![]() |
Dünya Dışında Canlı Var Mı? Yıldızlar Arası Gezi Mümkün Mü? |
![]() |
![]() |
#1 |
Prof. Dr. Sinsi
|
![]() Dünya Dışında Canlı Var Mı? Yıldızlar Arası Gezi Mümkün Mü?DÜNYA DIŞINDA CANLI VAR MI? YILDIZLAR ARASI GEZİ MÜMKÜN MÜ? Dünya dışında başka yıldız ya da gezegenlerde canlılar var mı sorusu var oluş gibi nice bin yıllardır insanların zihinlerini meşgul etmiştir ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Güneş sisteminde ya da evrenin herhangi bir yerinde dünyamızdakilere benzeyen canlılar var mıdır? Bu soruya henüz bilimsel bir cevap veremiyor sadece tahminlerde bulunabiliyoruz ![]() ![]() ![]() Dünya dışında canlıların olup olmadığı sorusuna verilecek cevap materyalizm için çok önemlidir ![]() ![]() Güneş sisteminde bulunan Dünyamız dışındaki diğer gezegen ve uyduların yaşama uygun olmadıkları gözlemlenmiştir ![]() ![]() ![]() ![]() Fakat güneş sistemi ile diğer yıldızlar arasında öylesine uzun mesafeler vardır ki bir canlı türünün bu mesafeleri aşarak dünyamıza ulaşması mümkün değil görünmektedir ![]() ![]() Güneş sistemine en yakın yıldız Alfa Centuari-3tür ve ortalama dört buçuk ışık yılı uzaklıktadır ![]() ![]() ![]() Saatte yüz bin kilometre hızla giden bir uzay gemisi yapmayı başarıp yola çıkarsak en yakın yıldız olan Alfpa Centauriye ancak elli bin senede ulaşabileceğiz ![]() Bu kadar uzun bir sürede gemi ve içindeki canlılar varlıklarını devam ettirebilir mi? Serseri mayınlar gibi dolaşan göktaşlarından, süpernova patlamaları sonucunda yayılan zararlı ışınlardan, mutlak sıcaklığın ancak birkaç derece üzerindeki soğuktan…Bunlara benzeyen ya da benzemeyen binlerce tehlikelerden, olumsuz şartlardan korunulabilir mi? En fazla bir kaç on sene sonra metal yorgunluğuna uğrayacak uzay gemisi elli bin yıl boyunca kendini nasıl yenileyip de varlığını devam ettirecektir? Böyle bir yolculuktaki en büyük engelin tersinim olduğu açıktır ![]() ![]() ![]() ![]() Materyalizm ne diyor? Varoluşu rastlantıların eseri olarak gören bir materyalist için eğer güneş sistemi ve dünya rastlantılarla oluşmuşsa trilyonlarca yıldızın bulunduğu evrende güneş sistemimize ve dünyamıza benzeyen yıldızlar ve gezegenler olmalıdır ![]() Olasılık hesapları eğer yaşamsal uygunluklar göz önüne alınmaz ise bunu mümkün görür ![]() ![]() ![]() ![]() 1961 Yılında Franke Drake tarafından geliştirilen Drake Denklemi galaksi- mizde ne kadar zeki ve iletişim kurabilen uygarlık olabileceğinin belirlenmesiyle ilgili faktörleri içerir ![]() Bu denklem N= N1 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Burada N uygarlık bulunma ihtimali olan gezegenlerin sayısıdır ![]() Denklemdeki faktörleri şöyle sıralayabiliriz ![]() N1- Galakside bulunan yıldızların sayısıdır ![]() ![]() ![]() ![]() Drake denkleminde toplam yıldız sayısının belirli bir yüzdesine karşılık gelen sayı kadar gezegende (yıldız değil) canlılık olabileceği düşünülür ![]() ![]() Diğer ifade ile formüldeki rakama göre Samanyolunda bulunan yıldızlara ait kırk milyar gezegenin yaşama uygun şartlara sahip oldukları varsayılır ![]() Formüldeki ne rumuzu yaşam içeren ya da yaşama uygun olan gezegenlerin sayısıdır ![]() Drake bu konuda Güneş sistemini örnek alır ![]() ![]() ![]() Formülde yaşamsal şartlara sahip olup da evrimleşmeyi mümkün kılan daha geniş olanaklara sahip gezegen sayısının yaşam olan gezegenlerin sayısıyla oranı fl harfleriyle gösterilir ![]() ![]() Formüldeki fi fldeki gezegenler sayısında içlerinde zeki yaratıkların olabileceği yerlerin oranıdır ![]() ![]() Fc fi türü gezegenlerin içinde iletişim teknolojisine sahip olabileceklerin oranıdır ki bu da %20 dir ![]() fL ise iletişim teknolojisine sahip medeniyetlerin yaşam sürelerinin yaşadıkları gezegenin ömrüne olan oranıdır ![]() Formül sahibi bu oranı milyonda bir olarak kabul etmiş; dünyamızın yaşını on milyar, medeniyetin yaşama süresini ise on bin yıl olarak almıştır ![]() Drake formülüne göre bulunan sonuç N = 2400dür ![]() ![]() Dikkatli bir okuyucu formüldeki bilgilerin bilimsellikten çok zorlamayla, afakî olarak ortaya konulduğunu hemen fark eder ![]() Verilen bilgilerin hemen hemen hepsi bilimsel olmalarına engel olacak kadar derin ve güçlü şüpheler içerir ![]() ![]() ![]() Canlılığın olmadığı bilinen Venüs ve Mars gezegenlerinin ölçü alınması yukarıdaki formülün bir başka açmazı ve mantıksızlığıdır ![]() Drake formülünü incelememiz sonucunda vardığımız sonuç; gerçeği arama yolunda sık sık karşılaştığımız materyalizmin canlılığın rastlantılarla oluşabileceği varsayımının temel propagandalarından biri olmasından öte bilimsel değerinin olmadığıdır ![]() Temel propagandadır çünkü daha önce de yazdığımız gibi evrende canlılığın başka dünyalarda da var olmasının kanıtlanması Güneş sisteminin dolaysıyla Dünyamızın özel olmadığının, rastlantılarla oluşabileceğinin kanıtlanması anlamına gelir ![]() Evrende Dünyamız dışında yaşama uygun gezegenler var mıdır? Bu soruya vereceğimiz yanıt ne evet, ne de hayırdır ![]() ![]() ![]() Aynı soruya yaratılış teorisi taraftarlarının vereceği yanıtta bu teorinin temel aldığı kutsal kitaplarda Var Edicinin Âlemlerin Var Edicisi olma yönündeki ilahi kelamın yorumuna bağlı olarak cevabımızla aynı diyebiliriz ![]() Âlemlerin Var Edicisi sıfatı Dünya dışı başka dünyaların var olduğunu gösterdiği gibi yaratılış teorisi taraftarlarının-genellikle-gönülden inandıkları Dünya ve ahreti de ifade ediyor olabilir ![]() Evrende canlıların yaşadığı başka dünyaların olup olmadığının tespiti konusunda hakkında en fazla bilgi sahibi olduğumuz Güneş ve sistemi örnek alınabilir ![]() Eğer güneş ve sistemi özel değilse (ki materyalizm Güneş ve sisteminin özel yaratılmış olduğunu şiddetle ret eder) diğerleri gibi rastlantılarla oluşması gerekir ![]() Evrende öylesine çok yıldız gezegen ve uydu vardır ki Güneş sistemimize ve Dünyamıza benzer pek çok sistemin olması gerekir ![]() Galakside toplam iki yüz milyon yıldız vardır ![]() ![]() ![]() Yaşam hem gezegenlerde hem de gezegenlerin uydularında (örneğin Jüpiterin Europa uydusu gibi) olabileceğinden hem gezegenlerin hem de uyduların toplam sayılarını dikkate almak gerekir ![]() ![]() İki yüz milyon yıldızın ortalama elli gezegen ve uydusu olduğu var sayılırsa Samanyolundaki toplam gezegen ve uydu sayısı on milyar olur ![]() Varacağımız sonucun daha gerçekçi olması için gezegen ve uyduların içinde sadece yüzde birinin (Güneş sistemi örnek alındığında bu ellide birdir) yaşama uygun olduğu kabul edilirse Samanyolu galaksisi içinde yaşama uygun gezegen ve uydu sayısı yüz milyondur ![]() Bu da Samanyolu galaksisinde bulunan her iki yıldızdan birinin sisteminde yaşam barındıran bir gezegen ya da uydu var demek anlamına gelir ![]() ![]() Bu rakamı abartılmış mı buldunuz? Eğer bu rakam abartılmış ise Güneş ve sisteminin özel olduğunu kabul etmek zoruna kalırız ![]() ![]() Gerçektende en azından bir kısmını çok iyi bildiğimiz Güneş sisteminde dolaysıyla Dünyamızda mevcut yaşam için olmazsa olmazları (yaşamsal uygunlukları) dikkate alıp, araştırmaları bunlara göre yapmak; evrende güneşimize ve dünyamıza benzeyen başka güneşler ve dünyaların olup olmadığını araştırmak çok daha akılcı ve bilimsel olacaktır ![]() Bilimsel araştırmalar ne diyor? NASA 1979 yılında mevcut olma ihtimali hayli güçlü bulunan dünya dışı yaşamı araştırmak amacıyla SETİ kısaltmasıyla ifade bulan bir projesini başlattı ![]() Bu projenin temeli ve amacı uzaya radyo sinyalleri göndererek Dünya dışındaki gezegenlerin bazılarında insanlar gibi zeki canlıların bulunabileceği varsayılarak varsayılan canlılarla irtibat kurup tanımaktı ![]() ![]() ![]() ![]() 1977 ile 1990 yılları arasında gök bilimciler çok değişik takımyıldızlardan bazı sinyaller aldılar ![]() ![]() Ohio Eyaleti radyo teleskopunda görevli bir araştırmacı 15 Ağustos 1977 tarihinde Yay Takımyıldızından wow sesi olarak tanımladığı bir sinyal aldı ![]() ![]() 10 Ekim 1989 da yine Yay Takımyıldızından kırka yakın sinyaller alındı, bunlardan sadece biri kaydedilebildi ![]() 14 Ağustos 1989 yılında Başak takımyıldızından Dünya dışı zekânın yayını olduğunu düşündüren bir sinyal kaydedildi ![]() 16 Ağustos 1989 yılında Balık Takımyıldızından belirli aralıklarla tekrarlanan bazı sinyaller alınmışsa da nicelliği kontrol edilirken kesildi ![]() 15 Kasım 1989 da Kasiope Takımyıldızından Dünya dışı zeki canlılarca gönderiliyormuş izlenimi bırakan bazı sinyaller duyuldu ![]() 9 Mayıs 1990 yılında Yılan Taşıyan Takımyıldızından bazı sinyaller duyuldu ![]() ![]() Araştırma ekibi bu günde Amerika merkezli çalışmalarına devam etmektedir ![]() Yukarıda sıralanan radyo sinyallerinin gerçek mahiyetleri açıklanamamışsa da dünya dışı zeki varlıklarca gönderilme ihtimalinin bulunması bilim insanlarını heyecanlandırmakta, bu konuda çeşitli varsayımlar ileri sürülmektedir ![]() Bu varsayımların pek çoğu Dünya dışı canlıların bizlerden çok daha zeki; medeniyet ve teknoloji alanında çok daha gelişkin oldukları yönündedir ![]() Dikkatli bir okuyucu bütün bunların bir varsayımdan öte değerinin olmadığını hemen fark eder ![]() ![]() Gerçektende Dünya dışındaki gezegenlerde varlıklarını sürdüren canlılar var mıdır? Bu soruya daha önce yanıt vermiştik ![]() ![]() Güneş sisteminde bulunan gezegen ve uydularda iletişim teknolojisine sahip insanlar gibi zekâ sahibi canlıların bulunmadığını biliyoruz ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Güneş sistemine en yakın olan yıldız Alpha Centauridir ve dört buçuk ışık yılı uzaktadır ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() 1979 yılında gönderilen radyo sinyalleri en yakınları dışında aramızdaki onlarca ışık yılı olarak hesaplanan uzaklıkları göz önüne alındığında diğer takımyıldızlara henüz ulaşamamış olmalıdır ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() 1967-1968 yılları kışında Trabzonda telsiz başındaydım ![]() ![]() ![]() ![]() Daha sonra yapılan araştırmalarda bütün radyo bantlarına hâkim, iletişim kurmamızı engel olan bu güçlü uğultunun güneş patlamalarından kaynaklandığı tespit edildi ![]() Bu gün galaksimizde bulunan iki yüz milyon yıldızdan (Güneşten) milyonlarcası patlamakta evrene çok yoğun geniş bantlı radyo dalgaları yaymakta olmalıdır ![]() ![]() ![]() Evrende canlılığın olup olmadığını araştırma ve varsa zeki canlılarla iletişim kurma konusunda böylesine önemli bir projeyi hayata geçirenlerin yukarıda anlatmaya çalışacağımız vahim hatayı işleyecekleri sanmıyoruz ![]() ![]() Hâlbuki canlılığın evrenin diğer köşelerinde olup olamayacağı konusundaki araştırmalara kıstas olabilecek Güneş Sistemi ve Dünyamız gibi çok güzel bir örnek vardır ![]() Dünyanın güneş sistemindeki yerinin, büyüklüğünün, iç ve dış özelliklerinin rastlantısal oluşum ihtimalleri Penroseun Big Bangden sonra evrenin var olan düzeni içinde kaçta kaç ihtimalle oluşabileceği hesaplarına benzer hesaplarla ortaya konulabilir ![]() ![]() Hüdai ÇAKMAK Yazar Tersinim Teorisi Kurgulayıcısı |
![]() |
![]() |
Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
Görünüm Modları |
|