Bedir Savaşı Ve Sonucu

Eski 07-06-2009   #1
Şengül Şirin
Varsayılan

Bedir Savaşı Ve Sonucu



Bedir Savaşı ve Sonucu



Hicretin 2 senesi 17 Ramazan, Cuma (Miladil3 Mart)
Hicretin ikinci yılında Kureyşli müşrikler, bir ticaret kervanı hazırlamışlardı Şam pazanna gönderilen kervana Mekke'den kadın erkek hemen hemen herkes hisselerine göre ortak edildiler Yaklaşık bin deveden meydana gelen ve sermayesi elli bin dinar kadar olan bu büyük ticaret kervanından elde edilecek kazançla savaş hazırlığı için silah satın alınacaktı Bu kervanla birlikte ayrıca Ebu Süfyan başkanlığında bir de yaklaşık üç bin kişilik güç de gönderilmişti


Peygamber efendimiz (sav), bu durumu haber aldı ve Ebu Süfyan başkanlığındaki bu büyük ticaret kervanının Mekke'ye dönmesine mani olmaya karar verdi Bu maksatla 300 kişiyi aşkın bir sahabe ile yola çıkmak için hazırlığa başlandı Sefere çıkma konusunda sahabeler arasında şiddetli bir arzu ve istek vardı Bu maksatla aralarında kur'a bile çekilmesi kararlaştırıldı Bunun sonucu bazı sahabeler ancak kur'a sonucu sefere çıkabildi
Peygamber efendimiz (sav), yerine namaz kıldırmak üzere Abdullah İbni Ummi Mektüm'ü görevlendirdi Ensardan da Ebû Lübâbe Hazretlerini ise, şehre naim (vekil) tayin etti
Efendimiz'in (sav) komutasındaki mücahitler, yazın en sıcak günlerinin birinde Medine'den yola çıkmışlardı Üstelik Ramazan ayı olduğu için oruçlu bulunuyorlardı

Peygamber Efendimiz'in beyaz sancağını Mus'ab Bin Umeyr (ra) taşıyordu Kavurucu sıcaklar altında oruçlu vaziyette yol almak çok güçtü Bu bakımdan Resûlullah efendimiz (sav) taşıyordu Kavurucu sıcaklar altında oruçlu vaziyette yol almak çok güçtü Bu bakımdan Resûlullah efendimiz (sav) orucunu açtı ve mücahitlere de oruçlarını açmalarını emir buyurdu

Alman karar özerine Kureyşlilerin ticaret kervanı "Bedir" denilen mevkide karşılanacaktı Çünkü burası Mekke, Medine ve Suriye arasında yollann kesiştiği stratejik önemi olan bir yerdi

İslâm ordusu, kavurucu sıcaklıklar alanda yoluna devam ediyordu Henüz Bedir mevkiine varmadan, Ebu Süfyanın başından beri endişe duyduğu haber geldi
Alınan habere göre Ebu Süfyan bir yandan endişesini bir haberci ile Mekke'ye iletirken, öte yandan yol güzergahını değiştirerek Kızıl Deniz sahilinden Bedir'e uğramadan Mekke'ye doğru yol aldı

Haberci son süratle Mekke'ye vararak ve yüksek sesle bağırarak Mekke halkını durumdan haberdar etti -"Ey Kureyş Topluluğu!

Ticaret kervanınıza, Ebu Süfyanın yanındaki mallarınıza Muhammed ve Ashabı saldırdılar!"
Bu durum bir anda Kureyşlilerin paniğe kapılmalarına sebep oldu Zira hemen hemen herkesin o kervanından hissesi vardı
Kureyşliler derhal toplandılar Alel acele toplanan 950 kadar Kureyş ordusu hemen yola çıktı Bunların 700 kadarı develi, yüz kadarı da atlı idi

Hazırlanan müşrik ordusu, şarkı, türkü, çalgılar eşliğinde Bedir'e doğru hareket etti
Yolda kervanını kazasız belasız geçiren Ebu Süfyan, Ebu Cehü'in de içinde bulunduğu orduya haber göndererek geri dönmelerini istediyse de başta Ebu Cehil olmak üzere bazı ileri gelenler geri dönmeye yanaşmadılar ve yollarına devam ettiler

Bu arada müşrik ordusundan ayrılıp geri dönenler oldu
Hz Peygamber aleyhisselatü vesselam Efendimiz, Kureyş'in büyük bir ordu ile kendilerine doğru gelmekte olduğunu haber aldı

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla

Bedir Savaşı

Eski 07-06-2009   #2
Şengül Şirin
Varsayılan

Bedir Savaşı



Bu arada Sahabe-i Kiramı topladı ve nasıl bir hareket planı uygulayacakları konusunda istişarede bulundu Yapılan uzun müzakerelerden sonra düşmana karşı savaşmaya karar verildi

Bir avuç mücahit her şeyçi rağmen, kendilerinden gerek sayıca, gerek silahça kat kat fazla olan müşrik ordusuna karşı koyacaklardı
Mücahitlerin sayısı az, fakat iman ve cesarederi fevkalade yüksekti
islam ordusu, Cuma gecesi yatsı vakti Bedir yakınma geldi Resûl-i Ekrem (sav) efendimiz:
"Şu küçük tepe yakınındaki kuyu başında bir takım bilgiler elde edileceğini umarım", buyurduktan sonra Hz Ali, Zübeyr Bin Avam, Sa'd Bin Ebi Vakkas gibi bazı sahabeleri oraya gönderdi

Tam o sırada müşriklerin sucuları, su taşıyan develeriyle birlikte kuyunun başında bulunuyorlardı Mücahitler onlardan bîr kısmını ele geçirerek Efendimiz'in huzuruna getirdiler

Peygamber efendimiz (sav), müşrik suculara bir çok sorular sorarak müşriklerin sayı ve gücü hakkında epeyce malumat edindi
Efendimiz, Bedir'e vardığı gece:
"inşallah, yarın sabah filanın vurulup düşeceği yer şurasıdır! İşte şurasıdır!" buyurarak ve elini o yerlere koyarak müşrik Kureyş reislerinden her birinin nerede öldürüleceğini birer birer gösterdi

Hz Ömer (ra) der ki;
"Onlardan hiçİMİsi de, Resulullah efendimiz'in elini koyduğu yerlerin ne ilerisinde ne de gerisinde vurulup düşmediler"
Alemlerin efendisi (sav), mücahitlerle, müşriklerden önce Bedir'e vardı ve Bedir kuyusuna en yakın bir yere indi
Karargahın yeri ve nerede kurulacağı konusu görüşüldü
Yapılan görüşme sonucunda Habab Bin Münzür'ün görüşü benimsendi Habab şöyle dedi:

"Ya Resulullah!
Burası, sana Allah'ın emrettiği, bizim için ileri gidilmesi veya geri çekilmesi caiz olmayan bir yer midir? Yoksa şahsi bir görüş neticesi, bir harp tedbiri olarak mı seçildi?"
Bunun üzerine Resul-i Ekrem efendimiz (sav):
"Hayır! Şahsi bir görüş neticesi, bir harp tedbiri gereği olarak seçildi" dediler
Sonra Habâb şöyle dedi:

'Ya Resulullah! Burası karargah kurmak için pek uygun bir yer değildir
Siz, halkı hemen buradan kaldırınız) Kureyş kavminin konacağı yerin yanındaki su başına gidip konalım Ben orayı bilirim Orada suyu bol bir kuyu vardır Onun gerisindeki bütün kuyuları kapatalım Sonra bir havuz yapıp onu su ile dolduralım Sonra da müşriklerle çarpışalım Biz, susadıkça havuzumuzdan içeriz Onlar su bulup içemezler Zor duruma düşmüş olurlar"
Resulullah Efendimiz (sav):
"Ey Habab, senin görüşün daha doğrudur" Buyurarak hemen ayağa kalktı Bunu gören mücahider de derhal ayağa kalktılar Kureyş müşriklerinin konacakları yerin yakınındaki suyun altına kadar gittiler

Daha sonra Efendimiz'in (sav) emriyle kuyular kapatıldı
Bir havuz yapılıp içerisi kuyu suyu ile dolduruldu ve içine de bir kap konuldu Bu arada Peygamber efendimiz'e (sav), hurma dallarından bir gölgelik yapıldı
Sa'd Bin Muaz hazretleri, kılıcını kuşanarak Ashab-ı Kirâm'dan da birkaç kişi yanma alarak gölgeliğin kapısı önünde nöbet beklemeye başladı
Kâinatın Efendisi (sav), orduyu harp nizamına soktu Son hazırlıkları gözden geçirdi ve orduya şu talimatı verdi:

"Kesinlikle hatlarnızı bırakıp ayrılmayınız! Bir yere kımıldamadan orada sabırla bekleyiniz Ben emir vermedikçe savaşa başlamayınız"
Sevgili efendimiz (sav), ordusunu bir taraftan taarruz konumuna getirirken, öte yandan yüce Allah'a dua ve niyazda bulunuyordu
Efendimiz'in (sav) herkesi derinden duygulandıracak duası Şöyle idi:
"Allah'ım! Bana yaptığın vaadini yerine getir

Ey Allah'ımî Eğer bu bir avuç Müslüman helak olursa, artık sana yeryüzünde ibadet edecek kimse kalmaz"

Peygamberimiz (sav), çadırından dışarı çıkarken şu ayeti kerime nazil oldu:
'Yakında o topluluk hezimete uğrayacak ve onlar arkalarını dönüp kaçacaklar" (Kamer Sûresi 54/45) buyruldu Yine Cenab-ı Hak meleklerine:

"Şüphesiz ki ben sizinle beraberim Haydi iman eden (o micahit)lere sebat ilham edin" (Enfal Suresi 8/12) diye vahyediyordu Sonra Peygamberimiz'e (sav) de:
"Habibim, endişelenme Şimdi size birbiri ardınca bin melek gönderiyorum" (Enfal Sûresi 8/9) diye vahyediyordu Sonra ikinci bir ayette:
"Meleklerden üç bin daha yardımcı indirdim" (Ali İmran Suresi 3/124) buyruldu __________________

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla

iki Ordu Karşılaşıyor

Eski 07-06-2009   #3
Şengül Şirin
Varsayılan

iki Ordu Karşılaşıyor



iki Ordu Karşılaşıyor

Cenab-ı Hak'tan peygamber efendimiz'e (sav) zafer müjdesi gelmişti Bunun üzerine peygamber efendimiz (sav) askerlerine hitaben:


"Muhammed'in can kudreti elinde bulunan Allah'a and olsun ki, bugün bir Müslüman müşriklerle savaşır da sabrederek sevabını Rabbindcn bekleyerek ve cepheden kaçmayarak öldürülürse, mutlaka cennete girer" buyurmuştur
Cenab-ı Allah, müşrik ordusunu Müslümanlara az gösterdi Müslümanları da müşriklere az gösterdi Bir ayeti kerimede:

"Karşı karşıya geldiğiniz zaman onlan sizin gözünüzde az gösteriyor, sizi de onların gözünde azaltıyordu" (Enfal Sûresi 8/44) buyuruyor
Bunun sebebi, müşriklerin az gösterilmesiyle Müslümanların cesareti artıyordu
Savaş başlayıp kızıştığında, müşrikler ve Müslümanlar, gönderilen yardım meleklerini görmüşlerdi Bu yüzden müşrikler İslâm ordusunun göründüğünden çok fazla olduğunu görerek korkuya kapıldılar

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla

Ve Savaş Başlıyor

Eski 07-06-2009   #4
Şengül Şirin
Varsayılan

Ve Savaş Başlıyor



Ve Savaş Başlıyor

Nihayet savaş anı geldi ve iki ordu taarruz vaziyetini aldı
Mekkelilerden Utbe ile kardeşi Şeybe ve oğlu Velid meydana çıktılar İki ordunun ortasına gelerek, diğer ordudan savaşacak adam istediler
Ensardan üç yiğit onların karşısına çıkınca, müşrikler:


"Siz kimsiniz?" diye sordular
Onlar da:
"Ensar'dan filan kimseleriz" diye cevap verdiler Bunun üzerine müşrikler:
"Siz bizimle savaşacak denkte değilsinizKarşımıza bize denk olan amca çocuklarımızı çıkarın!" cevabını verdiler Bunun üzerine peygamber efendimiz (sav):
"Ubeyde, Hamza ve Ali sizler çıkın meydana!" Buyurdular


Mekkelilcr yeni çıkan savaşçıları kendi denkleri olarak görerek, Hz Ubeyde Utbe'ye, Hz Hamza Şeybe'ye, Hz Ali de Velid'in karşısına çıktı Hz Hamza ile Hz Ali hasımlarını ilk hamlede yere sermişlerdi Hz Ubeyde ile Utbc ise birbirlerine birer hamle yaptılar ve ikisi de yaralandı Daha sonra da Hz Hamza ile Hz Ali Utbe'nin işini bitirdiler ve yaralı olan Ubeyde'yi kaldırıp geri getirdiler

Peygamber efendimiz (sav), kendisini Mekke'de düşmanlarına karşı korumuş olan akrabalarına da burada vefa duygusunu esirgemedi Ashabma buraya zorla getirilme ihtimali olan Hz Abbas gibi akrabaları için:

"Haşim oğullarına rastlaâıımzâa onları öldürmeyin" Buyurdu
Sabahın erken saatinde başlayan Bedir savaşı, ikindiye doğru Müslümanların zaferiyle sona erdi

Müslümanlardan 14 şehit vardı, bunlardan altısı Muhacirlerden sekizi ise Ensar'dandı Peygamberimiz (sav) Bedir şehitlerini defnedip namazlarım kıldı
Müşriklerden ise yetmiş ölü ve yetmiş esir vardı Esirler içinde, Nadr b Haris ve Ukbe b Ebi Muayt da vardı Bunlar, Mekke'de İslâmiyet'in en büyük düşmanlarından idiler Müslümanlara en çok kötülük yapanlardan idiler Daha sonra Resûlullah'ın (sav) emri ile kafaları kesildi

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla

Ebu Cehil'in Öldürülmesi

Eski 07-06-2009   #5
Şengül Şirin
Varsayılan

Ebu Cehil'in Öldürülmesi



Ebu Cehil'in Öldürülmesi

Kureyşli müşriklerin lideri olan Ebu Cehil, ordu komutanı olan Utbe'nin öldürülmesinden sonra hem lider, hem de komutanlık görevini aldı
Büyük sahabi Abdurrahman bin Avf (ra) anlatıyor:
"Bedir günü savaş saflarında sağımda ve solumda iki genç delikanlı gördüm, fakat davranışları beni tereddüde sevk etmişti Biri arkadaşına, etrafa belli etmeyerek bana:


"Ey amca! Bana Ebu Cehil'i gösterir misin?" dedi
Ben de "Yeğenim" dedim;
"Ebu Cehil'i ne yapacaksın?
"Bana:

"Allah'a sözüm var, onu gördüğüm zaman ya ben öleceğim ya da onu öldüreceğim" dedi
Bir diğer arkadaşı da aynı şekilde bana Ebu Cehil'i soruyordu Bu iki gence Ebu Cehil'i gösterdim Muaz ve Muavvif adında olan bu iki genç ani bir hamle ile Ebu Cehil'e hücum ettiler ve çok kısa zamanda leşini yere serdiler Nitekim aleyhissalatü vesselam Efendimiz, Ebu Cehil hakkında:

"O, ümmetimin firavunudur", buyurmuşlardır
Ebu Cehil'in öldürülmesinden sonra, müşrik ordusunda mukavemet edecek kimse kalmadığından, müşrik askerleri gerisin geri kaçmaya başladılar Kaçanlar kurtulmuş, ele geçenler de esir alınmış oldu

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla

Bedir Savaşının Sonuçları

Eski 07-06-2009   #6
Şengül Şirin
Varsayılan

Bedir Savaşının Sonuçları



Bedir Savaşının Sonuçları


Birkaç saat süren ve çok şiddetli, karşılıklı, kıyasıya süren savaş sonunda İslam ordusu Allah'ın yardımıyla büyük bir muzaffariyet elde etmişti Mücahitler 14 Şehid vermişlerdi Müşriklerden öldürülenlerin sayısı ise 70 kadardır Birçok esir alınmıştı Peygamberimiz'in (sav) emriyle Mekke'li müşriklerin cesetleri toplu olarak çukurlara gömüldü
Savaşın galibi olan Müslümanlar, büyük bir yenilgiyi tadan müşriklerin esir düşmesiyle çok mutlu ve sevinçliydiler Peygamberimiz (sav) efendimiz, Müslümanlara hitaben şöyle bir konuşma yaptı:


"Allah her şeyden yüce ve münehfezdir Haamdolsun, vaadinde doğru çıkan, kuluna yardımı esirgemeyen ve tek başına orduları kaçıran Allah'a! Yüce Allah doğru söyledi ve Bedir Savaşmda düşmana nispetle daha az ve zayıf olduğunuz halde size kesin zaferi verdi Allah'tan korkun ki şükredesiniz!"

Resûlullah (sav) efendimiz, savaş esirlerinin korunmasını ve himayesini ashabına teslim etti ve "onlara kötü muamele etmeyiniz" diye tembihte bulundular

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla

Müşrikler ve Medine'ye Dönüş

Eski 07-06-2009   #7
Şengül Şirin
Varsayılan

Müşrikler ve Medine'ye Dönüş



Müşrikler ve Medine'ye Dönüş

Resulullâh (sav) Bedir harbinden büyük bir başanyla çıktıktan sonra Kureyş müşriklerinin ileri gelenlerinin cesetlerini toplatarak 24 tanesinin cesedini bir kuyuya attırdı
Müşriklerin atıldığı kuyunun başına gelerek onlara şöyle seslendi:


"Ey kuyu insanları! Siz Allah'ın size gönderdiği peygambere inanmayarak ona karşı ne kötü bir zan beslediniz Beni yalanladınız Fakat inananlar beni tasdik ederek doğruladı Beni evimden, insanlarımdan, yurdumdan ayırdınız, ama inananlar beni barındırdılar Benimle savaşanız, bana karşı geldiniz fakat inananlar bana yardım ettiler Sizi yaratan Rabbinizin vaat ediklerini gerçekleştirdiğini gördünüz mü?

Gerçekten ben rabbimin bana vaat ettiklerinin doğru olduğunu işte gördüm"
Peygamber efendimiz Medine'ye büyük bir zafer kazanarak döndü Müslümanların Bedirde kazandığı zafer, müşriklerin ve bütün İslam düşmanlarının kalplerine korku ve hüzün salmışa
Bu sayede henüz Müslümanlıkla şereflenmemiş, müşrikler de Müslüman olmaya ve inançlı insanların arasına katılmaya başlamışlardı

Bu arada Mekke'li müşriklerin evlerinde büyük bir üzüntü, gam ve matem havası vardı Savaşta ölen yalanlan için ağıtlar yakıp ağlaşıyor! ardı
Peygamber efendimiz (sav), harbin kazanılması ve esirlerin ele geçirilmesini müjdelemek üzere Medine'ye haberci olarak

Üsame b Zeyd'i gönderdi O sırada Medine'de ise bir matem havası hüküm sürmekteydi Çünkü Hz Peygamberin kızı, Hz Osman'ın hanımı olan Hz Rukayye vefat etmişti Hz Osman bu yüzden, mazereti nedeniyle Bedir savaşına katılamadı
Resulullah (sav) efendimiz, bir düzlükte mola verdikleri sırada, esirleri ve ganimetleri paylaştırmak üzere hak sahiplerine taksim etti Esirler için:
"Onlara hayır ile müşfik şekilde davranmanızı tavsiye ederim" Buyurdular
Peygamber efendimiz (sav), esirlerden bir gün önce Medine'ye döndüler __________________

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla

Esirlerin Fidyesi

Eski 07-06-2009   #8
Şengül Şirin
Varsayılan

Esirlerin Fidyesi



Esirlerin Fidyesi

Kainatın Efendisi (sav), esirlerin hayatını fidye vermeleri karşılığında bağışlamış, mali durumları iyi olmayanları da serbest bırakmıştı Kureyş müşrikleri esirlerin fidyeleri karşılığında onları serbest kalmalarını istediler Esirler arasında okuma yazma bilenler vardı Fakat fidyelerini veremeyecek durumda olanlar, Ensar'ın çocuklarına okuma yazma öğretmeleri karşılığında serbest bırakıldılar Her biri onar kişiye okuma yazma öğrettikten sonra serbest bırakılıyordu

Kısaca özetlersek Bedir savaşının sonuçları olarak;
- Bu savaşta evlat baba ile, kardeş kardeş ile, amca yeğeni ile savaşmışlardır Çünkü Müslümanların yakınlarından, kardeşlerinden ve evlatlarından henüz Müslümanlığı tadamamış olanlar vardı Bu bakımdan Bedir savaşında müşrik ve Müslüman akrabalar karşı karşıya gelerek birbirleriyle savaşmışlardır

- Bedir savaşı, İslam'ın diğer milletlere açıklanmasına bir başlangıç olmuştur
- Müslümanların bu savaştan zaferle çıkmaları ve Kureyşlilere galip gelmeleri, diğer arap kavimlerini hayrete düşürmüş ve onları şaşırtmıştır
- Müslüman'lann inançları uğruna Allah yolunda can ve mallarını nasıl feda ettiklerini göstermesi bakımından çok önemlidir Müslüman olmayan diğer Araplara karşı büyük bir örnek teşkil etmiştir


- Bu arada Bedir savaşından önce Medine'deki Yahudiler, tarafsız kalacaklarına dair söz vermişlerdi Ancak Müslümanların galibiyeti onları büyük ölçüde korkuttu

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »
Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.