Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Forum İslam > İslami Genel Konular

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
ayetleri, evliler, mutlaka, okumalı, zihar

Evliler Bu Ayetleri Mutlaka Okumalı (Zihar)

Eski 08-04-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Evliler Bu Ayetleri Mutlaka Okumalı (Zihar)




Kur’an’da “kadınlar” (en-nisâ’) adında bir sure var, bunu çoğu kimse biliyor Fakat Kur’an’da, “Hakkını Arayan Kadın” veya “Hakkını almak için mücadele eden kadın” adında bir sure olduğunu kaç kişi biliyor?


Evet, Mücadile suresinden söz ediyorum Sure Türkiye’de daha çok Mücadele (tartışma) adıyla şöhret bulmuş olsa da, surenin iç bağlamının desteklediği adı Mücadile


Sureye adını veren olayın konusu, İslam öncesi dönemde kadına yönelik haksız uygulamalardan biri olan “zıhar” “Sırt” anlamına gelen zahr’dan türetilmiş olan zıhar, bir erkeğin eşine “Artık senin sırtın bana annemin sırtı gibidir” diyerek onu kendisine haram kılması Bunun bizdeki karşılığı “Anam avradım olsun” çirkin ve cahilce lafıdır


Zıhar ilk bakışta bir “boşama” türü gibi görünüyor Fakat olayın başkahramanı Sare’nin de isabetle teşhis ettiği bir bu bir boşama değil, cahiliyye erkeğinin artık işe yaramaz olduğu zalimce düşüncesinden yola çıkarak ondan kurtulmak için icat edilmiş hileli bir yöntem Bu yolla eşinden kurtulan adam, ona karşı kocalık sorumluluklarının tamamından sıyrılıyordu Kadın başkasıyla da evlenemiyordu Zira çevre onu, hala filancanın karısı sayıyordu

Zıhâr, Fıkhı terim olarak : Erkeğin kendi karısını veya onun boynunu ya da yarısını veya üçte birini, kendisine nikâhı ebediyen haram olan bir kadına veya o kadının bakılması caiz olmayan bir organına benzetmesidir


Mesela bir erkek karısına; senin başın, yada yarı vücudun annemin arkası gibidir derse zihar yapmış olur Zihar yapılan kadın cinsinden olması şarttır, erkek mahremlerin herhangi uzvuna benzetme yapılarak söylenilen söz ziharın konusu olamaz

Zihar karısını kendisine ebediyyen haram olan bir kadına(anne, kızkardeşi vs) bir organına benzetmesi demektir Koca kefaret vermedikçe kadınla cinsel ilişkide bulunamaz Bu benzetme organı; boyun, karın, diz, cinsel organı olacağı gibi sırtta olabilir, ama el ve ayak gibi benzetmelerle zihar gerçekleşmez Kocası kefaret vermediği takdirde kadın hukuk yollarını işletme hakkı doğar, Mahkemede kefaret vermemekte direnen koca israrlı olduğu sürece önce hapis, sonrada dayakla tercih yapmaya zorlanabilir Fakat kefareti verdiğine dair itirafda bulunursa tasdik edilir, koca yalancı olsa bile

Zihar; kefaretin ödenmesi ile haramlık ortadan kalkmış olur Kefaret bir köle azad etmek, iki ay oruç tutmak veya altmış fakire yemek vermekle yerine getirilmiş olur Zengin birkimse zihar kefaretini ödeyeceği zaman, fakir duruma düşerse oruç tutmakla da maksad hasıl olur Kefaretten amaç kadın haklarını ihlal etmenin bedeli olmasına yönelik olmasıdır


Eğer köle yok ise, altmış gün aralıksız oruç tutulur Hastalık ve yaşlılık gibi sebeplerden dolayı oruç tutmayan kimseler ise, altmış fakiri doyururlar Şâfiî ve Mâlik'e göre ise bir fakire altmış gün veya her gün için yarım sa' verilmesi yeterlidir

Fukahanın çoğunluğuna göre zihar yapan kimse, kefaretini vermeden önce zevcesiyle münasebette bulunursa Allah (cc)'a isyan etmiş ve günah işlemiş olur Tevbe ederek, kefaretini verinceye kadar zevcesiyle yeniden temasta bulunamaz Kefaretinde de artma olmaz




Hicretin 4 yılının sonunda veya 5 yılının başında Medine’de bir “zıhar” olayı yaşandı Zıhar yapan kişi Evs b Samit idi Hayatının büyük bir kısmını birlikte geçirdiği hayat arkadaşı Havle bt Sa’lebe’ye zıhar yapmış ve “Sen bana anam gibisin” demişti Bunu demiş demesine, fakat daha sonra dönüp onunla beraber olmak istemişti


Hukuksuzluk döneminde (Cahiliyye) olsa, kadının gideceği bir merci yoktu Dolayısıyla kocası ne derse boyun eğecekti Fakat artık orası eski “Yesrib” değil, ed-Din’in hukukunu hakim kılan bir “deyyan”ın olduğu Medine idi Havle “hadi, gel” diyen kocasına “hayır” dedi; “Sen bana zıhar yaptın; git Rasulullah’a danış öyle gel” dedi Evs “Ben bu konuyu Nebi’ye iletmekten utanırım” dedi Havle, “Sen iletemezsen ben iletirim” dedi


Buraya noktalı virgül koyalım: Allah Rasulü’nün yetiştirdiği neslin özgüvenine bakar mısınız? Mağdur olduğunu düşünen bir kadın, kendisine haksızlık yaptığına inandığı eşine karşı hakkını savunuyor Bunun için aynı zamanda devlet başkanı olan Rasulullah’a gidiyor Rasulullah’la aralarında şu diyalog geçiyor:


—Ya Rasulallah! Gençtim, güzeldim, alımlıydım Saçımı süpürge ettim, ona çocuklar doğurdum Şimdi karnım sarktı, yaşım ilerledi, sağlığım bozuldu Genç ve güzelken sevgilisiydim, şimdi “anası” oldum


—Sen ona haram olmuşsun!


—Vallahi beni boşamadı ya Rasulallah!


—Haram olmuşsun Bu konuda (farklı) bir şey inmedi!


—Bir daha bak kurban olayım ya Rasulallah


—Benim kendi görüşüm böyle (yapacak bir şey yok)


—Ama ya Rasulallah! Bana muhtaç küçük bir yavrum var Ona bıraksam bakamaz, telef olur; ben alsam doyuramam, aç kalır…


—…


Rasulullah susmuştur Havle o noktada ellerini ve yaşlı gözlerini göğe kaldırır: “Halimi sana havale ediyorum allah’ım! Yalnız sana!

MÜCADİLE SURESİ iner


Doğrusu Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve (nihayet) Allah’a havale eden kadının başvurusunu kabul etmiştir; zira Allah ikiniz arasında geçen konuşmayı işitiyordu: Çünkü Allah her şeyi işitendir, her şeyi görendir İçinizden “Sen bana annem kadar haramsın” diyerek eşlerinden ayrılanlara gelince; o kadınlar asla anneleri olamaz; onların anneleri yalnızca kendilerini doğuranlardır; ve şüphesiz onlar mantıksız Dahası düzme koşma bir laf söylüyorlar Ama şüphesiz Allah çok affeden, çok bağışlayandır” (58:1-2)

İçinizden zihar yapagelenlerin karıları, onların anaları değildir Anaları kendilerini doğurandan başkası değildir Şüphe yok ki onlar herhalde çirkin ve yalan bir laf söylüyorlar Muhakkak ki Allah bağışlayıcı, çok yarlığayıcıdır


Kadınlardan zihar ile ayrılmak isteyip de sonra dediklerini geri alacaklar için birbiriyle temas etmezden evvel, bir köle azad etmek (lazımdır) İşte size bununla öğüt veriliyor Allah ne yaparsanız, hakkıyle haberdardır


Fakat kim (bunu) bulamazsa, (yine) birbiriyle temas etmezden evvel, fasılasız iki ay oruç (tutsun) Buna da güç yetiremezse altmış yoksul (doyursun) (Kefaretteki) bu (hafifletme) Allah'a ve peygamberine iman (da) sebat etmekte olduğunuz içindir Bu (hükümler) Allah'ın (tayin ettiği) hadlerdir (Bunları kabul etmeyen) kâfirler için ise elem verici azab vardır" (el-Mücadele, 58/1-4 bk; İbn Kesir, Tefsir, İstanbul 1985, VIII, 8 vd

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »
Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.