Osmanlı Döneminde Şiir |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlı Döneminde ŞiirKlâsik Türk edebiyatının günümüzdeki uzmanlarından olan Prof Dr İskender Pala şiirin Osmanlı Devleti’nde baştacı edildiğini belirterek “27 padişah şiirle ilgilendi Bizim olan bizden olan hatta biz olan değerleri tanıdıkça gelecek nesillerimizin yeniden şiire itibar etmeleri mümkün olur” diyor![]() Osmanlı Döneminde Şiir Şiire ve edebiyata günümüzde büyük bir ilgi olduğu âşikâr Neredeyse şiir yazmayanımız yok gibi Gerçi çoğu zaman bu alaka bir hevesin ötesine geçmiyor Ancak şiirle çocukluk ve gençlik döneminde başlattığı romantik münasebeti ömrünün sonuna kadar devam ettirenler de az değil Peki şiire geçmişte Osmanlı Devleti’nde nasıl yaklaşılmıştı Halkın ve aydınların dışında devleti yönetenlerin sanata ve şiire yaklaşımı nasıldı Bu konuyu klâsik edebiyatımızın otoritelerinden Prof Dr İskender Pala ile konuştuk![]() Şiirin ve sözün Osmanlı’daki yeri nedir? PALA: Osmanlı’da edebiyat sözün bütün estetik boyutunu üzerinde taşıyarak hemen hemen hayatın tamamını doldurmuştur Modern eğlence ve iletişim sistemlerinin henüz bilinmediği ortaçağ dünyasında hemen bütün milletlerde edebiyatın ön plâna çıktığı ve âdeta bir nevi zevk ve haz vesilesi edildiği görülür; teşbih doğru olursa günümüzdeki tiyatronun sinemanın televizyonun yerini o çağlarda söz tutmuştur Osmanlı toplmunda bunun uç sınırı sözün şiir kılığında hayata katılmasıdır Çünki Osmanlı söze kutsallık kazandırmış ve sözü ustaca söyleyenlere daima itibar etmiştir Bunların başında da elbette şairler gelmektedir![]() Osmanlı dünyasında sözün üç ayrı muhitte nazma döküldüğünü görürüz Aydın çevreler tekkeler ve halk yığınları Bu üç muhitin de sözü ifadelendirişteki gelenekleri (sanatkârane söyleyiş dereceleri) yahut aldıkları eğitim ölçüsünde kullandıkları dil kademe kademe değişiyordu Ama o coğrafyadaki bütün şairler aynı İslamî toplumun ve aynı geleneğin şiirini dillendiriyorlardı Şiirin temelleri İslam’a endeksli olarak (âyetler hadisler kıssalar menkıbeler kelam ve ilmihal bilgileri gelenek ve sistem çağın ilimleri ata sözleri ve deyimler gündelik hayatın renkleri gönüllerde çarpışan ışıklar güzel sanatlarla büyütülen hisleraşklar acılar kederler sevinçler vs hep o toplumun temel dinamiklerine göre şekillenmişti) geliştiği için de toplumun bütün kesimlerini kucaklıyordu Şiirin kategorisi ne olursa olsun Osmanlı insanının hepsi şiirden hoşlanıyor; ondan bir tür manevî lezzet alıyordu İster köy odası yahut kasaba kahvehanesinde Battal Gazi Kerem ile Aslı dinleyerek göz yaşı döksün; ister herhangi bir tekkenin zikir meydanında ilahî nefes devriye nağmeleri arasında kendinden geçsin; isterse bir konak yahut sehilsarayda gazeller şarkı sözlerilarla coşsun o toplumun insanı şiiri gönlünden ve kulağından hiç eksik etmiyordu Ömrü boyunca en belirgin düsturlar onun kulağına beyit kisvesiyle çarpıyor; en değişmez hakikatler vezinlere dökülüp ruhuna akıyordu![]() Peki devleti yönetenlerin şiir ve güzel sözle münasebetleri hangi derecedeydi? PALA: Osmanlı şiiri batınî gücünü İslamî gelenekten alırken zahirî gücünü devlet politikasından devşiriyordu Devletluların hemen hepsi şiirden anlıyor ve hatta şiir yazıyor söylüyor idiler 33 Osmanlı hükümdarından 27’si şiirle bizzat meşgul olmuştu Devlet adamları şiirleri asla karşılıksız bırakmıyor; bütün sanatçılara verdikleri destek gibi şairleri de himayeden geri durmuyorlardı Bu himaye dalga dalga ülkenin her yanına dolayısıyla her tür şiire yayılıyor; ama şiiri himayeden birileri mutlaka çıkıyordu Velhasıl Osmanlı ülkesinin her karışında şiire talep var idi ve şairlerde asla küçümsenemeyecek sanatkârlar olarak yaşamışlardı Bugünkü şiirimiz belki o gelenekten pek çok güzelliği şekilce değil ama ruhça bizi anlatan pek çok güzelliği çağımız yeniden taşıyabilir Bu eskiyi tekrar değil bizim öz çizgimizi yeniden vitrine çıkarmak olacaktır belki Hem bakarsınız belki bizim olan bizden olan hatta biz olan değerleri tanıdıkçagelecek nesillerimizin yeniden şiire itibar etmeleri mümkün olur![]() Klasik Şiir ve Osmanlı Tarihi Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık tarafından düzenlenen ve dört gün devam eden “Osmanlı Dünyasında Şiir” uluslararası sempozyumunda tebliğ sunan konuşmacılar klâsik şiirimizi çeşitli yönleriyle ele aldılar Bu konuşmacılar arasında Enis Batur edebiyat tarihçisinin günümüz şiirine de uzanması gerektiğinden Mertol Tulum metinler üzerinde filolojik analizler yapmanın kaçınılmazlığından Filiz Kılıç Kanunî ile şehzadeleri arasındaki manzum mektuplardan Coşkun Ak Kanuni şiirlerindeki gerçek sahnelerden Tunca Kortantamer eski şiiri çağı ile yorumlamak gerektiğinden Dilek Batıslâm şiirin içindeki tarih sosyoloji ve folklorik unsurlardan Nuran Tezcan Topluma malzeme hazırlayan zenaatkârların hâllerinden bahsettiler Victoria Holbrook Ahmet Güner Sayar İsmail Ünver İsmail Kara da toplantılarda söz aldı
|
|
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
| Görünüm Modları | |
|
|