|
|||||||
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| dönemi, edebi, edebiyatı, nelerdir, tanzimat, öncesi, özelllikler |
Tanzimat Edebiyatı Nedir? Edebi Özelllikler Nelerdir? Tanzimat Dönemi Öncesi |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Tanzimat Edebiyatı Nedir? Edebi Özelllikler Nelerdir? Tanzimat Dönemi ÖncesiTanzimat Edebiyatı Nedir? Edebi Özelllikler Nelerdir? Tanzimat dönemi öncesi Tanzimat Edebiyatı Nedir? Edebi Özelllikler Nelerdir? Tanzimat dönemi öncesi Tanzimat Edebiyatı, bir kültür ve siyasi hareketin sonucu olarak ortaya çıkmış bir edebi akımdır 3 Kasım 1839'da Mustafa Reşid Paşa tarafından ilan edilen ve Gülhane Hattı Hümayunu da denilen yenileşme beratının yürürlüğe konmuş olmasından doğmuştur Bu olay daha sonraları Tanzimat Fermanı olarak adlandırılacak, gerek siyasî alanda gerek edebî ve gerekse toplumsal hayatta batıya yönelmenin resmi bir belgesi sayılacaktır Edebiyat Tarihçilerimizde 1839 yılını Tanzimat edebiyatının başlangıcı olarak kabul edeceklerdir![]() Tarih 19 yy Osmanlı İmparatorluğu'nda artık gerileme ve çöküş devrinin başladığı dönemdir Ardı ardına alınan yenilgiler, geniş Osmanlı topraklarında birbiri ardına gelen isyanlar, yönetimi bir arayış içine çekmiş, III Selim devrinde ilk kez orduda yapılan ıslahat hareketleri ile Avrupa'nın teknik ve kültürel üstünlüğü karşısında imparatorluk yönünü batıya çevirmek zorunda kalmıştır Gülhane Hattı Hümayunu'nun yürürlüğe konmuş olmasıyla her alanda bir yenileşme hareketi başlamıştır![]() Okullarda öğretimin Türkçe'ye dönmesi, gazeteciliğin başlaması ve gelişen milliyetçilik sonucunda edebi yenileşme de beraberinde gelmiş, bu değişmelere,uyanan yeni fikir akımlarına paralel olarak ortaya çıkmış, yeni bir medeniyet değişiminin sonucu olarak gelişmiştir Tanzimat dönemiyle birlikte edebiyatımızda sosyal ve siyasal konuların yanında günlük olaylar tartışma alanına çekilmiştir![]() Felsefe Bu dönem edebiyatını iki farklı çizgide inceleyebiliriz; aslında tanzimat edebiyatına kısaca yenilikler, yani batılılaşma edebiyatı da denilebilir ![]()
Bu devirde okuyan ve yazan kitle arasında eski edebiyata bağlı olanlar daha fazladır Buna rağmen yeni neslin görüşleri özellikle o dönemler için tamamen yeni olan gazete yazıları,roman,tiyatro,eleştiri gibi yazı türleri kısa zamanda ve kolayca geniş bir kitleye yayılacaktır![]() Genel Özellikler
Kimilerinin etki saydığı,Ahmet Vefik Paşa'nın Molieré'den çevirileri ve uyarlamalarıdır Çeviri yapmak, o akımdan etkilenmek değildir Şinasi ise Romantizme (Coşumculuğa) kapılmadığı için Klasisizmin etkisinde gibi düşünülürse de bu yaklaşımlar doğru değildir Özetle: Klasisizm, bir akım olarak edebiyatımızı etkilememiştir![]()
Tanzimat edebiyatında en önemli yenilik, nesirde, anlatım kuruluşunda görülür Bu akımda söz hüneri göstermek değil, bazı düşünceleri halka yaymak amaçlandığından, “seci” ler atılmış, asıl düşünce ile ilgisi bulunmayan doldurma sözlere yer verilmemiş, düşünceler sayfalarca süren uzun cümleler yerine kısa cümlelerle anlatılmaya çalışılmıştır![]() İlk zamanlarda Ziya Paşa, Namık Kemal başta olmak üzere bu akımın öncülüğünü yapan edebiyatçılar Divan Edebiyatı nazım biçimlerinin dışına pek çıkılmamış, yeni düşünceler eski biçimler içinde söylenmiş olsalar da sonraları eski biçimler tamamen bırakılarak yeni biçimler kullanılmaya başlanmıştır Recaizade Mahmut Ekrem, özellikle Abdülhak Hamit'in eserlerinde bu açıkça görülmektedir Türk Edebiyatı'na yeni giren yazı türleri önceleri Fransızca'dan yapılan manzum çevirilerde görülmüş, telif şiirlerde çok sonra kullanılmıştır Beyitlerin başlı başına birer bütün olmasıyla yetinilmeyip, bütün mısralar aralarında bir anlam bağı bulunmasına, Divan şiiri'ndeki “parça güzelliği” anlayışı yerine şiirin baştan sona kadar belli bir düşünce etrafında gelişmesine; yani konu birliğine ve bütün güzelliğine önem verilmiştir![]() Şiirin konusu genişletilmiş, günlük hayatla ilgili her türlü olay, duygu ve düşünce şiirlerde yer almıştır Genel olarak aruz vezni kullanılmakla birlikte, Türk'lerin öz vezninin hece vezni olduğu kabul edilmiş, Ziya Paşa, Namık Kemal, Ahmet Cevdet Paşa başta olmak üzere bu vezinle yazmaya özen gösterilmiş fakat bu istek geniş bir akım halini alamamış, girişilen birkaç şiir denemesi ile yetinilmiştir![]() Şiir Tanzimat edebiyatı sanatçıları her şeyden önce şiirin konusunu ve anlatımını değiştirdiler Namık Kemal Lisân-ı Osmanî'nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülahazalar" isimli eserinde uzun makalesinde şiirin, fikrin gelişmesine ve halkın eğitilmesine olan büyük hizmetinden söz eder Divan edebiyatının gerçekle ilgisizliğine,yapmacıklığına, boşluğuna şiddetle hücum eden Namık Kemal,edebiyatın yeniden düzenlenmesini ister Bunun içinde her şeyden önce yeni bir anlatım yolu, yeni bir dil bulunmasını gerekli görür Dilin bir an önce konuşma diline yaklaştırılması gerekliliğini savunur Buna rağmen Tanzimat şiirinin dilinin sade olduğunu söylemek zordur![]() Tanzimat şirinin Divan şiirine bağlı kaldığı unsurlar daha çok biçim alanındadır Bu dönemde hece veznine olan ilgi biraz artmışsa da aruz eski hakimiyetini sürdürmüştür Divan şiirinin nazım şekilleri aynen kullanılmıştır![]() Şiirin konusu değişmiş,aşk,hasret,ayrılık gibi kişisel konular bir yana bırakılmış,eşitlik,özgürlük,adalet,hukuk gibi toplumsal konulara önem verilmişitir Ancak bu daha çok I Tanzimatçılar denen Şinasi, Ziya Paşa, Namık Kemal gibi sanatçılarda görülür II Tanzimatçılar denen Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit, Samipaşazade Sezai'de ise kişisel konular yeniden ele alınmıştır![]() Tiyatro Tanzimat dönemine gelinceye kadar edebiyatımızda Batılı anlamda sahne tiyatrosu görülmez Ancak halk arasında Karagöz ile Hacivat,ortaoyunu,meddah gibi seyirlik oyunlar vardır![]()
Eğitici bir amaç taşımaz Tanzimat tiyatrosu ile bir okul sayılmış,halkın eğitilmesinde bir araç sayılmıştır Bunlarda sosyal eğitim önplandadır Toplumda görülen aksaklıklara doğrudan doğruya dokunmak veya tarihin ibret verici olaylarını ele alıp onlardan ahlaki sonuçlar çıkarmak amaçlanmıştır Tanzimat tiyatrosundadil ve üslup konuşma diline ve üslubuna çok yaklaşmıştır Fakat ikinci dönem tanzimatçılarda bilhassa Hamit'in eserlerinde doğallığını gittikçe kaybetmiş, süslü, yapmacıklı bir hale gelmiştir![]() Tanzimat döneminin yayınlanan ilk tiyatro eseri Şinasi'nin Şair Evlenmesi adlı tek perdelik komedisidir Tiyatro alanında eğitici eserler ise Namık Kemal tarafından verilmiştir![]() Roman ve Hikâye Tanzimat dönemi öncesi Türk Edebiyatı'nda hikâye ve roman türleri yoktu Nesir alanında daha çok tarih,siyasetname gibi türler verilmiş, olay kaynaklı tür mesneviler kullanılmıştır Tanzimat nesir alanında bir çığır açmış,onu şiirden daha etkili bir hale getirmiştir Süsten, özentiden uzak, halkın okuması, bilgilenmesi amacıyla eserler ortaya koyulmuştur Türk Edebiyatı'nda roman çevirilerle başlamıştır Bu alanda ilk eser Yusuf Kamil Paşa'nın Fenelon adlı Fransız yazardan çevirdiği Telemak adlı romandır Birçok teknik kusurlarla dolu olan bu eserin kahramanlarının yabancı olmasına rağmen büyük ilgi gördü Konusuyla, kahramanlarıyla ilk Türk romanı ise Şemseddin Sami'nin yazdığı Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat adlı bir aşk romanıdır Bu da birçok kusurlarla dolu basit bir romanndır Edebî sayılabilecek ilk roman Namık Kemal'in İntibah adlı romanıdır![]() Hikâye alanında ise yine ilk eserler Tanzimat döneminde verilmiştir Özellikle Ahmet Mithat halk hikayeleri ile batı tekniğini birleştirdi Letaf-i Rivayat adlı hikâye serisi ile halk hikâyelerini modernleştirmeye çalıştı ve ve bu alandaki ilk batılı eserlerdendir Ancak modern anlamda ilk hikayecilik Sami Paşazade Sezai'nin Küçük Şeyler adlı eseriyle başlar
|
|
|
|