Konya Giyimleri /Konya Oyunları

Eski 06-26-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Konya Giyimleri /Konya Oyunları



KONYA OYUNLARI
Konya Kaşık Oyunu :
Oyun denince kaşık oyunu akla gelir Konya kaşık oyunu Orta Asya'dan Türkler tarafından getirilmiştir
Kaşık oyunlarının figürleri çok fazladır Fakat göbek figürü halkın daha çok hoşuna gitmektedir Bu figür dinamik ve sert hareketlerden meydana gelmiştir Oyuncu devamlı güler yüzlüdür Çünkü neşe saçması gerekmektedir Oyun başlar başlamaz kaşıkların çıkardığı ezgiler seyircide saçılmış olan herşeyi yeşertmeye başlar Herkes farkında olmadan oyunun neşeli havasına kapılır Kaşıklar vura dursun oyuncunun tıpış tıpış yürüyüşü, topuk döve döve nazlanışı, yan yan sıyrılışı, yavaş yavaş şakalaşması oyunun en belirgin figürlerindendir Kaşık vurmaları yavaşladığı sırada oyuncu derin bir nefes alacak kadar fırsat bulur Fakat kimse bunun farkına varamaz
Ayrıca Konya türkülerinin kaşık yapısı içinde oyun havaları niteliğinde oluşu hayli dikkat çekicidir Çünkü oturak âlemlerindeki oyunlarda icra edilen bu müziğin eşliğinde kadın oyuncular zil ve kaşıklarla beraber Milli kıyafetle oyuna iştirak ederler Bu halk oyunlarının koreografisi, motifleri yüzyıllardanberi hiç bir değişikliğe uğramadı Aynen korundu Oturak alemlerindeki oyunlar da bu oyun türlerine Anadolu'nun başka yörelerinde rastlamak mümkün değildir Kadın oyunu oynayan oyuncu kadın, zamanla misafirlere sakilik yaptığı görülüyor Bu usulün Selçuklular'dan önce olduğu iddia ediliyor Konya kaşık oyununda, oyunlar çeşitli isimler alırlar Şöyle sıralayabiliriz;
Küstü Oyunu :
Konya'ya has bir oyundur Kaşıkla oynanır, zille oynandığı da olur Bu oyunla çalınıp, söylenen türkü " İnce Çayır " türküsüdür Diğer havalarda oynandığı zaman bu türküyle oynandığı zamanki etkiyi bırakmaz Sazlar ince çayır türküsünün ara ezgisinin üç bazen de beş defa çaldıktan sonra türkünün okunmasına geçilir
İnce çayır biçilir mi
Soğuk sular içilir mi amman
Türkünün burasında bütün sazlar durur Oyuncu hangi durumdaysa öylece kalır İşte bu duruş anında bir koşma okunur Bu koşma umumiyetle küsme üzerinedir
Küsme dilber barışalım, cümle isyan bendedir
Cümle isyan bende ise, her kabahat sendedir
Bundan sonra sazlar yavaştan başlar Hızlanarak devam eder Oyuncu da müzikle birlikte yavaştan hızlanarak oyuna devam eder Bu figür iki ve üç kez tekrarlandıktan sonra oyun biter
Sekelim Kızlar :
Bu oyun Konya ve köylerinde, düğünlerde genç kızlar tarafından oynanır Diğer saz meclislerinde bu oyun oynanmaz Düğünlerde bir araya gelen genç kızlar birbirlerinin bellerinden sarılarak halay oynar gibi dizilirler Baştaki kız sazla birlikte şu türküyü okur
"Küp dibine bastırma
Kız saçını kestirme
Yar evine gelince
Gönülcüğünü kaptırma"
Sonra kızların hepsi bulundukları yerde sıçrarlar ve hep birlikte;
"Sekelim kızlar, sekelim vay, vay
Arpada buğday ekelim vay, vay"
derler böylece oyuna bir canlılık katarlar Figürler bir kaç kez tekrarlandıktan sonra oyun biter
Oyuncu İle Okuyucunun Karşılıklı Türkü Söyleyerek Oynadığı Oyun
Bu oyun şu iki türkü ile oynanır;
A) Kız sana fistan aldım yolladım geldi mi?
B) Kıralım kıralım fındık fıstık kıralım
Bu oyunda okuyucu ile oyuncu karşılıklı sorulu cevaplı türküler söylerler
Bu iki türküden biri çalınırken önce okuyucu, sazların kesilmesiyle oyuncuya ahenkli sesiyle sorar Oyuncu da tempo ile cevap verir Cevaptan sonra oyuncu kaşıklarını vurarak sazların temposunu hareketlendirir Oyun böylece başlar

Konya Çocuk Oyunları
Konya'mızda her yerde olduğu gibi mahalli nitelikler taşıyan ve mahallelerin gece gündüz neşe kaynağı olan çocuk oyunları vardır Folklorik mahiyet taşıyan bu oyunlar bazan değişik karakterlerde gösterebilir
Mesela : Şivlilik, halen bu oyun oynanmaktadır Misallere devam edelim
Gökte ne var ; karpuz karpuz, eşim dalda ben burda; aç kapıyı bezirgen başı, Edin nine bedin nine, Uzun eşek, yattı kalktı, Mendilim köşe gibi
Günümüzde yaşayan oyunlarımızı açıklamaya devam edeceğiz
Aşık Oyunu: Aşık hayvanların diz kapaklarında bulunun bir kemiktir Bunun çukur tarafı "çil" şaşı tarafı "tök" adını alır Yandaki çukur yere "kellek" şiş yerde " dappan" denir Çok eski oyundur Hatta bunun fıkra ve atasözleri bile vardır "Onunla aşık atılmaz gibi"

Şivlilik :
Regaip Kandili günü sabahı, sabah namazından sonra mahalledeki üç ile on beş yaş arasındaki kız erkek çocukları sokak başlarında toplanarak ilk kapıdan başlamak üzere kapıları birer birer çalarak açılmasını beklerler, kapı açılması biraz geçiktimi hep bir ağızdan ve tempo ile şu maniyi söylemeye başlarlar
Şivli şivli şişirmiş
Erken kalkan pişirmiş
İki çörek bir börek
Bize namazlık gerek
Şivlilik
Çocukların sesini duyan ev sahibi bayan, elindeki tabak dolusu üzüm veya ne verecekse onunla gelerek kapıyı açar ve sıra ile çocukların avucuna veya ekseriye boyunlarına takmış oldukları keselere birar avuç vermek suretiyle onları sevindirir, çocuklar bu kapıdan kısmetlerini aldılarmı diğer kapıya topluca koşmaya başlar, öğleye kadar bütün mahalle dolaşılmış olur

Aç Kapıyı Bezirgan Başı :
İki kişi kendilerine isim seçerler Ellerini tutuşup, yukarıya doğru kaldırırlar Ellerinin altından arkadaşları geçer
Aç kapıyı bezirgen başı
Arkamdaki yadigar olsun derler
En arkadaki geçerken kollarıyla yakalarlar Diğerleri duymasın diye sessizce, kendilerine koydukları isimden birini seçmesini söyler Hangisinin aldığı ismi beğenmişse, onun arkasına geçer Aynı soru bütün çocuklara teker teker sorulur en öndekine sıra geldiğinde yüksek sesle sorulur Hepsi seçim yaptıktan sonra araya bir çizgi çekilir Başkanlar elleriyle tutuşarak çekişirler Bu arada arkadakilerde onlara yardımcı olur Hangi taraf kuvvetliyse, diğerini çeker Kendi tarafında en son kalan kişiye "çürük elma"denir

Alıntı Yaparak Cevapla

Konya Giyimleri /Konya Oyunları

Eski 06-26-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Konya Giyimleri /Konya Oyunları



KONYA GİYİMLERİ

Her ulusun, her şehrin hatta her kasaba ve köyün kendine göre gelenek halinde devam ettire geldiği bir giyiniş şekli vardır Konya'nın Cumhuriyetten önceki yıllarda özel biçimde bir giyim, kuşam, görenek ve adetleri vardır Konya'nın bu kıyafeti Akşehir'de biraz değişmekte buna karşılık şehrin hemen kıyısında bulunan Sille Bucağının tamamen değişik bir biçimde kıyafeti vardır

Şimdide Konya'nın kadın, erkek kıyafetleri üzerinde duralım :
Konya kadının ev içi ve dışarıda giyilmek üzere iki kıyafeti vardır Başta bir çember, üstünde işlik, alta(don) şalvar, ayağında ince yemeni biçiminde terlik veya örme patik bulunurdu Bu kadının normal günlük iş kıyafetiydi

Konya kadının dış kıyafeti şu parçalardan meydana gelmektedir

a) İç Çamaşır : Eskiden kadın ve erkek için, iç çamaşırı bükme iplikten, ev tezgahlarında dokunarak, çamaşır bezi denilen kıvrık pamuklu bezden yapılırdı Buna kıvratmada denilirdi İç gömleklerin yakaları yoktur Erkek ve kadının kol uzunluğu bileklerine kadar uzanmaz, etekler ise diz kapakları üzerine varırdı Göğüs kısmı açık olurdu İç çamaşırın kol ağızları ve boğaz kenarları kadınlarda oyalarla süslenirdi İç don belden topuk üzerine kadar uzundu, paçalar çok dardı Bel kısmı uçkur ile bağlanır, geniş olarak dikilirdi Dış elbiseler ise, kadınbaşına koyu kırmızı bir fes giyerdi Bu fesin kirlenmemesi için, fesin içine kellepoş denilen kısa kenarlı takke giyilirdi Fesin etrafına ipekten ince bir şifon sarılır Bunun üzerine ayrıca bir yazma dolanırdı Şifonun faydası, başa iğne takıldığı zaman, iğne ağırlığının dengesini sağlar, fesin üzerine iki ucu sağ ve sol omuzda bulunan renkli çember örtülürdü

b) Entari : Konya'den eskiden entariye pek ilgi gösterilmezdi Ancak gelinler, birde yaşlı kadınlar entari giyerlerdir Çünkü işlik ve şalvar entariden daha çok giyilirdi

c) İşlik : İşlik vücuda yapışırcasına sıkıca dikilen bir dış giyecekti Yakadan göğüs boşluğu üzerine uzanır, buraya kadar düğmeli ve kapalı idi Kolları bileklere kadar uzun olup, burada kol genişliği bir düğme ile daraltılarak giderilirdi İşliklere; ala, kadife, pazen, basma, kutmişetari, şelaki,astar, kaput, humayun, yandım alamadım ve alpaktı Renkleri ise, mevsimine göre seçilirdi Bahar ve yazın yeşil, koyu yeşil, beyaz, açık sarı, nar çiçeği rengi ile açık mavi beğenilirdi Sonbahar ve kışın ise koyu renklere ilgi gösterilir Bunlar; Koyu vişne çürüğü, siyah,koyu kahverengi, koyu gri ve koyu mavi idi

d) Şalvar : Bir kadının giydiği şalvar 8-9 metre kumaştan yapılırdı Akşehir ve çevresinde 14metre kumaştan bir takım elbise yapıldığı söylenir Şalvar, belden topuklarakadar uzanır, gayet bol dikilir, çekme payı buna eklenmektedir Paçalar oldukça dar olup, vücudun hatları şalvarın kıvrımları arasında belirsiz hale gelmektedir

e) Hırka : Hırkanın içi astar, üstü şelaki ve diğer kumaşlardan yapılır İçerisine pamuk döşenerek aynı yorgan biçimi dikilmektedir Etekleri kalçaya kadar uzun olup, bir çeşit cekete benzer

f) Salta : Yünlü kumaştan dikilen, kollu ve ön kısmı açık, etekleri kısa,yarım ceketi andıran bir yelektir Saltalar çok süslü yapılır Sırma ve kaytanlarla çeşitli bezemeler yapılır Saltalara ayrıca madeni parlak pullarda dikilir

g) Kebe : Bir çeşit salta olup, kolları ve göğüs kısımları işlemelidir

h) Ayakkabı : Deve derisinden yapılmış, parlak arka kısmı açık pabuç,yanları lastikli uzun konçlu, bir çeşit topuklu kunduradır Ayrıca mestlede giyilirdi

ı) Süs ve Takılar : Fesin üzerine veya göğsüne elmas iğne takılırdı Ayrıca boğaz kısmına inci mahmudiye, hamidiye, beşibiryerde altınlar ile altın kordonlu cep saati takılırdı Parmaklarda kıymetli taşlı yüzükler, kulaklarda elmas küpeler takılırdı Fakat bu takılar her kadında bulunmazdı Kollardaki çeşitli bilezikler kadının en önemli ziğnetini ve süsünü meydanı getiriyordu
Erkek Kıyafetleri
Konya'nın erkek kıyafetleri, birbirinden farklılık arz eder Her erkeğin görevine göre kıyafeti de vardır Kıyafetlerinden o kişinin ne olduğu kolayca anlaşılırdı

1) Ulema Kıyafeti : Başta kırmızı veya devetüyü rengi bir fes, üzerine açıldığı zaman bir adam boyu uzunlukta beyaz tülbent sarık bulunurdu Fesin altında aynı kadın kelleposu gibi erkeklerin giydiği ve adına terlik denilen takke vardı Başka bir çeşidide üç peşli, astarlı entari giyilirdi Sonradan bu usul terk edildi Bu entari üzerinde de şal kuşak kuşanırdı

2) Abdestlik : Çuhadan, softan veya kıldan yapılmış bir çeşit pardesü olup, cep yerleri olmakla beraber cep keseleri yoktu

a) Cübbe : Kaşmir kumaştan yapılırdı Aynı abdestlik biçiminde olup, ceplerin hem yeri, hem kesecikleri vardı

b) Lata : Yakası kalkıkça, iç göğüslerde cepleri vardı Ağır kumaştan yapılan lata cübbeye benzerdi Yakasından çapraz bulunan bir çeşit pardesü denilebilecek biçimdeydi

c) Biniş : Kol ağızları çok geniş bir çeşit cüppedir Ayakkabılar, kalloş kundura ve mestten ibaretti

2) Esnaf Kıyafeti : Bu tip kişiler orta yaşlı kimselerden oluşurdu Başlarında genellikle kırmızı fes, üzerine yazma sarık, sırtta koyu renklerin hakim olduğu salta,meydani işlik, ilmiye sınıfına benziyen şalvar, ayakta beyaz yün çorap ve yemeni belde silahlıkla şal kuşak bulunurdu

3) Efe (Hovarda) Kıyafeti : Başta açık kırmızı, uzun sivri fes, arkada uzun koca püskül üzerinde kırmızı ince cemberli sarık işlik dar ve uzun kollu, yaka kapalı, karın boşluğuna kadar etek çapraz düğmeli ve ilikli, vücuda sıkı oturmuş bir çeşit gömlek Bu gömlek pamuklu bezden yapılır, dokunuş çizgilerine göre isim alırdı İnce meydan, beşparmak, meydai gibi işliğin üzerine kol uçları bileklerden dört parmak yukarıda dar vaziyette, içi astarlı ön kısımları kavuşmayan salta giyilirdi

a) Cepken : Etek, kol, yaka ağızları kaytanla süslü olan bir çeşit saltaya benzeyen cepkendi Cepkenin yaka ve etek kısımları işlemeliydi

b) Kuşak ve Silahlık : Kuşaklar, gürün, trablus, acem, keşmiş, Tosya şallarından yapılır Arasına yumuşak deriden yapılmış, bir çeşit cep görevini gören kat kat bulunan silahlık kuşanılır

c) Şalvar :İlmiyle (Ulema ) sınıfından farklıydı Diz kapaklarından aşağıya kadar uzanırdı Bu sebeble adına şalvar yerine "dizlik" denilirdi Ayaklarında kundura ve yün örgü çorap bulunurdu

Cumhuriyet devrinde erkek kıyafetlerinde büyük çapta bir değişiklik olmakla beraber, kadınların giyiminde fazla bir değişiklik olmamıştır Özellikle köylerde ve kasabalarda yaşayan kadınların en önemli giyisisi şalvar,işlik, yelek ve poşudan oluşmaktadır Ayaklara kışın mest ve lastik, yazın ise çorap ve lastik ayakkabı giyilir

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »
Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.