Temizliğin Kirli Yüzü

Eski 08-20-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Temizliğin Kirli Yüzü





Temizliği hasta olmak için değil hastalıktan korunmak için yapıyoruz Ancak deterjanlarda kullanılan kimyasallar sadece mikropları öldürmüyor, bize da zarar veriyor Özellikle deterjanlarda ve sıvı sabunlarda kullanılan kimyasalların neden olduğu kanser, kalp-damar rahatsızlıkları, temizliğin kirli yüzünü bize bir kez daha hatırlatıyor
Zararlı kimyasallar yüzünden Türkiye’de her yıl 150 bin insan kansere yakalanırken, deterjanların tabiata verdiği geri dönüşümsüz zararlar tahmin sınırlarının zorluyor Öte yandan bütçeleri sarsan tedavi masrafları düşünüldüğünde, iktisadi sistemlerin sonunu sağlık harcamaları mı getirecek sorusu akla geliyor
Yakın bir geçmişe kadar amansız hastalık olarak bilinen kanser, uzak memleketlerden gelen haberler gibi çok nadir rastlanan hastalıklardan biriydi Ancak son yıllarda birinci dereceden akrabalarımız arasında da duymaya başladık kanser vakıalarını Duymakla kalmadık maalesef yakın dostlarımızı da kanserden bir bir kaybetmeye de başladık Bunun en başta gelen sebeplerinden birisi de deterjanlarda kullanılan kimyasallar Hastalıklardan korunmak için yaptığımız temizlik, kitlesel bir ölüm girdabına dönüşmek üzere Özellikle deterjanlarda ve sıvı sabunlarda kullanılan kimyasalların neden olduğu kanser, kalp-damar rahatsızlıklarından sonra ölüm nedenleri arasında ilk sıralara çıkmış durumda
‘Öldüren temizlik’ olarak tanımlanabilecek bu durumu Gıda ve Kimya Mühendisi İsmail Erbay ile konuştuk
Kanser kontrolden çıkıyor mu?
Dünyada her yıl 10 milyon insan kansere yakalanıyor Türkiye’de ise bu sayı 150 bin seviyesinde 1960’ların başında her dört Amerikalı ve Kanadalının birini etkiliyordu 2007 itibarıyla kanser yaklaşık olarak her iki erkekten birini ve kadınların üçte birinden fazlasını etkilemeye başladı Kanser son dönemde hem ABD hem de Kanada’da kalp hastalığını geçerek birinci ölüm nedeni haline geldi Türkiye’de ise kalp-damar hastalıklarından sonra şu anda ikinci sırada, fakat bu artış hızıyla devam ederse 2030’larda birinci sıraya çıkması bekleniyor Dolayısıyla gelip geçici ekonomik krizlerden daha korkutucu bir gerçekle karşı karşıyayız
Tedavisi mümkün mü?
Kanser hastalığı ile mücadele sağlık sisteminin en başta gelen problemlerinden birisi Kanser tedavisi çok zor bir hastalık olduğundan, kanserden kurtulabilen hastalarda bile uzun kalıcı izler kalabiliyor Bu yüzden sağlık sistemleri kanser için tedaviden çok kanserden korunmanın yollarını bulmaları gerekiyor Çünkü ‘Kansere yeni bir ilaç bulundu’ haberleri bile pazarlama tekniğinin bir sonucu olabiliyor “Bir korunma bin tedaviden evlâdır” Çünkü tedaviye büyük para dönmesine rağmen kanserli hasta sayısı azalmıyor katlanarak artıyor Hastalığın duygusal yükü dışında, hastaya ve ülke bütçesine getireceği mali yük rakamlarla ölçülemez Türkiye’de en basit örneğinden meme kanseri için hasta tamamen kurtulursa 6 aylık bir tedavi kürü için 50 bin lira gidiyor Eğer hasta kurtulamaz ve kronikleşirse bu milyon liraları buluyor Çünkü kemoterapi devam ediyor ve bu ilaçlar her geçen gün pahalanıyor
Kanserin nedeni kimyasallar mı?
Kanserin en başta gelen sebebi deterjanlardır İlk deterjan üretimi 1943’de gerçekleşti İlk kanser vakası ise bundan dört yıl sonra, 1949’da ortaya çıkmıştır İkinci dünya savaşından sonra kimyasallar kontrolsüz bir şekilde kullanılmaya başlandığı için insanlarla birlikte bütün ekosistem çok hızlı bir şekilde hastalığa koşmaktadır Bir tarafta çaresi bulunamayan ve sürekli artan hastalıklar insan hayatını, diğer tarafta deniz ve nehirlerde artan yosunlar ve kirlilik oksijeni tüketerek su canlılarını tehdit ediyor Japon denizinde balinalar sürü halinde karaya vurmasının arkasında da sıralanan sebeplerden biri de şehirlerden denizlere bırakılan kimyasal atıklar
“Bol köpüklü”, “daha parlak”, “daha beyaz”, “daha yumuşak” “dip bucak ince temizlik”, kadınları temizlik hastası yapan bu davranışlar, görünürdeki kirliliği temizlerken işin arka planında temizlenemez kirlilikler bırakıyor Özellikle ülkemizdeki kadınlar arasında yapılan anketler sonucunda “daha parlak”, “daha beyaz”, “daha yumuşak” tutkusunu çözen temizlik firmaları da bunu iktisadi kazanca dönüştürmekte son derece muvaffak oldular Diğer taraftan “daha parlak”, “daha beyaz”, “daha yumuşak” isteğini arttırarak piyasa şartlarında insanları buna inandırdılar Deterjan konusu buna iyi bir misal olarak gösterilebilir Yapılan incelemelere göre kanalizasyon sistemleri ile alıcı ortama ulaşan fosforun yüzde 70 dolayındaki miktarı, fosfatlı deterjanlardan ileri geliyor Bu nedenle birçok Avrupa ülkesinde ve ABD’de fosfat yerine zararsız maddeler kullanılarak deterjanlar üretiliyor ve bu ülkelerde fosfat kullanılması yasaklanmış bulunuyor Oysa Türkiye’de üretilen deterjanlardaki fosfat oranı gereken miktarın da çok üzerinde seyrediyor Bunun sebebini de açıklarken karşımıza bir diğer araştırma çıkıyor O da “Türk kadını için önceliğin lekesiz temizlik ve beyazlık” olası
Ipsos KMG’nin Türkiye’yi temsil eden 6 bin 200 hanede gerçekleştirdiği ‘Ev Bakım Ürünleri Kullanım ve Tutum Araştırması’na göre Türkiye’deki evlerin yüzde 48’inde elde yıkama yapılmazken, makinede çamaşır yıkayanların yüzde 64’ü ise haftada 3-4 yıkama yapıyor Böylelikle her yıl ortalama yüzde 20’ler seviyesinde büyüyen deterjan pazarı, 12 milyon TL’yi geçmiş durumda Ekonomide tarihi küçülmeler yaşanırken bile, deterjancılar çift rakamlı büyüyorlar
Ne yapmak lazım?
Öncelikle tedbir almak, korunmaya çalışmak ve “kusursuz beyazlık”, “ferah koku” “parlak yüzey”lerde ısrarcı olmamak lazım Deterjan kullanımındaki hassasiyetimizi arttırmak ve mevzuu sümen altı etmeyerek gündemimize taşımak gerekiyor Deterjan dediğimiz suni temizlik maddeleri, yani çamaşır ve bulaşık deterjanları, şampuan, sıvı sabun, diş macunu vb uzak durmak lazım
Temizlikte sentetik deterjan ve sıvı sabunlar yerine doğal sabunlar kullanmak gerekiyor Sağlığının kıymetini bilenler, evlerindeki bütün temizliği (Bulaşık ve çamaşır makineleri dâhil) sabun bazlı ürünlerle yapabilirler Bu ürünler artık Türkiye’de üretilir durumda Sabun tozu ile lekesiz ve beyazı çamaşırlar mümkün artık Hatta sabunun ve tozunun doğru kullanımı konusunda ev hanımlarına bilgilendirme bile yapılıyor Çünkü sabun ve sabun tozu kullanımında da dikkat edilmesi gereken 1-2 husus var Yoksa alışılagelmiş deterjan-şampuan alışkanlığı ile sabun tozu ve zeytinyağlı sabun kullanılması mümkün değil En önemli husus sabunun deterjan alışkanlığında olduğu gibi fazla değil daha az kullanılması gerekiyor
Sabunlar zararsız mı?
Sabun insanlık tarihi kadar eski, MÖ 4000 yıllarında dahi kullanıldığı tespit edilmiş, temel temizlik maddesi su ile birlikte kullanılan yegâne ve sağlıklı temizlik maddesidir
Konu net olarak anlaşılsın diye gelin yaşadığımız dünyaya, insan ve çevre sağlığına bir göz atalım Şu gerçeği önce hatırlamak lazım: Ne imal ederseniz edin, neyi ne kadar hassas üretirseniz üretin etki ve tesirini net olarak söyleyebilmeniz için orta ve uzun vadeli dönemde insanlar ve çevre üzerindeki sonuçlarına bakmanız lazımdır Bir süreyi değil uzun dönemi irdelemek şarttır Bu konuya alt satırlarda ne demek istiyoruz tekrar döneceğiz
Neden temizlik yaparız? Kirliliklerden kurtulmak, dolayısı ile de hasta olmamak için! Hafta da birkaç kez yıkanıyor, en ufak bir leke olduğunda çamaşırlar hemen yıkanıyor, bulaşıklar daimi olarak yıkanıyor Velhasıl hiç kirli kalmıyoruz değil mi? Bu kadar temizlikten sonra aynı evin içerisine bir bakıyorsunuz her sene o evin bütün fertleri hasta Ev, ecza deposu gibi ilaç dolu Temizsek niye hastayız? Hasta isek demek ki temiz değiliz? Basit bir denklem bu… Çözümü de çok basit
Konumuz olan kanserle de açıklayalım: En yaygın kanser türleri hanımlarda meme ve rahim, erkekler de ise prostat ve akciğer kanseri değil mi? Bütün bunlar açık ve nemli olan uçlardır Temas ettikleri tek şey de çamaşırdır Çamaşırdan çekecekleri tek kimyasal da deterjandır Deterjanlar da kanserin yegâne sebebidir Bu gün konuşmak kolay ama yarın belki de iş işten geçmiş olacak
Sabun bildiğimiz yağların kostikle karışımından elde edilir Kostik olmadan yağ sabun olmaz Sabun kostikten yapılır ama sabunda kostik bulunmaz Kostik kendi vasfını kaybederek yağla birleşmiş ve ikisi birlikte sabunu hâsıl etmiştir
6 bin yıldır kullanılan sabunla yapılan temizlik gerçek temizlikti Ne hastalık türü bu kadar çoktu, ne de kanser denilen illet vardı Sabun su ile birlikte kullanılır Kimya yapısı itibari ile temizliğini yapar ve biyolojik olarak parçalanır Ne insan sıhhati ne de çevre üzerinde bir etki ve tesiri kalmaz
Fosfat çevreyi öldürüyor
Çamaşır ve bulaşık deterjanlarının performansını artırmak ve suya yumuşaklık vermek için kullanılan fosfatın, çevre üzerindeki etkileri, ülkelerin en önemli çevre problemlerinden biri haline geldi Fosfat, ırmakları, gölleri ve fazla akıntı olmayan körfezleri istila eden zehirli mavi-yeşil alglerin (yosunların) ana nedenidir Deniz, akarsu ve göllerde en belirgin kirlenme çeşitlerinden biri, aşırı üretim anlamına gelen ötrofikasyondur Suyun yeşil ve bulanık bir renge dönüşmesine, kıyılarda fosfatla beslenen yosunların (alglerin) birikmesine yol açar Aşırı fosfat ile birlikte insan tarafından sulak alanlar ve denizlere yüklenen diğer bitki besin maddeleri, bu yosunların çok büyük miktarda üremesine, hızlı büyümesine sebep olur Bu yosunların dibe çöküp ayrışması sonucu, dip suların oksijeni tükenir ve hidrosülfit gazı (çürük yumurta kokusu) ortaya çıkar Bu, suda yaşayan canlı hayatın sonunu hazırlar İzmir Körfezi, Köyceğiz Gölü fosfat kaynaklı kirlenmenin iki örneğini oluşturur
Türkiye kanser tedavisine yılda 5,6 milyar TL harcıyor
Bütün dünyada hızla artış gösteren kanser, çok sayıda kişinin ölümüne neden olurken, ülkelere ciddi ekonomik kayıp da veriyor Sağlık Bakanlığı Kanser Savaş Daire Başkanı, Türkiye’nin kanser tedavisine yılda 5,6 milyar TL harcama yaptığını açıkladı 7 Ekim 2011 tarihinde Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, kanserin 2030 projeksiyonunu da çıkarttıklarını belirterek, ‘’Kanser artış hızının böyle devam etmesi halinde 2030 yılına gelindiğinde her yıl yarım milyon vatandaşımız kansere yakalanacak 1,5 milyon insan kanser ile yaşıyor olacak’’ diye konuştu
Alıntıdır

Alıntı Yaparak Cevapla

Temizliğin Kirli Yüzü

Eski 08-20-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Temizliğin Kirli Yüzü




Neye güveneceğimizi şaşırır olduk artık Kansere harcanan 5,6 milyar TL 'nın yarısını önce arıtım,tütün engelleme ve temizlik işlerine harcasalar risk de kalkar ortadan Ama sonuç yine kişinin kendisinde bitiyor Sigara konusunda ne kadar yasaklanırsa yasaklansın birey bırakmadıktan sonra engellenemez O kadar reklamlarda pişmanlıktan acı çekenleri gösteriyorlar , bir sürü yakınları akciğer kanseri oluyor hala kanser olana kadar akıllanmıyorlar bide üstüne üstlük kanser olunca çevresindekileri uğraştırıyorlar Sigara mamullerinin üzerinde uyarılar oluyor ama hala satıyorlar amaç uyarmak değil ki para kazanmak ve amaç hani biz uyardık ama o içti hesabı olsun

İş yine insanda bitiyor konuyu saptırmayayım bu tür temizlik ürünlerinde de saf sabunlar kullanılsa sorunlar kalkar diye düşünüyorum İnsanlık ölmüş cidden Artık amaç hep para Sağlık,can güvenliği kalmadı kimsede Adamlar artık sağlık için değil parayı nasıl daha çok arttırırım hesabında Böyle olduktan sonra yaşanmaz hiç bir yerde

Neyse dediğim gibi kişinin kendisinde bitiyor herşey İnsan yaşamadan akıllanmıyor Allah yardım etsin ne diyeyim

Teşekkürler paylaşım için

Alıntı Yaparak Cevapla

Temizliğin Kirli Yüzü

Eski 08-20-2012   #3
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Temizliğin Kirli Yüzü




Bu deterjanlar kadını kanser eder!

Kadınlar kullandığı temizlik maddeleri sebebiyle 55 binin üzerinde zararlı kimyasala maruz kalıyor İçlerinde kanser yapan da var, sinir sistemini bozan da Artık deterjanları evde yapma zamanı!
İşte sağlıklı, doğal, çok ekonomik ve etkili temizlik maddesi tarifleri
Teknolojideki her bir gelişme, insanoğlunun hayatını kolaylaştırıyor Bu yönüyle bilim, âdeta insanlığın hizmetinde Tuz ruhundan sıvı deterjanlara, yumuşatıcılardan parlatıcılara kadar pek çok ürün market raflarını süslüyor Artık evler toz kaldıran süpürgelerle temizlenmiyor, çamaşırlar küllü sularda yıkanmıyor Tıpkı, ayak basılan her zemini temizleyip parlatmak için Arap sabunlarını tercih etmediğimiz gibi
Şimdi onların yerini kimyasal ürünler almış durumda Havlularınızın yumuşacık mı olmasını istiyorsunuz? Kolayı var elbette Satın alacağınız bir yumuşatıcı işinizi görüyor Beyazların daha beyaz, renklilerin daha parlak görünmesini mi istiyorsunuz? Yeni formüllü bir deterjanı çamaşır makinenizde kullanmanız kâfi "Sararan bardakları, çatal kaşık takımlarını nasıl parlatabilirim?" diye de üzülmeyin Onun da çaresi var Makinenizin özel bölümüne ekleyeceğiniz parlatıcıyla bulaşıklarınız artık daha ışıl ışıl
Kimyasal ürünler hayatımızın içine o kadar girdi ki Dolgun saçlar için de onlara muhtacız, ter kokusundan kurtulmak için de Peki, bu maddelerin sinsice hayatımızı zehir ettiğini, bedenimizi, suyu, toprağı, doğal ortamları, havayı yavaş yavaş kirlettiğini biliyor musunuz? Ya kanserojen etkiye sahip olduklarını? Cilt hastalıklarına, ağız, mide, boğaz iltihabına sebep olduklarını, sinir sistemini tahrip ettiklerini?
HANIMLARDAN 'TEMİZLİK MADDELERİNDEN UZAK DURUN!' ÇAĞRISI
Biz henüz farkında olmasak da Amerika ve Avrupa ülkelerinde kimyasalların insan hayatını olumsuz etkilediği yüzlerce araştırmayla ispatlanmış durumda Devlet de sivil toplum da bu konuda çok hassas Temizlik maddelerindeki kimyasalların zararları tüketicilere sık sık anlatılıyor Okullarda öğrencilere özel eğitimler veriliyor Hanımlar da boş durmuyor Bir yandan evlerinde doğal temizlik maddeleri üretiyor, diğer yandan hazırladıkları web sitelerinden ve bloglardan hemcinslerine 'kimyasal maddeler içeren temizlik malzemelerinden uzak durun!' çağrısı yapıyorlar Şüphesiz bu tür mesajlar arttıkça ağır kimyasalların kullanıldığı temizlik maddelerinin yerini insana ve çevreye zarar vermeyen alternatifler alıyor Hatta ürünlerin ambalajı dâhil yüzde 90'ından fazlasının doğaya karışabilir ve geri dönüşebilir olmasına dikkat ediliyor
İnsanları bu tür arayışlara sevk eden en önemli sebep temizlik maddelerinde kullanılan kimyasalların verdiği zararlar tabii ki Lavaboların temiz olması için kullanılan maddeler de çamaşırları kirlerden arındıran deterjanlar da insan sağlığını tehdit ediyor çünkü Mesela, bulaşık makineleri için üretilen tabletler birer teknoloji harikası Ama bu ürünler katmanlı bir yapıya sahip Suda belli bir zaman diliminde çözülüyor En son çözülen kısım ise bulaşıkların ışıl ışıl olmasını sağlayan 'parlatıcı' özelliğine sahip kimyasallar İçinde kanserojen madde bulunan bu parlatıcıların zararlarını azaltmak için ya 'durulama' programlarını en az iki kez çalıştırmak gerekiyor ya da makineden çıkan bulaşıkları tekrar sirkeli su ile elde yıkamak Günlük koşuşturmaca içinde kaç hanım böylesi bir zahmete girebilir ki?
AMERİKA'DAKİ BİR ÇOK HANIM DETERJANLARDAN UZAK DURUYOR
Diyelim ki bulaşıklar makinede değil de elde yıkandı Makinede yıkanan elbiseleri ikinci kez elde yıkamak mümkün mü? Veya elbiseleri hangi temizlik ürünüyle yıkamak lazım? Piyasada satılan deterjanların çoğunda yüksek düzeyde fosfat ve klor var Yanlışlıkla yutulursa çok önemli sağlık sorunlarına yol açıyor bu maddeler Ayrıca klor, kanalizasyon sistemine karıştığında organiklerle birleşerek 'son derece tehlikeli bir kimyasal' diye tanımlanan 'trihalometan' maddesini üretiyor Bulaşıklar için kullanılan deterjanların ana maddeleri de petrol kaynaklı Bu sebeple bakterilerce ayrıştırılıp doğaya tekrar kazandırılamadığı gibi zararlı katkı maddeleri, sentetik esanslar, kokular ve renklendiriciler de içeriyor
Cahide Akyaldız (32), Amerika'da yaşayan bir ev hanımı Çevresindeki birçok hanımın kimyasallardan uzak durduğunu söylüyor Doğal deterjanlara ilginin giderek arttığını belirterek, "Buradaki hanımların takıntıları yok Onlar için bulaşıkların doğal yolla yıkanması temizliğinden bile daha önemli" diyor Cahide Hanım evde doğal temizlik ürünleri yapılabilecek maddelerin de marketlerde paketler hâlinde satıldığını anlatıyor
Aslında aynı maddeleri Türkiye'de de tedarik etmek mümkün Böylece evlerde zararlı deterjanların yerine kullanılabilecek zararsız temizlik maddelerini basit yöntemlerle yapabilirsiniz Bunun için çamaşır sodası, karbonat, uçucu bitkisel yağlar, sirke ve boraks gibi maddelerden bir miktar satın almak yeterli Suda kolayca eriyen, görünüşüyle naftalini andıran boraks aslında doğal kaynaklı bir bor bileşiği Genelde sabun ve deterjanların temizleme gücünü artırmak için kullanılıyor Kokuları alma, küf ve bakterilerin üremesini durdurma, leke çıkarma gibi özellikleri bulunuyor Türkiye'de kilosu 2-3 TL arasında satılıyor Çamaşır sodası ise yağ ve lekeleri çıkarıyor, sert suyu yumuşatıyor Karbonat da (sodyum bikarbonat) gıdadan temizlik ürünlerine kadar geniş bir alanda çok amaçlı kullanılıyor Kötü kokuları alıyor, alüminyum, altın, gümüş, paslanmaz çelik gibi metalleri parlatıyor, leke çıkarıyor, sert suyu yumuşatıyor Birikmiş mineral ve yağları çözüp camları parlatan sirke de mikropları öldürüyor
DOĞAL BULAŞIK MAKİNESİ DETERJANI NASIL YAPILIR?
İşte, bu maddeleri kullanarak tahta kaşıklarınızı, bebeğinizin biberonlarını gönül rahatlığıyla yıkayabileceğiniz doğal deterjanları evde üretebilirsiniz Bulaşıklarınızı daha temiz ve parlak yapacak doğal bir temizleyici için gerekli malzemeler şunlar: Bir bardak boraks (aktarlarda, eczanelerde, kimyasal madde satıcılarında, zirai ürünler satan dükkânlarda kolayca bulabilirsiniz) maddesi Bir bardak yemek sodası Aynı bardağın dörtte biri kadar tuz Dörtte biri kadar limon tuzu, yani citric asit (iri kristalli değil, rondoda toz hâline getirilmişi) Bulaşıklarınızın portakal, limon, mandalina vb kokması için de bu ürünlerin yağlarından küçük bir miktar
Yapılışına gelince Plastik bir kapta önce tuz ve 30 damla yağ iyice karıştırılıyor Ardından diğer malzemeler de ekleniyor Kabın içindeki malzemeler iyice harmanlandıktan sonra kapalı bir yerde muhafaza ediliyor Her yıkama için bu karışımdan 1-1,5 çorba kaşığı kullanılıyor Bulaşıklarınızın ışıl ışıl olması için de makinenizin parlatıcı bölümünü elma sirkesiyle doldurmanız şart Kullanılan suyun kireç oranına göre karışıma eklenen yemek sodası ve limon tuzu oranları artırılabilir Malzemelerin miktarı ne kadar artarsa artsın sağlığa zararlı değil, çünkü tamamen doğal
Bu karışım bulaşık makinesinde kullanıldığında araç-gereçler hem temizlenecek hem de parlayacak Üstelik makineden portakal veya limon kokuları gelecek Yıkama sonrasında bazı cam ürünlerinde hafif su lekeleri kalabilir Hemen üzülmeyin Bu görüntüyü ortadan kaldırmak veya daha aza indirmek için kurutma programı biter bitmez makinenin kapağını açarak bulaşıkları havalandırmanız kâfi
Peki, elde yıkanacak bulaşıklar için neler yapmak lazım? Bunun için de önerimiz şöyle: Bir kalıp doğal sabun rendeleniyor ve üzerini örtecek şekilde içi suyla dolu bir kabın içine konuluyor Hafif ateşte sabun tozu eritiliyor İçine yarım tatlı kaşığı boraks ve yarım tatlı kaşığı da çamaşır sodası ekleniyor Ardından iyice karıştırılıyor Her yıkamada bu karışımdan bir tatlı kaşığı alıp kullanılıyor Eğer bu yöntem "Beni çok uğraştıracak" derseniz, bulaşık makinesi için hazırladığınız karışımın aynısını, meyve yağı koymadan yapabilirsiniz Bundan sıcak suya iki yemek kaşığı ekleyip bir yemek kaşığı da arap sabunu ya da bir çay kaşığı bulaşık deterjanı ilave edebilirsiniz Bu karışım çok az köpürüyor ama bulaşıkları harika temizliyor ve büyük oranda da su lekesi bırakmıyor
Mutfaklarda ocak ve fırınları temizlerken kullanılan krem temizleyiciler için de alternatifler var Mesela temizleyeceğiniz yüzeye biraz karbonat, biraz tuz ve birkaç damla sirke damlatarak hafifçe ovuşturmanız yeterli Aynı sonucu alacağınızdan emin olabilirsiniz
Peki, ya yüzey temizleyicileri? Piyasada 'yüzey temizleyici' diye satılan ürünlerin hepsinde insana ve çevreye zararlı kimyasallar bulunuyor Bunu anlamak için içerik kısmına yazılmış 'anyonik aktif, noniyonik aktif' ifadelerine dikkat etmeniz yeterli Kimyager Ayşe Kuralay, zararlı kimyasalların ekstra temizleme gücünün olmadığını söylüyor Ayşe Hanım'ın önerdiği alternatiflere gelince: "Ahşap temizliği için bir yemek kaşığı limon suyu ile iki yemek kaşığı zeytinyağını karıştırın Karışımın küçük bir miktarını temiz toz bezine dökün ve ahşap yüzeyi dairesel hareketlerle ovun Karışımı sprey şişesine koyup yüzeye püskürterek de uygulayabilirsiniz"
ODA SPREYLERİNDEN UZAK DURUN!
Genel ev temizliği için de sıcak suyun içine bir yemek kaşığı boraks ile bir yemek kaşığı sıvı arap sabunu koymanız yeterli Karışım, yerleri dezenfekte edip çok iyi temizliyor Eğer bu işlemin ardından odanızın hoş kokmasını da isterseniz, o zaman yine doğal bir takviyeye ihtiyacınız olacak Yarım litre sıcak suyun içine yarım çay kaşığı karbonat, bir çay kaşığı limon suyu ve 3-4 damla bitkisel yağ (yasemin, lavanta, papatya, limon, çay ağacı, çam ağacı yağı olabilir) karıştırıp odaya püskürtebilirsiniz
Evlerin güzel kokması için asla oda spreyleri tercih edilmemeli Çünkü oda deodorantları havadaki kötü kokuları yok etmiyor, sadece rahatsız edici kokuları, hoş kokularla örtmeye çalışıyor Bazıları da burun yollarını yağlı bir tabakayla kaplayıp koku alma duyumuzu engelleyen kimyasallar yayıyor Oda spreylerinde kullanılan zararlı maddeler arasında ise naftalin, fenol, kresol, etanol, ksilen ve formaldehit gibi maddeler sıralanıyor
DOĞAL HAYATIN ŞİFRELERİ ONLARDA
Kadınların sık kullandığı çamaşır suyu da çok zararlı İçinde noniyonik yüzey aktif, klor bazlı ağartıcı (sodyum hipoklorit), sodyum hidroksid ve parfüm bulunuyor Çamaşır suyu içeren temizlik ürünlerinin kullanımıyla karbon tetraklorür ve kloroform gibi maddeler açığa çıkıyor Dokuz Eylül Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç Dr Mustafa Odabaşı, bunların kanser riskini önemli ölçüde arttırabileceğini söylüyor Çamaşır suyu içeren ürünlerin, amonyaklı veya asidik (tuz ruhu, kireç çözücü gibi) temizlik maddeleriyle karıştırılması zehirli gazların (klor gazı ve klor aminlerin) açığa çıkmasını sağlıyor, ortamdaki oksijeni durduruyor ve insanları nefes alamaz hâle getiriyor Bu tür zararlı maddelerin aşırı teneffüs edilmesi hâlinde solunum yolları ve akciğerde tahribata yol açıyor
Sema Hastanesi'nden Dermatoloji Uzmanı Dr Leyla Ertenü ise temizliği yapılan yüzeylerin mutlaka bol su ile durulanması, mekânların uzun süre havalandırılması ve buralarda mümkün olduğunca kısa süre kalınması gerektiğini söylüyor
Peki, evde bazı yüzeyleri beyazlatmamız, leke çıkartmamız gerektiğinde ne yapmak lazım? Uzmanlar, bunun için amonyaklı değil, oksijenli, yani 'renkliler için kullanılır' ibareli çamaşır sularını tavsiye ediyor
Çamaşır deterjanlarında insan vücuduna zararlı amonyak ve petrol türevi birçok kimyasal bulunuyor Bu maddeler suda çözülmüyor Dolayısıyla fosfat ve formaldehit içeren deterjanlar çok zararlı Çamaşır deterjanından vazgeçemeyenlerin hiç değilse bu maddeleri ihtiva eden ürünlerden uzak durmaları uzmanlarca tavsiye ediliyor Ayrıca astım hastaları ile alerjiye hassas bünyesi olanlar ve egzamaya yakalananların piyasadaki deterjanları kullanmaması, bunların yerine sabun tozu ve çamaşır sodasını tercih etmeleri önemli görülüyor
Aynı şekilde zararlı pek çok kimyasaldan üretilen yumuşatıcılar da terk edilmeli Kaldı ki çamaşır sodası sudaki kireci çözerek çamaşırların kaskatı kesilmesini önlüyor Sabunun içindeki gliserin de çamaşırları yumuşatmaya yetiyor Beyaz çamaşırlar beyazlığını koruyor, renkliler de canlılığını muhafaza ediyor bu yöntemle Yalnız marketlerdeki her sabun tozunu da satın almamak gerekiyor Yüzde yüz doğal, soğuk pres yöntemiyle üretilmiş olanlar tercih edilmeli Sıradan sabunlara köpürmesi ve güzel kokması için zararlı kimyasallar ekleniyor çünkü
Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde denetimler ciddiyetle yapılmadığından birçok temizlik ürününde hangi kimyasal maddelerin kullanıldığı tam olarak etiketlere yazılmıyor İçindekiler kısmının yetersiz olduğunu gören bilinçli tüketiciler de alternatif arayışlara giriyor İşte onlardan birileri de yüksek kimya mühendisi Kudret Livaoğlu ile Fatma Betül Şahin Her iki hanım da çocuk sahibi olduktan sonra market raflarını süsleyen onlarca kimyasalın çocuklarına vereceği zararı düşünerek mesleki birikimlerini bu konuyu araştırmada kullanmaya başlamışlar Yurtdışındaki bilimsel çalışmaları yakından takip etmişler Arkadaşlarına "Kimyasallardan uzak durun!" mesajı vermişler hep Ellerindeki notlar fazlasıyla birikince bunları kitap hâline getirmişler
Mozaik Yayınları'ndan çıkan kitaplarının ismi Zararlı Kimyasallardan Korunma Yöntemleriyle Sağlıklı Hayat Kitapta gıda katkı maddeleri, içecekler, gıda işleme sırasında oluşan toksik maddeler, pişirme ve saklama kapları, ambalajlar, ağır metaller, tarım ilaçları, genetiği değiştirilmiş gıdalar, fonksiyonel gıdalar, kozmetikler, temizlik ürünleri ve toksin arındırma yöntemleri anlatılıyor Eser hem adını bile duymadığımız kimyasallar hakkında bilgi veriyor hem de onların zararlarını anlatıyor Ayrıca kimyasalların doğal alternatiflerini de gösteriyor
Kimya mühendisi Kudret Livaoğlu, kitap dışında Ar-Ge (Araştırma-Geliştirme) çalışması da yapıyor: "Genelde sorun yaşadığımız ürünleri seçtim Çocuk altlarını temizlemek için kullanılan ıslak mendiller de hiç sağlıklı değil İçinde petrol türevi kimyasallar var Bundan dolayı çok sıkıntı yaşadığımız için önümüzdeki günlerde bunun üzerinde çalışmak istiyorum"
Kimya Mühendisi Fatma Betül Şahin'e göre, her insanın cildinde zamanla ağır metaller birikiyor Özellikle de civa ve alüminyum Bu maddeleri detoks banyoları, egzersiz ve sauna ile atmak mümkün Şahin, vücudumuzu hangi bitkilerle temizleyeceğimizi ise şöyle açıklıyor: "Deve dikeni tohumu güçlü bir antioksidandır, karaciğer koruyucudur, hücre yenileyicidir Zerdeçal da kanserojen maddelerin atılmasına yardımcıdır Yeşil çay kanser oluşumunu engeller Tarım ilaçlarının kalıntılarının atılmasını sağlar Ayı üzümü de böbreklerin temizlenmesinde etkilidir Karnıyarık otu çekirdeği ise kalın bağırsağın florasını koruyup toksinlerin karaciğerden uzaklaşmasına yardımcıdır Tarım ilaçları kalıntılarına karşı da herkes tarafından bilinen keten tohumu etkilidir Ayrıca B1, B2, C, A ve E vitamini bulunan yiyecekler de sıklıkla tüketilebilir"
Aksiyon

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »
Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.