Parkinson Belirtileri Tedavisi

Eski 11-04-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Parkinson Belirtileri Tedavisi



Parkinson Belirtileri Tedavisi

Beyinde hareketi sağlayan ve koordine eden bölgenin fonksiyonunu yapamaz hale gelmesi sonucu ortaya çıkar

Belirtileri

Vücut hareketlerinin yavaşlaması, kasların sertleşmesi, yüz ifadesinin maskeyi andırması ellerde titreme, dengenin zorlukla sağlanması, vücudun öne eğilir pozisyon alması gibi belirtiler görülür

Bu hastalığa has titreme, el ve ayaklarda bazen dudaklarda olup istirahatta belirginleşir

Hareket esnasında kaybolur

Hastalığın sebebi beynin dopamin denilen maddeyi salgılayamaz, üretemez oluşudurParkinson 60 yaş civarı, nadiren 40 yaşlarında başlar Bulgular sinsice ve yıllar boyu ilerleyerek devam eder Organizmanın her türlü fonksiyonunda yavaşlamaya sebep olduğundan bu hastalık başlangıçta depresyonla karıştırılabilinir Zamanla titremenin, adalelerde katılığın, hareketlerde yavaşlığın ve yüzde donukluğun ilerlemesi ile hastalık tanınır

Tedavi

• Dopamin tedavisi ile açılan çığır yeni ilaçlarla sürmektedir

• Yalnız ilaç yeterli gelmemekte, hastanın bazı egzersizleri yapması gerekmektedir Ayrıca yüksek proteinli gıdalardan uzak durmalıdır

• Parkinson hastalığının tedavisi konusunda bütün dünyada seferberlik var gibidir En son kendisi de

Parkinsonlu olan ünlü Müslüman boksör Muhammed Ali, bu alanda çalışan ilmi bir enstitü kurmuştur

Alıntı Yaparak Cevapla

Parkinson Belirtileri Tedavisi

Eski 11-04-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Parkinson Belirtileri Tedavisi



Parkİnson HastaliĞi Ve Parkİnson Sendromlari

Parkinson hastalığında veya Parkinsonizm dediğimiz Parkinson sendronlarında primer patoloji ekstrapiramidal sistemin değişik nedenlerle etkilenmesi sonucu ortaya çıkan hastalıklardır Ekstrapiramidal sistem ile özellikle beyindeki derin yerleşimli bazal gangliyonlardan söz edilmektedirEkstrapiramidal sistem, piramidal sisteme ek olarak beyindeki bazı diğer yapılarla birlikte istemli hareketlerin ortaya konmasına yardımcı olan bir sistemdir

Bazal Ganglionlar

-Globus Pallidus

-Putamen

-Nükleus Kaudatus

-Substansia Nigra

-Subtalamik Nükleuslar (Corpus luysi, Red Nucleus)dan oluşmaktadır Ayrıca bunların içine talamusun intralaminar nükleuslarını da ekleyebiliriz

PARKİNSON SINIFLAMASI

I-İdiopatik Parkinsonizm

*Parkinson Hastalığı (PH)

II-Semptomatik Parkinsonizm

*İlaca bağlı (dopamin antagonistleri ve dopamini baskılayıcı ilaçlar)

*Hemiatrofi-Hemiparkinsonizm

*Hidrosefali, normal basınçlı hidrosefali

*Hipoksi

*İnfeksiyöz (postensefalitik)

*Metabolik (paratiroid disfonksiyonu)

*Toksik (Manganez, CO, MPTP, siyanür)

*Travma

*Tümör

*Vasküler (Multienfarkt)

III-Parkinson-Plus Sendromlar

*Kortiko-bazal ganglionik dejenerasyon

*Demans sendromları

&Alzheimer hastalığı

&Diffuz lewy body hastalığı

*Litico-Boding (Guamanian Parkinsonizm-Demans-ALS)

*Multipl sistem atrofi sendromları

&Striato-nigral dejenerasyon

&Shy-Drager sendromu

&Sporadik olivo-ponto-serebellar dejenerasyon (OPCA)

&Motor nöron hastalığı-parkinsonizm

*Progressif Pallidal atrofi

*Progressif supranükleer palsi

PARKİNSON HASTALIĞI (İdiopatik Parkinsonizm)

Parkinson hastalığı parkinsonizm olgularının yaklaşık olarak %80ini oluşturur Başlangıç yaşı her iki cins içinde ortalama 55tir (20-80 arasında görülebilmektedir) 20 yaşından önce başlayan tipine Juvenil parkinson adı verilmekte ve nigral dejenerasyondaki patolojide farklıdır, ve sıklıkla herediterdir veya Huntington veya Wilson hastalıklarına bağlı olarak ortaya çıkmaktadırlar

PH erkeklerde kadınlardan biraz daha fazla görülmektedir Kadın/Erkek oranı 2/3tür Hastalığın prevelansı yaklaşık 160/100000, insidansı ise yıllık 120/100000dir Ancak hem prevalans hemde insidans yaşla birlikte artmaktadır Örneğin 70 yaşında prevalans 550/100000, insidans 120/100000/yıldır

PATOLOJİ:

PH patolojisi tipiktir Beyinsapında nöromelanin içeren hücrelerde, özelliklede substansia nigranın pars kompakta bölümünde dejenerasyon mevcuttur Makroskobik olarak burada pigment kaybı vardır Mikroskobik olarak ise nöronlarda incelme, nöronların dejenerasyonu, nörofibrillerin dejenerasyonu ve Lewy cisimlerin görülmesi söz konusudur

Diğer pigmentli yapılarda etkilenmiş olabilir (Locus ceruleus gibi)

Semptomlar ortaya çıkmadan önce substansia nigradaki dopaminerjik nöronların yaklaşık %60ı ve striatumdaki dopaminin ise %80i kaybolmuş durumdadır

Parkinson Hastalığının Bulguları

Ana Belirtiler

*Tremor

*Rijidite

*Fleksiyon postürü

*Bradikinezi-hipokinezi

*Postüral refleks kaybı

*Donma fenomeni

Diğer Belirtiler

*Nörovejetatif (Aşırı yağlı cilt, hipotansiyon, hipersekresyon)

*Mental/Emosyonel (depresyon, insiyatif azalması)

*Duyusal (parestezi, ağrılı spazmlar)

*Oküler

*Değişik Belirtiler (Başağrısı, uykusuzluk, mikrografi, akatizi)

Bu major bulgulardan en az iki tanesinin olması yada istirahat tremoru veya bradikineziden birisi ile başlamış olması kesin parkinson tanısı için yeterlidir

Tremor, rijidite ve fleksiyon postürünün üçü pozitif fenomenlerdir ve ilk gözden geçirilmesi gereken semptomlardır Postüral refleks kaybı, bradikinezi ve donma fenomeni ise negatif fenomenlerdir Negatif fenomenler disabiliteye daha fazla neden olurlar

İstirahat tremorunun frekansı 4-5 Hzdir ve sıklıkla ekstemitelerin distalindedir İstirahat tremoru hareketle kaybolur Rijidite hastanın ekstremieleinin muayenesi sırasında saptanan tonus artışıdır Dişli çark belirtisi adını almaktadır Diğer başka bir ekstremitede aktif volonter hareket varsa rijidite artmaktadır Fleksiyon postürü tüm vücudu içermektedir Baş öne eğiktir, vücut öne doğru eğiktir, sırt kifotiktir, eller vücudun hafif önündedir, dirsek, diz ve eller fleksiyondadır Bradikinezi (hareketlerde yavaşlama, harekete başlamada zorluk, otomatik hareketlerde kayıp), ve hipokinezi (hareketlerin amplitüdünde azalma, bu özellik özellikle tekrarlayan hareketlerde decrement olarak isimlendirilir) Yüzde spontan ifade kaybı vardır(maske yüz, hipomimi) ve blink refleksinde azalmayla birliktedir

Konuşma yumuşaktlaşır (hipofoni), ve monotondur, vurgulama eksikliği vardır (konuşma aprosodisi) Donma fenomeni (motor block), aktif hareketlerde geçici olarak ortaya çıkan hareketsizliktir Genellikle yürürken ayaklarda ortaya çıkar, ancak bazan gözleri açarkende ortaya çıkar

Diğer Semptom ve Belirtiler:

1 Nöro-vejetatif:

-Aşırı yağlı cilt

-Aşırı salya ifrazı

-Hiperkrini (bileşimi değişik hipersekresyon)

-Vazomotor bozukluklar (ortostatik hipotansiyon)

2 Mental/Emosyonel:

-İnsiyatif azalması

-Başlangıçta entellektüel durum bozulmamıştır

-Depresyon, anksiyete, giderek artan izolasyon ve melankoli eğilimi

3 Duyusal:

-Bazan parestezi ve huzursuzluk gibi tamamen subjektif bozukluklar

-Ağrılı kas spazmları

4 Oküler:

-Yukarı bakış kısıtlılığı

-Blefarospazm

-Okülojir krizler (sadece post-ensefalitik Parkinsonizmde ve nöroleptik tedavisi gören hastalarda)

5 Diğer Bulgular:

-Başağrısı, başdönmesi

-Uykusuzluk-uykuya dalmada zorluk ve sık sık uyanma

-Akatizi (sürekli motor huzursuzluk, özellikle ayaklarda)

-Tazikinezi (engellenemeyen daimi hareket gereksinimi)

-Mikrografi

PATOGENEZ:

Parkinson hastalığının nedeni tam olarak bilinmemektedir Çalışmalar genetik etkiler, ekzojen toksinler ve hücresel oksidadif reaksiyonlarda rol alan endojen toksinler üzerine yoğunlaşmıştır Her nekadar monozigot ikizlerde yapılan çalışmalar az bir konkordans göstermekte isede genetik etki hakkında fazla anlamlı değildir Bazı araştırmacılar PHnın etyolojisinde multifaktöryel etmenler arasında genetik etkiyi ön plana çıkartmaktadırlar

Gerçekte postmortem beyin dokusu üzerinde yapılan son incelemeler, parkinson hastalarında substansia nigrada, aynı yaşlardaki kontrol grubu dokularına oranla fazla miktarda lipid peroksidasyonu bulunması, giderek ilerleyen toksik bir sürecin varlığını düşündürmektedir Bu durum, mitokondrial süperoksit dismutaz aktivitesinde artış ve kompleks 1de zayıflama olduğu için mitokondrial işlevde bozulmaya yol açıyor gibi görünmektedir

AYRICI TANI:

Değişik klinik bulgular Parkinson benzeri tablolar oluştururlar Parkinson bulguları genellikle tek taraflı başlamakta ancak semptomatik parkinsonizmde veya Parkinson-Plus sendromlarında bulgular genellikle iki taraflı ve simetrik olarak ortaya çıkmaktadır Aynı şekilde istirahat tremorunun olmasıda Parkinson lehinedir, çünki semptomatik parkinsonizm veya Parkinson-Plus sendromlarında oldukça nadir bir bulgudur Yalnız MPTPye bağlı olgularda istirahat tremoru görülmektedir Ancak bunlara karşın PH bilateral ve istirahat tremoru olmaksızında ortaya çıkabilmektedir Belkide en önemli tanı kriteri levodopaya verdiği yanıttır Eğer bu ilaca yanıt yoksa tanı Parkinsonizmin diğer formları olmalıdır Levodopaya yanıt olaması kesin olarak PH tanısı koydurmaz, çünki semptomatik parkinsonizmin birçok tipinde (MPTPye bağlı tipte, postensefalitik ve reserpine bağlı tiplerde) ve Parkinson-Plus sendromlarının erken dönemlerinde (Shy-Drager sendromu, nigrostriatal dejenerasyon, olivoponto-serebellar atrofi gibi) levodopaya yanıt vardır

İlaca Bağlı Parkinsonizm:

Striatal Dopamin D2 reseptörünü bloke eden ilaçlar (fenotiazin ve butirofenonlar gibi), veya striatal dopamini baskılayan ilaçlar (reserpine, tetrabanenezin gibi) parkinson tablosu ortaya çıkarabilirler Bu durum ilgli ilaçların kesilmesi ile reversibldir Ancak ciddi olarak haftalarca sürebilir 6 aydan daha fazla devam eden antidopaminerjik ilaç kullanımı durumlarda Parkinson hastalığı kalıcı olabilmektedir ve bu tablo antikolinerjik ilaçlarla düzelmektedir

Hemiparkinsonizm-Hemiatrofi Sendromu:

Bu sendromda hemiparkinsonizm ve ipsilateral vücutta hemiatrofi ve kontrlateral beyin hemiatrofisi vardır Parkinsonizm genellikle genç erişkinlerde ortaya çıkmakta ve hemiparkinson şeklinde görülmektedir, bazanda hemidistoni ile birlikte olmaktadır Parkinsona göre ilerleme ya olmaz yada çok yavaş bir progresyon görülür Bu çocukluk döneminde yada sıklıkla doğum öncesi dönemde travma sonucu olmakta ve ilaçlara yanıt çok zayıf olmaktadır

Normal Basınçlı Hidrosefali:

Normal basınçlı hidrosefalide görülen yürüme bozukluğu, kısa adımlarla yürüme postüral refleks kaybı ve bazanda donma fenomeni ile Parkinsonu andırmaktadır Geç dönemlerde idrar inkontinansı ve demans ortaya çıkar Tremor nadirdir Genişlemiş ventriküller tanıyı kesinleştirir ve tedavide şant uygulanır Üst ekstremitelerde bulguların olmaması ayrıcı tanıda önemlidir

Postensefalitik Parkinsonizm:

Günümüzde pek görülmemektedir Yüzyılın ilk yarısında ve özellikle 1919-1926 yılları arasında pandemi şeklinde ortaya çıkmış olup Encephalitis Letargica (Von Economo encephaliti) ismi verilmiştir Neden olan ajan kesin olarak saptanamamış ancak midbrainde substansia nigrada harabiyete neden olduğu ortaya konmuştur Parkinson bulgularına ek olarak okülojirik kriz sıklıkla görülmekte ve gözler dakikalar ve hatta saatler boyunca bir tarafa fikse olmaktadır Distoni, tik, cognitive bozukluklar ve oküler palsi görülebilmektedir Levodopaya ileri derecede duyarlıdırlar, ancak toleransları düşüktür çünki az doz levodopayla bile diskineziler ortaya çıkmaktadır

MTPTye Bağlı Parkinsonizm:

Oldukça seyrektir, selektif olarak nigrostriatal dopaminerjik nöronlarda harabiyete neden olmaktadır Parkinson hastalığının etyopatogenezinin anlaşılmasına yolaçmıştır MPTP(1-methyl-4-phenyl-1,2,3,6-tetrahydropyridine) bir protoksindir Monoamin oksidaz tip B enzimi aracılığı ile MPP+ye dönüşür MPP+ selektif olarak dopamin nöronları tarafından alınarak dopamin transport sistemine karışır MPP+ mitokondrilerdeki compleks-Ii inhibe ederek süperoksit ion radikallerinin artmasına neden olur Genellikle ileç bağımlılarında ve özelliklede intravenöz ilaç kullanan eroinmanlarda ve bu toksinle ilgili olarak çalışan bazı kişilerde ortaya çıkmaktadır PHdan ayırt edilemez ve levodopaya yanıt verirler PET ile subklinik olgularda bile striatumda fluoradopa birikimi gösterilebilmektedir

Vasküler Parkinsonizm:

Genellikle lakünler infarktlara bağlı olarak ortaya çıkar, tanı MRI ile net olarak konulabilir Etyolojide sıklıkla hipertansiyon vardır Semptomların başlangıcı genellikle yürüme bozukluğu şeklinde başlar ve yavaş progresyon gösterir Donma fenomeni ve postüral refleks kaybı sıktır Tremor nadirdir Antiparkinsonian ilaçlara yanıt çok azdır

Kortiko-Bazal Ganglionik Dejenerasyon:

Başlangıçta kortikodentatonigral dejenerasyon olarak bildirilmiştir Bu hastalık patolojil olarak özellikle frontal ve pariatal loblarda kortikal nöronlarda remksiz genişlemiş nöronlarla ve nigral ve striatal nöronal dejenerasyonla karakterizedir Başlangıç tipik olarak tek unilateraldir, ve etkilenen kolda belirgin rijidite ve distoni vardır Kortikal bulgular; apraksi, alien limb fenomen, kortikal duyu kaybı ve kortikal refleks miyoklonustur Konuşma, yürüme bozukluğu ve tremorda görülebilir Hastalık zamanla vücudun heriki tarafındad görülür ve tedavisi yoktur

Lytico-Boding (Parkinson-Dementia-ALS Complex of Guam):

Parkinson, demans ve motor nöron hastalıklarının birlikte bulunduğu bir tablodur Sıklıkla Batı Pasifikte bulunan Guam adlarında görüldüğü için bu isimle anılmaktadır Çevresel faktörler üzerinde çok durulmuştur Bu çevresel etmenlerin özellikle adult ve erişkin dönemlerde etkileği söylenmiş ve Cycas circinalis isminde bir bitkinin nöronal dejenerasyona ve sonuçta bu hastalığa neden olduğu söylenmiştir Ancak kesin değildir

Diğer Parkinson-Demans Sendromları:

Demans parkinsonlu olguların yaklaşık %15-20sinde ortaya çıkmaktadır Bu sıklık yaşla artmakta ve demans olması mortalite oranının yüksekliğini göstermektedir Alzheimer Demans bulgularının ve serebral kortekste yaygın Lewy cisimlerinin olması Parkinsonlu demans hastalarında sıkça görülür Yaşla birlikte artarak sanki iki hastalığın ortak yönleri fazlaymış gibi bir izlenim vermektedir

Multipl Sistem Atrofisi:

Bu terim dört klinik bulgunun birlikte olduğu bir tabloyu tanımlamaktadır Bunlar; Striatonigral dejenerasyon, Shy Drager Syndromu, Olivopontoserebellar atrofi ve Parkinsonizm-Amyotrofi sendromudur Tüm patolojik spektrum neostriatumda, substansia nigrada, globus pallidusta, serebellumda, inferior olivde, basis pontin nükleuslarda, intermediolateral boynuz hücrelerinde (Shy-Drager sendromunda preganglionik sempatik nöronlarda kayıp olur), ön boynuz hücrelerinde ve corticospinal traktusta nöronal hücre kaybı ve gliosisi içermektedir

Klinik Bulgu: Sınıflandırma:

Pür Parkinsonizm Striatonigral Dejenerasyon

Otonomik Disfonksiyon Shy-Drager Sendromu

Ataksi Olivopontoserebellar Atrofi

Amyotrofi Amyotrofi-Parkinsonizm

Tanıda MRI ile T2 ağırlıklı kesitlerde putamende artmış intensite ve diğer atrofiler saptanıken, PET ile hipometabolizm ortaya konabilir Tedavide düşük doz (2g/gün) levodopa kullanılır

TEDAVİ:

Parkinson hastalığındaki tedavi yaklaşımları altı ana başlık altında toplanabilir

1Dopaminerjik Yetersizlik İçin Eksojen Dopamin

2Kolinerjik Aktiviteyi Azaltmak

3Dopamin Agonistleri

4MAO-B İnhibitörleri

5Amantadin

6COMT İnhibitörleri kullanmak

Levodopa Preparatları

* L-Dopa+Carbidopa (Sinemet tbl 250mg+25mg)

* L-Dopa+Benserazide (Madopar kap 50+125mg, 100+25mg, 200+50mg ve HBS)

Levodopa Yanetkileri

Gastrointestinal: Yanetkiler Bulantı, kusma, anoreksi, bazan kanama

Kardiyovasküler: Yanetkiler Hipotansiyon, Aritmi

Mental Yanetkiler: Psikotik ataklar, Halüsinasyonlar, Depresyon, Ajitasyon

SSS Yanetkiler: Diskineziler (Distoni, kore/atetoz), Fluktuasyonlar( On-off , Wearing-off, Sabah akinezileri)

Levodopa Kontrendikasyonları

Ağır kardiyovasküler dekompresyon

Psikozlar

Glokom

Mide ülseri

DM ve ortostatik hipotansiyonda dikkatli kullanılmalıdır

Dopamin Agonistleri

1Bromocriptine (Parlodel tbl, 25-5mglık cap)

2Lisurid (Dopergin tbl 02mg)

3Pergolid (Permax tbl 005, 025, 1mg)

4Pribedil (Trivastal 50 retard tbl)

5Piramipexole

6Ropinirole

7Cabergoline

Antikolinerjikler

Striatumdaki dopaminerjik nöronların inhibitör etkilerinin azalması sonucu, striatumda oluşan artmış kolinerjik aktiviteyi azaltırlar

Biperidene HCl (Akineton tbl 2mg, ampul 5mg)

Trihexyphenidyle (Artane)

Amantadin

Antiviral bir ajan olup, aynı zamanda nigrostriatal nöronlarda dopamin reuptakeini inhibe eder ve striatumda dopaminin açığa çıkmasını kolaylaştırır

Dopamin ve dopamin agonistlerinin kontrendike olduğu durumlarda kullanılır

MAO-B İnhibitörleri

(Selegiline-Seldepar,Moverdin 5mg):PH patogenezinde önemli rolü olduğu düşünülen oksidatif strese karşı etkili olduğu saptanmıştır

COMT-İnhibitörleri

Tolcapone (Tasmar)

Entacapone (Comtan)

Preventif Tedavi

MAO-B İnh

Vit E

Pramipexole

Vit C

Cerrahi Tedavi

Dopaminden zengin adrenal medulla grefti

Mezensefalik fötal doku grefti

Talamotomi

Pallidotomi

Subtalamik stimulasyon

Cerrahi tedaviler içinden bugün için en fazla olarak talamotomi ve pallidotomi uygulanmaktadır Talamotomi daha çok tremor üzerine pallidotomi ise bradikinezi ve rijidite üzerine etkili olmaktadır

Alıntı Yaparak Cevapla

Parkinson Belirtileri Tedavisi

Eski 11-04-2012   #3
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Parkinson Belirtileri Tedavisi



Kahvenin sık tüketilmesinin parkinson, şeker ve kalın bağırsak kanserine yakalanma riskini azalttığı bildirildi

Kahve tüketiminin yıldan yıla artması, kahvenin etkileri yönündeki araştırmaların daha da yoğunlaşmasına neden oluyor Tıp uzmanları, kahvenin uykuyu kaçırmasının yanı sıra moralin düzeltilmesi ve baş ağrısının giderilmesi için de yararlı olduğu sonucuna vardı Uzmanlar ayrıca, kahvenin sık sık tüketilmesinin şeker, parkinson ve kalın bağırsak kanserine yakalanma riskini azaltabileceğini ve hatta dişlerin çürümesini de önleyebileceğini belirtiyorlar

Harvard Üniversitesi'nden araştırmacıların 126 bin ABD'li üzerinde gerçekleştirdiği ve 18 yıl süren araştırma sonucuna göre, günde 1-3 bardak kahve içilmesi durumunda şeker hastalığına yakalanma riski azalıyor Araştırmaya göre, günde 6 bardak kahve içen erkeklerin şeker hastalığına yakalanma riskinin, kahve içmeyenlere göre yüzde 54 daha düşük olduğu saptandı Bunun yanı sıra her gün kahve içenlerin parkinson hastalığına yakalanma riski, kahve içmeyenlere göre yüzde 80 daha az Günde 2 bardak kahve içenlerin kalın bağırsak kanserine yakalanma riskiyse yüzde 25'e iniyor

Düzenli içimde, antioksidan etkileri ve kansere karşı koruyuculuğu bilinen yeşil çayın bir yararı daha ortaya çıktı Japonya'da yapılan araştırmaya göre, günde 2 fincan yeşil çay, Alzheimer ve Parkinson hastalığını önleyici etki yapıyor

Japonya'da Tohoku Üniversitesinde Prof Shinichi Kuriyama önderliğindeki dokuz bilim adamının 2002de başlayıp Şubat 2006da bitirdiği araştırmaya göre yeşil çay, Alzheimer ve Parkinson hastalığını önleyici bir rol oynuyor

Bir yıl boyunca yeşil çayın etkilerini hayvanlar üzerinde deneyen 10 kişilik araştırma grubu, beyindeki nörodejeneratif (bunama) etkinin yok olduğunu tespit edince, insanlar üzerinde denemeye karar verdi ve 70 yaş üzerindeki 1003 kişiden oluşan bir denek grubu ile çalışmaya başladı Grubun bir kısmına günde bir fincan, bir kısmına günde iki fincan, bir diğer kısmına da üç fincan yeşil çay içirildi Parkinson, Alzheimer, bunama gibi hastalıkların tanısı için uygulanan; vücut hareketlerinde meydana gelen anormallikleri ya da hafıza durumunu belirlemeye yönelik gerçekleştirilen nörolojik konuşma testlerine tabi tutulan denekler, haftada bir ölçüme alındı Testlerin sonuçları, çayların içim oranlarına göre değerlendirildi

Bilimsel bir yayın olan Amerikan Journal of Nutritionda yayımlanan araştırma sonuçlarını konuştuğumuz Acıbadem Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr Yasemin Akyüz, “Alzheimer ve Parkinson özellikle 70 yaşından sonra görülen ve her beş yılda bir katlanarak artan hastalıklar Eskiden bu hastalıklar toplum açısından büyük sorun oluşturmuyordu Çünkü ölüm yaşı daha düşüktü ve yaşlı insanların sosyal hayatlarını iyi bir şekilde sürdürmesi beklenmiyordu Oysa günümüzde bu hastalıklar büyük sorun oluşturmaya başladı ve yaşlılar toplum hayatındaki rollerinden dolayı farklı tedavi yöntemlerinin arayışına girdi Elbette dünyanın pek çok ülkesinde hastalıklara karşı çare arayışları sürüyor, ama şimdiye değin kesin bir tedavi yönteminden söz edilemiyor O yüzden bu araştırma, bizler için bir hayli önem taşıyor” diyor

Alıntı Yaparak Cevapla

Parkinson Belirtileri Tedavisi

Eski 11-04-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Parkinson Belirtileri Tedavisi



Kendine Özgü Titreme: Esansiyel Tremor Nedir

Karışan Hastalıklar Nedir?

Ayırıcı tanıda en çok karışan hastalıklardan bir tanesi, esansiyel tremor dediğimiz bir durum Buna "ailevi tre­mor", "ailevi titreme" de diyoruz Oldukça yaygın görü­lüyor Esansiyel tremor, kendine özgü bir titreme şekli gösterir Parkinson hastalığının titremesi, istirahat halinde, esansiyel tremofun titremesi tam tersi hareket halinde or­taya çıkar Esansiyel tremor'lu hastalarda istirahat halin­deyken titreme yoktur Eğer hasta gevşemiş halde, kolunu kucağına ya da masanın üstüne koymuş duruyorsa, titreme olmaz Ama elini kaldırıp da kullanmaya başladığı za­man, mesela kahvesini-çayını içerken, yemeğini yerken tit­remeye başlar Bu, Parkinson'dan farklı bir titreme şekli Titreme tipi olarak baktığınızda esansiyel trenıor'da daha ince salınımlı ve hızlı bir titreme varken, Parkinson'daki yavaş ve kaba bir titremedir Teknik terimlerle söyleyecek olursak Parkinson titremesinin frekansı 5-6 hertz iken, di­ğerinin frekansı 11-12 hertz civarındadır Toplum içinde her titreyen hastada Parkinson hastalığı düşünülür Esan­siyel tremor daha yaygın olmasma karşın daha az tanınır Titreme, bazen hafiftir ama bazen çok şiddetli olabilir, hasta hiç yazamaz, yemek yiyemez Esansiyel tremor has­talarının yaklaşık yüzde 5'i durdukları yerde de titrerler İşte onların teşhisinde bazen zorluk çekeriz, acaba bu, esansiyel tremor mu, yoksa Parkinson mu diye? Esansiyel tremor hastalan da aynen Parkinsonlular gibi heyecanla­nınca, kızınca, hatta sevinince titremelerinin arttığını söy­lerler; "Sakinken hiç titremem yok Tek başıma evdeysem titremiyorum Ama birisinin karşısına geçip konuşmak zorundaysam, arkadaşlarıma tepsiyle çay getirmek durumundaysam, herkesin gözü benim üzerimde ise, o zaman titremeye başlıyorum" derler

Esansiyel tremor'u, Parkinson hastalığından ayıran ve ikisinin benzeştiği başka özellikler var mı? Esansiyel Tremor çok ciddi oranda ailevidir Hastaların en az üçte ikisi anne ya da baba tarafında titremenin oldu­ğunu söylerler Esansiyel tremor da Parkinson gibi genelde ileri yaşta başlar, ancak bazen çok genç yaşlarda, çocuk yaşta bile başlayabilir, özellikle de belirgin ailevi özellik gösterenlerde Bu bütün hayat boyunca devam edebilir Esansiyel tremor da Parkinson gibi bir tarafı daha fazla tutar, yani genelde asimetriktir Diğer taraftan esansiyel tremor'u olan olan bir insanda, Parkinson hastalığının or­taya çıkma riski 2-3 kat daha yüksektir Bazen kendini iyi gözlemleyen hastalar derler ki, "Doktor Bey, eskiden ben elimi kullanırken titrerdim, ince ince bir titremem vardı Şimdi, durduğum yerde ortaya çıkan daha kaba bir titre­me şekli eklendi" Bu vakalar esansiyel tremor'un üzerine eklenmiş Parkinson hastalığı vakalarıdır Yani bazen iki hastalık bir arada bulunabilir ve genellikle de Parkinson, esansiyel tremor'u takip eder

Parkinson ile karışan başka hastalıklar var mı peki?

Parkinson hastalığının ikinci grup belirtileri bağlamın­da karışan başka hastalıklar var Özellikle yürümenin ya­vaşlaması, kolun, bacağın, tutuk olması, yüzün maskeleş-mesi gibi belirtilerle Bunları yapan hastalıklara, Parkin­son ile karıştıkları için "Parkinson artı sendromları (Par­kinson plus) diyoruz Bunların arasında göreceli olarak sık rastladığımız bir tanesi multi-sistem atrofisi (MSA) veya "çoklu sistem atrofisi" dediğimiz hastalık Hastalığın adı zaten hastalığın niteliğini de tanımlıyor Parkinson hastalı­ğında ön planda, substansiya nigra'da bozukluk varken, multi-sistem atrofisi'nde daha yaygın bir tutulum var Şöy­le bir örnekle izah edeyim Parkinson hastalığında, elek­trik sağlayan santralde bir sorun var ama lambalar sağ­lam Onun için elektriği dışardan sağlarsak lambalar yanı­yorlar Multi-sistem atrofisinde ise, hem elektrik gitmiyor hem de lambalarda sorun var Onun için elektrik verilse dahi lambalar yanmayabiliyor Bu da Parkinson hastalığı­na benziyor, ancak ondan ayıran özelliği; hastaların bir kısmında bir dengesizliğin, bir kısmında da idrar tutamama, ciddi tansiyon düşmeleri gibi belirtilerin ya da bunla­rın tümünün birden olması Bir de hastaların bir kısmı Parkinson tedavisine ya hiç cevap vermiyor ya da kısmi ve geçici bir düzelme gösteriyor Bu, Parkinson sendromunun dejeneratif sebepleri arasında klasik Parkinson hastalığın­dan sonra en sık gördüğümüz çeşit Buna Parkinson has­talığının kuzeni ya da yakın akrabası diyebiliriz İkinci bir hastalık, PSP (ilerleyici göz hareketleri felci) Burada da önemli özellik yine Parkinson tablosunun olması Özellik­le hareketlerde yavaşlama, katılık var, ama bu hastalarda ilk yıllardan itibaren sebepsiz düşmeler de söz konusu Ay­rıca, göz hareketlerinde bir yavaşlama başlıyor, başlangıç­ta özellikle yukarı aşağı bakışta, giderek gözün her türlü hareketi kısıtlanıyor Bir başka nadir görülen "dejeneratif Parkinson" çeşidi de CBD (kortikobazal ganglionik deje­nerasyon) dediğimiz hastalık Burada çok asimetrik ve çok tutuk bir tablo söz konusu Parkinson hastalığında olduğu gibi bu hastalık da asimetrik başlar, hatta asimetri çok da­ha belirgindir Bir taraf çok belirgin, tutuk ve yavaşlamış­ken, öbür tarafta hiç bulgu bulmayabilirsiniz Bu hastalık­ta titreme çok daha nadir görülür ve birkaç yıl içinde bir bunama şekli de eklenir tabloya

Alıntı Yaparak Cevapla

Parkinson Belirtileri Tedavisi

Eski 11-04-2012   #5
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Parkinson Belirtileri Tedavisi



Parkinson Hastalığı Tedavisi ve Pil Takma

Bir tür elektriksel titreşimle uyarma gibi düşünün Bu hücrelerin normalde belirli bir çalışma ritmi var Çok yüksek frekansta uyardığınızda o ritmi tutturamıyorlar ve işlev dışı kalıyorlar Pil cerrahisinin avantajı şu: Beyindeki doku zarar görmediği için eğer istenmeyen bir etki oluşursa pilin ayarlarını değiştirmeniz, pili kapatmanız ya da tamamen çıkarmanız mümkün Geri dönüşümü olan bir yöntem yani

Teknik olarak ise uygulama şöyle: Her hasta için hedeflenen merkezin o hastanın beynindeki koordinatları hesaplanıyor Hastanın başı özel bir çerçeveye oturtulup bu çerçeve yardımıyla hesaplanan koordinatlar uygulanıyor ve hasta uyanıkken hedeflenen bölgeye elektrot dediğimiz incecik bir tel ile ulaşılıyor Bu elektrotun ucundan istediğimiz şiddet ve sürelerle elektrik uyarıları verebiliyoruz Elektrot kafatasına sabitleniyor ve deri altından getirilip aynı kalp pillerinde olduğu gibi hemen göğüs derisinin altına yerleştirilmiş bir pile bağlanıyor Bu pili uzaktan kumandayla dışardan açıp kapatmak, kontrol etmek mümkün Ne kadar sık, ne kadar şiddetli ve ne kadar sürelerle uyarı göndereceği gibi üç değişik ayarı dışardan yapmak mümkün Pil cerrahisi, Yakma cerrahisine göre daha avantajlı, ama çok daha pahalı
Türkiye'de her iki yöntem de uygulanıyor herhalde

Türkiye'de İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde ve belirli merkezlerde her iki yöntem de uygulanıyor Bu konuda uzmanlaşmış az sayıda beyin cerrahı arkadaşımız var Doğru vakaya yapıldığı ve iyi uygulandığı zaman çok etkili olabilen bir yöntem bu Özellikle pil koyma yöntemi ile hastalar büyük ölçüde düzelebiliyorlar, açılma-kapanmaları, istem dışı hareketler kayboluyor, ilaç dozları yan yarıya azaltılabiliyor

Parkinson ve egzersiz

Parkinson hastalarında tıbbi tedavinin yanı sıra fiziksel aktivite ve egzersizlerin de önemli olduğu söyleniyor

Evet fiziksel aktivite ve egzersizlerin özellikle kas sertliği ve hareket yavaşlığı üzerine olumlu etkileri var Kullanılmayan kaslar zamanla atrofiye uğrayabilirler, yani kitleleri azalıp boyları kısalabilir, eklemler de düzenli hareket ettirilmedikleri takdirde sertleşip hareket yeteneğini kaybedebilirler Dolayısıyla düzenli bedensel faaliyet ve egzersiz, kasların ve eklemlerin işlevselliğini sürdürmesini sağlıyor Bu amaçla hastalarımız tüm eklem ve kaslarını her gün kısa sürelerle de olsa çalıştırmalılar Bu egzersizlerin hastayı yoracak derecede ağır olması ya da uzun sürmesi gerekmiyor Örneğin yürüme gayet basit ancak etkili bir egzersiz şekli Bir başka seçenek yüzme, yapabilen hastalarda oldukça yararlı bir egzersiz şekli Hastanın daha önceden yapageldiği tenis, futbol gibi spor aktiviteleri varsa bunları sürdürmelerini de öneririz Çünkü bu tip bilinçli motor istem tarafından yürütülen hareketler, yürüme gibi otomatik hareketlere kıyasla Parkinson hastalığından daha az etkilenirler Burada yeri gelmişken söyleyeyim, Parkinson hastalığında sorun büyük ölçüde yürümenin düşünmeden otomatik olarak başlatılması ve sürdürülmesin-dedir, yani "otomatik pilot" hasarlı iken "istemli, manuel pilot" daha iyi durumdadır Bu yüzden hastalar komut verildiğinde ya da dikkatlerini toplayıp önlerindeki bir çizginin, eşiğin üzerinden atladıklarında yürümeyi başlatmaları kolaylaşır, adım mesafeleri büyür

Özellikle önerdiğiniz hareketler var mı?

Hayır yok, bu hastadan hastaya değişebilir Ancak tüm büyük eklemleri ve onları oynatan kasları düzenli olarak hareket ettirmek önemli İhmal edilmemesi açısından bu hareketler düzenli olarak sabah yataktan kalkındığında yapılabilir Bu egzersizlerin ilaç tedavisinden çok yarar görmeyen öne eğik duruş, denge bozukluğu veya sandalyeden doğrulma zorluğu gibi belirtilere faydası olabilir

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »
Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.