Ögrenmeyi Ögrenmek

Eski 08-24-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Ögrenmeyi Ögrenmek




konubasligi ile konu arasindaki baglantiyi belki göremediniz ama ileride (bir kac güne ins) göstericegim

Miraç gecesinde Rabbine öyle yaklaştı ki, aradan bütün perdeler kalktı ve huzuru ilahiye kabul buyuruldu Zamandan ve mekândan münezzeh olan Cenabı Hakkın sohbeti ile ve Cemali Bakemali ile müşerref oldu Onu baş gözü ile yalnız ve yalnız Habibi Ekrem aleyhi ve sellem gördü Habibini cemal nurundan yarattığı için, o nur, nuru görmeye takat getirebildi Hazret-i Allah kudretiyle yokluk karanlığından açığa çıkardığı ilk şey, onun nuruydu Mükevvenatı onun nuru ile donattı Nereye baksan hep o nur

Alıntı Yaparak Cevapla

Ögrenmeyi Ögrenmek

Eski 08-24-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Ögrenmeyi Ögrenmek




evet simdi yaziya yazi yazmak zamani

birileri (hakikat kitabevi) bu yaziyi yaziyor, birileri de geliypr ve reddiye yaziyor bu reddiyeyide simdi ekliyorum

simdide baslik bekli biraz daha iy anlasilmis olur

son zamanlarda millet bi yazi okuyor ve hosuna giderse hemen kabul ediyor
hosuna gitme sebebleri tebiki ilmen degil, edebiyat olabilir sevdigi kisi olabilir filan filan
ama ilmi olmadigi icin yanlisi dogruyu ayrd edemiyor

ileride daha bir genis sekilde bu konuya temas edecegim, gelelim reddiyeye
okuduktan sonra hemen bakisaciniz degisebilir




Hakikat kitap evinin basmış olduğu bir kitapta: ”Hakikat ve dalaleti bilmemiz lâzım İmanla küfrü öğrenelim” diyor Sözde iyi bir niyetle yazılan bir kitap
Kitapta işlenen konu, Müslümanlar arasında çok yaygın olduğundan dolayı, bu küfrün tehlikesini Müslümanların çoğu anlamamaktadır Müslüm anlar ilk görevlerini, ilk farzlarını yerine getirmediklerinden dolayı, bu hataya düşmektedirler Burada Miraç ile alâkalı şöyle diyor: ”Miraç gecesinde Rabbine öyle yaklaştı ki, aradan bütün perdeler kalktı ve huzuru ilahiye kabul buyuruldu ”Bakın olduğu gibi okuyorum ki, anlaşılması gereken şeyi siz iyi anlayın ve değerlendirin Bu kitapta Miraçtan bahsederken diyor ki: ”Rabbine öyle yaklaştı ki, aradan bütün perdeler kalktı ve huzuru ilahiye kabul buyuruldu Zamandan ve mekândan münezzeh olan Cenabı Hakkın sohbeti ile ve Cemali Bakemali ile müşerref oldu Onu baş gözü ile yalnız ve yalnız Habibi Ekrem aleyhi ve sellem gördü Habibini cemal nurundan yarattığı için, o nur, nuru görmeye takat getirebildi ”Bakın bu paragraf içerisinde anlatılan ifadeler dinleyenlerin ve okuyanların beyinlerinde nasıl bir çağrışım yapıyor ? Hep Allah’u Teâlâ’nın sıfatlarına yakışmayacak bir şekil çağrışımı yapıyor Şimdi biraz açalım bu sözleri Ne diyor bu insan? Diyor ki “Rabbine öyle yaklaştı ki” diyor
Yaklaşan Peygamber efendimiz ”Aradan bütün perdeler kalktı” diyor ”Ve huzuru ilahiye kabul buyuruldu ”Bu perdelerin kalkması ne demek? Yani,Allah’u Teâla’yı Peygamber efendimizle karşı karşıya getirmiş oluyor Nasıl ki bir kralın huzuruna bir insan çıkar, Peygamberimizi de huzuru ilahi kelimesi ile ne yapıyor? O aradan perdelerin kalkmasıyla karşı karşıya gelen iki varlık yerine koymuş oluyor İşte bu birinci küfür
İkinci sözüyle bu birinci sözü arasında tezat da çıkıyor Diyor ki ”Zamandan ve mekândan münezzeh olan cenabı hakkın sohbeti” Allah için “zamandan ve mekândan münezzehtir” diyerek, doğru bir söz söylüyor Peki, yeri olmayan bir varlık Peygamber efendimizi nasıl huzuruna alsın? Bunu yazan kişi aynı zamanda Peygamberi de bir an bile olsa, zamandan ve mekândan münezzeh durumuna sokmuş oluyor Peygamberi Allah’ın sıfatlarından biriyle sıfatlandırmak ise yine küfürdür
Allah’ın sıfatlarını Peygamber dahi olsa, insanlar için kullanmak küfürdür Yazar söze doğru sözlerle başladığı için ilk başta kulağa hoş geliyor Fakat uyanık olmak lâzım, çünkü devamı küfür içeriyor
Üçüncü hata Allah için sohbet kelimesini kullanmasıdır Sohbet kelimesi mahlûklar için kullanılır Allah için kullanılmaz Allah’ın kelâmı sohbet diye ifade edilmez, ses ile ifade edilmez Ama Peygamber efendimiz Allah’ın kelâmını o makamda iken duymuştur Allah ona duyurmuştur Kelâmını aracısız olarak, Cebrailsiz olarak MUHAMMED aleyhisselâma vahyetmiştir Bu sözü böyle söylemek yerindedir Allah vasıtasız olarak kelâmını Peygamber efendimize duyurdu Duyurdu ne demek? Yani Peygamberimiz vahyi anladı Allah’ın kelâmını anladı Ne gibi?
Huzuru ilahiyi anlamak gibi Mesela diyoruz ki, Müslümanlar mahşerde Allah’ın huzuruna çıkacaklar Buradaki huzur kelimesini nasıl ki müteşâbih bir kelime olarak kullanıyorsak, Miraçtaki huzur kelimesini de bu şekilde anlamamız gerekir Anlamamız gereken mana: Allah’u Teâlâ mahşerde bütün kullarına kelamını duymayı nasip edecektir Kullar bunu işitip anlayacaklar Çünkü elde, ayakta konuşacak Düşünün Allah kudreti ile, bu azaların bile, anlamalarını sağlayacak Allah’ın kelâmı tarif edilmez!
Allah’u Teâlâ bütün kullarını aynı anda sorgulayacak Yani kelâmını keyfiyetsiz işittirecek ve onun bütün hayatını, başta inancı olmak üzere, zerresinden kürresine, yapmış olduğu bütün amellerin hesabını soracaktır Üstelik aynı anda Yoksa bir kadı’nın karşısında hesabını verip geçmek gibi değil Mahşerdeki hesap vermek buna benzemez Bunu böyle bilmek küfür olur
Miraçta da bu böyledir Allah kelâmını Cebrailsiz olarak Resulullah’a duyurdu demektir Yani o onu bildi, yani anladı demektir Görmesi de böyledir Peygamber efendimiz Allah’u Teâla’yı gördü ama baş gözüyle, zahiren görmek gibi değil Kalp gözüyle gördü Yani gördüğünü bildi anladı demektir
Cennet ehlinin, Allah’ın cemalini görecekleri söyleniyor Buradaki cemal, asla yüz manasında değildir Yani Allah’ın varlığı görülecek manasındadır Bütün Cennet ehli Allah’ın kudretiyle Allah’ı görecektir demektir Yoksa Allah Cennete inecek veya Ârş’ta ay gibi gözükecek manasında değil Bu küfürdür Böyle bir tabir olamaz Çünkü Allah mekândan münezzehtir Oysa Arş’ta bir mekândır, Cennet de bir mekândır Allah bu mekânları yaratmadan öncede mekânsız olarak vardı
Allah bu mekânları Cennet de dahil, Cehennem de dahil, Sidretül Münteha da dahil,yeryüzü ve her şey dahil, bunları yaratmadan öncede vardı,bunları yarattıktan sonrada yine mekânsız olarak vardır İşte bu kaideyi biz doğru öğrendiğimiz zaman, ister Cennet hakkında konuşalım, ister Miraç hakkında konuşalım, ister rüya hakkında konuşalım, bunların hepsinden Allah’ın sıfatlarına ters düşen bir mana çıkıyorsa, o zaman hemen oradaki tehlikeyi anlamış oluruz Ve bunun da küfür olduğunu bilelim İşte bu Miraç gecesinde, doğru söz ile yanlış mana eşleştiği zaman,neticede yanlış ortaya çıkar Yani bir tane doğru kelime vardır diye aldanmamak lazım Doğru olan söz nedir? ”Zamandan ve mekândan münezzeh olan Allah” cümlesidir Allah’tan başkasına “zamandan ve mekândan münezzehtir” sözleri isnat edilemez Bunu yapan kimse Müslüman değildir İşte bu insanda Peygamber efendimizi böyle bir duruma sokuyor
Diğer bir hatası da: baş gözüyle görme meselesi Bu diğerlerine göre daha küçük bir kusur Yani kalp gözüyle mi gördü, baş gözüyle mi gördü? Neticede görmek tarif edilmeyecek bir durumdur Yani şekli, şemali tarifi yok Şöyle gördü, böyle gördü diye bir tarif yok Kim ki böyle bir tarif yapar ise, o Müslüman değildir Çünkü yapmış olduğu, tarif bir yaratıktır Akılda yaratıktır Akıl ilah değildir Bu bir kaidedir Akıl latif bir varlıktır Öyleyse aklın ürettiği her şeyde yaratıktır
Demek ki aklın ortaya koyduğu, ismini ister söylesin, ister söylemesin, ister hayal olsun,ister tasavvur olsun,ne olursa olsun,aklın ve düşüncenin ortaya koyduğu her şey yaratıktır İşte bu kaideyi de öğrendiğimiz zaman Allah’u Teâlâ’nın tarifi hiçbir zaman bu üretimlerle, aklın ortaya koyduğu fikir ve düşüncelerle mümkün değildir Tarif eden kişi, Allah’ı tanımamış demektir
Ve ifadedeki en büyük kusur: ”Habibini, cemal nurundan yarattığı için” diyor Dikkat edin bu söz çok çirkin bir küfürdür Yukarıda ne diyordu? ”Cemali Bakemaliyle müşerref oldu” diyordu
Yani, kemal sıfatları olan Allah’ın varlığıyla, diyordu ’Bakemal’ demek, kemal sıfatları olan varlık demek O da Allah’u Teâlâ’dır
Ve Peygamberimiz için: “Onu cemal nurundan yarattığı için, O nur,nuru görmeye takat getirebildi” diyor Bu ifadede nur kelimesi iki varlık için söyleniyor Dikkat edin “Habibini cemal nurundan yarattığı için” diyor Burada “o nur” Peygamber İkinci ifade,siyah puntolarla kalın yazmış ”Nuru görmeye takat getirebildi” O zaman görülen kim?
Allah’u Teâlâ Onu da nasıl tarif etti? Nur kelimesiyle tarif etti İşte en çirkin küfürlerden bir tanesi de budur Demek ki, kim burada olduğu gibi, Allah’u Teâlâ’yı nurani bir varlık yerine koyarsa kâfirdir Çünkü nuru yaratan Allah’tır Allah’ın Esma-ül Hüsnasın da (isimlerinin içerisinde) ve sıfatlarının içerisinde, ifade edilen ‘En Nur’ ismi Allah’ın nurani bir varlık olduğunu izah etmiyor bize Allah’ı bu isminden dolayı nur zanneden yanılmıştır Çünkü nur lâtif bir yaratıktır Üstelik, Allah Melekleri nurdan yaratmıştır Böyle de inanıyoruz Meleklerin sıfatlarını öğrendiğimiz zaman,nasıl iman ediyoruz? Meleklerin nasıl varlık olduklarına inanıyoruz? Melekler nurani varlıklardır Demek ki Allah’ın yaratmış olduğu nurdan, yine Allah Melekleri yarattı demektir Allah’ın nurundan yarattı demeyi bırakın; bir insan dese ki: ” Meleklerin yaratılmış olduğu nurdan Allah Peygamberi yarattı “,bu da hatadır Çünkü o zamanda Peygamberlerle Meleklerin sıfatını aynı sıfata yerleştirmiş olur Bu da Kur’ana zıttır Allah insanı topraktan ve sudan (alâktan) yarattı İnsanların yaratılışı böyledir Söylenilen söz, bu seferde bu Ayete zıt olacak Demek ki Melekler ile Peygamberin yaratılışını aynı göremeyiz Ama insan cahil ise, öyle zavAllahı bir varlıktır ki,nur kelimesi hoşuna gider
Zanneder ki Peygamber nurdan yaratılır ise daha güzel olur Hoşuna gider Sanki, Peygamberin topraktan, babasının menisinden annesinin yumurtasından yaratılması, hafiflik veya bir aşağılıkmış gibi görünür ona Yani kıymetsiz zanneder onu Halbuki toprak da kıymetlidir Yani nur’u da, toprağı da Allah yaratmıştır Kıymetler i neden farklı olsun?
Demek ki konuya felsefi olarak yaklaşan bir takım insanlar nurdan yaratılan varlıkların en üstün varlıklar olacağını zannedebiliyor İşte böyle felsefelere de insanlar aldanıyorlar maalesef Ve aldatılıyor da Kimisi bilerek, kimisi de ehlinden ilim almadan dini öğrettiği için, böyle yanlış öğretiyor Burada küfür olan neydi? ”Allah’u Teâlâ habibini cemal nurundan yarattığı için” demişti Yani sanki Allah kendi nurundan bir parça yarattı Sanki kendisi nurani bir varlık ve Peygamberi de kendi nurundan yarattı
Bu küfürdür Kim ki Allah’a bunları isnat ederse, o kâfirdir
”Hazret-i Allah kudretiyle yokluk karanlığından açığa çıkardığı ilk şey, onun nuruydu” diyor (Buradaki bazı edebi kelimelere aldanıp yanlışları anlamazlık etmeyelim) Demek istiyor ki: Burada karanlık kelimesi, hiçbir şey yok iken, yani ilk yarattığı şey onun nuruydu Onun nuru ne demek?
Yani Allah’ın yarattığı ilk şey Peygamberimizdi, demek istiyor Şimdi asıl küfür olan boyutuna bakalım Ne diyor sonra? Diyor ki: ”Kendi nurundan en evvela Habibi Ekrem’in nurunu yarattı” Böylelikle yokluk karanlığını kendisi açıklamış oldu Ve burada en büyük kusuru işlemeye başladı ”Kendi nurundan” diyerek, Allah nurani bir varlık durumuna sokuyor Ve Peygamberi de bu nurdan yarattığını söylüyor İşte bu küfürdür

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »
Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.