Duâ'nin Âdâbi |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Duâ'nin ÂdâbiDUÂ'NIN ÂDÂBI A'râf Sûresi'nin 55 ve 56 âyet-i kerîmelerinde meâlen şöyle buyruluyor "Rabbinize yalvara yalvara ve için için duâ edin ki her halde o, haddi aşanları sevmez Islah edilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın![]() Allâh'a, korkuyla ve ümitle duâ edin Muhakkak ki muhsinlere Allâh'ın rahmeti çok yakındır " Bu âyet-i kerîmelerin tefsirinde şu ifâdelere yer veriliyor: "Yani evvelâ haddinizi bilip Rabbinizi tanıyınız Azamet, hayır ve bereketin onun elinde ve ona mahsus olduğunu idrak ediniz Kendinizin gece ve gündüz her hâlde, her lahza ona muhtaç olduğunuzu; onun hükmü altında mahluk ve memur bulunduğunuzu ve hiçbir zaman ondan müstağni olamayacağınızı itiraf ediniz Onun azâmeti karşısında kendisine mürâcaat etmenin ve ihtiyaçlarınızı arz etmenin yasak olmadığını, bilâkis doğrudan doğruya talep, ve duâya izinli ve hattâ memur bulunduğunuzu biliniz ![]() İhsân-ı İlâhî'de cimrilik olmadığını, ancak Allâh'ın duâları kabul etmeye mecbur olmadığını da aklınızda tutarak, ondan dilekler dileyiniz, arzu ve ihtiyaçlarınız isteyiniz İsteyiniz![]() Ama pervasız bir şekilde bağırıp çağırarak değil, tam bir tâzim ile yalvararak ve bütün ihlâs ve samimiyetiniz ile gizli münâcât halinde yalvarınız "Peygamber Efendimiz (s a v ) de"Siz ne sağıra, ne de yanınızda olmayan birine sesleniyorsunuz Sizi çok iyi duyan ve yanınızda olan birine duâ ediyorsunuz O sizinle beraberdir " buyurarak duânın adâbını bizlere öğretmişlerdir |
|
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
| Görünüm Modları | |
|
|