Fatihin, Yahya Kemali Ürküten Sırrı

Eski 11-04-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Fatihin, Yahya Kemali Ürküten Sırrı



Fatihin, Yahya Kemali ürküten sırrı
II Abdülhamit döneminde, Fatihte su boruları patlıyor, bodrumları su basıyor Aynı gece Fatih, çok sayıda kişinin rüyasına giriyor Bu olay, yıllar sonra Şairin kafasını karıştırıyor



Fatihin bu pek bilinmeyen yönünü, Beşir Ayvazoğlu yazdı:

Fatih mumyalandı mı?

YAHYA Kemal in hiçbir şiirinde -fetih hadisesini o kadar yücelttiği halde- Fatihten söz etmediğini biliyor muydunuz? Yazılarında da genellikle isim olarak zikredip geçer Peyam gazetesinde yayımlanan Çamlar Altında Musahabelerinde, Fatihi Bizanslı mühtedi Zağanos Mehmed Paşanın telkinleriyle antik Yunan ve Latin kültürünün önünü açarak Türk Rönesansını (Türk İntibahı Devri) başlatan padişah olarak tahayyül etmiştir Türk İstanbul konferansında ise, II Muradın büyük feragat göstererek onu çocuk yaşta tahta oturttuğunu, bu genç hükümdarı tahtın tam sahibi olacağı zaman neler yapmak lazım geldiği üzerinde düşündürdüğünü, bu terbiye içinde yetiştirdiğini, ona planlar hazırlama fırsatı verdiğini anlatır

Yahya Kemalin başka bir yazısında da şanlı sıfatıyla söz ettiği Fatihe hayran olduğundan şüphe edilemez Nitekim denize bakan geniş bir meydana onun bir heykelinin dikilmesini istiyordu Çünkü o, bir mucize olarak gördüğü fethi gerçekleştiren padişahtı Abdülhak Hamidin Merkad-i Fatihi Ziyaretinden -ki çok beğendiği ve her vesileyle okuduğu şiirlerdendi- bir mısraını yazılarında da birkaç defa zikretmiştir:

Durmuş başında bekler bir kavm türbedarın

Demir kapak açılınca

REŞAT Ekrem Koçu tarafından anlatılan bir hadise, Yahya Kemalin Fatihin hayatıyla ilgili her şeyi çok merak ettiğini ve araştırdığını göstermektedir:

Sultan II Abdülhamid devrinde, bir yıl, Fatih civarından geçen ana suyolları patlar ve evlerin bodrumlarını su basar Tam o günlerde Fatih Sultan Mehmed, semt halkından birkaç kişinin rüyasına girerek Boğuluyorum, beni kurtarın! diye yardım istemiştir Bu rüyalar halk arasında yayılarak kahvehane sohbetlerinin ana konularından biri haline gelir ve hafiyeler vasıtasıyla II Abdülhamidin kulağına kadar gider Telaşa kapılarak büyük ceddinin kabrini gizlice açtırmaya karar veren vehimli padişah, bu iş için Fatih İtfaiye kumandanı Mehmed Paşayı -gördüklerini kimseye söylemeyeceğine yemin ettirdikten sonra- görevlendirir Hemen işe koyulan Paşa, türbede sandukayı kaldırtıp kabri kazdırır Üç metre kadar derine inildiği halde Fatihin cesedine rastlanmaz Nihayet karşılarına bir demir kapak çıkar; kapağı kaldırınca bir taş merdiven görür, aşağı inerler Şahit oldukları manzara hayret vericidir: Geniş bir mahzenin ortasında büyük bir mermer, onun üstünde de bir tabut Tabut açılınca, büyük hükümdarın mumyalanmış cesediyle karşılaşırlar Ceset hiç bozulmamıştır, hatta yüzündeki tazeliği aynen korumaktadır Durum padişaha arz edilir Mehmed Paşa, padişahın sıkı tenbihlerine rağmen, bu müthiş sırrı bir süre sonra dayanamayıp yakın dostu Mehmed Şerif Paşaya anlatacaktır O da Yahya Kemale

Yahya Kemal işin peşinde

YAHYA Kemalin, şair muhayyilesini tahrik eden bu rivayeti bir hayli ciddiye aldığı anlaşılıyor Nitekim yıllar sonra bir gün Mehmed Şerif Paşadan dinlediklerini Reşat Ekrem Koçuya anlatarak ondan meseleyi araştırmasını istemiştir Başka bir gün de Kocataş Yalısıında aynı meseleyi Necmeddin Mollaya sorar Yusuf Mardin, Kocataş Yalısı Anılarım adlı kitabında, Büyükbabam bu söylentiyi kendisinin de duyduğunu, hatta Meşrutiyet döneminde bu rivayetin tevsik edilmesi düşünülmüşse de, yapılmamış ve işin müphem kalmış bulunduğunu söyledi Üstad mumyalanma işinin akla uygun düştüğünü, Selçuk hükümdar ve beyleri arasında da mumyalanarak gömülenler bulunduğuna dair kayıtlar görüldüğünü sözlerine ekledi diyor

Reşat Ekrem Koçu, 1950 yılında, Resimli Tarih Mecmuasında yayımlanan bir yazısında söz konusu rivayeti Yahya Kemalden dinlediği şekilde anlattıktan sonra, en azından üç kuşak İstanbullu ihtiyarlar arasında dolaşan başka bir rivayetten de söz eder Fatih, bu rivayete göre, türbesinde değil, camiinin mihrabı altında yatarmış İmamlar okudukları ayetlerde kaza eseri yanılırlarsa, yer altından gelen bir ses hatayı düzeltirmiş İki rivayetin birbirini tamamladığını düşünen Koçu, Fatih Camiinin Havariyyun Kilisesinin yerine yapıldığını hatırlattıktan sonra şunları söylüyor:

Bu kilisenin altında da birçok dehlizlerin, yeraltı yollarının ve mahzenlerin bulunacağı muhakkaktır Mehmet Paşa rivayeti ile bu halk rivayetini birbirine bağlarsak, mezkur mahzenin cami mihrabının altına rastlaması mümkündür Ah bu rivayetler hakikat olsa! Bu, dünya ölçüsünde bir hadise olurdu

Fethin 553 yılı kutlu olsun

Muhabbetle efendim

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »
Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.