Bekleyiş

Eski 07-10-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Bekleyiş






Yağmur yağıyor diyorum kendime Dışarıdan gelen seslerin onayını alarak beynimden Yağmurlu bir sabahta tanışmamız geliyor aklıma ,titriyorum Gevşetiyorum yorganı sıkan parmaklarımı, açıkta kalan sırtımı örtüyorum usulca yeniden yağmurun sesine takılıyorum Aslında boşuna onca telaş, rekabet ve koşuşturma İşte senin yerinde bir boşluk, işte benim aklımda boşluğun tarifsiz sızısı ve içinde kaybolduğum yalnızlık

Oysa daha dün sabah, sıcacık bir yatakta uyanmış ve varlığının içimi rahatlatan hissiyle, daha bir sarılmıştım sana


Şimdiye araması lazımdı diyorum Öfkesi daha dinmedi herhalde Loş, umutsuz ve bekleyişle dolu bu sabahı nasıl yenmeliyim Uyumak diyorum kendime , biraz daha koparmalı bu gerçeklikten kendimi yada gözlerimi en azından

Yavaşça dönüyorum yatakta, üstümden düşüyor yorgan ve hafif bir ürperti geçiriyorum Hava gittikçe soğuyor…

Arka tarafa dönünce yokluğunu görüyorum yeniden, bir bıçak kesiği daha hissediyorum yüreğimde ,derinden Ne ateşli gecelere ev sahipliği yapmıştı bu yatak, oysa şimdi soğuk yalnızlığımın esaretini taşıyor sessizce


Saatler oldu, hala senden gelecek haberin umudunu ısıtıyorum içimde Fitilim tükeniyor Işığın odam da tükendiği gibi Yağmur durdu galiba, ne diyorum biliyor musun;

eminim yine o çınar ağacının altındaki banka oturmuş, burnunda ıslak toprak kokusu, Seyhan’ın dalgın sularını izliyorsundur İçindeki öfkenin yavaşça kapılmasını istiyorsun sulara, “dersini almıştır” Diyorsun


Umudum soğuyor Ben mi aramalıyım acaba Bu sefer, beyaz bayrağı ben almalıyım elime, affet demeliyim, yokluğun ruhumu zehirliyor, ne olur unut eskiyi demeliyim Bunları bekliyorsun değil mi ?

Hayır daha buz tutmadı umudum Yoksa inat mı var bu bekleyişin ardında gurur mu


Yorgan yine açıldı, sanki kalk artık diyor, saatlerdir boşa bekliyorsun Kalk artık

Kalkıyorum ; masanın üstündeki sigaraya doğru yönelirken, bir şeye bastığımı hissediyorum Telefonun…

Demek saatlerdir bunun için aramadın Sinirle kapıdan çıkınca telefonu düşürmüşsün, kapanmış

Kapanan telefon, Alevlenen umut Açıyorum perdeleri sonuna kadar, Doğru banyoya gidiyorum, temizlenip, üstümü başımı düzeltmeliyim Büyük ihtimalle evin yolunu tutmuşsundur çoktan


kadife eteğimi ve en sevdiğin bluzumu giyip masayı hazırlıyorum,akşam yemeği için İkimizde hak ettik artık baş başa, güzel bir akşam yemeğini


Kapı çalınıyor, içimde kanat çırpıyor bir güvercin gibi heyecan Son kez aynanın karşısına geçip , bir iki el hareketiyle saçımı düzeltiyorum Yüzümde çocuksu bir tebessüm açıyorum kapıyı


1 son

İki polis duruyor karşımda, Ellerindeki kimliği gösterip; “Bu şahsı tanıyor musunuz?” diye soruyorlar

Evet tanıyorum diyorum neden bir şey mi oldu diyorum Yüreğim patlamaya hazır bomba

“boğuldu” diyorlar “ Seyhan’ın kıyısında bulundu

Boğuluyorum, İçimdeki umut delip parçalıyor yüreğimi Gözlerim kapanıyor, sonra seni görüyorum

“ bir çınar ağacının altındasın, yüzünde bir tebessüm Bana bakınca tebessüm kayboluyor “neden geç kaldın” diyorsun



2 son

Koca bir demet karanfil duruyor kapıda Üstünde bir not, “beni affet aşağıda seni bekliyorum



laciverTT

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »
Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.