Osmanlinin Cöküsü (Antlaşmalar) |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlinin Cöküsü (Antlaşmalar)TRABLUSGARP SAVAŞI SONRASI UŞİ ANTLAŞMASI Trablusgarp Savaşı'nda İtalyanlara karşı başarılı direnişler başlamıştı Aralarında Mustafa Kemal'in de bulunduğu genç subaylar, yerli Arapları örgütleyerek başarılı bir savunma hattı kurmuşlardı Balkan Savaşları'nın başlaması nedeniyle bu yetenekli ve genç subaylar İstanbul'a çağrıldı Bundan sonra, direnme cephesi çöktü ve İtalyanlar Trablusgarp ve Bingazi'yi rahatça ele geçirdiler Ege denizine de bir filo yollayan İtalya, 12 adayı işgal etti Libya tümden elimizden çıktı Bunun üzerine Ouchy (Uşi) kentinde, 15-18 Ekim 1912'de İtalya ile Osmanlı Devleti arasında barış antlaşması imzalandı Uşi Antlaşmasına göre, Libya İtalya'ya bırakıldı 12 ada ise, Balkan Savaşları sonunda Osmanlı devletine geri verilecekti Ama, İtalyanlar sözlerinde durmadılar ve böylece Ege'deki Türk egemenliği de sarsılmaya başladı![]() BALKAN SAVAŞLARI SONRASI LONDRA ANTLAŞMASI (30 Mayıs 1913) Osmanlı Devleti'nin isteği üzerine, 17 Aralık 1912'de toplanan Londra Konferansı'nda, Balkan Devletleri ve onların avukatlığını yapan Avrupa Devletlerinin (Avusturya, Almanya, İngiltere ve Rusya) istekleri kabul edilebilecek nitelik taşımadığı için Türk Hükümeti görüşmelerden çekildi Bu arada, İstanbul'da da hükümet değişikliği olmuş ve yeni hükümet savaşa devam kararı almıştı Devam eden savaşta, Yanya, İşkodra ve Edirne'nin de düşmesi üzerine Osmanlı Devleti şartları ağır da olsa, antlaşmaya razı oldu Osmanlı Devleti'nin isteği üzerine tekrar toplanan Londra Konferansı antlaşma ile neticelendi (30 Mayıs 1913) Londra Antlaşması maddeleri şöyleydi; 1- Osmanlı Devleti Midye-Enez hattının doğusuna çekilecek 2- Arnavutluk ve Ege Adalarının durumunu Avrupa'nın büyük devletleri belirleyecek 3- Selanik, Güney Makedonya ve Girit, Yunanistan'a verilecek 4- Kavala ile Dedeağaç arasındaki topraklar Bulgaristan'a verilecek ![]() 5- Orta ve Kuzey Makedonya Sırbistan'a verilecek BÜKREŞ ANTLAŞMASI Balkan Savaşlarının 2 sinde beş devletle birlikte savaşmak zorunda kalan Bulgaristan, bütün cephelerde yenilerek Antlaşma istemek zorunda kaldı Bulgaristan ile diğer Balkan devletleri arasında, yapılan görüşmeler sonucunda Bükreş Antlaşması imzalandı Maddeleri : 1- Bulgaristan, Dobruca ve Silistre'yi Romanya'ya verecek 2- Manastır, Üsküp, İştip ve Priştine Bulgarlardan alınarak Sırbistan'a verilecek 3- Bulgaristan, I Balkan Savaşı sonunda aldığı Selanik, Serez, Drama ve Dedeağaç'ı Yunanistan'a bırakacak Ateşkes Antlaşmaları (mütarekeler) sadece silahlı çatışmaya son vermekte, asıl barış düzeni barış antlaşmaları ile düzenlenmektedir Paris Barış Konferansı, 1 Dünya Savaşı sonrası uygulanacak yeni düzeni belirlemeye yönelik çalışmalar yapmıştır ABD'nin amacı, özellikle milletlerarası ilişkilerde devamlı barış sağlayacak ve koruyacak bir milletlerarası teşkilatın kurulmasıydı Fransa ve İngiltere, devamlı bir barıştan daha çok, kendi çıkarlarını en iyi sağlayacak bir düzeni arama çabası içinde, idiler Fransa'nın bütün amacı, Almanya'yı bir daha savaş yapamayacak hale getirerek, kıskıvrak bağlamaktı Milletlerarası barış düzenini devamlı bir şekilde sağlamak için "Milletler Cemiyeti"nin kuruluş kararından sonra, ABD diğer sorunlarla pek ilgilenmedi Hazırlanan barış antlaşmaları tasarıları, yeniden devletlere bir ültimatom şeklinde sunuldu ve imzalattırıldı 1 Dünya Savaşı'na son veren barış antlaşmalarının baş tarafına, önsöz gibi, "Milletler Cemiyeti Paktı" metin olarak kondu Böylece Milletler Cemiyetinin de hukuki ve siyasi yönden kuruluşu sağlanmış oldu İtilaf Devletleri, uzun görüşmelerden sonra Almanlarla 26 Haziran 1919'da Versailles (Versay), Avusturyalılarla 10 Eylül 1919'da Saint German (Sen Jermen), Bulgarlarla 27 Kasım 1919'da Neuilly (Nöyyi), Macarlarla 4 Haziran 1920'de Trianon (Triyanon) barış antlaşmalarını imzaladı ![]() İSTANBUL ANTLAŞMASI (29 Eylül 1913) OSMANLI - BULGARİSTAN Balkan Savaşları sonrası, Osmanlı Devleti ve Bulgaristan arasında yapılan antlaşma ile iki devlet arasında Meriç Nehri sınır olarak kabul edildi Bulgaristan, Edirne ve Dimetoka'yı Osmanlı Devletine bırakmayı kabul etti Ayrıca bu antlaşma ile Bulgaristan'da kalan Türklerin her türlü din, mezhep ve ibadet hürriyetleri teminat altına alındı Bulgaristan, Osmanlı Devleti'nin batıda ortak kara sınırına sahip olduğu tek ülke oldu Türklere azınlık statüsü veren bu antlaşma ile Türkler Bulgarlarla eşit kabul edildi Bunun yanında, isteyenlerin dört yıl içinde göç edebilmelerine imkan tanındı ATİNA ANTLAŞMASI Balkan Savaşları'ndan sonra, Yunanistan ile Osmanlı Devleti arasında, 14 Kasım 1913'de yapılan Atina Antlaşmasında, iki devlet arasındaki en büyük problem olan Ege Adalarının büyük bir bölümü Yunanistan'a bırakıldı Girit adası kesin olarak Yunanistan'a bırakıldı Yunanistan'da kalan Türk azınlığın hakları da güvence altına alındı İSTANBUL ANTLAŞMASI (13 Mart 1914) OSMANLI - SIRBİSTAN Balkan Savaşları sonrası, 13 Mart 1914'te İstanbul'da, Sırbistan ile Osmanlı Devleti arasında yapılan antlaşma ile, Sırbistan sınırları içerisinde kalan Türklerin ve Türklere ait taşınmaz mallarının durumu düzenlenmiştir
|
|
Osmanlinin Cöküsü (Antlaşmalar) |
|
|
#2 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlinin Cöküsü (Antlaşmalar)I DÜNYA SAVAŞI SONRASIMONDROS MÜTAREKESİ 30 Ekim 1918 tarihinde, Limni adasının Mondros Limanı'nda Bahriye Nazırı Hüseyin Rauf Orbay'ın Başkanlığı'nı yaptığı Osmanlı Heyeti ile İngiliz Amiral Calthorp'un Başkanı olduğu İtilaf Devletleri Heyeti arasında imzalanan Mondros Mütarekesi ile silahlı çatışma sona ermiştir 1 Dünya Savaşını bitiren bu Antlaşma aslında çok ağır şartlar taşıyordu Mondros Mütarekesi aslında Osmanlı Devleti'nin yıkılışını öngörmekte; İtilaf Devletlerine Osmanlı İmparatorluğunun herhangi bir bölgesine, güvenliklerini tehdit edecek bir durum nedeni ile işgal hakkını tanımakta idi Mustafa Kemal'in o zaman ifade ettikleri üzere; Osmanlı Hükümeti bu mütareke ile kendini kayıtsız şartsız düşmana teslim etmeğe muvafakat etmiştir Yalnız muvafakat etmiş değil, düşmanların memleketi istilası için onlara muaveneti(yardımı) de vaad eylemiştir Bu Mütareke olduğu gibi tatbik edildiği takdirde memleketin baştan sona kadar işgal ve istilaya maruz olacağı şüphesizdir Mondros Ateşkes Antlaşması ile İtilaf Devletleri, barış antlaşmasının imzalanmasını beklemeden, Türk Topraklarının taksimine giriştiler Ateşkes Antlaşmasının 7 maddesi gereğince, bütün bir memleketin işgali için İtilaf Devletlerine imkan veriyordu Mondros Ateşkes Antlaşması'nın başlıca hükümleri şunlardır: 1- Çanakkale ve İstanbul Boğazlarının açılması, Karadeniz'e serbestçe geçişin temini ve Çanakkale ve Karadeniz istihkamlarının İtilaf Devletleri tarafından işgali sağlanacaktır 2- Osmanlı sularındaki bütün torpil tarlaları ile torpido ve kovan mevzilerinin yerleri gösterilecek ve bunları taramak ve kaldırmak için yardım edilecektir 3- Karadeniz'deki torpiller hakkında bilgi verilecektir 4- İtilaf Devletlerinin bütün esirleri ile Ermeni esirleri kayıtsız şartsız İstanbul'da teslim olunacaktır 5- Hudutların korunması ve iç asayişin temini dışında, Osmanlı ordusu derhal terhis edilecektir 6- Osmanlı harp gemileri teslim olup, gösterilecek Osmanlı limanlarında gözaltında bulundurulacaktır 7- İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edecek bir durumun ortaya çıkması halinde herhangi bir stratejik yeri işgal etme hakkına sahip olacaktır 8- Osmanlı demiryollarından İtilaf Devletleri istifade edecekler ve Osmanlı ticaret gemileri onların hizmetinde bulundurulacaktır 9- İtilaf Devletleri, Osmanlı tersane ve limanlarındaki vasıtalardan istifade sağlayacaktır 10-Toros Tünelleri, İtilaf Devletleri tarafından işgal olunacaktır 11- İran içlerinde ve Kafkasya'da bulunan Osmanlı kuvvetleri, işgal ettikleri yerlerden geri çekilecekler 12- Hükümet haberleşmesi dışında, telsiz, telgraf ve kabloların denetimi, İtilaf Devletlerine geçecektir 13- Askeri, ticari ve denizle ilgili madde ve malzemelerin tahribi önlenecektir 14- İtilaf Devletleri kömür, mazot ve yağ maddelerini Türkiye'den temin edeceklerdir (Bu maddelerden hiç biri ihraç olunmayacaktır ) 15- Bütün demiryolları, İtilaf Devletlerin zabıtası tarafından kontrol altına alınacaktır 16- Hicaz, Asir, Yemen, Suriye ve Irak'taki kuvvetler en yakın İtilaf Devletlerinin kumandanlarına teslim olunacaktır 17- Trablus ve Bingazi'deki Osmanlı subayları en yakın İtalyan garnizonuna teslim olacaktır 18- Trablus ve Bingazi'de Osmanlı işgali altında bulunan limanlar İtalyanlara teslim olunacaktır 19- Asker ve sivil Alman ve Avusturya uyruğu, bir ay zarfında Osmanlı topraklarını terk edeceklerdir 20- Gerek askeri teçhizatın teslimine, gerek Osmanlı Ordusunun terhisine ve gerekse nakil vasıtalarının İtilaf Devletlerine teslimine dair verilecek herhangi bir emir, derhal yerine getirilecektir 21- İtilaf Devletleri adına bir üye, iaşe nezaretinde çalışacak bu devletlerin ihtiyaçlarını temin edecek ve isteyeceği her bilgi kendisine verilecektir 22- Osmanlı harp esirleri, İtilaf Devletlerinin nezdinde kalacaktır 23- Osmanlı Hükümeti, merkezi devletlerle bütün ilişkilerini kesecektir 24- Altı vilayet adı verilen yerlerde bir kargaşalık olursa, vilayetlerin herhangi bir kısmının işgali hakkını İtilaf Devletleri haiz bulunacaktır 25- Müttefiklerle Osmanlı Devleti arasındaki savaş, 1918 yılı Ekim ayının 31 günü mahalli saat ile öğle zamanı sona erecektir PARİS BARIŞ KONFERANSI (18 Ocak 1919) 1 Dünya Savaşı sonunda barış antlaşmalarını hazırlamak amacıyla, İtilaf Devletleri arasında yapıldı Konferansın kararlarına hakim olan beş devlet vardı: ABD, İngiltere, Fransa, Japonya ve İtalya Konferansa esas itibariyle İngiltere ve Fransa hakim oldu Konferansa katılan ABD Başkanı Wilson'un amacı, Milletler Cemiyeti'nin kurulmasını sağlamaktı İngiltere ve Fransa ise barışı düşünmekten çok, barış düzeninde kendi çıkarlarını en iyi şekilde gerçekleştirecek yolu arama çabası içindeydiler Fransa'nın amacı Almanya'yı bir daha savaş yapamayacak duruma getirmekti İngiltere'ye gelince, esas amacı, Alman tehlikesini ortadan kaldırmak ve Avrupa'nın dengesini bozucu faktörleri yok etmekti Toprak ve sömürge taleplerinden vazgeçmek istemeyen Fransa ve İngiltere, savaş öncesi benimsedikleri Wilson'un İlkelerini dikkate almadılar![]() SAN REMO KONFERANSI I Dünya Savaşından sonra, 19 Nisan 1920'de İtalya'nın San Remo kasabasında Osmanlı topraklarının durumunu belirlemek için bir konferans toplandı 26 Nisana kadar süren görüşmeler sonunda, Lübnan ve Suriye, Fransızların; Irak, Filistin ve Musul, İngilizlerin korumasına giriyordu Doğu Anadolu'da, bağımsız Ermenistan ve Özerk Kürdistan devletlerinin kurulması kararlaştırıldı Ayrıca, Trakya ve Batı Anadolu Yunanistan'a bırakılıyordu![]() SEVR ANTLAŞMASI Ana hatları 24 Nisan 1920'de San Remo Konferansı'nda kararlaştırılan Sevr Antlaşması, 11 Mayıs 1920'de incelenmek üzere Osmanlı Hükümeti'ne verilmişti Antlaşması'nın kabulünü kolaylaştırmak ve Sevr hükümlerini uygulamak üzere, İtilaf Devletleri'nin teşvik ve desteği ile Yunan ordusu da 23 Haziran 1920'de Anadolu'da ve Trakya'da saldırıya geçti Bursa'nın, Balıkesir'in, Uşak'ın ve Nazilli'nin ardarda işgali ile Sevr'in uygulanmasını sağlamak ve Antlaşma maddelerinde herhangi bir değişikliğe meydan vermemek bu saldırıda esas amaç olmuştu Sultan Vahidettin'in başkanlığında toplanan Şüra-yı Saltanat 22 Temmuz 1920'de "zayıf bir mevcudiyeti, mahva tercih edilmeğe değer" görerek Antlaşma'nın onanmasına karar vermiştir Tevfik Paşa'nın, Türk topraklarını parçalayan, milli şeref ve haysiyetle bağdaşmayan bu antlaşmayı imzalamaması üzerine Damat Ferit Paşa tarafından görevlendirilen Reşat Halis Bey, Hadi Paşa ve Rıza Tevfik (Bölükbaşı) Bey Sevr Antlaşmasını 10 Ağustos 1920'de imzaladılar Sevr Antlaşması'na göre, Osmanlı İmparatorluğu parçalanıyor, Türk Milleti de yasama hakkından yoksun bırakılıyordu Rumeli sınırımız aşağıda yukarı İstanbul vilayetinin sınır olarak tayin olunuyordu Batı Anadolu ( İzmir ve havalisi) Yunanlıları verilecekti Güney sınırı ise, Mardin, Urfa, Gaziantep, Amanos dağları ve Osmaniye'nin kuzeyinden geçmekte ve bu sınırın güneyini Fransa'ya bırakmakta idi Doğuda Bayazıt, Van, Muş, Bitlis ve Erzincan'ı içine alan bir Ermenistan, Irak ve Suriye arasında bir Kürdistan kurulacaktı Bunun dışında, Türkiye'ye bırakılan topraklar nüfus mıntıkalarına ayrılmakta; İtalyanlar Antalya ve Konya, Fransızlar Adana, Sivas ve Malatya bölgesi üzerinde, İngilizler de Irak'ın kuzey kısmında nüfus bölgeleri tesis ediyorlardı İstanbul'da ise hükümet ve padişah oturacak fakat, İstanbul milletlerarası bir şehir olacak, Boğazlar'da ordusu, donanması, bütçesi ve organize kuruluşları ile bir komisyon bulunacaktı, Türklere bırakılan bölge, hakimiyet hakkı en ağır şekilde sınırlanmış, Ankara ve Kastamonu vilayetleri ve dolayları idi Sevr'e göre, memleket dahilinde bulunan azınlık, Türklerden daha fazla haklara sahip oluyor, vergi vermeyerek, askeri hizmet yapmayarak imtiyazlı (ayrıcalıklı) bir durumda bulunuyordu Türk tabiyetinden çıkanlar birçok yükümlülüklerden kurtulduğu gibi, yeniden hiç kimse Türk tabiyetine de giremeyecekti Devletin askeri kuvveti, her bakımdan sınırlanarak azami miktar 50 700 kişi olacak; Tank, ağır top, uçak bulunmayacaktı Askerlik de gönüllü olacak, donanma ise 7 gambot ve 6 torpidodan ibaret olup, donanmada denizaltı da bulunmayacaktı Diğer taraftan mali ve iktisadi hükümler, Osmanlı Hükümeti ile Meclisin yetkilerini hiçe saydıracak şekilde sınırlayıcı ve külfet teşkil eder mahiyette olup, Osmanlı Devletini İtilaf Devletlerinin müşterek sömürgesi haline, getiriyordu İngiliz, Fransız ve İtalyan devletlerinin temsilcilerinden kurulu Mali Komisyon, Osmanlı devletinin gelir ve giderlerini düzenlemekte ve devletin yetkilerini devletlik sıfatı ile bağdaştırılmayacak şekilde bağlamakta idi Sevr Antlaşması'nın Osmanlı Hükümeti'nce imzalanması, Anadolu'daki milli mücadele azmini kuvvetlendirmiş, halkın İstanbul Hükümeti'nden ümitlerini kesmesine neden olmuştur Büyük Millet Meclisi 19 Ağustos 1920 tarihli toplantısında, Sevr Antlaşması'nı imzalayan ve bunu onaylayan Şüra-yı Saltanat'ta bulunanların vatan hiyanetiyle itham olunarak vatansız sayılmaları kararını aldı Aynı zamanda Büyük Millet Meclisi Hükümeti bu antlaşma ile kendini hiç bir surette bağlı görmediğini de ilan etti Ermenistan ve Özerk Kürdistan devletlerinin kurulması kararlaştırıldı Ayrıca, Trakya ve Batı Anadolu Yunanistan'a bırakılıyordu
|
|
Osmanlinin Cöküsü (Antlaşmalar) |
|
|
#3 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlinin Cöküsü (Antlaşmalar)DIGER ANTLAŞMALAR VERSAİLLES (VERSAY) BARIŞ ANTLAŞMASI 28 Haziran 1919'da imzalanan Barış Antlaşması, Alman Meclisi 9 Temmuz 1919'da, Almanya üzerinde abluka kalkmadığı ve başka yapılacak birşey olmadığı için, onayladı 10 Ocak 1920'de yürürlüğe giren Barış Antlaşması, Bismarck (Bismark)ın kurduğu Almanya'yı yıkıyor ve yeni bir Avrupa düzeni kuruyordu Almanya, Alsace-Lorraine (Alsas-Loren)'i Fransa'ya, Eupen (Öpen), Malmedy (Malmedi) ve Monschau (Monşo) nun bir bölümünü Belçika'ya, Memel'i yeni kurulan Litvanya'ya, Doğu Şilezya ve Batı Prusya'nın bir bölümünü Polonya'ya, Yukarı Şilezyanın bir parçasını Çekoslavakya'ya bırakıyordu Dantzig (Danzig) serbest şehir oluyor ve Milletler Cemiyetinin himayesine terkediliyordu Saar (Sar) bölgesi Fransa'ya bırakılmakta, bölgenin esas kaderi ise onbeş yıl sonra yapılacak halk oylaması ile belirlenecekti Almanya, Ren kıyılarındaki ve Helgoland'da mevcut tahkimatları yıkacaktı Almanya'nın, Çin'deki hakları ve Büyük Okyanus'taki adaları Japonya'ya devredildi Almanya, Avusturya ile birleşmemeyi taahhüt etmekte; ayrıca Avusturya, Çekoslavakya ve Polonya'nın bağımsızlığını tanımaktaydı Tarafsızlığı savaş içinde çiğnenen Belçika'nın hukuki bakımdan da tarafsızlığı kaldırılmakta, Almanya da bunu kabul etmekte idi Almanya, mecburi askerliği kaldırıyor, en çok 100 bin kişilik bir ordu bulundurmak yetkisine sahip oluyordu Ayrıca, Almanya denizaltı ve uçak da yapamayacaktı Bütün gemilerini de İtilaf Devletleri'ne teslim edecekti Almanya, ödeme kabiliyetinin çok üstünde bir tamirat borcu ile de yükümlü tutuluyordu Almanya, ekonomik ve siyasi bakımdan ağır yükümlülükler altında idi Birçok Alman da yeni kurulan devletlerin sınırları içinde kalmıştı Bu durumun doğal bir sonucu olarak azınlık meselesi, Barış Antlaşmasının uygulanması ile ortaya çıkmıştır SAİNT GERMAİN (SEN JERMEN) BARIŞ ANTLAŞMASI 10 Eylül 1919'da Avusturya ile imzalanan Saint-Germain Barış Antlaşması ile Avusturya-Macaristan İmparatorluğu parçalanmakta ve toprakları bölüşülmektedir Bu antlaşmaya göre, Avusturya ve Macaristan birbirinden ayrı iki devlettir Avusturya ve Macaristan toprakları üzerinde yeni bir devlet, Çekoslavakya kurulmuştur Avusturya, Macaristan, Çekoslavakya ve Yugoslavya'nın bağımsızlığını tanımaktadır Avusturya ayrıca, Galiçya'yı Polonya'ya, Hırvatistan'ı Yugoslavya'ya, Tirol ve Trieste'yi İtalya'ya, Bukovina'yı da Romanya'ya bırakıyordu Avusturya'da mecburi askerlik kaldırılıyor, Avusturya ordusu 30 bin kişiye indiriliyordu Avusturya, Almanya gibi ağır ekonomik yükümlülükler altında bırakılıyordu TRİANON (TRİYANON) BARIŞ ANTLAŞMASI Savaşın sonunda Macaristan'da çıkan ihtilal ve Sovyet Rusya örneği kurulan bir idare, barış antlaşmasının hemen imzalanmasını mümkün kılmamıştı Komünist hükümet, Romanya ve Çekoslavakya'nın askeri müdahaleleri ile düşürüldü İşbaşına geçen yeni hükümetle de, 4 Haziran 1920'de Trianon Barış Antlaşması imzalandı Avusturya gibi Macaristan da, I Dünya Savaşı'nın sorumlusu sayılmakta, bunun sonucu olarak da büyük arazi kaybına uğramaktadır Barış Antlaşması ile 3,5 Milyon Macar, yabancı devletlerin boyunduruğuna girmekteydi Bu antlaşma ile Macaristan, Presburg bölgesini Çekoslavakya'ya, Bosna-Hersek'i Yugoslavya'ya bıraktı Almanya ve Avusturya gibi ağır tamirat borcu ve mali yükümlülük altına sokuluyordu NEUİLLY (NÖYYİ) BARIŞ ANTLAŞMASI 27 Kasım 1919'da imzalanan Neuilly (Nöyyi) Barış Antlaşması ile Bulgaristan, müttefikleri gibi toprak kaybına uğramaktaydı Bu antlaşma ile Bulgaristan, Güney Dobruca'yı Romanya'ya, Gümülcine ve Dedeağaç'ı Yunanistan'a, Tsaribrob ile Strumitsa bölgesini de Yugoslavya'ya bırakmıştır Antlaşma, Bulgaristan'ın Ege Denizi ile bağlantısını kesmişti Antlaşmaya göre, Bulgaristan'ın Deniz ve Hava kuvvetleri bulunmayacak, ordu mevcudu da 25 bin kişi olacaktı Bulgaristan'da da mecburi askerlik kaldırılmaktaydı Bulgaristan çok ağır bir savaş tazminatına mahkum ediliyordu
|
|
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
| Görünüm Modları | |
|
|