|
|||||||
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| çıkmaz, hikaye, kedileri|masal, sokağın, ürkmez, özetleri |
Çıkmaz Sokağın Ürkmez Kedileri|Masal Ve Hikaye Özetleri |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Çıkmaz Sokağın Ürkmez Kedileri|Masal Ve Hikaye ÖzetleriÇIKMAZ SOKAĞIN ÜRKEK KEDİLERİ Hayat, duygulananlar için bir trajedi, düşünenler için bir komedidir La Bruyere İzo, uykusunu kaçıran kara düşüncelerine lanetler yağdırarak doğruldu yattığı yerden Yuvarlarından fırlamış, yaşama dair hiçbir şey ifade etmeyen yarı açık gözlerini sehpanın üzerinde mezar taşları gibi duran ve onca paralar harcayarak aldığı ilaçlara dikti Haplar, iğne tüpleri, fitiller, şuruplar, anti depresanlar ![]() ![]() Onu sağlığına kavuşturacak ilaçlara duyduğu nefret, mide bulantısı eşliğinde bir kat daha arttı İki büklüm olmuş cılız gövdesinden çıkan inilti loş odasının basık atmosferine yayıldı Uyuşuk bedeniyle usulca yerinden kalkıp, kirli perdesi olan pencereye doğru ayaklarını sürükleyerek gitti Hızlı bir hamle yapıp, pencereyi açtı Bulanan midesini ve bunalan ruhunu çıkmaz sokağındaki evinin dördüncü katından aşağı boşalttı Boşalan midesi kadar rahatlamamıştı bunalan ruhu Ölüme yatmış bir hastanın son nefesini alıp vermesi gibi zorlanıyordu her soluğunda Sümüğü salyasına karıştı Bir süre yaşlı gözleriyle pencerenin önünde dikildi El yordamıyla bulduğu çiçek desenli, kirli perdeyi yüzüne doğru çekerek, şakaklarından boşalan terini ve salyalı ağzını sildi Titriyordu Düşüncelerini bir türlü toparlayamıyor, onu böyle aciz bir insan kılığına sokan sistemin aşağılık değer yargılarını, yaşamın katı kurallarını, doğanın acımasızlığını, var olma nedenini, yok olma biçimini hazmedemiyordu Adına ‘zaman’ denilen, insanlığın en aptalca icadı olan kavramı aklının dışına bir türlü atamıyordu Bütün bunlar düşüncelerinde bir karmaşa yaratıp, iç organlarının ağzından fışkırıp çıkacağı hissine kapılıyordu İzo bu halinden de nefret ediyordu Nefret denilen duygu, ruhuna yapışmış iri, siyah bir et beni gibiydi Onu taşımak zorundaydı Kesip atmaya bir türlü cesaret edemiyordu İzo’nun başı, çöken omuzlarıyla birlikte iyice pencerenin dışına taştı Yuvarlarından fırlamış gözlerini sokaktaki çöp yığınının etrafına toplanmış, sokağın kıdemli sakinleri olan köpek ve kedilere iliştirdi İzo’nun cılız gövdesi bin bir türlü sorundan bunalmış, külçe gibi ağırlaşan başını daha fazla taşıyamadı Gövdeden kopan baş, çöp yığınının ortasına saplandı Şaşkınlıktan donup kalan kıdemli sakinler sokağın dört bir yana savruldular Sokağın façası en bozuk köşesinde eylemsizliğin erdemine ulaşmış Şarapçı Zeko’nun uyuşuk bedeni, yattığı yere işgalliye ödemediği gerekçesiyle ereksiyon halindeki zarbo copunun makatına girmesiyle uyandı Şarapçı Zeko’nun siren sesi kıvamındaki feryadı kısa bir sonra çıkmaz loş ışıklı sokağın kulak zarına çizik atıp, tersoluktan sinyale düşmüş emekli torbacılara ulaştı Torbacılar birbirleriyle işaretleşip, tilki sessizliğinde sokağın zifiri köşelerine yolaldılar Erketeye yatmış muhabbet tellalı ayakta durmakta zorlanan yaşlı sermayesine gecenin puslu geçeceğini söylemekte gecikmedi Tavanı ve duvarları görünürde olmayan dükkânını bu gecelik düşük ciroyla kapatarak, barındıkları sekizinci sınıf otelin yolunu tuttular Zarbo, Şarapçı Zeko’nun makatından copunu kurtarmaya çalışırken, yanından geçen tiner kokulu Cuma Ali’ye pek aldırış etmedi Sokağın anlık sükunetini sıvaları dökülmüş, demir kapılı salaş evinden çıkan Dönme Derya’nın sivri topuklu ayakkabıları bozdu Dönme Derya görevi başındaki zarboyu fazla meşgul etmeden, elindeki bir deste yeşil kağıdı ayaklarının dibine fırlatıp, çıktığı sıvası dökülmüş demir kapılı salaş evine olağan kırıtışlarıyla döndü Zarbo sulanan ağzını kıllı parmaklarıyla silerken, büyüyen gözlerini yerdeki yeşil kağıt destenin üzerinde gezdirdi Bir kedi çevikliyle desteyi yerden aldı Sokağın parke taşlı yokuşundan aşağı topuklamadan önce copunu bir geceliğine Şarapçı Zeko’nun makatına ödünç bıraktı Eroinman İzo’nun cılız bedeni olup bitenlerden bi haber, çıkmaz sokaktaki lambanın puslu ışığı altında çöplüğe düşürdüğü başını arıyordu İzo’nun başı çöplüğün sota yerinde, sokağın en uyuz köpeği Cino tarafından kemirilmekteydi Bülent KARAKÖSE |
|
Çıkmaz Sokağın Ürkmez Kedileri|Masal Ve Hikaye Özetleri |
|
|
#2 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Çıkmaz Sokağın Ürkmez Kedileri|Masal Ve Hikaye ÖzetleriBİR ÇIKMAZ SOKAKTA Ne kadar dönüp dolaşsam, yine de Hep o çıkmaz sokaktayım çaresiz Bir umut kırıntısı gözlerimde Yürüyorum durmadan, dalgın, sessiz Sokak o sokak, bense ben değilim Sanki bin yıllar geçmiş aradan Boşlukta bir şeyler arıyor elim Belki de mahşere dek bulunmayan Yitirdiğim neydi, aradığım ne Çöken ne yüreğime kurşun gibi Tanrım! ben mi değiştim söylesene Yoksa bende zamanlar mı eskidi Bir yerlere varmadan, nasıl böyle Hiç durmadan akıp gidiyor günler Yaşam diye verdiğin bu mu söyle O mu sırtıma sapladığın hançer Bir çıkmaz sokağın sonunda, işte Suskun ve tek başına seninleyim Fanilikten ölmezliğe geçişte Bilmiyorum, söyle bana, ben neyim Sevdimse; verdiğin yürekle sevdim Sen açtın bu ufku karşımda sonsuz Yürüdüm bir yolun sonuna geldim Yıkık, üzgün ve paramparça onsuz Ölüm buysa, Tanrım buysa yaşamak Sil alnımdan yazdığın bu yazgıyı Ya bir yere çıksın artık bu sokak Ya da öldür içimdeki Tanrıyı! Ümit Yaşar Oğuzcan |
|
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
| Görünüm Modları | |
|
|