Tedavı

Eski 08-05-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Tedavı



Hastalıkları gidermek için ilaç kullanma ve gerekli tedbirleri alma Hastalığı giderme gayretleri
Islâm dini insan sağlığına büyük önem vermiştir Sıhhatli insan, güçlü ve kuvvetli olur Güçlü kimse ise zayıf insana nisbetle hem kendisi, hem de başkaları için daha yararlıdır Bu sebeple hadis-i şerifte: "'a göre kuvvetli mümin, zayıf müminden daha hayırlı ve daha sevimlıdır" (Müslim, Kader, 34) buyurulmuştur
Sağlık insan için büyük bir nimettir Peygamber efendimiz (sas): "Iki nimet vardır ki insanların bir çoğu onların kıymetini gerektiği gibi bilemediğinden aldanmışlardır Bunlar, sıhhat ve boş vakittir" (Buharî, Rikak, 1; Tirmizî, Zühd; Ahmed b Hanbel, Müsned, 1, 258) buyurmuşlardır Resulullah (sas): "'ım! bedenime, gözlerime ve kulaklarıma sıhhat ver" (Ebu Davûd, Edeb, 101) diye dua ederdi
Kur'an-ı Kerim'de: "Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayınız" (el-Bakara, 2/195) buyurulur
Insanın sağlığına dikkat etmemesi bir nevi kendisini ölüme terk etmesidir Bu ise dinimizde kesin olarak yasaklanmıştır Yüce Rabbimiz: "Kendinizi öldürmeyiniz" (en-Nisa, 4/29) buyurur Dinimizde ölümü temenni etmek de yasaklanmıştır Peygamber Efendimiz (sas) bir hadis-i şeriflerinde: "Sizden biri ölümü dilemesin" (Buharî, Merdâ, 19); bir diğerinde de "Insanların en hayırlısı ömrü uzun ameli güzel olanıdır" (Tirmizî, Zühd, 21) buyurmuştur
Ilk planda sağlığın korunmasını, sağlıklı olmak için bütün tedbirlerin alınmasını emreden Islâm dini, hastalanıldığı zaman tedavî olmayı da emretmiştir Üsame b Şerîk'den nakledildiğine göre bedevîler Peygamber Efendimiz (sas)'e gelip, "Ya Resulullah! Tedavi olalım mı? diye sorduklarında Efendimiz (sas): Tedavi olunuz Çünkü yaratmış olduğu her derdin devasını da yaratmıştır Ancak bir dert hariç O da ihtiyarlıktır"(Ebû Davûd, Tıb, 1)buyurmuştur Başka bir hadis-i şerifte de "Her derdin bir devası, her hastalığın bir ilacı vardır Hastalığın ilacı bulunduğu zaman azız ve celîl olan 'ın izniyle iyileşir" (Müslim, Selâm, 69) buyurmuştur
Bu hadis-i şerifler insanı tedavî olmaya teşvik ettiği gibi, henüz tedavisi bilinmeyen hastalıkların da mutlaka tedavilerinin olduğunu, tabiplerin bu konuda usanmadan, bıkmadan araştırma yapmaları gerektiğine de işaret etmektedir Bazı kimselerin: "'ın mübtela kıldığı her belâ ve musibete razı olmadıkça velâyet mertebesi tamam olmaz Binaenaleyh veli için tedavi caiz olmaz" sözü doğru değildir" (Tecrid-i Sarıh Terc XII, 75)
Bir çok hastalar vardır ki, tedâvî olundukları halde iyi olmuyorlar, diye bir şüphe hatıra gelebilir Bu şüphe de şöyle karşılanır: Tedâvî olunan hastanın iyi olmaması ya hastalığın hakiki tedâvîsi bilinmemesinden, yahut da hastalığın teşhis edilememesindendir
Bir kısım hadis-i şeriflerde mümine isabet eden hastalığın, onun manevî dereceşinin yüklenmesine ve günahlarının affına sebep olacağı bildirilmiştir: "Bir müslümana hastalık isabet ederse, hazan vakti ağaç yapraklarının döküldüğü gibi onun hata ve günahlarını döker" (Buharî, Merda, 13)
Bu tedâvî olmayı terketmek anlamına gelmez Öyle olsaydı, Resulullah (sas) tedâvî olmazdı Oysa o, bütün tedâvî yollarına başvurduktan sonra, bir netice alınamazsa sabra, kadere rıza göstermeye teşvik etmektedir
Tedâvî olurken dikkat edilecek bazı hususlar vardır Bir defa tabibin ve tedâvîde kullanılan ilaçların birer sebep olduğuna, gerçek şifayı verenin olduğuna inanılmalıdır
Âlimlerin büyük çoğunluğuna göre helâl ve temiz olmayan şeylerle tedavide bulunmak caiz değildir Meselâ şarap ve benzeri haram şeylerle tedavide bulunmak haram kılınmıştır Peygamber Efendimiz (sas) hadis-i şeriflerinde: Haram ile tedâvî olmayınız" (Ebû Davûd, Tıb, 11), "Şüphesiz ki sizin şifanızı size haram kıldığı şeylerde yaratmamıştır" (Selamet Yolları, IV, 76), "Şüphesiz ki Teâlâ şarabı haram kılınca ondan bütün faydaları almıştır" (Aynı eser, IV, 77) buyurmuştur
Tarık b Süveyd, ilaç için şarap yapmanın hükmünü sorunca Peygamber Efendimiz, Şüphe yok ki o deva değil, bir derttir" (Müslim, Eşribe, 12) buyurmuştur Şu kadarı var ki bazı fakihlere göre başka bir ilaç bulunmadığı zaman, Müslüman ve mütehassıs bir tabibin göstereceği lüzum üzerine câiz olabilir Ameliyat olacak hastaların bayıltılmasında zaruret olduğundan uyuşturucu madde kullanılmasında mahzur yoktur
Peygamber Efendimiz (sas) hadis-i şeriflerinde bazı tedâvî usullerine de işaret etmiştir Bir hadis-i şerifinde: "Şifa üç şeydedir: Bal şerbeti içmek, kan aldırmak, vücudu ateşle dağlamak, Fakat ümmetimi ateşle dağlamaktan men ederim" (Buharî, Tıb, 3,4,10; Müslim, Selâm, 71) buyurmuştur
Ebû Saîd el-Hudrî (ra)'dan rivâyete göre bir kişi Peygamber Efendimiz (sas)'e gelerek: "Ya Resulullah! Kardeşimin karnı ağrıyor, (ishal oldu)" dedi Resulullah (sas): Bal şerbeti içir" buyurdu Sonra adam Hz Peygamber'e ikinci defa geldi (hastalığının geçmedığını söyledi) Resulullah yine "Bal şerbeti içir" buyurdu Daha sonra adam üçüncü defa geldi Hz Peygamber "Bal şerbeti içir" buyurdu Adam tekrar gelip "Içirdim (fakat geçmedi)" deyince, Resulullah (sas): " sözünde doğrudur, fakat kardeşinin karnı yalancıdır" buyurdu Dördüncü defa içirince iyileşti" (Buharî, Tıb, 4) Resulullah (sas) " sözünde doğrudur" ifadesinde "Balda insanlar için şifa vardır" (en-Nahl, 16/19) ayetini işaret etmiştir
Yine Hz Peygamber (sas): "Yer mantarının (keme) suyu göze şifadır" (Tirmizî, Tıb, 22) buyurmuştur
Ebû Hüreyre (ra), "Üç, beş veya yedi yer mantarı alıp sıktım ve suyunu sırça bir kaba koydum Sonra onunla bir bir cariyenin gözünü sürmeledim, "gözü iyileşti" (Tirmizî, Tıb, 22) demiştir
Hz Âîşe validemizden rivâyet edilen bir hadis-i şerifte de Hz Peygamber (sas) çörek otu (habbetü's-sevdâ)'nın ölümden başka her hastaIığa şifa olduğunu bildirmiştir (Buharî, Tıb, 7)
Dua ile tedâvî:
Dua ile tedâvî de dinimizde meşrûdur Kur'an-ı Kerim'in şifa olduğu bizzat tarafından bildirilmiştir: "Biz, Kur'an'dan öyle ayetler indiriyoruz ki onlar müminler için tam bir şifa ve rahmettir" (el-Isrâ, 17/82)
Kur'an itikâdî, ahlâkî, rûhî ve sosyal hastalıklara şifadır Bunda hiç bir tereddüt yoktur Ancak bedenî hastalıklara da şifa mıdır? Büyük müfessir Kurtubî, tefsirinde Kur'an'ın hem kalp!ere ve hem de bedene şifa olduğunu belirtmiş ve bu konuda deliller serdetmiştir (Kurtubî, el-Camiu li ahkâmi'l-Kur'an, X, 316)
Ibnü'l-Kayyım "Zâdü'l-Mead" isimli eserinde, Resulullah (sas)'in çeşitli hastalıklar için tavsiye etmiş olduğu ilaçları alfabetik olarak sıralamış ve kaf harfinde Kur'an-ı Kerim'i zikrederek, "Kur'an kalbî ve bedenî hastalıklarla dünya ve ahiret hastalıkları için tam bir şifadır" demiştir (Zadü'l-Mead, III, 178)
Hz Âîşe validemizden şöyle rivayet edilmiştir: "Resulullah (sas) hastalandığında kendi üzerine Muavvizât (Ihlâs, Felak, Nâs) surelerini okurdu Hastalığı şiddetlendiği zaman ona ben okur ve elının bereketini ümit ederek kendi eliyle kendisini mesh ederdim" (Müslim, Selâm, 51)
Yine Hz Âîşe validemizden rivâyet edildiğine göre bir kimse hastalandığı zaman Resulullah (sas) onu sağl eliyle mesh ederek şöyle derdi: "Ey insanların Rabbi! Şu hastalığı gider, şifa ver Ancak sen şifa vericisin Senin şifandan başka hiçbir şifa yoktur Bu hastaya öyle bir şifa ver ki, onun üzerinde hiç bir hastalık izi kalmasın" (Müslim, Selâm, 46)
Ancak dert, sıkıntı, keder ve hastalıklardan kurtulmak için okuyup 'a dua etmek ayrı şey, büyü, efsun ve üfürükçülük ayrı şeydir Bunlar birbiriyle karıştırılmamalıdır Büyü, efsun ve üfürükçülük gibi batıl şeyler dinimizde kesin olarak yasaklanmıştır
Bir de dert ve hastalıklardan kurtulmak için okuyup dua etmek, doktora gidip tedavi olmaya engel değildir Dinimiz bunu da emretmiştir

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »
Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.