Dünyanın En Büyük Başyapıtları |
|
|
#16 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dünyanın En Büyük BaşyapıtlarıOrhun Abİdelerİ Orhun Yazıtları, Göktürk İmparatorluğu'nun ünlü hükümdarı Bilge Kağan devrinden kalma altı adet yazılı dikilitaştır Moğolistan'ın kuzeyinde, Baykal gölününü güneyinde, Orhun ırmağı vadisindeki Koşo Saydam gölü yakınlarındadır Bu yazıtlardan Köl Tigin ve Bilge Kağan yazıtları, Koçho Tsaydam bölgesindeki Orhun Irmağı civarında; Bilge Tonyukuk yazıtları ise, Köl Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarından yaklaşık 360 km uzakta, Tola Irmağı'nın yukarı yatağındaki Bayn Tsokto (Bayn Çokto) bölgesindedir Bilge Tonyukuk yazıtlarının, (Orhun Irmağı civarında olmamasına rağmen), Orhun yazıtlarıyla birlikte düşünülmesi, anılması Köl Tigin ve Bilge Kağan yazıtları ile aynı döneme ait olması ve aynı konuları içermesindendir Yazıtlar Türk dili, tarihi, edebiyatı, sanatı, töresi hakkında önemli bilgiler vermektedirler Türk ve Türkçe adı, ilk kez Doğu Göktürkler dönemine ait bu yazıtlarda geçmektedir Yazıtların üçü çok önemlidir İki taştan oluşan Tonyukuk 716, Köl Tigin (Kültigin) 732, Bilge Kağan 735 yılında dikilmiştir Köl Tigin yazıtı, Bilge Kağan'ın ağzından yazılmıştır Kültigin, Bilge Kağan'ın kardeşi, buyrukçu ihtiyar Tonyukuk ise veziridir Anıtların olduğu yerde yalnızca dikilitaşlar değil, yüzlerce heykel, balbal, şehir harabeleri, taş yollar, su kanalları, koç ve kaplumbağa heykelleri, sunak taşları bulunmuştur Orhun Abideleri'ni ilk kez 1889 yılında Rus tarihçi Yardintsev bulmuştur 1890'da bir Fin heyeti, 1891'de de bir Rus heyeti burada incelemelerde bulunmuştur Bu heyetler yazıları çözememişlerdir Fakat 1893 yılında Danimarkalı bilgin Vilhelm Thomsen, 38 harfli alfabeyi çözerek yazıtları okumayı başarmıştır Alfabenin dördü sesli, dördü sessiz harften oluşur Yazıda harfler birbirine birleştirilmez, kelimeler de birbirlerinden iki nokta üstüste konularak ayrılır Sağdan sola ve yukarıdan aşağıya yazılır Orhun abidelerinde yazılar yukarıdan aşağıya yazılmış ve sağdan sola doğru istiflenmiştir Kültigin Anıtı: 3,35 metre yükseklikte, kireçtaşından yapılmış ve dört cephelidir Doğu-batı cephelerinin genişliği aşağıda 132, yukarıda 122 santimetredir Kuzey-güney cepheleri de aşağıda 46, yukarıda 44 santimetredir Üst kısım kemer şeklinde ve yukarıda beş kenarlı olarak bitmektedir Anıttaki satırların uzunluğu 235 santimetredir Yazıtın doğu yüzünde 40; güney ve kuzey yüzlerinde 13'er satır Göktürk harfli Türkçe metin vardır Batı yüzünde ise, devrin Tang İmparatoru'nun Köl Tigin'in ölümü dolayısıyla gönderdiği Çince mesajına yer verilmiştir Batı yüzde Çince yazılar dışında yazıta sonradan eklenmiş Göktürk harfli iki satır bulunmaktadır Yazıtın kuzeydoğu, güneydoğu, güneybatı yüzlerinde de (pahlarda) Göktürk harfli Türkçe metinler mevcuttur Kültigin yazıtında Göktürk tarihine ait olaylar, Bilge Kağan'ın ağzından nakledilerek birlik, bütünlük mesajı verilir Yazıtın doğu, kuzey ve güney yüzlerinin yazıcısı, Yollug Tigin, batı yüzünün yazıcısı ise, Tang İmparatoru Hiuan Tsong'ın yeğeni Çang Sengün'dür Köl Tigin yazıtının doğu yüzünde, bütün Türk boylarının ortak damgası olduğu sanılan dağ keçisi damgasına; doğuya ve batıya bakan "tepelik" kısımlarında ise, kurttan süt emen çocuk tasvirlerine yer verilmiştir Yazıt, geçen yaklaşık 1300 yıllık süreç içinde önemli ölçüde tahrip olmuştur Zira yazıtın doğu ile kuzey yüzlerini birleştiren kısım yıldırım düşmesi sonucunda parçalanmıştır Orijinalinde kaplumbağa kaide üzerinde bulunan yazıt, bu kaidenin de parçalanması üzerine 1911 yılında, sunak taşından kesilen granit bir blok üzerine oturtulmuştur![]() Bilge Kağan Anıtı: Kültigin Anıtının bir kilometre uzağındadır 734 yılında ölen Bilge Kağan adına oğlu Tenri Kağan tarafından yaptırılan bu anıt 735 yılında dikilmiştir Yazıtta Bilge Kağan'ın ağzından devletin nasıl büyüdüğü anlatılmakta ve Kültigin'in ölümünden sonraki olaylar ilave edilmektedir Ayrıca kağanın konuşmasından başka yeğeni Yuluğ Tigin'in kayıtları da yer almaktadır Yaklaşık 3,75 metre yüksekliğinde olan yazıt, dört cephelidir Yazıtın doğu yüzünde 41, kuzey ve güney yüzlerinde 15'er satır Göktürk harfli Türkçe metin bulunmaktadır Batı yüzünde ise, (Köl Tigin yazıtında olduğu gibi), Çince bir metne yer verilmiştir Batı yüzün tepelik kısmının ortalarına da Göktürk harfli Türkçe manzum metin yazılmıştır Yazıtın güneydoğu, güneybatı ve batı yüzlerinde de (pahlarda) Göktürk harfli Türkçe küçük metinler bulunmaktadır Yazıtta olayları nakleden, öğütler veren Bilge Kağan'dır Yazıta Köl Tigin'in ölümünden sonraki olaylar da ilave edilmiştirTonyukuk Anıtı: Tonyukuk anıtı dört cepheli iki dikilitaş halindedir Yazılar, diğer taşlara göre daha silik durumdadır Tonyukuk, Bilge Kağan'ın babası İlteriş Kağan'ın amcası Kapgan Kağan'ın ve Bilge Kağan'ın baş bilicisi yani başveziri idi Bu anıtı ihtiyarlık devrinde kendisi diktirmiştir ve yazılar da kendisine aittir Taşlarda Göktürklerin Çin esaretinden nasıl kurtulduğu, kurtuluş savaşının nasıl yapıldığı ve Tonyukuk'un neler yaptığı anlatılır Birinci yazıt, 243 cm; ikinci yazıt ise, 217 cm yüksekliğindedir Birinci yazıtta 35, ikinci yazıtta 27 satır Göktürk harfli Türkçe metin bulunmaktadır
|
|
Dünyanın En Büyük Başyapıtları |
|
|
#17 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dünyanın En Büyük BaşyapıtlarıÖzgÜrlÜk Aniti Amerika Birleşik Devletleri'nin sembolü olan bu heykel, Amerika'nın Avrupalılar tarafından keşfedilmesinden sonra bu kıtada dikilen en büyük anıttır New York Limanı'nın girişindeki Özgürlük Adası'nda bulunmaktadır Dünyayı aydınlatan hürriyet meşalesini temsil eden bu heykel, Fransız heykeltıraş Frederic Auguste Bartholdi tarafından yapılmış ve 1886 yılında Fransız hükümeti tarafından ABD'ye hediye olarak gönderilmiştir Heykel dövme bakırla kaplıdır Gövdesi 46 metre olup kaidesiyle birlikte yüksekliği 100 metredir Heykelin meşaleyi tutan sağ elinin yüksekliği 13 metredir Başının genişliği 2 metre olup tacı ile birlikte yüksekliği 5 metredir Heykelin içinden meşaleye kadar 168 basamaklı bir merdivenle çıkılır Meşalenin etrafındaki dehlizde 15 kişi birarada gezebilir
|
|
Dünyanın En Büyük Başyapıtları |
|
|
#18 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dünyanın En Büyük BaşyapıtlarıPalmyra Palmyra şehrinin harabeleri, Suriye'nin başkenti Şam'ın 400 kilometre kuzeybatısında, Humus'a 140 kilometre uzaklıkta bulunmaktadır Bu şehrin adı, Kayseri yakınlarındaki Kültepe'de bulunan ve M Ö 3000 yıllarından kalma çivi yazılı bir tablette Tadmor (Palmiyeler Şehri) olarak geçer Palmyra, en güçlü ve parlak dönemini M S 1-3 yüzyıllarda, özellikle kraliçe Zenobia'nın hüküm sürdüğü 226-273 yılları arasında yaşamıştır Kraliçe Zenobia, Palmyra çölündeki Arap kabilelerinin reisi ve ikinci kocası olan Odenat'ın ölümünden sonra, oğlu Waballath adına hüküm sürmüştür Zenobia, Roma hakimiyetine karşı çıkmış ve sınırlarını Fırat'tan Akdeniz'e kadar genişletmiş, Suriye, Mısır ve Anadolu'nun bir kısmını ele geçirmiştir Doğu'nun başkenti haline gelen Palmyra zulme uğrayan hıristiyanların sığındığı yer haline gelmiştir Kraliçe Zenobia'nın Palmyra'daki sarayı, dünyanın büyük şair ve filozoflarının buluşma yeriydi Zenobia, kendi dönemine kadar pek çok eserin meydana getirildiği Palmyra'da, Arap geleneklerini Yunan kültürü ve Roma'nın askerlik bilimiyle bağdaştırdı ve yeni binalar yaptırdı Bu nedenle Palmyra'da değişik kültür ve sanatların ortak eserleri yeralır Şehrin en eski ve büyük yapısı ise bir Arap kalesidir M S 32'de, Palmyra'da, tanrı Bel adına yapılan tapınak bugün yarısı yıkılmış vaziyyete olduğu halde hala ihtişamını korumaktadır Tapınağın üç tarafı 225 metre uzunlukta bir duvarla çevrilidir Bu duvarın kapıları çok güzeldir İki yüzyıldan fazla bir süre gelişen ve doğunun başkenti haline gelen Palmyra, 273 yılında Roma imparatoru Aurelianus tarafından işgal edilerek yakılıp yıkılmış ve bir daha da şehir kalkınamamıştır Bugün Palmyra'da görülen eserler Romalıların yıktığı o medeniyetin kalıntılarıdır
|
|
Dünyanın En Büyük Başyapıtları |
|
|
#19 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dünyanın En Büyük BaşyapıtlarıPaskalya Adasindakİ Dev Heykeller Okyanusya'da, Şili kıyılarının 3200 km açığında, Polinezya adalarının doğusunda, 179 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahip küçük bir ada olan Paskalya Adası'nda tarihçileri zorlayan, turistleri hayran bırakan, ne zaman, kimler tarafından ve niçin yapıldığı bilinemeyen dev heykeller vardır Ada, 1722 yılında Hollandalı denizci Jacop Roggeveen tarafından Paskalya gününde keşfedildiği için bu isimle anılmaktadır 1888 yılından beri Şili'ye aittir Bu adada çok sayıda bulunan, bazıları ayakta bazıları da yere yatmış şekilde duran, 12-25 metre yükseklikte, 50 ton ağırlıkta dev heykeller vardır Volkanik kayalardan yontulmuşlardır Bu heykellerin bazıları dövmeli insan büstleridir Uzun kulaklı başların üzerinde ayrı taşlardan yapılmış silindir şeklindeki başlıklara rastlanmaktadır Heykellerin hemen hepsi deniz ufkuna, boşluğa meraklı ve endişe dolu gözlerle bakmakta ve sanki meçhul bir şeyi beklemektedir Fakat tarihçiler bu dev heykellerin sırrını hala çözememişlerdir Bir varsayıma göre Polinezya kökenli bir kavim 4 yüzyılda buraya yerlemiş ve büyük bir medeniyet kurmuşlardır Yerlilerin ada için kullandıkları "Papa Nui" adı o eski devletin ve milletin adı idi Bunlar 10 yüzyıldan 16 yüzyıla kadar burada yaşamışlar ve bu dev heykelleri yapmışlardır Başka bir görüş ise yerliler arasında anlatılan bir efsaneye dayanır Buna göre adada biri uzun kulaklı, diğeri kısa kulaklı insanlardan oluşan iki ayrı kabile vardı Bunlar arasında bilinmeyen bir sebepten dolayı amansız bir savaş başladı ve buradaki medeniyet çöktü Bu teorilere rağmen buradaki medeniyete ne olduğu, bu dev heykelleri kimin, ne zaman ve niçin diktikleri tam olarak bilinemiyor Paskalya Adası'na 1960 yılına kadar yılda sadece bir gemi uğrardı Ancak dev heykeller artık turistlerin de ilgisini çekmekte ve uçaklar dolusu turist bu adaya akın etmektedir
|
|
Dünyanın En Büyük Başyapıtları |
|
|
#20 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dünyanın En Büyük BaşyapıtlarıPersepolİs (parsa) Pers İmparatorluğu'nun başkenti olan Persepolis, M Ö 6 yüzyıl sonlarına doğru Pers Kralı I Darius (Dara) tarafından kurulmuştur Darius'dan sonra tahta çıkan Kserkes I (Xerxes, Serhas) ve Artakserkses (Ardaşir) şehri büyüterek harika anıtlarla doldurmuşlardır İran'ın Şiraz şehrinin hemen doğusundadır Persepolis'te kral sarayları taşıma toprakla yapılan, tepesi 473 metre uzunlukta, 86 metre genişlikte ve 13 metre yüksekliği olan yapay bir tepe üzerinde bulunmaktaydı Sarayların bulunduğu bu taraçaya iki geniş merdivenle çıkılıyordu Merdivenlerin yan duvarları kabartma heykellerle doludur Kserkes'in taht salonunda, her biri 20 metre yükseklikte olan ve üzerinde 2 metre yükseklikte başlıkları olan 100 sütun bulunuyordu Başlıklar boğa ve insan şeklindeydi Sarayın iki büyük sütunla tutturulan kapısının yüksekliği 11 metredir Kapıdaki sütunların önünde, yüzleri insan şeklinde olan iki boğa heykeli vardır Dara'nın Mısır'daki ocaklardan getirilen blok taşlarla yapılmış "Apadana" denilen tören salonu 10 000 kişi alıyordu Bu kadar büyük bir kapalı salon başka hiçbir sarayda görülmemiştir Hazine sarayının geniş avlusuna açılan 4 büyük ahşap kapısı vardı ve bunlar renkli ve süslü alçılarla kaplıydı Persepolis'te büyük sütun kaideler üzerinde, Perslerin inançlarını yansıtan heykeller vardır Bunlar iyilik sembolü olan yarı insan bir savaşçı ile kötülük sembolü olan bir canavarın mücadelesini ve iyilik sembolünün zaferini gösterir Persepolis'in yakınındaki kayalık dağın yamaçlarında birbirinden 8-10 km uzaklıkta, kayalar oyularak yapılan ve saray görünümlü iki kaya mezar vardır Frigya kral mezarlarına benzeyen bu mezarlar "Taht-ı Cemşid" ve "Nakş-ı Rüstem" olarak anılırlar Bunlardan biri Darıus I'in mezarıdır M Ö 331'de Büyük İskender Persleri yenerek şehri yaktı Bundan sonra şehir toprak yığınları altında kendi haline terkedildi
|
|
Dünyanın En Büyük Başyapıtları |
|
|
#21 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dünyanın En Büyük BaşyapıtlarıPetra M Ö 4 yüzyılda bütün Mezopotamya'yı tehdit eden Perslerden kaçan Nabati'ler, ulaşılması çok zor olan Musa Vadisi'ne sığındılar Bu vadideki kayaları oyarak bir yeraltı şehri yaptılar Lut Gölü çevresinde yaşayan Arap asıllı Nabatiler, bugün Ürdün sınırları içindeki Petra'da bir devlet kurmuşlardı M S 106 yılında Romalılar tarafından yıkılan Nabatiler putperest olup en büyük tanrıları Duşara, en büyük tanrıçaları da Ellat idi Nabatiler'in yazısı, Arap yazısının başlangıcı sayılır Ölü Deniz'in 80 km güneyinde, Arap Çölü'nün kenarındaki bu şehrin 4 000 kişilik bir amfitiyatrosu, tapınakları, sarayları, bunların sütun ve kemerleri, mezarları, kervansarayları ve pazar yerleri vardı ve hepsi aynı kaya bloklarının oyulmasıyla meydana getirilmiştir Nabati krallarından Aretas IV (M Ö 9 - M S 40) için oyulan 42 metre yüksekliğinde bir cephesi olan mezar, bugüne kadar bozulmadan kalan ve Orta Doğu kültürünün en çekici örneklerindendir Mezarın cephesindeki kaya pembe granittir Zarif sütunlar, kemerler ve başlıklarla süslenmiştir Bunlar aynı kaya oyularak yapılmıştır Dünyadaki kaya mezarların en güzeli budur
|
|
Dünyanın En Büyük Başyapıtları |
|
|
#22 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dünyanın En Büyük BaşyapıtlarıPİsa Kulesİ İtalya'nın kuzeyindeki Pisa şehrinin Katedral Meydanı'nda yeralan ve 1063-1090 yıllarında yapılan Duomo Katedrali'nin çan kulesi, ana yapıdan ayrı olarak 1173'te yapılmıştır Ünlü Pisa Kulesi, bu çan kulesidir Kule üst üste bindirilmiş yuvarlak 6 sütun dizisinden meydana gelmiştir 56 metre yüksekliktedir Üzerine 294 basamaklı bir merdivenle çıkılır En üstteki çanların bulunduğu 8 kat silindir biçimindedir Pisa Kulesi bitirildiği tarihten itibaren güneye doğru eğilmeye başlamıştır Bunun sebebi temeldeki yumuşak zemindeki bir çökmedir Günümüzde, kulenin tepesinden güney yönünde aşağı sarkıtılan bir çekül 4,3 metre açığa inmektedir Ancak yapının ağırlık merkezinin izdüşümü kendi temel dairesinin içinde kaldığı için kule devrilmemektedir Kule her yıl milimetrenin onda yedisi kadar (100 yılda 7 cm) eğilmektedir Kule, Pisa'nın gücünün ve zenginliğinin bir sembolü olarak Cenova ve Venedik'e rakip olarak yapılmıştır Ünlü bilim adamı Galile, bütün cisimlerin aynı hızla ve aynı fizik kanununa uyarak düştüklerini bu kulede yaptığı deneylerle ispat etmiştir
|
|
Dünyanın En Büyük Başyapıtları |
|
|
#23 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dünyanın En Büyük BaşyapıtlarıRushmore DaĞi Aniti Rushmore Dağı Anıtı, Amerika Birleşik Devletleri'nin Güney Dacota eyaletindeki Rushmore Dağı'nın Black Hills kayalıklarında bulunmaktadır Anıt, Heykeltıraş John Gutzon Borglum ve oğlu tarafından meydana getirilmiştir 1936'da oğluyla birlikte sert granit kayaları yontmaya başlayan Borglum, eserini 14 yılda tamamlamıştır Anıt, ABD'nin dört başkanını temsil etmektedir Yükseklikleri 18-20 metre olan heykeller soldan sağa sırasıyla George Washington, Thomas Jefferson, Theodore Roosevelt ve Abraham Lincoln'u göstermektedir
|
|
Dünyanın En Büyük Başyapıtları |
|
|
#24 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dünyanın En Büyük BaşyapıtlarıSan Pietro Kİlİsesİ Hıristiyan dünyasının merkezi olan Vatikan'daki San Pietro Kilisesi, 16 yüzyılda Papa Julius II tarafından yaptırılmıştır Fakat bugünkü durumuna, üç yüzyıl boyunca süren onarım ve ilavelerle gelmiştir San Pietro Kilisesi uzunluğu 187 metre, genişliği ise 137 metre olan bir alanı kaplamaktadır Kilisenin 284 adet sütunu ve 88 adet yarım duvar ayağı vardır Mabedi 96 tane aziz heykeli süsler Bu mabetin kubbesinin yapım işi, papa tarafından ünlü sanatçı Michelangelo'ya verilmiştir Mabetin iç süslemeleri de Rönesans'ın çok ünlü sanatçılarından olan Rafael ve Bernin tarafından yapılmıştır Mabedin harika sayılan kısmı kubbesidir Dünyanın en yüksek kubbesine sahip olan kilisenin kubbesinin çapı 42 metre, yüksekliği 132 metredir ve 16 sivri kemer içine örülmüştür Kemer uçları yukarıdan bir aydınlık bacasında birleşir Aydınlık bacası 16 çift küçük sütundan meydana gelir Mozayiklerle süslü kubbenin içinde her harfi iki metre yükseklikte olan çepeçevre bir kitabe vardır Hıristiyan tapınaklarının en büyüğü bu eserdir
|
|
Dünyanın En Büyük Başyapıtları |
|
|
#25 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dünyanın En Büyük BaşyapıtlarıSchonbrunn (ŞÖnbrun) Sarayi Avusturya imparatoru Leopold I tarafından yaz sarayı olarak yaptırılan Schonbrunn Sarayı'nın ve bahçesinin yapımı ancak 1744-1749 yılları arasında imparatoriçe Marie Therese tarafından tamamlatılmıştır Sarayın bahçesi havuzları, mitoloji kahramanlarının heykelleri, kesişen yolları, çeşitli bitki ve ağaçlarıyla Fransa'daki Versailles'ın bahçesine benzemektedir Sarayın 1440 odası vardı Ancak bunların bir kısmı birleştirilerek müze haline getirilmiştir Napolyon Bonaparte, Viyana'yı işgal ettiğinde karargahını burada kurmuş ve 1803 - 1809 tarihleri arasında saray ona ait olmuştur Napolyon'un oğlu Aiglon burada ölmüştür İmparator François Joseph de burada ölmüştür İmparator Charles, 1918'de tahtı bıraktığını bildiren ve Habsburg hanedanı hakimiyetine son veren anlaşmayı burada imzalamıştır Schonbrunn Sarayı, rokoko sanatının en güzel örneği olmakla, mobilyalarının güzelliğiyle, salonlarının ihtişamı ve eşsiz süslemeleriyle bir harikadır Sarayın en güzel odası "Millionenzimmer (Milyonlar Odası"dır Sadece bu odanın süslemeleri ve eşyaları bile büyük bir hazine değerindedir Odanın duvarları, Çin'den getirilen ve çok nadir bulunan bir gül ağacı ile kaplıdır Kaplamanın üzeri çok zarif ve eşsiz değerde İran, Hint minyatürleri ve rokoko motifleri ile süslüdür Sarayın bahçe kapısı da başlı başına bir sanat eseridir Çok büyük olmasına rağmen son derece zariftir Üzerinde kanat açmış tunçtan bir kartal heykeli vardır Sarayın iç kapıları da zerafet ve zenginlik yansıtan sanat eserleridir Schonbrunn Sarayı Avrupa'nın en güzel saraylarından biridir
|
|
Dünyanın En Büyük Başyapıtları |
|
|
#26 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dünyanın En Büyük BaşyapıtlarıShwedagon (altin Mabet) Birmanya'nın başkenti Rangun'da bulunan yüzlerce pagodanın (budist tapınağı) en büyüğü ve en ihtişamlısı Shwedagon (Şivdagon) adlı Altın Mabet'tir Altın Mabet'in inşaasına 588 yılında başlanmıştır Çevresine yapıların, bahçelerin ve heykellerin ilave edilmesi suretiyle inşaa işlemi yüzyıllarca sürmüştür Mabet, 1871'de onarılmıştır Ana pagodanın kalınlığı 113 metre, taban çevresi ise 433 metredir Mabetin tümü 62 709 metrekarelik bir alanı kaplar Dünyanın en yüksek mabedi olan Shwedagon, 3 mm kalınlığında altın levhalarla kaplıdır Ana pagodayı bütünleyen yapılar da altınla kaplıdır Mabetin kapılarında ve avlusunda Budha'nın heykelleri dışında büyük aslan heykelleri, yarı insan, yarı hayvan görünümlü olan ve 18 metre yükseklikleri olan heykeller de bulunmaktadır Bunlara "Kötü Ruhları Uzaklaştıran Muhafızlar" denir Bu heykellerin bazıları ve Budha heykelleri de altınla kaplıdır Büyük pagodanın muazzam kubbesinde eskiden saf altın kaplamanın dışında gerçek zümrüt, elmas, yakut gibi değerli taşlar da çoktu Halkın refahının yüksek olduğu zamanlarda burayı ziyarete gelen halk buralara altın ve değerli taşlar yapıştırıp giderlerdi Yeryüzünde gerçek altınla kaplı tek tapınak budur Diğer yapılarda altın yaldız kullanılmasına rağmen Shwedagon'da gerçek altın kullanılmıştır Çünkü Birmanya'da pagoda yaptıranın gerçek Nirvana'ya yani cennete ulaşacağına inanılır Bu nedenle pagoda yapmak için hiçbir masraftan ve fedakarlıktan kaçınılmaz
|
|
Dünyanın En Büyük Başyapıtları |
|
|
#27 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dünyanın En Büyük BaşyapıtlarıStonehenge Stonehenge, İngiltere'de Salisbury'nin kuzeyindeki bir ovada yeralan ve M Ö 1800 yıllarında yapılmış olan dikilitaşlar topluluğudur Taş devrinin sonunda, bronz devrinin başında yapıldığı anlaşılan anıt, iç içe iki daireden oluşur Büyük dairenin çapı 32 metredir Daireyi meydana getiren tek parça taşların boyları 6 metreyi aşmaktadır Bu dikilitaşların üzerine kiriş olarak, yassı ve ağır taşlar konmuştur Tarih öncesinden kalan bu anıtı meydana getiren taşlar, sallarla Fransa'dan veya İrlanda'dan getirilmiştir Çünkü bu tür taşlar Britanya adasında yoktur İlk olarak M Ö 1800 yıllarında yapıldığı ve M Ö 1700 yıllarında ve daha sonraki bir dönemde onarıldığı ve büyütüldüğü anlaşılmaktadır Bu üçüncü dönemde kullanılan taşlar daha küçüktür ve Salisbury yakınlarından temin edilmiştir Tarihçi Profesör Gerald Hawkins'e göre, dikilitaşlardan oluşan bu daireler M Ö 200 yıllarında rasathane olarak kullanılmıştır O çağdaki insanlar çoğunlukla yıldızlara taptıkları için yıldızların gözlenmesi bir çeşit dini zorunluluktu Keltler'e ait bir din olan Druidizm mensupları, her yıl 21 Haziran'da burada gece ayini yaparlar Bu taş anıtta yazıt ve kesin bilgi verebilecek başka bir belge yoktur Fakat Stonehenge, en eski ve en büyük dikilitaş topluluğudur
|
|
Dünyanın En Büyük Başyapıtları |
|
|
#28 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dünyanın En Büyük BaşyapıtlarıSydney Operasi Sydney Operası, Avustralya'da Sydney limanında Bonnelong Point Burnunda yeralır Dünyanın en büyük opera binasıdır Görünümü dünyadaki hiçbir yapıya benzemez Bir binadan çok, okyanusta yelken açmış muazzam bir gemiye benzer Eserin mimarı Danimarkalı Joern Utzon'dur 1957'de proje halka teşhir edildiğinde, projeyi kimse beğenmemişti İki yıl süren tartışmalar sonunda 1959'da inşaata başlandı 1973'te tamamlanan eserin açılışına İngiltere Kraliçesi Elizabeth II de katıldı Ancak yapının mimarı olan Utzon planında değişiklik yapıldığı için inşaat komitesinden istifa etmişti ve açılışa da katılmamıştır Binanın yapımında 125 000 ton beton, 6 000 ton da çelik kullanılmıştır Asıl bina 3 tekne gövdeden oluşur Bunlardan birinde 2700 koltuklu konser salonu, ikincisinde 1555 koltuklu opera salonu, üçüncüsünde de lokantalar yeralmaktadır Ayrıca iki tiyatro ve bir konser salonu daha vardır Konser salonu granit, beton ve camdan yapılmış, sahne tavanı gül ağacından panolarla kaplanmıştır Limana bakan cephesinde, şehrin en güzel manzarasına sahip bir oturma salonu vardır Müzik dinlenen salonun daire şeklindeki tavanında, akrilik maddeden yapılmış 21 tane akustik reflektörü bulunmaktadır Opera salonunun tavanında da, harika akustik sağlayan üç büyük reflektör vardır Bunlar kablolarla tavana asılı durmaktadır Opera binası 183 metre uzunlukta ve 95 metre genişlikte bir alanı kaplamaktadır En büyük bölümünün yüksekliği 67 metredir Sydney Operası'nın dünyanın başka hiçbir operasında olmayan bir özelliği daha vardır Burada sahnelenen bir opera veya tiyatro eseri, konser veren bir virtüöz asla alkışlanmaz! Çünkü, bir eserin burada oynanması, bir sanatkarın burada sahneye çıkması alkıştan daha büyük bir takdir sayılmaktadır
|
|
Dünyanın En Büyük Başyapıtları |
|
|
#29 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dünyanın En Büyük BaşyapıtlarıTac Mahal Tac Mahal, Hindistan Türk İmparatorluğu'nun Timuroğulları hanedanının 5 hükümdarı Şah Cihan (1593-1666) tarafından, o zamanki imparatorluğun başkenti olan Hindistan'ın Agra şehrinde, Jumna Nehri'nin kıyısında yaptırılmıştır Dünyada aşk için dikilmiş en büyük ve en güzel anıt olarak kabul edilen bu türbe, Şah Cihan'ın büyük bir aşkla sevdiği eşi Ercümend Banu'nun (Mümtaz Banu) ölümü üzerine, onun hatırasına yaptırılmıştır Yapının mimarları, Mimar Sinan'ın talebelerinden Mehmet İsa Efendi ve Mehmet İsmail Efendi ile yapıdaki yazıları yazan Hattat Serdar Efendi eserin yapımı için Şah Cihan tarafından İstanbul'dan davet edilmişlerdi 1630'da inşaasına başlanan eser, 22 yıl sonra 1652'de tamamlanmıştır Tac Mahal'in yapımında parlak, ince mavi damarları olan beyaz mermer kullanılmıştır Aynı mermerden yapılan ve yerden yüksekliği 82 metre olan kubbe, Mimar İsmail Efendi tarafından yapılmıştır Kubbe üzerinde altınlı bir alem vardır Türbenin beyaz mermerden 4 minaresi vardır Anıtın dört yanına Hatta İsmail Efendi tarafından Yasin suresinin tamamı yazılmıştır Mümtaz Mahal ve Şah Cihan'ın sandukaları üst katta, kubbenin altındadır Sandukaların bulunduğu yerdeki kubbede insan ağzından çıkan her ses 7 kez yankılanacak şekilde bir akustiğe sahiptir Şahın ve eşinin asıl lahitleri ise en alt katta bulunmaktadır Tac Mahal'in yüzbinlerce akik, sedef ve firuze gömülü olan duvarlarında ayrıca 42 zümrüt, 142 yakut, 625 pırlanta ve 50 adet çok iri inci vardır Romantik görünüşü ile herkesi büyüleyen, Doğulu Batılı birçok ünlü yazar ve şaire ilham kaynağı olan Tac Mahal, mehtaplı gecelerde bile aydan daha parlak görünür 1966 Hint-Pakistan Savaşında, Pakistan savaş uçaklarına yol gösterici bir parıltı olmaması için, Hint hükümeti tarafından kubbesi siyah bir çadırla örtülmek zorunda kalınmıştır
|
|
Dünyanın En Büyük Başyapıtları |
|
|
#30 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dünyanın En Büyük BaşyapıtlarıVersailles (versay) Sarayi 17 yüzyılda, Fransa'nın Vaux vikontu ve maliye başmüfettişi olan Nicolas Fouquet, Vaux'da, kendisi için büyük bir saray yaptırdı Bu saraydan dolayı onu kıskanan Fransa Kralı 14 Louis, çağın ünlü mimarı Louis le Vau'ya, Fouquet'nin sarayından daha güzel ve daha muhteşem bir saray yapmasını emretti 1668'de, 13 Louis'in av köşkünü bozmadan aynı yerde inşaata başlayan Le Vau, köşkü büyüterek çok büyük bir saray haline getirdi Günümüzde Avrupa'nın en büyük sarayı olan Versailles, Paris'in 25 kilometre güneydoğusunda yeralan bir saraylar ve köşkler topluluğudur Sarayın asıl özelliği bahçesinin büyüklüğü ve güzelliğidir Bahçesi birkaç köyü, evleri ve tarlalarıyla içine alabilecek kadar büyüktür Bahçeye Silah Kapısı denilen yerden girilir ve önce Bakanlar avlusu denilen avluya geçilir ve sonra da saraya ulaşılır "Devlet benim" diyen ve "Güneş Kral" ünvanını alan 14 Louis, bu devasa bahçenin korusunda avlanır, binlerce konuğunu burada ağırlardı Sarayın güzelliği, dış görüntüsünden çok içinin dekorlarındadır 1792'ye kadar gelen her kral ve kraliçe, buraya bir şeyler eklemiş ve önceki yapılardan daha güzel olmasına çalışmışlardır Sarayın içindeki muhteşem salonlar ve daireler Le Brun tarafından süslenmiştir Büyük daireler eski Yunan ilahları olan Diana, Merkür, Mars, Apollon gibi isimleri taşır Sarayın en önemli dairesi, bahçenin en güzel yerine bakan "Aynalı Galeri"dir 75 metre uzunluktaki bu salonun iki duvarı boydan boya 400 adet ayna ile kaplıdır Salonun tavanındaki resimler Le Brun'un eseridir 1782'de kurulan ABD ile İngiltere arasındaki anlaşma ve Birinci Dünya Savaşı sonunda, mağlup Almanya ile müttefikler arasındaki anlaşma bu salonda imzalanmıştır Versailles, Fransa'nın en ihtişamlı devrini yansıtır Aynı zamanda ölçüsüz harcamalarla devletin iflasını simgeler Bugün müze olan sarayın içi ve bahçesi güzel heykellerle doludur Fransa'nın en çok turist çeken sarayı burasıdır
|
|
|
|