İnkilap Terimler Sözlüğü

Eski 08-31-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

İnkilap Terimler Sözlüğü








Inkilap Tarihi Terimler
inkilap tarih terimleri sözlüğü
İnkilap ile ilgili terimlerin "Nedir?" sorusuna cevapları aşağıdadır

Not: Ctrl+F yapıp açılan kutucuğa aradığınız kelimeyi yazarsanız daha çabuk ve kolayca bulabilirsiniz

- A -

Ahval: Durumlar, haller, vaziyetler Davranışlar Olaylar
Antant: Anlaşma, uyuşma, uzlaşma, mutabakat
Antlaşma: İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu, ahit, muahede, pakt
Aşar: Tarım ürünlerinden alınan onda bir oranındaki vergiler
Aşina: Bildik, tanıdık, bilinen
Ataşemiliter: Bir elçiliğe bağlı askeri uzman

- B -

Bahriye Nazırı: Osmanlı Devleti'nde deniz bakanı
Başvekil: Başbakan
Batarya: En küçük topçu birliği
Bedbahtlık: Mutsuzluk, bahtsızlık
Bedhah: Başkasının kötülüğünü isteyen, kötü yürekli
Beyhude: Yararsız, anlamsız Boşuna
Beynelmilel: Uluslararası
Bilakis: Tersine olarak, tam tersine, tersine, aksine
Bildiri: Resmi bir makam, kurum veya resmi olmayan bir örgüt, topluluk tarafından herhangi bir durumu ilgililere duyurmak için yazılan yazı, tebliğ, deklarasyon, manifesto
Bilfiil: İş olarak, iş edinerek, gerçekten, eylemli olarak
Bitap: Bitkin, yorgun
Bolşevik: Bolşeviklik yanlısı kimse

- C -

Cemiyet: Dernek
Cenk: Kahramanca mücadele, çarpışma, savaş Büyük çaba, uğraş, kavga, çekişme
Cephe: Üzerinde savaşın sürdüğü bölge
Cumhuriyet: Milletin, egemenliğini kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet biçimi
Cülusuhümayun: Osmanlılarda tahta çıkacak şehzadenin padişahlığının ilan edilmesi dolayısıyla yapılan merasim

- Ç -

Çarık: Kurutulmuş sığır derisinden yapılan arkası kapalı terliğe benzer ayakkabı

- D -

Dalalet: Sapınç: sapkınlık, doğru yoldan ayrılma
Deha: İnsan zekasının, insan kişiliğinin erişebileceği en yüksek düzey
Delege: Kendisine yetki verilerek bir yere veya birinin katına gönderilen kimse, elçi
Demeç: Yetkili bir kimsenin bir konuda yayın organlarına yaptığı açıklama, beyanat
Diktatör: Büyün siyasi yetkileri kendinde toplamış bulunan kimse Zorba
Diplomasi: Uluslararası ilişkileri düzenleyen antlaşmalar bütünü
Durağan: Yerini değiştirmeyen, yerli, hareketsiz, sabit Etkin olmayan, gelişmemiş

- E -

Egemenlik: Milletin ve onun tüzel kişiliği olan devletin yetkilerinin hepsi, hükümranlık, hakimiyet
Emperyalist: Emperyalizm yanlısı olan, yayılmacı, yayılımcı Emperyalizmi uygulayan
Emperyalizm: Bir milletin sömürü temeline dayanarak başka bir milleti siyasi ve ekonomik egemenliği altına alıp yayılması veya yayılmayı istemesi, yayılmacılık, yayılımcılık
Emsal: Benzer, eş, denk Yaşıt Örnek
Erk: Bir işi yapabilme gücü, kudret, iktidar Sözü geçerlik, istediğini yaptırabilme gücü, nüfuz Bir bireyin, toplumun, başka birey, küme veya toplumları egemenliği, baskısı ve denetimi altına alma, hürriyetlerine karışma ve onları belli biçimlerde davranmaya zorlama yetkisi veya yeteneği

- F -

Fakr-u Zaruret: Fakirlik ve çaresizlik
Faşizm: İtalya'da 1922-1943 yılları arasında etkinliğini sürdüren, meslek kuruluşlarna dayanan, devlet sınırlarını genişletmeyi, amaçlayan, yetkinin, tek partinin elinde toplandığı düzen Demokratik düzenin yerine aşırı bir ulusçuluk ve baskı düzeni kurmayı amaçlayan öğreti
Federal: Federasyon durumunda birleşmiş olan
Feragat: Hakkından kendi istediğiyle vazgeçme
Ferda: Erta, yarın Gelecek zaman, yarın
Figan: Bağırarak ağlama, inleme
Filo: Bir arada ve bir komuta altında bulunan savaş gemilerinin veya uçaklarının bütünü

- G -

Gaflet: Aymazlık
Galip: Bir yarışma, karşılaşma, çatışma vb sonunda yenen, üstün gelen, başarı kazanan
Gayrı Safî Millî Hâsıla: Bir ülke sınırları içerisinde belli bir zaman içinde, üretilen tüm nihal mal ve hizmetlerin para birimi cinsinden değeridir
Genelge: Yasa ve yönetmenliklerin uygulanmasında yol göstermek, herhangi bir konuda aydınlatmak, dikkat çekmek üzere ilgililere gönderilen yazı, tamim, sirküler

- H -

Harbiye: Savaşla ilgili işler
Harp Okulu: Türk Silahlı Kuvvetleri'ne subay yetiştiren yüksekokul, harbiye
Hezimet: Yenilgi
Hurafe: Dine sonradan girmiş yanlış inanç

- İ -

İdadi: Lise derecesindeki okul
İdeoloji: Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükümetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dini, moral, estetik düşünceler bütünü
İhlal: Bozma, zarar verme Yasa ve düzene uymama
İhtilal: Bir ülkenin, siyasal, sosyal ve ekonomik yapısını veya yönetim düzenini değiştirmek amacıyla kanunlara uymaksızın cebir ve kuvvet kullanarak yapılan geniş halk hareketi
İkmal: Eksik bir şeyi tamamlama, daha iyi duruma getirme, bütünleme
İlhak: Egemenlği altına alma
İmtiyaz: Başkalarına tanınmayan özel, kişisel hak veya şart, ayrıcalık
İntibah: Uyanma, uyanış
İstihkâm: Düşman saldırısını durdurmak, düşmana karşı savunma yapmak amacıyla düzenlenmiş yer
İstiklal Mahkemesi: Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun çabuk ve etkili bir biçimde işlemesini sağlamak için Büyük Millet Meclisi'nin kurduğu özel mahkeme

- J -

Jeopolitik: Coğrafya, ekonomi, nüfus vb bir devletin politikası üzerindeki etkisi Bir devlette bir bölgede uygulanan politikayla o yerin coğrafyası arasındaki ilişki Bir devletin saldırgan nitelikteki genişlemesini, ekonomik ve siyasi coğrafya açısından haklı kılmaya yönelik siyasi öğret
Jeostratejik: Bir coğrafyanın bölge ya da dünya üzerinde askeri açıdan taşıdığı önem
Jeotermal: Yer altında bulunduğu veya yer altından geçtiği için ısısı yüksek olan

- K -

Kabine: Bakanlar Kurulu, hükümet
Kalpak: Kesik koni biçiminde deri, kürk veya kumaştan yapılmış başlık
Kamuoyu: Bir konuyla ilgili halkın genel düşüncesi, halkoyu, amme efkârı,efkârı umumiye
Kapitülasyon: Bir ülkede yurttaşların zararına olarak yabancılara verilen ayrıcalık hakları
Katafalk: Önünden geçilerek kendisine saygı gösterilmek istenen ölünün tabutunun konulması için yapılmış yüksek yer
Kilikya: Bugünkü Seyhan (Adana) ve Mersin illeri ile Konya ilinin güneyini ve Antalya ilinin doğusunu içine alan bölgeye eskiden verilen ad
Kolağası: Osmanlı ordusunda yüzbaşı ile binbaşı arasında yer alan rütbe
Kolordu: Değişik sayıda tüme ve savaş destek birliklerinden kurulu büyük askeri birlik
Komite: Siyasi bir amaca ulaşmak için silah kullanan gizli topluluk
Komünizm: Bütün malların ortaklaşa kullanıldığı ve özel mülkiyetin olmadığı toplum düzeni, koministlik Böyle bir düzenin kurulmasını amaçlayan siyasi, ekonomik ve toplumsal öğreti
Kongre: Çeşitli yerlerden yöneticilerin, elçilerin, delegelerin katılmasıyla yapılan toplantı
Konjonktür: Geçerli durum Her türlü durumun ve şartın ortaya çıkardığı sonuç
Kumandan: Komutan

- L -

Lejyoner: Lejyon asker Paralı asker Yabancı uyruklu sporcu
Levha: Bir yere asılmak için yazılmış yazı
Liyakat: Bir kimsenin, kendisine iş verilmeye uygunluk, yaraşırlık durumu

Alıntı Yaparak Cevapla

İnkilap Terimler Sözlüğü

Eski 08-31-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

İnkilap Terimler Sözlüğü



- M -

Maarif: Öğretim ve eğitim sistemi
Mahiyet: Nitelik, vasıf, öz, asıl, esas İçyüz
Manda: I Dünya Savaşı'ndan sonra bazı az gelişmiş ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Birleşmiş Milletler Cemiyeti adına yönetmek için bazı büyük devletlere verilen vekilik
Mandater: Mandacı
Manevra: Silahlı kuvvetler terimi olarak tatbikat
Mania: Engel
Masuniyet: Korunmuş olma durumu Dokunulmazlık
Medeniyet: Uygarlık
Medrese: İslam ülkelerinde genellikle İslam dini kurallarına uygun bilgilerin okutulduğu yer
Mektep: Okul
Metrepolit: Ortodokslarda patrikten sonra gelen ve bir bölgenin din işlerine başkanlık eden din adamı
Meşrutiyet: Hükümdarla yönetilen bir ülkede hükümdarn başkanlığı altında parlamento yönetiminde dayanan hükümet biçimi
Mezalim: Zulümler, haksızlıklar, kıyımlar
Milis: Savaş sırasında orduya yardımcı olarak toplanan silahlı halk gücü
Monarşizm: Monarşi yanlılarının siyasi öğretisi, tek erkçilik
Muahede: Antlaşma
Muasır: Çağdaş
Muhalif: Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olan, aykırı olan kimse Aykırı
Mukadderat: Yazgı
Musibet: Ansızın gelen felaket, sıkıntı veren şey Uğursuz
Müfreze: Türlü askeri görev ve hizmetlerin yapılması amacıyla küçük birliklerden, belli bir kuruluşa bağlı kalmadan geçiçi olarak oluşturulan grup
Mühimmat: Savaş gereçleri
Mülki İdare: İl ve ilçe yönetimi
Mülkiye: Devlet yönetimindeki sivil görevliler sınıfı
Müsavat: Eşitlik, denklik
Müstebit: Zorba
Müstenit: Dayanan, yaslanan
Müstevli: Bir yerli istila eden, yönetimi altına alan (kimse, devlet, ordu vb)
Müteakib: Sonra, arkadan, ardı sıra
Mütekabil: Karşılıklı
Mütareke: Ateşkes

- N -

Nâmüsait: Uygun olmayan, elverişsiz
Nasyonal: Ulusal
Nazır: Bakan, vekil
Nizam: Düzen Kural

- P -

Pakt: Antlaşma
Panislamizm: Bütün Müslümanları aynı yönetim altında toplama amacını güden politik akım ve hareket
Pantürkizm: Türkçülük
Pozitivizm: Olguculuk, araştırmalarını olgulara, deneylere, gerçeklere dayanan, fizik ötesi açıklamaları kuramsal olarak olanaksız ve yararsız gören Auguste Comte'un açtığı felsefe çığırı
Propaganda: Bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla söz, yazı vb yollarla gerçekleştirilen çalışma
Protesto: Bir davranışı, bir düşünceyi, bir uygulamayı haksız, yersiz, gereksiz bularak karşı çıkma, kabul etmeme Herhangi bir davranışın haksız, yersiz, gereksiz görülerek onaylanmadığını bildiren resmî açıklama

- R -

Rakım: Yükselti
Rejim: Yönetme, düzenleme biçimi, düzen Bir devletin yönetim biçimi
Riayet: Sayma, saygı, ağırlama, itibar etme Uyma, boyun eğme
Ricat: Gerileme, geri çekilme, geri kaçma
Rücu: Bir kişinin, hukuken diğerinin yerine geçerek üçüncü kişiler karşı onun haklarını ve sorumluluklarını devalması durumu
Rüştiye: Ortaokul derecesinde olan eğitim kurumu

- S -

Salahiyet: Yetki
Saltanat Şurası: Savaş, barış gibi fevkalade konularda devlet adamlarıyla ilim irfan sahibi insanların görüşlerini almak üzere bizzat padişahın da hazır bulunduğu üst düzey toplantıdır
Seferberlik: Bir ülkenin silahlı kuvvetlerini savaşı hazır duruma getiren, ülkenin ekonomisini, yönetimini ve savaş gereklerine uyacak duruma sokan hazırlık ve önlemlerin tümü Bu durumun ilan edildiği veya savaşın sürdüğü dönem
Sempatizan: Duygudaş
Senato: Bazı ülkelerde yaş ve eğitimlerine göre seçilmiş parlamento üyelerinden oluşan meclis Üniversite yasasına göre seçilen ve rektör başkanlığında toplanan yüksek karar organı Senatörlerin toplandıkları yer Eski Roma'da özellikle soylulardan oluşan yöneticiler meclisi
Seyrisefain: Dolanma, dolaşım Gemicilik, denizcilik
Söylev: Bir topluluğa düşünceler, duygular aşılamak amacıyla söylenen uzunca çoşkulu ve güzel söz, nutuk, hitabe
Statü: Bir kimsenin, bir kurum veya bir toplum içindeki durumu Kadro bakımından bağlı olduğu durum, pozisyon Tüzük
Statüko: Sürer durum
Statükocu: Süregelen durumu korumaya meyilli olan Değişime direnen
Stratejik: İzlemsel Önemli
Suistimal: Görev, yetki vb kötüye kullanma

- Ş -

Şeamet: Uğursuzluk
Şerait: Şartlar, koşullar
Şeyhülislam: Osmanlı Devleti'nde, kabinede sadrazamdan sonra yer alan ve genllikle din işlerinden sorumlu olan üye

- T -

Taahhüd: Söz verme, yüklenim
Taarruz: Saldırı
Taassup: Bağnazlık
Tahkik: Soruşturma
Tahvil: Devletin veya özel bir kuruluşun ödünç para almak için çıkardığı, değişik dönemlerde bellirli oranlarda faiz getiren yazılı senet Değiştirme, çevirme, döndürme, dönüştürme
Tasarruf: Bir şeyi istediği gibi kullanma yetkisi, kullanım Tutum Para biriktirme, artırım
Taziye: Ölen kimsenin yakınlarına başsağlığı dileme, taziyet
Teali: Yükselme, yücelme
Tecelli: Belirme, görünme, ortaya çıkma, zuhur etme, meydana çıkma
Teçhizat: Silah dışındaki savaş gereçleri, donatı
Tehcir: Göç ettirme, göm etmesine sebep olma, sürme
Temerküz: Bir yerde toplanma
Terhis: Askerlik ödevini bitirenleri ordudan bırakma
Tevhit: Allah'ın birliğine inanma, bir sayma, bir olarak bakma Tek tanrıcılık Birkaç şeyi bir araya getirme, birleştirme
Tezahür: Belirme, görünme, gözükme, ortaya çıkma, oluşma Belirti
Topyekün: Eksiksiz, toplam, toplu olarak
Totaliter: Demokratik halk ve özgürlüklerin baskı altında tutulduğu, bütün yetkilerin bir elde veya küçük bir yönetici grubunun elinde toplandığı demokratik olmayan (devlet düzeni), bütüncül
Turancılık: Osmanlı Devleti'nin son yıllarında ortaya çıkmış olan, Osmanlılık ve İslamcılık akımları karşısında bütün Türklerin tek vatanda ve bayrak altında birleştirilmesini amaçlayan akım, Panturanizm
Tümen: Tugayla kolordu arasında yer alan birlik, fırka
Tüzük: Herhangi bir kurumun veya kuruluşun tutacağı yolu ve uygulayacağı hükümleri sırasıyla gösteren maddelerin hepsi, nizamname, statü

- Ü -

Üniforma: Aynı işi yapanların giydikleri, tüzükle belirtilmiş, bir örnek giysi Silahlı kuvvetlerin resmi giysisi
Üniter: Birlikçi, birlikten yana, birleştirici (siyaset) Merkeziyetçi
Ültimatom: Bir devletin başka bir devlete verdiği ve hiçbir tartışma veya karşı koymaya yer bırakmaksızın, tanıdığı sürede isteklerinin yerine getirilmesini istediği nota

- V -

Veladetihümayun: Padişahın doğum günü kutlamaları

- Y -

Yegâne: Biricik, tek

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »
Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.