Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Eğitim - Öğretim - Dersler - Genel Bilgiler > Psikoloji / Sosyoloji / Felsefe

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
çağdaş, felsefe

Çağdaş Felsefe

Eski 07-22-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Çağdaş Felsefe





On dokuzuncu yüzyılın sonla­rından başlayıp günümüze dek uzanan felsefe

Felsefe hiçbir zaman boşlukta gelişme­yip, kültürün bir parçası olarak, daima çağın siyasi ve toplumsal koşullarıyla ilişki içinde ortaya çıktığına göre, çağdaş felsefe­nin de, yirminci yüzyılın koşullarından etki­lenen, yirminci yüzyıla özgü bir bakış açısı vardır

Çağdaş felsefe içinde yer alan tüm filozoflar, aralarındaki farklılıklara karşın, işte bu bağlamda, bir parçası oldukları mo­dern toplumun ilgi ve problemlerine yanıt vermek durumunda olmuşlardır Şu halde, çağdaş felsefeyi karakterize eden birinci özellik, onun yirminci yüzyılda ortaya çıkan kimi temel durum ve oluşumlardan, örneğin modern toplumun bilim karşısında­ki ikircikli tavrından, dile yönelik ilgiden, dünya savaşlarının yarattığı umutsuzluktan, toplumsal koşulların yarattığı güven bunalı­mı ve yabancılaşmadan, vb, yoğun bir bi­çimde etkilenmiş olmasıdır


Çağdaş felsefeyi karakterize eden ikinci özellik, yirminci yüzyılda filozofların Batı felsefesine Kant’tan beri damgasını bulan kurmacılık veya konstrüktivizm ve göreci­likten kaçınma çabası içine girmiş olmaları­dır Buna göre, Batı felsefesinde Descar­tes’la başlayıp, Kant’la doruk noktasına ulaşan özne çıkışlı bir felsefe anlayışının ar­dından, yirminci yüzyıl felsefesi insandan ve insanın inançlarından bağımsız olarak varolan bir nesnel dünyanın varoluşunu kabul eden bir felsefedir

Nesnelliği yeni­den yakalamaya çalışan çağdaş felsefe, aynı zamanda nesnel olarak varolan bir evrenin bilgisinin mümkün Olduğunu savunan bir felsefe olarak ortaya çıkar


Kabaca ve genel olarak değerlendirildi­ğinde, çağdaş felsefede tarihsel bir sıra için­de ortaya çıkan dört ayrı gelenekten söz edi­lebilir:
Metafiziksel gelenek,
analitik gelenek;
fenomenolojik gelenek ,
eleştirel ya da yıkıcı gelenek

1- Metafiziksel gelenek, yirminci yüzyılda felsefe tarihinin son özgün metafiziksel sistemlerinden meydana gelen bir gelenektir Bu geleneğin, felsefe­nin görevinin gerçekliğin doğasıyla ilgili problemleri bir çözümü kavuşturmak oldu­ğunu savunan düşünürleri, metafiziklerinde, dinamik ve değişen bir gerçekliği ifade etme­ye çalışmışlardır
Bir ayağı on dokuzuncu yüzyılda olan söz konusu metafiziksel geleneğin en önemli üç temsilcisi Henri Bergson, John Dewey ve Alfred North Whitehead’tir Dinamik ve değişen bir gerçekliği belli bir süreç felsefesiyle ifade eden bu üç düşünürün temel kavramı evrimdir


2- Çağdaş felsefenin ikinci önemli ve büyük geleneği ise, Hobbes ve Hume’a mal edilebilecek olan kimi felsefi kabulleri be­nimseyen düşünürlerin oluşturduğu analitik gelenektir
Dünyanın çok büyük sayıda basit öğeden meydana geldiğini, kompleks nesne­lerin bu öğelere ayrıştırılabileceğini ve bu basit varlıklarla karşılaşıldığı zaman, onla­rın kolaylıkla tanınıp anlaşılabileceğini öne süren bu gelenek mensupları, felsefenin gö­revinin sentez değil de, dilsel ya da bilimsel veya mantıksal analiz olduğunu öne sürer

En önemli temsilcileri arasında George Ed­ward Moore, Bertrand Russell, Gattlob Frege, Ludwig Wittgenstein, ve Viyana Çevresi düşünürlerini verebileceğimiz bu gelenek realist bir tavır alıp sağduyuya yak­laşırken, bir yandan da bilimden tarafa saf tutup metafiziğe şiddetle karşı çıkar

3- Çağdaş felsefenin üçüncü geleneği ise, Alman filozofu Edmund Husserl tarafın­dan kurulmuş olan fenomenolojik gelenektir Bilginin olanağına büyük bir güçle inanırken, Kant’ın eseri olan konstrüktivizme şiddetle karşı çıkan fenomenolojik gelenek, kendin­de şeylerin bilince göründüklerini öne sür­müştür

Bu çerçeve içinde bilince dönen ve bilincin yönelimselliğini bilinç üzerinde yoğunlaşmanın nedeni ve haklı kılınışı olarak değerlendiren fenomenolojik gelenek, aynı zamanda realist bir tavırla, şeylerin karşılık­lı bağımlılığı ve ilişkisi üzerinde durmuştur
Analitik geleneğin Hume’a yakın olduğu yerde, daha çok Hegel’e yaklaşan fenome­nolojik geleneğin en önemli temsilcileri ara­sında Martin Heidegger’le Jean Paul Sartre bulunmaktadır


4- Çağdaş felsefenin dördüncü geleneği Fransız düşünürleri Michel Foucault ve Jacques Derrida tarafından temsil edilen eleştirel ya da yıkıcı gelenektir Örneğin, öz­cülüğe, ikiciliğe, Descartesçı felsefeye, akıl ya da lojisizme, Aydınlanma felsefesiyle po­zitivizme ve dolayısıyla bütün bir moderni­teye ilişkin olarak çok ciddi ve keskin bir eleştiri yönelten Derrida’nın son çözümle­mede özcülüğe, ikiciliğe ve akılmerkezcili­ğe yönelik olan eleştirisi gerçekte metafizi­ğe, Batı’nın bütün bir metafiziksel düşüncesine yönelik bir kritik olmak duru­mundadır

Başka bir deyişle, Batı düşünce­sinin yüzyıllardan beri termelinde yer kavram ve karşıtlıkları yeni baştan eleştirel bir bakışla değerlendiren bu gelenek, Barı felsefesinin temellerini sarmıştır

*

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.