaşayan Türkler,Çavuşesku Sonrası Romanya'daki Azınlıklar



Romanya'da Yaşayan Türkler,Çavuşesku Sonrası Romanya'daki Azınlıklar
Romanya'da Yaşayan Türkler,Çavuşesku Sonrası Romanya'daki Azınlıklar

Romanya'da Yaşayan Türkler

Nüfus: 120000
Bulundukları başlıca şehirler: Köstence, Mecidiye, Tulça, Kılıraş, Oltena, İbrail, Galats, Bükreş
Bölgedeki Türk toplulukları: Rumeli Türkleri, Tatar Türkleri

Romanya coğrafyasında Türkler çok eskilere dayanmaktadır Eski Türk kavimleri olan Oğurlar (Uzlar), Peçenekler, Kıpçaklar ve sonra daha birçok Türk boyları Karadeniz Kuzeyinden gelip Romanya'ya yerleşmişlerdir

XIIl-XIV'üncü yüzyıllarında Altın Ordu ve sonraki yıllarda Osmanlı İmparatorluğu hakimiyetine giren bölgeye birçok Türk gelip yerleşmiştir Yediyüz yıla yakın süren Osmanlı hakimiyet dönemi 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sonucu yapılan Berlin anlaşması ile bitmiş, bağımsız hale gelen Romanya Osmanlı İmparatorluğu'ndan kopunca Romanya'da yaşayan Türkler de anavatandan kopmuşlardır

Bugün nüfusları 95 bin civarında olan Türkler, özellikle Tuna Nehri ile Karadeniz arasında kalan Dobruca bölgesinde çoğunlukla yaşamaktadırlar Anadolu'dan göç eden Türkler, Kırım Türkleri (Tatarlar), Nogay Türkleri ile Gagauz Türkleri olan bu topluluklar Romenler'le iyi ilişkiler içerisinde iç içe ve barış içerisinde yaşamaktadırlar Bugün Romanya'da Türk ve Tatar diye ikiye ayrılmış olan Türk toplumunu tek bir federasyon halinde birleştirme çabaları sonuç vermeye başlamış ve sağlam bir temele oturmak üzeredir

Çavuşesku Sonrası Romanya'daki Azınlıklar

23 milyonluk nüfusu ve 237000 km2lik yözölçümüyle Balkanların önemli bir ülkesi olan Romanya, 1989 Aralık ayındaki halk ayaklanmasından sonra, gerek siyasi gerekse ekonomik alanda girdiği darboğazlardan çıkmanın çabası içindedir Eski Sosyalistlerden umduğunu bulamayan ama demokrasiye olan inançlarını yitirmeyen Romenler, geçtiğimiz yılın sonunda iktidara liberalleri getirdiler Bunların, halkın beklentisine ne derece cevap vereceğini ise zaman gösterecektir Yarım asırlık bir komünizm döneminden sonra dış dünyaya açılmaya çalışan Romanya, bir yandan da Rus tehditi karşısında Nato'ya girmeye çalışmaktadır

Ülkenin kuzeyinde yer alan ve çekilmesi Ruslar tarafından durdurulan 14 Ordu, iki ülke arasında önemli bir problem olarak gündemdeki yerini korumaktadırRomanya'nın nüfusunun %10'unu azınlıklar teşkil etmektedir Bunların en büyüğünü 1620198 kişiyle Macarlar oluşturur Diğerleri ise sırasıyla Romanlar (Çingeneler 409723), Almanlar (119000), Ruslar, Ukraynalılar, Türkler ve Leh, Çek, Yunan gibi küçük azınlıklardır Romenler'in ileri derecede bir özerklik isteyen Macarlar dışında, azınlıklarla ilgili bir problemi yoktur Bu sorun da iki ülke arasında imzalanan (16091996) bir antlaşmayla şimdilik dondurulmuştur

Romanya, azınlıklara tanınan haklar bakımından son derece ileri durumdadır Bunda, 1989 Aralık ayındaki ayaklanmada Macarlar'ın oynadıkları rolün etkisi gözardı edilmemelidir Romen anayasasının 6 Maddesiyle milli azınlıklara dil, din, kültür ve etnik özelliklerini ifade etme ve koruma hakkı tanınmış; kanunlar çerçevsinde kendi dillerini ve dinlerini öğrenebilmeleri, ana dilleriyle eğitim yapabilmeleri serbest bırakılmıştır Buna karşılık Türk azınlığın, kendilerine tanınan hakları kullanma konusunda durumu hiç de iç açıcı değildir Bunlara geçmeden önce, Dobruca Türkleri'nin tarihine kısaca bir göz atmak yerinde olacaktır
Dobruca Türkleri'nin Tarihini Kısa Bir Bakış İsmini, Kuman asıllı Dobrotiç'ten aldığı tahmin edilen Dobruca; Tuna ile Kardeniz arasında bulunan, 14492 km2si Romanya, 7780km2si de Bulgaristan sınırları içinda kalan bir bölgenin adıdır 1992'deki nüfus sayımına göre Romanya 54182 "Türk ve Tatar" vardır Bunların 29533'ü Rumeli, 24649'u ise Tatar Türkü'dür Gayri resmi kaynaklara göre ise bu sayının 80 bin ile 120 bin arasında olduğu belirtilmektedir Gerçekten de, nüfus sayımına katılan görevliler Romenler'le evlenen alilelere gidemediklerini ifade etmektedirler Türkler arasında, annesi babası Romen olan binlerce aile vardır

Ayrıca Kılıraş (Calaraşi), Oltena (Oltenita), İbrail (Braila), Galats, Bükreş gibi illerde de Türk azınlığa rastlanmaktadır Bunlar ise ancak %3 gibi küçük bir oran teşkil eder Türkler'in %85'i Köstence'de, %12'si ise Tulça'da yaşamaktadır Romanya'daki Tük azınlığın çoğunluğunu Rumeli Türkü ve Tatarlar teşkil etmekle birlikte; Ortadoks Türkler'den olan Gagavuzlar'a da rastlanmaktadır

Bugünkü Dobruca Türklüğü'nün, çok eskilere uzanan tarihi bir geçmişi vardır Düz, verimle, sulak bir yer olması sebebiyle, tarih boyunca birçok Türk kavminin yerleşim merkezi olan Dobruca bölgesi, dört buçuk asra yakın bir süre devam eden Osmanlı idaresiyle de, adeta bir Türk yurdu hâline gelmiştir Bugün gerek Osmanlı gerekse Osmanlı öncesine ait arkeolojik tarihi birçok eserle, çeşitli yer adları (II Dünya Savaşı'na kadar yüzlercesi değiştirilmekle birlikte) hala varlığını korumaktadır

13 yüzyıla kadar, hep kuzeyden ve Orta Asya'dan gelen Türkler'in akınlarına sahne olan Karpat-Tuna Bölgesi'nde, ilk olarak MÖ 1000 yıllarında, proto-Türkler'den kabul edilen İskitler (Sciti) görülür Bunlar, Romenler'in ataları kabul edilen Traklar'la temas kurarak Mangalya (ki bu ada İskitler'den kalmıştır) civarında bazı Romen aşiretlerini idaresi altına alırlar

İskitleri, sırasıyla MÖ 375 yıllarında Batı Hun Türkleri (80 yıl); M VI yüzyılda Orta Asya'dan (Deşt-i Kıpçak) gelerek İstanbul'u bile kuşatacak kadar ilerleyen Avar Türkleri (VII yüzyıla kadar); MIII yüzyılda da Bulgar Türkleri (681-702) takip eder 9 ve 10 Asırlarda Karpat-Tuna bölgesinde oluştuğu kabul edilen romen ulusu, 9 yüzyılın sonlarına doğru ise Peçenek Türkleri'nin istilasına uğrar Bizans'ı da kendilerine dahil eden Peçenek Türkleri Avarlar'dan sonra İstanbul'u ikinci defa kuşatırlarsa da fethedemezler On üç boydan oluşan bu Türkler'in biri de, bugünkü Gagavuz Türkleri'nin aslını oluşturan Oğuz/Uz'lardır Brail ve Tulça'da Peçenek ve Oğuz/Uz Türkleri'nden kalan bazı yer adlarına rastlanmaktadır

Peçenekler, XI yüzyılın ortalarında (1057) Kuman Türkleri'ne mağlup olurlar Kumanlar, bu yörede iki asra yakın hüküm sürdükten sonra Katolikliği kabul ederler 1071 yılındaki Malazgirt Meydan Muharebesi'nda, Bizans Ordusu'nun önemli bir kısmını oluşturan Peçenek ve Oğuz/Uz Türkleri'nin; kendi dillerini konuşan soydaşlarını görünce, onların saflarına geçerek, savaşın kaderini değiştirdikleri, bilinen tarihi bir gerçektir

1241'de kısa bir süre devam eden Moğoll akınları, buradaki Türkler'in, daha güneye inmelerine sebep olur 13 asırda, bu bölgede güneyden gelen Türkler görülmeye başlar M1263-64'te, Konya Selçuklu Sultanı İzzettin Keykavus ve amcası Sarı Saltuk önderliğindeki Selçuklu Türkleri, Babadağ civarındaki Kavurna ülkesi adı verilen bir bölgeye yerleştiler Bunlar, Sarı Saltuk'un ölümünden sonra Bizans'ın zorlamasıyla Hristiyanlığa geçerler Dobruca adının da bu devletin başına geçen Kuman asıllı Dobrotiç'ten geldiği tahmin edilmektedir Türk tarihçileri, bu asırdan itibaren bu bölgeden Dobruca yurdu olarak bahsetmişlerdir

13 yüzyılın ortalarından 14 Yüzyılın sonlarına kadar ise, Altınordu Devleti'nin sınırlarının Tuna'ya kadar genişlemesi üzerine; Kıpçık Bozkırları'ndaki Tatar Türkleri'nden bir kısmı, Dobruca Bölgesi'ne gelip yerleştiler
14 yüzyılda, Aydınoğulları Beyliği'nin Dobruca bölgesine yaptığı birkaç saldırıdan sonra, Balkanlar'da asırlar sürecek yeni bir dönem başlar 1391'de, Osmanlılar'a vergi vermeyi kabul eden Eflak (Valahya), Yıldırım Bayezid'in 1397'deki Niğbolu Zaferi'nden sonra ise, kesin olarak Osmanlı hakimiyetine geçer Boğdan ise II Beyazıt'ın, 1484'te Kili(Kila) ve Akkirman'ı fethinden sonra Osmanlılar'a bağlanır Osmanlılar, Rumeli'ye ayak bastıklarında, buradaki Kuman, Peçenek, Oğuz Türkleri'yle karşılaşırlar Bunlar, Osmanlılar'ın Rumeli'deki ilerleyişlerinde ve bölgede uzun süre kalabilmelerinde önemli bir rol oynamıştır

Eflak ve Boğdan, Osmanlılar'a bağlandıkdan sonra önemli hak ve ayrıcalıklara sahip özerk bir prenslik olarak yönetilmiştir Bunlarda, Osmanlı Kanunları tatbik edilmemiş Beylerbeyi ve kadı da gönderilmemiştir Fakat bölgede hutud kalaleriyle, askeri teşkilat bulundurulmuştur

II Beyazıt, Dobruca'yı fethettikten sonra Karadeniz'in kuzeyinden çağırdığı Tatarlar'la, Anadolu'dan getirdiği çoğu konar-göçer (yörük) olan Türkler'i Dobruca'ya yerleştirir 1783'te Kırım'ın Ruslar'a bağlanmasından sonra da bir kısım Kırım Türkü Dobruca'ya göç eder

1877-78 Osmanlı-Rus savaşından sonra Romanya bağımsızlığını kazanır Bu tarihten sonra ise Dobruca Türkleri akın akın "Ak Topraklar" dedikleri Anadolu'ya göçe başlarlar Göçler 1910'a kadar yoğun bir şekilde devam eder Bundan sonra 1935-37 yıllarında yapılan göçlerle de Dobruca, Türkler tarafından adeta boşaltılır 23081944'te başlayan komünizm döneminde de, bilhassa varlıklı ve aydın kişilere karşı yapılan baskılar sonucu bir kısım Türk Anadolu'ya göç eder Bütün bu göçlere karşılık 1920'lerde 250 bin civarında olan Türk nüfus, azala azala bugünkü sayıya düşmüştür

Görüldüğü gibi Dobruca, birçok Türk boyunun uğrak yeri olmuş; bunların bir kısmı Hristiyanlığı kabul ederek Romenler'e karışıp gitmişler; bir kısmı da kende aralarında karışarak varlıklarını devam ettirmişlerdir Romen ulusunun oluşumunda, eski Türk kavimlerinin önemli rol oynadığı kaynaklarda belirtilmektedir Romenler arasında bugün bile varlığını koruyan birçok Türkçe isim bunun canlı bir göstergesidir Macarlar'ın yoğun olarak yaşadığı Sibiu Şehri'nde, "Çangıy" ve "Sakuy"lar denilen ve kendi aralarında eski bir Türçe konuşulan topluluğun da, Katolikliği kabul eden ve zamanla Macarlaşan Kuman Türkleri olduğu tahmin edilmektedir

Tatar Türkleri kendilerinin Tat, Keriç-Çongar ve Nogay olmak üzere üçe ayırmaktadır Bahçesaray civarından gelen Anadolu Türkçesi'ne yakın olanlara Tat; Dobruca'ya ilk yerleşen, şiveleri Kuzey Tükçesi'ne benzeyenlere Nogay; 1860'lardan sonra gelen ve Dobruca'daki Kırım Türkleri'nin çoğunluğunu teşkil edenlere ise Keriç-Çongar denilmektedir Evlâd-ı fâtihan dediğimiz Türkler ise, tipik bir Rumeli Türkçesi konuşmaktadırlar Bunların yanında, Türkçe'yi canlı bir şekilde yaşatan ve millet adı verilen Çingeneler de vardır Bunlar, Osmanlılar döneminde İslamiyeti kabul ederek Türkçe'yi öğrenen bir topluluktur Kendilerini Türk kabul eden bu topluluk, Türk milletvekilleri için oy kullanmaktadır

Türk ve Tatar Birliği

Romanya'nın birliğine ve bütünlüğüne sadık, problemsiz bir azınlık olarak varlıklarını sürdüren Türkler, kurduğu birliklere kendilerine tanınan anayasal haklardan yararlanmaya çalışmaktadır Komünizm öncesinde de birçok cemiyete sahip olan Türkler, sosyalist rejimin devrilmesinden sonra 29121989'da "Romanya Demokrat Türk Müslüman Birliği"ni kurarlar Bu birliktelik ne yazık ki kısa bir süre sonra; birliğin Romanya Türkleri'nin Demokratik Birliği (Uniunea Democrata Turca Din Romanıa) ve (Uniunea Democrate a Tatarilor Turk-Müsluman din Romania) Romanya Tatar-Türk Müslümanlarının Demokrat Birliği olarak ikiye ayrılmasıyla bozulur/bozdurtulur Bu iki topluluk, girişimler sonucu 30071994'te Türk-Tatar Birlikleri Federasyonu altında birleşmişlerdir

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.