Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#16 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüESMÂÜ'-HÜSNÂ: Allah'ın güzel isim ve sıfatları ![]() EŞBÂH: Benzeyenler, nazirler ![]() EŞCÂR: "Şecer"in çoğulu Ağaçlar![]() EŞHURU'L-HAC: Hac ayları Şevval, Zilkade ve Zilhicce'nin ilk on gününden ibaret olan cem'an 70 gün İslâm'dan önce de Araplar bu günlerde Kâbe'yi ziyaret ederlerdi![]() EŞHURU'L-HURUM: Haram aylar Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları İslâm'dan önce Araplar bu aylarda savaş yapmayı haram sayarlardı![]() EŞRÂF: Soylulular, şerefliler ![]() EŞRÂR: Şerliler, kötüler ![]() EŞRÂT-I SAAT: Kıyamet alâmet-leri ![]() ETFÂL: Çocuklar ![]() EVÂMİR U NEVÂHÎ: Emirler ve yasaklar ![]() EVÂMİR-İ CİHÂD: Cihad emirleri ![]() EVÂMİR-İ İLÂHİYYE: İlâhî emirler ![]() EVÂMİR-İ SÂBIKA: Eski emirler ![]() EVHÂM: Vehimler ve hayaller Kuruntular ve gerçek dışı şeyler![]() EVLÂ VE EFDÂL: Daha iyi ve daha faziletli ![]() EVLÂ VE ESLÂH: En iyi ve en uygun ![]() EVLÂ: Birinci, başta gelen En iyi![]() EVLİYA: "Velî"nin çoğulu Allah'ın ermiş kulları![]() EVLİYÂ-YI UMÛR: İş başında olan kimseler ![]() EVSÂF U ŞERÂİT: Vasıflar ve şartlar ![]() EVSAF: Vasıflar, özellikler ![]() EVSAT: Orta ![]() EVVEL U ÂHİR: Önce ve sonra ![]() EVVELEN: Evvelâ, birinci olarak ![]() EYTÂM VE ERÂMİL: Yetimler ve dullar ![]() EYYÂM EN MA'LÛMAT: Bilinen günler ![]() EYYÂM: Günler ![]() EYYÂM-I MA'DÛDÂT: Sayılı günler; Ramazan ayının bütün günleri ![]() EYYÂM-I NAHR: Kurban Bayramı'nın ilk üç günü ![]() EYYÂM-I TEŞRİK (Eyyâmü't-teşrik): Kurban Bayramı'nın ilk gününden sonraki üç gün ![]() EZELİYET: Başlangıcı olmama Ezeliyeti Müş'ir: Başlangıcı bildiren![]() EZMÂN: Zamanlar, vakitler ![]() EZMİNE: Zamanlar, çağlar ![]() EZ-ZİKR: Kur'ân-ı Kerim'in adlarından biri |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#17 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüFÂCİR: 1 Fücûr sahibi, fena huylu günahkâr![]() FÂDIL-FÂZIL: Faziletli, fazilet sahibi, erdemli ![]() FADL-FAZL: İyilik, fazilet, erdem ![]() FAHR: Övgü, şeref, böbürlenme ![]() FAHR-İ KÂİNAT: Kâinatın övgüsü, şerefi; Hz Peygamber (s a v )FAHŞÂ: 1 Meşru olmayan cinsel ilişki, fuhuş 2 Zekatı az verme, tamahkârlık 3 Akla ve ahlâka uygun olmayan söz ve iş![]() FÂİL: 1 İşleyen, yapan 2 Te'sirli, etkili![]() FÂİL-İ MUHTAR: İstediğini yapmakta serbest olan ![]() FAKR: Fakirlik, yoksulluk, züğürtlük ![]() FÂRİĞ: 1 Vazgeçmiş, çekilmiş 2 Rahat, âsûde 3 Boş, işini bitirmiş, işsiz![]() FARÎZA: 1 Allah'ın emri, farz, vacip, gerek, vazife 2 Mirasçılardan her birine şer'an düşen hisse, pay![]() FART-I İZDİHAM: Fazla kalabalık ![]() FÂRUK: Haklıyı haksızı ayırmakta pek mahir olan Hz Ömer'in sıfatlarından biri![]() FARZ: 1 İslâmiyette mazeret olmadıkça yapılması mecburi olan, terkedilmesi günah sayılan Tanrı buyruğu 2 Zarurî, lüzumlu![]() FARZ-I AYN: Kişinin bizzat yapması gereken farz Herkese farz olan![]() FARZ-I KİFÂYE: Bir kısım müslümanların yerine getirmesiyle diğerlerinden sakıt olan farz Cenaze namazı gibi![]() FASÂHAT: Güzel ve açık konuşma, uzdillilik, iyi söz söyleme kabiliyeti ![]() FÂSIK: Allah'ın emirlerini tanımayan, günah işleyen ![]() FÂSILA: 1 Aralık, ara, bölme 2 Ayıran, bölen, Kur'ân-ı Kerim âyetlerinin sonları![]() FÂSİD-FÂSİDE: 1 Kötü, fena, yanlış, bozuk 2 Münafık, fesad çıkaran![]() FASL: 1 Ayrıntı, ayırma, kesinti, bölüm 2 Halletme, neticelendirme, kesip atma![]() FÂTIR: Yaratan, yaratıcı ![]() FAZÂİL: İnsanda iyilik etmeye ve fenalıktan çekinmeye karşı devamlı ve değişmez istidatlar, güzel huylar ![]() FAZİLET: İnsanda iyilik etmeye ve fenalıktan çekinmeye olan devamlı ve değişmez istidat, güzel vasıf, iyi huy, erdem ![]() FAZL U İHSÂN: Cömertlik ve bağışta bulunmak ![]() FAZL U KEREM: Bilginlere, faziletli kişilere yaraşır olgunluk ve cömertlik ![]() FAZL U RAHMET: Faziletli kişinin lütfu, merhameti ve acıması ![]() FAZL: 1 Fazla, ziyade, artık, bâki 2 Fazlalık, üstünlük![]() FAZL-I AZÎM: Büyük değer, temelde var olan büyük meziyet ![]() FEBİHÂ: Ne alâ, ne güzel ![]() FECR: Fecir; sabaha karşı güneş doğmadan önce, ufkun aydınlığı, tan yerinin ağarması ![]() FECR-İ SADIK: (Hakiki fecir) şafak sökme ![]() FEDA: 1 Gözden çıkarma, uğruna verme 2 Kurban![]() FEHVÂ: Mânâ, anlam, mefhum, kavram, hüküm ![]() FELÂH: Kurtuluş, selâmet, onma, mutluluk, kutluluk ![]() FELÂK: 1 Tan zamanı 2 Sabah aydınlığı![]() FELÂSİFE: Filozoflar, felsefe ile uğraşanlar, âlimler, bilginler ![]() FELEK: 1 Gökyüzü, sema 2 Âlem, dünya 3 Talih, kader![]() FELEKİYYÂT: Gök ve heyet ilmine ait şeyler, astronomik ![]() FENA: 1 Yok olma, yokluk "Beka"nın zıddı (Tasavvufta maddî varlıktan sıyrılıp hakka ulaşma) 2 İyi olmayan, kötü![]() FERÂŞE: Pervane (gece kelebeği) ![]() FERC: 1 Aralık, yarık, çatlak 2 Dişilerde üreme organı, avret![]() FERİK: 1 İnsan topluluğu, cemaat 2 Askerî kolordu kumandanı 3 Körpe, buğday tanesinin yarı olgunu, firik![]() FERMAN: Emir, buyruk, padişah tarafından verilen yazılı emir ![]() FERMAN-I İLÂHÎ: Allah buyruğu ![]() FERŞ: 1 Döşeme, yayma 2 Yayılan şey 3 Seccade, hasır, 4 Yeryüzü, kır, sahra![]() FESAD: Fenalık, kötülük, arabozuculuk Kargaşalık, karışıklık![]() FESH: Bozma, bozulma, dağıtma, dağılma, yürürlükten kalkma ![]() FETÂNET: Fatinlik, zihin açıklığı, zihnin yaratılıştan bir şeyi çabuk ve iyi anlamak hususundaki istidadı, zeyreklik ![]() FETH: 1 Açma, açılma 2 Bir yeri savaşla ele geçirme![]() FETH-İ MÜBİN: Açık ve parlak zafer ![]() FETİŞ: Sahibine uğur getirdiğine ve tabiatüstü özellikler taşıdığına inanılan nesne veya hayvan ![]() FETRET: 1 İki peygamber veya padişah arasında peygambersiz veya padişahsız geçen zaman 2 İki vakıa arasındaki zaman![]() |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#18 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüFETTAH: 1 Zafer kazanmış, üstün gelmiş 2 Fetheden, açan 3 Kullarının kapalı işlerini açan, Cenab-ı Hakk![]() FETTAN: 1 Fitne ve fesada teşvik eden, ayartan 2 Cazibeli, gönül alıcı, oynak kadın![]() FEVÂHİŞ: 1 Kötülükler 2 ******ler, kahpeler![]() FEVÂİD: Faydalar, menfaatler, kârlar, kazançlar ![]() FEVC: Bölük, takım, cemaat ![]() FEVERAN: 1 Kaynama, galeyân etme 2 Damar, vurma, su fışkırtma![]() FEVK: Üst, üst taraf, yukarı (maddî-manevî) FEVKALÂDE: Âdetin üstünde, duyulmadık, görülmedik, olağanüstü ![]() FEVKA'L-BEŞER: İnsanüstü ![]() FEVKA'T-TABİA: Tabiatüstü ![]() FEVREN: Çarçabuk, birden bire ![]() FEVT: 1 Bir daha ele geçmemek üzere kaybetmek, elden çıkarma, kaçırma, 2 Ölüm![]() FEVZ: Galiplik, zafer, üstünlük, selamet, kurtuluş ![]() FEVZ-İ AZÎM: Büyük kurtuluş, büyük selamet, büyük başarı ![]() FEY': Savaşta elde edilen mal ve ganimet ![]() FEY'ÜZ GANÂİM: Savaşta elde edilen mallar ve ganimetler ![]() FEYYAZ: Feyiz, bereket ve bolluk veren Allah![]() FEYZ: 1 Suyun taşıp akması 2 Bolluk, fazlalık, gürlük 3 İlim, irfan![]() FEZÂ': Korkma, dayanamama, ümitsizlik ![]() FEZÂ: Uzay; ucu bucağı bulunmayan boşluk, kâinatın sonsuz genişliği ![]() FEZÂİL: Faziletler, meziyetler, üstün özellikler ![]() FEZÂİL-İ MÜTENEVVİA: Türlü hüner, marifet ve meziyetler ![]() FEZLEKE: Hülâsa, netice, özet ![]() FIKH-I HANEFİ: Hanefî fıkhı ![]() FIKH-I İSLÂM: İslâm fıkhı ![]() FIKIH-FIKH: 1 Bir şeyi anlayıp bilme, 2 Şeriat ilmi, şeriatın usül ve hükümleri, amelî ve şer'î meseleler bilgisi Hukuk bilgisi![]() FIRAK: 1 Tümenler, alaylar, bölükler 2 Partiler 3 Takımlar, kalabalıklar, ehl-i sünnet ve cemaatten ayrılan mezhepler![]() FIRAK-I İSLÂMİYYE: İslâm fırkaları, mezhepleri ![]() FIRKA: 1 İnsan kalabalığı grubu 2 Tümen![]() FIRKA-İ NÂCİYYE: Selâmet yolunu bulmuş, müslüman grubu ![]() FISK U FÜCÛR: Sefahet ve günaha batma ![]() FISK: 1 Hak yolundan çıkmak, Allah'a karşı isyan etmek 2 Sefahete dalma, ahlâksızlık, gü-nahkârlık![]() FITRA: Fitre: Ramazan'da bölünmeden verilmesi şer'ân vacip olan fıtr, sadaka ![]() FITRAT: Yaratılış, huy, tabiat, mizaç ![]() FITRAT-I MUHAMMEDİYE: Hz Muhammed (s a v )'in huyu, yaratılışı![]() FÎ EMRİLLÂH: Allah'ın emrinde ![]() FÎ SEBİLİLLAH: Allah yolunda, karşılık beklemeksizin ![]() FÎ: 1 İçinde - de 2 Tarih bildirir![]() FİDÂ: Bir esiri kurtarmak için verilen şey, fidye ![]() FİDYE: Can kurtarma karşılığı verilen akçe vesaire ![]() FİİL-Fİ'L: 1 İş, kâr, amel, zamanla ilgili olup mânâya yol açan kelime 2 Eylem![]() FİKR: 1 Fikir, düşünce 2 İdrak, 3 Zihin, akıl 4 Hatır![]() Fİ'L-İ HAKİKİ: Gerçek eylem, hakiki fiil ![]() Fİ'L-İ İHTİYÂRİ: Yapılıp yapılmaması insanın kendi seçimine bağlı olan fiil ![]() Fİ'L-İ KAVLÎ: Kavli fiil, sözle yapılan eylem ![]() FİRÂK: 1 Ayrılık, ayrılma 2 Hüzün, keder, sıkıntı![]() FİRÂSET: 1 Anlayışlı, çabuk seziş, 2 Binicilik, at yetiştirme bilgisi 3 Yiğitlik, mertlik![]() FİRÂŞ: Döşek, yatak, şilte, hasır, halı ![]() FİR'AVN: Firavun, eski Mısır hükümdarlarına verilen ünvan 2 Tanrılık iddiasında bulunduğu için Hz Musa'nın mücadele ettiği Mısır hükümdarı 3 Çok kibirli, gururlu ve inat adam, Firavn![]() FUAD: Kalp, yürek, gönül ![]() FUHŞ: 1 Haddini aşma 2 Kötülük, namusa aykırı hareket![]() FUHŞ-U KELÂM: Edep ve terbiye dışı söz ![]() FUKAHÂ (Fakih): Fakihler, İslâm hukukçuları, Fıkıh âlimleri ![]() FUKARA: Fakirler, yoksullar ![]() FUKARA-İ MÜSLİMÎN: Müslüman fakirler ![]() FUKARA-İ SÂBİRİN: Sabreden, dayanan, oruç açmayan fakirler ![]() FURKAN: 1 Hak ile batılı ayırmak, iyi ile kötüyü ayırd etmek 2 Kur'ân-ı Kerim'in adlarından biri![]() FUSÛL: 1 Fasıllar, mevsimler 2 Bölümler, kısımlar![]() FÜLÂN: Belirsiz bir şey, filan ![]() FÜNÛN: 1 Nev'iler, çeşitler, sınıflar, tabakalar 2 Hünerler, sanatlar, ilimler, fenler![]() FÜNÛN-I TABİİYYE: Tabiat ilminin çeşitleri ![]() FÜRS Ü RÛM: İran ve Anadolu ![]() FÜRS: 1 Farslılar, Fars milleti 2 Eski İran![]() FÜRÛ': Dallar, budaklar, ayrıntılar ![]() FÜTUHÂT: Fetihler, zaferler ![]() FÜTÛR: Zayıflık, gevşeklik, bezginlik, endişe |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#19 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüGADDÂR: Hain, zalim ![]() GÂDİR: Gadreden, hıyanet eden, fenalık eden ![]() GADR: Hainlik, vefasızlık, zulüm, merhametsizlik, haksızlık ![]() GAFLET: Gafillik, boş bulunma, dalgınlık, ihtiyatsızlık ![]() GAFÛR: Çok bağışlayan, çok affeden (Allah'ın adlarından biri)GAİT: 1 İnsan pisliği, necaset, 2 Çukur yer, düz ve geniş yer![]() GALAT: Yanlış, yanılma ![]() GALEBE-İ İLMİYYE: İlmî üstünlük ![]() GALÎZ: Çirkin, terbiye dışı, kaba, ağır ![]() GALLE: 1 Gelir, varidat, küçük kasa 2 Zahire, mahsul, ekin![]() GAMGÜSÂR: Gam ve kederi def eden, teselli veren ![]() GAMMAZ: "Gamz"dan İftiracı, fitne koğucu Birine iftira ederek zarar veren kimse![]() GAMZE: 1 Göz kırpma, gözle işaret, Nâz ile bakma, süzgün bakış 2 Çene veya yanak çukurluğu![]() GANÎ: 1 Zengin, 2 Muhtaç olmayan 3 Bol, fazla![]() GANÎMET: Savaşta düşmandan alınan mal ![]() GÂR: Mağara ![]() GARAM: Aşk, sevda, şiddetli arzu ![]() GARANİK OLAYI: (Bak: Necm Sûresi) GARAZ: Maksat, gaye, niyet ![]() GÂR-İ HIRA: Hıra mağarası ![]() GARÎZA: Yaratılıştan olan, huy ![]() GARK: Batmak, suda boğulmak ![]() GARÛR: Aldatan, aldatıcı ![]() GÂSIK: Gece, karanlık ![]() GAYB: 1 Gizli olan, gözle görülmeyen şey 2 Belirsiz, bilinmeyen şey![]() GAYBET (Gıybet): 1 Kaybolma 2 Aleyhinde bulunma, arkasından söyleme, çekiştirme dedikodu yapma![]() GÂYETÜ'L-GÂYE: En son derecede, hedeflenen son amaç ![]() GAYR-İ FITRÎ: Fıtrî olmayan Doğuştan olmayan![]() GAYR-İ MUNSARİF: Cerr ve tenvin kabul etmeyen isim ![]() GAYR-İ MÜSLİM: Müslüman olmayan ![]() GAYZ U KÎN: Hiddet ve kin ![]() GAYZ: Hiddet, öfke, hınç ![]() GAZA: Din uğrunda kâfirlere karşı yapılan savaş, cihad ![]() GILAF: Kılıç, kın, muhafaza ![]() GILL U GIŞŞ: Şüphe ve tereddüt, kararsızlık Kin ve hile Hiyanet ve düşmanlık![]() GILMÂN: Hizmet gören delikanlılar Köleler, esirler![]() GITÂ: Örtü, örtülecek şey ![]() GİL: Kil, çamur, balçık ![]() GİRÂN: 1 Ağır, sakil 2 Fenâ, kokmuş 3 Bıktırıcı, usandırıcı![]() GİRİFTÂR: 1 Tutulmuş, esir, yakalanmış 2 Düşkün![]() GİRİZGÂH: 1 Kaçacak yer, melce, 2 Giriş![]() GUBÂR: Toz ![]() GUBÂR-ÂVER: Toz götüren Tozkoparan![]() GUBÂR-I HÜZÜN: Üzüntü dalgası, üzüntü tozları ![]() GUFRAN: Mağfiret, bağış ![]() GULŞEN U GÜLZÂR: Gül bahçesi ve gül tarlası ![]() GUNNE: Şeddeli "nun" ile şeddeli "mim"in teğanni ile okunması ![]() GURBET: 1 Gariplik, yabancılık 2 Yabancı memleket, yabancı diyar, vatan dışı, yâdel![]() GURFE: Oda, çadır, çardak, cumba ![]() GURRE: 1 Parlaklık, aklık 2 Atın alnındaki beyazlık 3 Arabi ayın ilk günü![]() GURUB: Batma, batış ![]() GURUB-İ ŞEMS: Güneşin batışı ![]() GUZÂT: Gâziler Düşmanla savaşmış İslâm askerleri![]() GÜRÛH: Cemaat, bölük, takım, topluluk, çete ![]() |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#20 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüHABÂİS: Kötülükler, kötü şeyler ![]() HABÂSET: Kötülük, alçaklık, fenalık ![]() HABB-HABBE: 1 Tane, tohum, 2 Parça![]() HABER-İ SÂDIK: 1 Doğru haber 2 Peygamberimizin sözü, hadis![]() HABÎB: Sevgili, dost ![]() HABİB-İ HÜDÂ: (Hüdâ'nın sevgilisi); Hz Muhammed (s a v )![]() HABÎB-İ KİBRİYA: Kibriyanın sevgilisi Hz Muhammed (s a v )![]() HABİBULLAH: (Allah'ın sevgilisi); Hz Muhammed (s a v )![]() HABÎS: Kötü, alçak, pis ![]() HABL: İp, urgan, halat ![]() HABLÜ'L-METİN: Sağlam ip İslâ-miyet, Kur'ân-ı Kerim![]() HABT: İptal etme, bozma, bozulma ![]() HACALET: Utanma, utangaçlıkla şaşırma ![]() HACCAC: 1 Irak valisi olup, müslümanlara zulmeden Yusuf bin Sakifî'nin ünvanı 2 Delil ile galip olan![]() HÂCET: İhtiyaç, gereklilik DEF-İ HÂCET: Abdest bozma ARZ-I HÂCET: Eksiğini, isteğini bildirme![]() HACR: 1 Men etme, yasak etme 2 Kucak, oğuş, himaye![]() HACR-I TAHRÎM: Haramı yasaklamak ![]() HADD: 1 Sınır 2 Gerçek değer 3 Şeriatçe verilen ceza![]() HADD-İ TAM: Tam sınırında, derecesinde, kıvamında ![]() HADES: 1 Yeni olma, sonradan olma 2 Abdesti tazelemeyi gerektiren şey, manevî pislik![]() HÂDİ: 1 Hud'a yapan, hileci, aldatıcı 2 Fena, bozuk![]() HÂDÎ: Hidayet eden, doğru yolu gösteren, mürşit ![]() HADİS: Peygamberimizin sözü ![]() HÂDİSÂT: Yeni olan şeyler, olaylar ![]() HÂDİSÂT-I ACÎBE: Şaşılacak, garib olaylar ![]() HÂDİSE: Yeni olan, sonradan olan şey, olay ![]() HADİS-İ KUDSÎ: Mânâsı Allah tarafından vahyedilen, lafzı Peygamberimize ait hadis ![]() HAFA: Gizlilik, kapalılık ![]() HAFAYA: Gizli şeyler, sırlar ![]() HAFAZA: 1 Muhafızlar, koruyucular, bekçiler 2 Koruyucu melekler![]() HÂK İLE YEKSAN: Toprakla bir yıkık, harap, yerle bir ![]() HÂK: Toprak ![]() HAKAİK: Hakikatler, gerçekler ![]() HAKAİK-İ SÂBİTE: Değişmez hakikatler ![]() HAKAMEYN: İki hakem: Sıffîn vak'asında Hz Ali ile Hz Muaviye arasında hakem seçilen Amr b Âs ile Ebu Musa el-Eş'arî![]() HAKAYIK: Hakikatler, gerçekler ![]() HAKEM: Bir işte karar vermeye yetkili kişi ![]() HAKÎKAT: 1 Bir şeyin aslı, mahiyeti 2 Gerçek, doğru 3 Sadakat kadirbilirlik Sözlük anlamıyla söylenen söz![]() HAKÎM: 1 Âlim, bilgin 2 Doktor 3 Hikmeti bilen, filozof (Allah'ın isimlerinden)HÂKİM: Hakim, yargıç, hüküm veren, hükmeden, hükümran olan, üstün olan ![]() HAKÎM-İ MUTLAK: Allah KİTAB-I HAKÎM: Kur'ân![]() HÂKİMİYET: Hakimlik, üstünlük, egemenlik ![]() HAKİR: İtibarsız, değersiz, önemsiz ![]() HAKK: Doğruluk, insaf, hak (Allah'ın isimlerinden biri)HAKK-I MÜDAFAA: Savunma hakkı ![]() |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#21 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüHAKK-I MÜKTESEB: Elde edilmiş hak ![]() HAKK-I ŞİRB: İçme, hayvan veya tarla için su olma hakkı ![]() HAKKU'L-YAKÎN (HAKKE'L-YAKÎN): Bilgi ve marifet mertebelerinin en yükseği, bizzat yaşayarak elde edilen bilgi, gerçeğin özünü kavramak ![]() HAKŞİNASLIK: Doğruyu, hakkı tanımak ![]() HALÂL: 1 Dostluk 2 İki nesne arası açık olmak![]() HALÂS: Kurtulma, kurtuluş ![]() HALASKÂR: Kurtarıcı ![]() HALÂVET: 1 Tatlılık, şirinlik 2 Zevk![]() HALEF: Birinden sonra gelip onun yerine geçen kimse, ardıl ![]() HALET: Hal, suret, keyfiyet ![]() HALET-İ İHTİZAR: Can çekişme hali, sakınılacak hal ![]() HALET-İ NEZİ': Ölüm hali, sekarat-ı mevt ![]() HALF: Yemin etmek ![]() HALHAL: Kadınların ayak bileklerine taktıkları altın veya gümüş halka, ayak bileziği ![]() HÂLIK: Yaratan, yaratıcı (Allah'ın isimlerinden)HALÎL: 1 Dost 2 Zevc, koca![]() HALÎME: Yumuşak huylu kadın (Peygamberimizin süt annesinin adı)HÂLİS: Hilesiz, katkısız, duru ![]() HALK: Yaratma, yaratılma ![]() HALK-I CEDÎD: Yeniden yaratılış ![]() HALK-I DÜ CİHAN: İki cihanın halkı, ölüler ve diriler ![]() HALT: 1 Karıştırma 2 Uygunsuz söz söyleme![]() HALVET: 1 Yalnız kalma, tenhaya çekilme 2 Tenha yer, ibadet için tenha hücre![]() HÂM: Çiğ, olmamış ![]() HAM: Eğri, bükülmüş ![]() HAMD Ü ŞÜKRAN: Allah'ı minnet ve şükranla övme ![]() HAMD: 1 Övgü, medh 2 Allah'a şükran hislerini bildirmek![]() HAME: 1 Yük 2 Ana karnındaki çocuk![]() HAME: Balçık, çamur HAMEİN MESNUN: Değişken balçık ![]() HÂMÎ: Himaye eden, koruyucu ![]() HAMÎD: Allah'ın adlarından ![]() HÂMİD: Hamd eden, şükreden (Hz Muhammed (s a v )'in lakabı )HAMİE: Balçıklı, çamurlu ![]() HÂMİL: 1 Yüklü 2 Gebe![]() HÂMİLE: Gebe kadın ![]() HÂMİŞ: Mektubun altına ilave edilen yazı, hâşiye, dipnot ![]() HAMR: Şarap ![]() HAMÛLE: 1 Yük 2 Gemi yükü![]() HANEDAN: Kökten asîl ve büyük aile, ocak ![]() HANİF: İslâmiyetten önce Allah'ın birliğine inanan ve Hz İbrahim dinine bağlı olan kimse![]() HÂRÂBAT: Harabeler, viraneler, meyhaneler (Ziya Paşa'nın meşhur antolojisi)![]() HARABE: Şehir ve ev yıkıntısı, virane ![]() HARBÎ: 1 Harble ilgili 2 Savaş yerinde bulunan ve müslüman olmayan kimse 3 Anlaşma yapılmamış düşman 4 Tüfek doldurma âleti![]() HAREC: 1 Darlık, sıkıntı, zorluk 2 Günah![]() HAREM: 1 Girilmesi serbest olmayan yer 2 İhrama girilen yerden itibaren Kâbe'ye doğru olan kısım![]() HAREM-İ ŞERİF: Kâbe ve civarı ![]() HARİKULÂDE: Olağanüstü, eşi görülmemiş ![]() HARS: 1 Tarla sürmek 2 Yarmak 3 Ekin, kültür![]() HASÂNET: Bir bina veya yapının sağlamlığı ![]() HASB: Göre, nazaran, gereğince ![]() HASBE: Kızamık hastalığı ![]() HASBE'L-ÂDE: Âdet gereği, alışıldığı gibi ![]() HASBE'L-BEŞERİYE: İnsanlık gereği ![]() HASBETEN LİLLAH: Allah rızası için ![]() |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#22 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüHASEB: Baba tarafından gelen soyluluk, asalet ![]() HASED: Haset, kıskançlık, çekememezlik ![]() HASENÂT: İyilikler, güzel işler ![]() HASENE: İyilik, güzel iş ![]() HASF: Yere batma, ışığı sönme ![]() HÂSIL: Husûle gelen, peyda olan, çıkan, üreyen ![]() HÂSILA: Bir işten elde edilen sonuç ![]() HÂSIL-I KELAM: Sözün özeti ![]() HÂSİD: Haset edilen, kıskanç ![]() HÂSİR: 1 Hasret çeken, meramına kavuşamayan 2 Zarar görmüş![]() HASÎS: 1 Nekes, cimri 2 Alçak, değersiz![]() HASLET: Tabiat, huy, yaratılış ![]() HASR: 1 Sıkıştırma 2 Etrafını çevirme, mahsus kılma, tahsis etme![]() HASR-I EVKAT: Bütün vakitlerini o işe verme ![]() HASR-I NEFS: Kendini o işe adama ![]() HASSA ORDUSU: Hükümdarın kendine mahsus ordusu ![]() HÂSSE: Bir şeye mahsus olan kuvvet, duygu ![]() HAŞERAT: 1 Küçük böcekler; Karınca, akrep, yılan gibi hayvancıklar 2 Değersiz ve zararlı adamlar![]() HAŞÎN: Katı, sert, kırıcı, kaba ![]() HÂŞİR: Toplayan, bir araya getiren ![]() HAŞİYE: Dipnot ![]() HAŞR Ü NEŞR: Toplayıp dağılma, haşir neşir ![]() HAŞR: 1 Toplama 2 Ölüleri diriltip mahşere çıkarma 3 Kur'ân'-ın 59 sûresi![]() HAŞYETULLAH: Allah korkusu ![]() HATA: 1 Yanlış, yanılma 2 Günah![]() HÂTEM: Mühür ![]() HATEMÜ'L-ENBİYA: Peygamberlerin sonuncusu: Hz Muhammed (s a v )![]() HÂTİM: 1 Mühürleyen, mühürleyici 2 Bitiren, sona erdiren![]() HÂTİME: Son, nihayet ![]() HATT: 1 Çizgi 2 Satır 3 Yazı![]() HATT-I KUR'ÂN: Kur'ân yazısı ![]() HAVÂİC: İhtiyaçlar ![]() HAVÂRİYYÛN: Hz İsa'nın oniki kişiden ibaret olan ashabı![]() HAVASS: 1 Hasseler, duyular 2 Muhterem ve seçkin kişiler![]() HAVASS-I HAMSE: Beş duyu (Görme, tatma, işitme, dokunma, koklama)HAVÂYİC-İ ASLİYE: Aslî ihtiyaçlar ![]() HAVF VE RECA: Korku ve ümit ![]() HAVF: Korku, korkma ![]() HÂVİ: İhtiva eden, içine alan, şâmil, içeren ![]() HÂVİYE: Cehennemin yedinci katı, en şiddetli yeri ![]() HAVL: 1 Sene, yıl 2 Etraf, çevre 3 Kuvvet, kudret![]() HAYA: 1 Utanma, sıkılma 2 Ar, namus, edeb 3 Günahtan kaçınma![]() HAYAT: Dirilik, canlılık ![]() HAYAT-I BÂKİYE: Ölümsüz hayat ![]() HAYAT-I BEŞER: İnsan hayatı ![]() HAYAT-I FÂNİYE: Geçici hayat ![]() HAYLİ: Oldukça Epeyce![]() HAYR Ü ŞER: İyilik ve kötülük ![]() HAYR: İyi, faydalı, hayırlı ![]() HAYRET: Şaşma, şaşırma, ne yapacağını bilmeme ![]() HAYRHAH: Hayır sahibi ![]() HAYRÜ'L-BEŞER: İnsanların hayırlısı Hz Muhammed![]() HAYRÜ'N-NÂS: İnsanların hayırlısı ![]() HAYSİYYET: Şeref, onur, itibar, değer ![]() HAYSİYYET-İ EBEDİYYE: Edebî itibar ![]() HAYT: İplik, lif, tel ![]() |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#23 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüHAYT-İ ESVED: Siyah iplik, fecir zamanı yavaş yavaş silinen gecenin karanlığı ![]() HAYTÜ'L-EBYAZ: Beyaz iplik, fecir zamanı, ufukta bir çizgi şeklinde beliren ve giderek artan sabah ağartısı ![]() HAYY: 1 Diri, canlı 2 Allah'ın isimlerinden![]() HAYYE ALE'L-FELÂH: Toplanıp felaha gelin, haydin felaha ![]() HAYYE ALE'S-SALAH: Toplanıp namaza gelin, haydin namaza ![]() HAYYÜ'L-KAYYÜM: Her an diri olan, yöneten, düzenleyen ![]() HAYZ VE NİFAS: Aybaşı hali ve lohusalık ![]() HAYZ: Kadınlarda aybaşı hali akıntısı ![]() HAZER: Sakınma, kaçınma, korunma, çekinme ![]() HAZF: Aradan çıkarma, kaldırma, giderme, silme, gizli tutma ![]() HÂZIRA: 1 Şehirli 2 Bir yere yerleşmiş 3 Medeni![]() HÂZIRÛN: 1 Meydanda, gözönünde olanlar 2 Hazır olanlar![]() HAZÎNE: Hazine, devlet malının saklandığı yer ![]() HEBA: 1 Toz, zerre 2 Boş, nafile![]() HEBÂEN MENSÛRA: Boşuna harcanarak ![]() HEDEF: Maksat, amaç ![]() HEDER OLAN: Boşa giden ![]() HEDER: Boşa gitme, yok yere giden şey ![]() HEDİY: Beytullah için getirilen kurbanlar ![]() HEDY: Harem-i şerife götürülen kurban ![]() HELÂK: 1 Mahvolma, ölme 2 Harcanma 3 Çok yorulma![]() HEMŞİRE: Kız kardeş ![]() HENDESE: Geometri ![]() HERC Ü MERC: Alt üst, karmakarışık, allak bullak ![]() HERDEM: Her zaman, daima ![]() HEREM: 1 İhtiyarlama, kocama 2 Mısır ehramlarından biri![]() HETK-İ HÜRMET: Saygının ortadan kalkması Şer'an haram olanın bozulması![]() HEVÂ: 1 Heves, istek, arzu, sevgi, hoşlanma 2 Nefsanî zevklere uyma![]() HEVÂ-İ NESÎM: Latif hava Mâne-vî gıda![]() HEVAMM: 1 Böcekler, haşereler 2 Yılan, pire, akrep gizli zararlı hayvanlar![]() HEVÂPEREST: Meşru olmayan lezzet ve heves peşinde olan ![]() HEVDEC: Kadınların binmesi için deve üzerine yapılan küçük mahfel ![]() HEY'ET: 1 Şekil, suret 2 Görünüş 3 Durum![]() HEY'ET-İ İCTİMAİYYE: Toplantı heyeti, sosyal durum ![]() HEZL: 1 Eğlence, alay, şaka 2 Latife 3 Mizah![]() HIDK: Öç almak için kin besleme ![]() HIFZ: Saklama, koruma, ezberleme ![]() HIFZISSIHHA: Sağlığı koruma ![]() HIKD: Kin tutma, öç almak için fırsat bekleme ![]() HINZIR: 1 Domuz 2 Pis ve katı yürekli kimse![]() HIRMAN: Mahrumluk, ümitsizlik ![]() HIRZ: 1 Sığınak 2 Nazar boncuğu, nazar duası 3 Tılsım![]() HISÂL: Huylar, mizaçlar, karekterler ![]() HIŞM: Kızgınlık, öfke, gazap ![]() HITBE: 1 Okunmuş 2 Söz kesilmiş, nişanlı kız veya kadın![]() HIYAR: 1 Bir işi yapıp yapmamakta serbestlik, İslâm hukukunda alış-veriş hususunda muhayyerlik 2 Hayırlılar, iyiler![]() HİBE: Bağışlama bağış ![]() HİCAB: 1 Utanma, sıkılma 2 Perde, hail, engel![]() HİCRÂN: 1 Ayrılık 2 Unutulmaz acı keder![]() HİCRET: 1 Memleketten memlekete göç 2 Hz Muhammed'in Mekke'den Medine'ye hicreti, Miladın 622 senesi![]() HİCRET-İ SENİYYE-HİCRET-İ NEBEVİYYE: Peygamberimizin Mekke'den Medine'ye göçü ![]() HİCV: Birini şiirle yermek, gülünç hale koymak, alay etmek ![]() HİCVİYYE: Hicv sözü veya yazısı, taşlama ![]() HİDAYET: Hak yola, doğru yola erme ![]() HİDAYET-İ İLÂHİYYE: İlâhî hidayet, Allah'ın doğru yola erdirmesi ![]() HİKMET: 1 Hakimlik, bilgelik 2 Sebep 3 Felsefe![]() HİKMET-İ İLÂHİYYE: Allah'ın hikmeti, yalnız O'nun bileceği iş ![]() HİKMET-İ TEŞRİ: Kanun yapma hikmeti Allah'ın emir ve yasaklarında gözetilen Rabbanî incelikler![]() HİLAF: 1 Karşı, zıt 2 Yalan![]() HİLÂFET: 1 Birinin yerini tutma 2 Peygamberin vekilliği, halifelik![]() HİLÂFETEN: 1 Birinin yerine geçerek 2 Halife olarak![]() HİLAF-I EDEB: Terbiye ve ahlâka aykırı ![]() HİLÂL: Yeni ay ![]() HİL'AT: Elbise, kaftan ![]() HİL'AT-İ RİSALET: Peygamberlik elbisesi ![]() HİLF: Yardımlaşma, ittifak, sözleşme ![]() HİLKAT: 1 Yaratılış 2 Tabiat![]() HİLKAT-İ ÂDEM: İlk insanın yaratılışı ![]() HİLKAT-İ ARZ: Dünyanın yaratılışı ![]() HİLL: 1 Hilal 2 Hac vaktinde ihrama girilen yerin dışında kalan saha, haremin dışı![]() HİLM Ü HAYÂ: Yumuşaklık ve utanma duygusu ![]() HİLM: Yumuşaklık, insanın tabiatında olan yumuşaklık duygusu ![]() HÎN: An, zaman, vakit, sıra ![]() HİRFET: Sanat, meslek ![]() HİSAB: Hesap, saymak, aritmatik ![]() HİSAL-HISAL: Huylar, tabiatlar ![]() HİSAR: 1 Kuşatma, etrafını alma 2 Etrafı istihkamlı kale, bent![]() HİSS: Duyma kuvveti, duygu ![]() HİSSE: Pay, nasip ![]() HİSSEDÂR: Pay, hisse sahibi ![]() |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#24 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüHİSS-İ KABLELVUKU: Önsezi ![]() HİSSÎ: His ile, duygu ile ilgili, duygusal ![]() HİSSİYYAT: Duygular, sezişler ![]() HİTAB: Bir veya daha fazla kimselere söz söyleme, nutuk ![]() HİTAB-I ÂM: Umuma hitap, bir topluluğa söyleme ![]() HİTAB-I EZELÎ: Başlangıçsız, çok eski söz ![]() HİTÂM: 1 Son, nihayet 2 Bitme, tükenme![]() HİTÂN: 1 Sünnet, sünnet etme 2 Duvarlar, engeller![]() HİZB-HİZİB: 1 Kısım, bölük 2 Taraftar 3 Kur'ân cüzünün dörtte biri![]() HOD BE HOD: Kendi kendine, kendi başına ![]() HOD: 1 Kendi 2 Baş zırhı![]() HODGÂM: Bencil, egoist, kendini beğenmiş ![]() HUB: Güzel, hoş, iyi ![]() HUBB: Sevgi, muhabbet ![]() HUBB-İ DÜNYA: Dünya sevgisi ![]() HUBS: 1 Pislik 2 Kötülük![]() HUCCÂC: Hacılar ![]() HUCCET-HÜCCET: 1 Vesika, delil, senet 2 Tanınmış bilginlere verilen ünvan![]() HUD'A: Aldatma, oyun hile ![]() HUDÂ: Allah, yaratıcı ![]() HUDDAM: Hizmetçiler ![]() HUDUD: Sınırlar, hudutlar ![]() HUDÛS: Sonradan olma ![]() HUFFAZ: Ezberleyiciler, Kur'ân'ı ezbere bilenler ![]() HUKUK: 1 Haklar 2 Hakikatler 3 Kanunların verdiği hak![]() HULASA: Bir şeyin, bir sözün özü, özeti ![]() HULÂSA-İ KELÂM: Sözün özeti ![]() HULD AZABI: Ahiratteki ebedî azab ![]() HULD: 1 Sonu olmayan 2 Ebedî devamlı![]() HULF: Verdiği sözü tutmama, yemininde durmama ![]() HULK: Huy, tabiat ![]() HULKUM: Boğaz, gırtlak, ağızdan mideye giden yol ![]() HULÛD: Ölmezlik, süreklilik, devamlılık YEVM-İ HULÛD: Kıyamet günü![]() HULÛM: 1 Rüyalar, hülyalar 2 Düş azması![]() HULÛS: Halislik, saflık, gönül temizliği ![]() HULÛS-İ NİYET: Halis, samimi niyet ![]() HUMS: Beşte bir ![]() HÛN: 1 Kan, dem 2 Öldürme, öc![]() HUNEFA': "Hanif"in çoğulu Allah'ın birliğine inananlar, Hz İbrahim dininden olanlar![]() HURAFAT: Aslı, esası olmayan sözler ve rivayetler, hurafeler ![]() HURAFE: Uydurma hikâye ve rivayet ![]() HURDE: Değersiz şey, kırıntı ![]() HUREMAT - HURMÂT - HURUMAT: Haram olan şeyler, dince yasak olan şeyler ![]() HURÎ: 1 Cennet kızı 2 Sevgili![]() HURÛC: Çıkma, çıkış, dışarı çıkma YEVM-İ HURÛC: Kıyamet günü![]() HURÛF: Harfler ![]() HURÛF-İ HECA: Alfabe harfleri ![]() HURUF-İ MUKATTAA: Bazı surelerin başında bulunan ve ayrı ayrı okunan harfler ![]() HURUM: Haramlar, dince yasak ,olanlar ![]() HUSUS: İş, şekil, yol, konu ![]() HUŞÛ: 1 Gönül alçaklığı, tevazu 2 Korku ile sevgi arası durum, saygı![]() HUTAME: Cehennemin adlarından biri, cehennemin beşinci tabakası ![]() HUTUT: 1 Çizgiler 2 Yazılar 3 Yollar![]() HUZUR: 1 Hazır bulunma 2 Rahat![]() HÜCCET: 1 Vesika, delil 2 Seçkin âlimlere verilen ünvan![]() HÜCCETÜ'L-İSLÂM: İmam Gazali'nin lakabı ![]() HÜCEYRE: 1 Küçük delik, oyuk 2 Odacık, hücrecik![]() HÜCRE: 1 Odacık, göz 2 Dokuların, organların en küçük parçası, hücre![]() HÜDA: 1 Doğru yol gösterme 2 Hidayet etme 3 Kur'ân-ı Kerim'in adlarından biri![]() HÜKEMA: Hakîmler, bilginler, filozoflar ![]() HÜKM-HÜKÜM: Yargı, emir, komuta ![]() HÜNSA: 1 Kendisinde hem erkeklik hem dişilik alâmeti bulunan kimse 2 Aynı çiçekte erkeklik ve dişiliğin bulunması![]() HÜRRE: Cariye veya esir olmayan kadın ![]() HÜSN Ü KUBUH: Güzellik ve çirkinlik ![]() HÜSN: Güzel, iyi, güzellik, iyilik ![]() HÜSNA: En güzel ![]() HÜSN-İ AKİBET: Netice güzelliği ![]() HÜSN-İ DİLÂRÂ: Gönül alıcı güzellik ![]() HÜSRAN: 1 Zarar, ziyan 2 Beklenilenin elde edilememesinden duyulan acı, mahrumiyet acısı![]() HÜVE: 1 O 2 Allah![]() HÜVE'L-BÂKÎ: Bâkî kalan Allah'tır ![]() HÜZN-HÜZÜN: Gam, keder, sıkıntı |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#25 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüICL: Dana, sığır yavrusu ![]() IDLÂL: Saptırma, azıtma ![]() ISLAH: Düzeltme ve imâr etme ![]() ISLAHAT: Düzeltmeler, tashihler, iyi hale getirme, mükemmelleştirme ![]() ISTIFÂ: Seçme, ayıklama, süzme ![]() ITLÂK: 1 Salıverme 2 Boşama 3 Soyutlama, söyleme, kullanma![]() ITNÂB: Konuşurken fazla tafsilât vermek, sözü gereğinden fazla uzatmak ![]() IYÂN: Âşikâr, belli ![]() IZTIRÂRÎ: Mecburiyet altında olan ![]() İBÂD: Kullar ![]() İBÂDÜ'R-RAHMÂN: Allah'ın kulları ![]() İBÂHE: 1 Mübah olmak 2 Ateş söndürme![]() İBDÂ: 1 Meydana getirme 2 Yaratma![]() İBKÂ: "Bekâ"dan: Devamlı kılmak ![]() İBKÂM: Susturma, bir tartışmada ağız açamıyacak hale getirme ![]() İBN: Oğul ![]() İBNULLAH: Allah'ın oğlu Hıristiyanlar Hz İsa'ya İbnullah derler![]() İBRÂ: Bağışlanma, temize çıkma, aklanma ![]() İBRET-ENGİZ: İbret verici ![]() İBTİDÂ: Başlangıç, baş taraf ![]() İBTİDÂ-İ KIRAAT: İlk okuma Okumaya başlama![]() İBTİLÂ: Belaya uğramak, musibete düşmek, kötü şeye düşkünlük ![]() İCÂBET: 1 Kabul etme 2 Muvafakat etme![]() İCÂD U İBDÂ: Yapma ve yaratma ![]() İ'CÂZ: 1 Aciz bırakma 2 Mucize göstererek muhatabı cevap veremez duruma düşürme 3 Aciz bırakma![]() İCÂZ: 1 Sözü kısa söyleme 2 Az sözle çok mânâ anlatma![]() İCBÂR: Zorlama, cebretme ![]() İCL: Dana, buzağı ![]() İCMÂ: Dağınık şeyleri bir araya getirme, toplama ![]() İCMÂ-I ÜMMET: Büyük fakihlerin dinle ilgili bir konuda görüş birliğinde olmaları ![]() İCMÂL: Kısaltma, ihtisar, özet ![]() İCTİMAGÂH: Toplantı yeri ![]() İCTİNÂB: Çekinme, sakınma ![]() İDÂRE-İ KELÂM: Sözü mümkün mertebe yürütmek, işi idare etmek ![]() İDDET: Bekleme süresi İslâm hukukunda kocasından boşanan bir kadının 100 gün, kocası ölen bir kadının 130 gün bekleme müddeti Bu müddet geçmeden başkasıyla evlenemez![]() İDGÂM: Birbirine benzeyen iki harfi bir yazıp şeddeli okuma ![]() İDHÂL: Dâhil etme, içine alma ![]() İDLÂL: Dalâlete sokma, sapıtma ![]() İDLÂL-İ İLÂHÎ: Allah'ın kulu saptırması ![]() İDRÂK: 1 Anlayış, akıl edinme 2 Yetişmek, erişmek 3 Olgunlaşma çağını bulma![]() ÎFÂ: 1 Ödeme, yerine getirme 2 Bir işi yapma 3 İş görme![]() İFK: İftira, iftira ekmek, Hz Aişe'ye yapılan iftira![]() İFLÂH: Felâha, selâmete kavuşmak ![]() İFNÂ:: Mahvetmek, yok etmek ![]() İFRÂT: Haddi aşma, pek ileri gitme ![]() İFRÂZ: Bütünden parça ayırma Bölme![]() İFRÎT: Çetin cin, öfkeli insan ![]() İFTİTAH TEKBİRİ: Namaza başlama tekbiri ![]() İGÂSE: İmdada yetişmek, yardım etmek ![]() İĞFÂL: Yanıltma ve aldatma ![]() İĞTİSÂL: Gusletme ![]() İĞVÂ: Ayartma, baştan çıkarma ![]() İHÂTA: 1 Kuşatma, etrafını çevirme 2 Geniş tam bilgi ve ihtisas![]() İHDÂS: Ortaya çıkarma ![]() İHFÂ: Gizleme, saklama ![]() İHLÂL: "Halel"den bozma, sakatlama, kusurlu hale getirme ![]() İHLÂS: Samimiyet, doğruluk, riyasızlık Kur'ân-ı Kerim'in 112 Sûresi![]() İHMÂL: Mühlet verme ![]() |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#26 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüİHRÂC: Çıkarmak ![]() İHRÂM: Hacıların giydikleri dikişsiz elbise ![]() İHRÂZ: Nail olmak, kazanmak, almak ![]() İHSÂN: 1 İyilik etme 2 Bağış, bağışlama 3 Sağlamlaştırma![]() İHTİCÂC: Hüccet, delil göstermek ![]() İHTİDÂ: Hidayete ermek, İslâm olmak ![]() İHTİKÂR: 1 Haksız kazanç, aşırı kâr, vurgunculuk 2 Hakarete katlanmak![]() İHTİLAF: Ayrılma, ayrışma, çözülme ![]() İHTİLAF-I EDYÂN: Dinlerin ayrılıkları, farklı farklı oluşları ![]() İHTİLÂM: Düş azması, uyurken cenabet olma ![]() İHTİLÂT: Karışma, karışıp görüşme komplikasyon ![]() İHTİRAS: Bir şeyi fazla arzulama ve ona fazla düşkünlük ![]() İHTİRAZ: Sakınma, çekinme ![]() İHTİRÂZÎ: Çekinme, sakınma ile ilgili ![]() İHTİSAR: Kısaltma, icmâl etme ![]() İHTİSAS: Özellik kazanma, uzmanlaşma ![]() İHTİVA: İçine alma, içinde bulundurma, içerme ![]() İHTİYAR: Seçme, seçilme ![]() İHTİZÂZ: 1 Haz duymak, ferahlanmak 2 Titreşim![]() İHVAN: Kardeşler, arkadaşlar, aynı tarikata mensup olanlar ![]() İHYÂ: Diriltme, hayat verme ![]() İKÂB: Ceza, azap, cezalandırma ![]() İKAL: 1 Bağ 2 Ayak bağı![]() İKÂLE: 1 İki tarafın isteğiyle alışverişi bozmak 2 Dememiş iken "dedim" diye iddia etmek![]() İKÂME: Yerleştirmek, iskan etmek, vücuda getirmek ![]() İKÂMET: İmamlık, halifelik, önderlik ![]() İKÂNİYYE: Yakînî bilgiye tabi olanlar Din ve bilginlerce ileri sürülen şeyleri delil aramaksızın doğru sayan anlayış![]() İKLÂB: Çevirme, bir halden başka bir hale döndürme ![]() İKTİBAS: 1 Ödünç almak 2 Bir kelimeyi, bir cümleyi veya bunların mânâlarını olduğu gibi alma, aktarma![]() İKTİDÂ: Uymak, tabi olmak ![]() İKTİSAB: 1 Kazanma 2 Tahsil etme 3 Elde etme![]() İKTİSÂD: Ekonomi Toplumun tutumluluğu![]() İKTİZA: 1 Lazım gelme, gerekme 2 İşe yarama, yararlık![]() ÎLÂ: 1 Yemin etmek 2 Erkeğin, bir müddet karısına yaklaşmaması için yemin etmesi 3 Sıkıntı ve derde uğrama![]() İLÂF: Ülfet ettirme, ülfet ettirilme, alıştırma, uzlaştırma ![]() İLÂH: Mabud, tanrı ![]() İ'LÂ-YI KELİMETULLAH: Allah'ın adını yüce tutmak ![]() İLHÂD: 1 Dinsizlik, inanç bozukluğu 2 Allah inancından ayrılış, tevhid inancından ayrılma![]() İLLET: Hastalık, sebep, gaye, hedef ![]() İLLET-İ ÛLÂ: Birinci sebep, ilk sebep ![]() İLLET-İ VÜCÛD: Varlık sebebi ![]() İLLİYYET: Sebep ile ilgili, sebeplilik ![]() İLME'L-YAKÎN: İlmî bilgi Kesin bilgi![]() İLM-İ FERÂİZ: İslâm hukukunda miras taksimi ile ilgili bilim dalı ![]() İLM-İ HÂL: İslâm dininin her müslüman için bilinmesi gereken temel bilgileri ![]() İLM-İ HEY'ET: Astronomi ilmi ![]() İLM-İ HİKMET: Düşünce bilgisi, felsefe ![]() İLM-İ LEDÜNN: Gayb ilmi, Allah'ın sırlarına ait ilim ![]() İLM-İ MEÂNÎ: Meânî ilmi, belagat ![]() İLM-İ TEVHİD: İlm-i kelâm ![]() İLM-İ USÛL ve AKÂİD: Usûl ve akâid ilmi ![]() İLM-İ VEHBÎ: Allah tarafından verilen ilim ![]() İLTİBAS: Benzeyen şeyleri birbirine karıştırma Şaşırıp yanılma![]() İLTİCA: Sığınma ![]() İLTİZAM: 1 Kendisi için gerekli sayma 2 Bilerek, isteyerek taraf tutma![]() İLZAM: Delil göstererek muhalifi susturmak ![]() İ'MÂL: Yapma, işleme, iş yapma ![]() İMÂLE: 1 Bir tarafa meylettirmek, bir tarafa eğmek 2 Bir heceyi vezne uydurmak için uzatarak okumak![]() İMDÎ: Artık, bu halde, böyle olduğu halde ![]() İMKÂN VE CÜNÛB: Mümkün ve gereklilik ![]() İMLÂ: Doldurma, yazdırma ![]() İMSÂK: 1 Oruca başlama zamanı 2 Kendini tutmak, bir şeyden el çekmek![]() İMTİNA: Çekinme, vazgeçip geri durma ![]() İMTİSÂL: Örnek kabul etme ![]() İNÂBE: 1 Günahlardan vazgeçip Hak yola dönmek 2 Bir mürşidden el alıp yerine geçme![]() İNADİYYE: Eşyanın hakikatini inkâr etme felsefesine bağlılık ![]() İN'ÂM: İhsan, nimet verme ![]() İNÂS: Kadınlar, kızlar ![]() |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#27 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüİNÂYET: 1 Dikkat, gayret, özenme 2 Lütuf, ihsan, iyilik![]() İNDALLAH: Allah yanında ![]() İNDE'L-CUMHUR: Çoğunluğun yanında, çoğunluğun nazarında ![]() İNDE'L-HÂCE: İhtiyaç vaktinde ![]() İNDİRAC: İçine konma, arasına sıkışma Derecelenme![]() İNDİYYE: Kendi görüşüne tabi olan ![]() İNFAK: Nafaka verme, besleme, geçindirme ![]() İNFİSÂL: 1 Ayrılma, 2 Azledilme, işinden uzaklaşma![]() İNFİTÂR: Yarılma, açılma ![]() İNHİRÂF: Doğru yoldan sapma ![]() İN'İKÂS: Bir yere çarpıp geri dönme, aksetme ![]() İNKÂR: Tanımama ![]() İNKIBÂZ: 1 Büzülüp toplanma, çekilme 2 Kasvet, keder, sıkıntı 3 Kabızlık, peklik![]() İNKILÂB: Bir halden başka bir hale dönme ![]() İNKIRAZ: Tükenme, blitme, kırılıp yok olma ![]() İNKITÂ: Kesilme ![]() İNKIYÂD: Boyun eğme, mutî olma, itaat etme ![]() İNKİŞÂF: Gelişme, ilerleme ![]() İNS U CİN: İnsan ve cin ![]() İNS: İnsan ![]() İNŞÂ: Yapma, vücuda getirme ![]() İNŞİKÂK: İkiye ayrılma, yarılma ![]() İNŞİRAH: Ferahlamak, sevinç duymak ![]() İNŞİRAH-I SADR: Vicdan ferahlığı,vicdan huzuru ![]() İNTAK: Nutka getirmek, söyleme yeteneği olmayanı söyletmek ![]() İNTİBAK: Uyma, uygun hale gelme Edebiyatta iki zıd şeyin ortak özelliğini bulup birleştirme![]() İNTİFÂ: Fayda sağlama, menfaatlanma ![]() İNTİŞÂR: Yayılma ![]() İNZÂL: İndirme, indirilme ![]() İNZÂL-İ MENÎ: Üreme organından meni çıkması ![]() İNZÂR: Korkutmak, sakındırmak ![]() İ'RÂB: 1 Düzgün konuşma ve hakikatı belirtme 2 Arapça kelimelerin sonundaki harf veya harekenin değişmesi![]() İRÂDE-İ CÜZ'İYYE: Allah tarafından insanın yetkisine bırakılan cüz'î irade İnsan iradesi![]() İRÂE: "Rü'yet"ten: Gösterme, tayin etme ![]() İ'RÂZ: Yüz çevirme, başka tarafa dönme ![]() İRBE: Kadına ihtiyaç duymayan erkek ![]() İRCA': Döndürme, geri çevirme ![]() İRS: 1 Ölen kişinin mirasçılarına kalan mal veya para 2 Veraset, soya çekim![]() İRŞAD: Doğru yolu gösterme ![]() İRTİCÂ': Gerilik, geriye gitme, eskiyi isteme ![]() İRTİDÂD: Din değiştirme, dinden çıkma, dinden dönme ![]() İRTİFÂ': Yükseklik, yükselme ![]() İRTİHÂL: Vefat etmek, ölmek ![]() İRTİKÂB: 1 Kötü bir iş işleme 2 Rüşvet yeme![]() İS'ÂF: Birinin isteğini kabul edip yerine getirme ![]() ÎSÂL: Ulaştırma, vardırma ![]() İSKÂT: (Sükut'tan) Susturma ![]() İSKAT: 1 Düşürme, aşağı alma 2 Hükümsüz bırakma, iptal etme![]() İSKAT-I CENİN: Çocuk düşürme ![]() İSM-İ ÂZAM: Allah Teâlâ'nın en büyük adı ![]() İSM-İ FAİL: İş yapan kimse ![]() İSM-İ HÂS: Özel isim ![]() İSNAD-I MECAZÎ: Mecazî isnad, bir sözün mecaz anlamını tercih etmek ![]() İSNEYN: 1 Pazartesi günü 2 İki![]() İSRA: Gece yürüyüşü, yürütme ![]() İSTİÂB: İçine alma, kaplama ![]() İSTİÂRE: 1 Ödünç alma 2 Bir kelimenin mânâsını muvakkaten başka bir kelime hakkında kullanma![]() İSTİÂRE-İ TEMSİLİYYE: Teşbihin esas unsurlarından biri ile yapılan benzetme ![]() İSTİÂZE: "Eûzü billâhi mineşşeyta-nirracîm" sözünü söyleyerek Allah'a sığınma, eûzü çekme ![]() İSTİB'ÂD: Uzaklaşma, uzaklaştırma, akıl dışı sayma ![]() İSTİ'DÂD: 1 Alışma, ünsiyet 2 Kabiliyet![]() İSTİDLÂL: Bir delile dayanarak bir şeyden netice çıkarmak Delil getirerek anlamak![]() İSTİDRÂC: 1 Derece derece yükselmeyi istemek 2 Fâsık veya kâfir olduğu belli bir şahsın gösterdiği harika![]() İSTİDRÂK: Yetişme, nail olma ![]() İSTİFA: Memuriyetten azlini istemek ![]() İSTİFHAM: Anlamaya çalışmak, soru sormak, soru ![]() İSTİFHAM-I İNKÂRÎ: Olumsuzu pekiştiren soru şekli "Hiç yapar mı?" ifadesindeki gibi![]() İSTİGÂSE: 1 Yağmur isteme, yağmur duası etme 2 Yardım ve imdad isteme![]() İSTİĞFÂR: Af talep etme ![]() İSTİĞNA: Gönül tokluğu ![]() |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#28 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüİSTİĞRAK: Bir şeyi baştan aşağı kaplamak Tasavvuf erbabının vecde gelip kendinden geçmesi İstiğrak lâmı: Bir cinsin bütün bireylerini içine alan belirtme edatı, lâm-ı tarif, diğer adıyla harfi tarif![]() İSTİHBÂR: Haber ve bilgi alma ![]() İSTİHFÂF: Hafife alma, önem vermeme, hor görme ![]() İSTİHLÂK: Tüketme, kullanarak yok etme ![]() İSTİHSÂL: Üretmek, hâsıl etmek, çoğaltmak ![]() İSTİHSÂN: Beğenme, iyi ve güzel bulma ![]() İSTİHZÂ: Alay etmek ![]() İSTİKBÂL: 1 Gelecek zaman 2 Gelen bir kimseyi karşılamak![]() İSTİKRÂ: 1 Gezme, dolaşma, âvârelik, konuklama 2 Bir şey hakkında etraflı bilgi edinme![]() İSTİKRÂH: Kerih ve kötü görmek, tiksinmek bir şeyi beğenmemek, bir şeyi zorla yapma ![]() İSTİLÂ: Bir yeri kuvvet kullanarak ele geçirmek ![]() İSTİ'LÂM: 1 Selâm vermeyi isteme 2 Kâbe'yi tavaf esnasında Hacerü'l-Esved'i selâmlamak![]() İSTİ'MÂL: Kullanma ![]() İSTİMDÂD: Yardım isteme ![]() İSTİMRÂR: Devamlılık ![]() İSTÎNÂF: 1 Yeniden başlama 2 Bidayet mahkemesinde verilen bir hükmün bir üst mahkemeye başvurarak feshini isteme![]() İSTİNÂFİYYE: 1 Yeniden başlamaya ait 2 İstinaf mahkemesine ait 3 Arapça'da bir soruya cevap anlamında bulunan cümle![]() İSTİNBÂT: Bir iş veya sözden gizli bir anlam çıkarmak, tahmin etmek ![]() İSTİNBÂT: Bir söz veya işten gizli bir mânâ çıkarma, zımnen, açık olmayarak, dolayısıyla anlama ![]() İSTİNKÂF: Kabul etmeme, yüz çevirme, çekimser kalma, reddetme ![]() İSTİNSÂH: Nüshasını çıkarma, bir sûretini çıkarma, kopye etme ![]() İSTİSÂL: Kökünden sökmek ![]() İSTİSHÂB: "Sohbet"den: Yanına alma, yanına alınma ![]() İSTİSKÂ: 1 Su isteme 2 Yağmur duasına çıkma 3 Vücudun bir yerinde su toplanması![]() İSTİŞÂRE: Müşavere etme, danışma ![]() İSTİŞHÂD: 1 Şahid gösterme Delil getirme, belge 2 Şehid olma![]() İSTİTÂAT: Güç yetirme, kudret ![]() İSTİTÂR: Örtünmek, kapanmak ![]() İSTİVÂ: 1 Müsavî olma, denk olma 2 Düz olma, düzlük 3 Kaplama, örtme 4 Ortada ve tam bir derecede bulunma![]() İSTÎZÂN: İzin isteme ![]() İŞ'ÂR: 1 Yazı ile haber verme 2 Anlatmak, bildirmek![]() İŞKİL: Kuşku, zan ![]() İŞMÂM: "Şemm"den 1 Koklatma, koklatılma 2 Tecvid ıstılâhında harfin zamme harekesine işaret etme![]() İŞRÂK: "Şark"tan: 1 Güneşin doğması ve etrafı ışıklandırması 2 Parlama, ışıklandırma![]() İŞTİÂL: Alevlenme, tutuşma ![]() İŞTİBÂH: Şüphelenme, şüpheye düşme ![]() İŞTİGÂL: Meşguliyet, uğraşma ![]() İŞTİHÂR: Şöhret bulma, ün kazanma ![]() İŞTİKÂK: Bir kökten parçalara ayrılmak Türeme![]() İŞTİRA: Satın alma ![]() İŞTİYAK: Fazla arzu ve şevk Hasret çekmek, özlemek![]() İTÂB: Azarlama, tekdir etme ![]() İ'TİKÂF: Bir yere çekilip tek başına ibadetle meşgul olmak ![]() İ'TİNÂ: Çok dikkat etme, özenme ![]() İ'TİZÂL: 1 Bir tarafa çekilme 2 İşten çekilme 3 Vâsıl b Ata'nın kurduğu Mutezile mezhebini benimseme 4 Takımdan ayrılma![]() İ'TİZÂR: Özür dileme ![]() İTKAN: 1 Muhkem, sağlam kalma 2 İnanma, emin olma![]() İTLÂF: Telef etmek, ziyan etmek ![]() İTMÂM: Tamamlama, ikmâl etme ![]() İTMİ'NÂN: Emin olma, güvenme Kalbin mutmain olması Gönülden inanma![]() İTTİBÂ: Tâbi olma, uyma, ardısıra gitme ![]() İTTİHAD: Birlik, beraberlik ![]() İTTİKÂ: Sakınma Takva ehlinden olma![]() İTTİRAD: Düzenli, uygun biçimde sıra ile birbirini izleyen Biteviye![]() İTTİSÂF: Vasıflanmak, bir sıfat sahibi olmak ![]() İVAZ: Karşılık olarak verilen şey, bedel ![]() İVME: Acele etme, koşma |
|
|
|