Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Eğitim - Öğretim - Dersler - Genel Bilgiler > Biyografiler

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
gazi, gündüzalp

Gazi Gündüzalp

Eski 11-24-2009   #1
Şengül Şirin
Varsayılan

Gazi Gündüzalp



GAZİ GÜNDÜZALP

Gazi Gündüzalp Osman Bey’in dedesi, Ertuğrul Gazi’nin Babası, Hayme Ana’nın eşidir

Oğuzların Kayı aşiretinin damgası lYl şeklinde yanlarda iki ok ile ortada bir yaylı oktur

Kayı’nın manası muhkem, kuvvet ve kudret sahibi demektir

Türk boyları göç esnasında değişik yönleri ve yolları tercih etmişlerdir Kayı boyu da dokuzuncu asırdan sonra Aral havzasından hareket edip Ceyhun’u geçerek Horasan’a, oradan Azerbaycan ve Ahlât’a, oradan da Hasankeyf ve Harput’a daha sonra da I Alaeddin Keykubad (1219–1236) tarafından kendilerine verilen Ankara’nın batısındaki Karacadağ bölgesine bilahare de III Gıyaseddin Keyhüsrev (1264–1283) tarafından kendilerine kışlık ve yazlık olarak tahsis edilen Söğüt ve Domaniç bölgesine vararak 3500 km kadar olan göçü tamamlamışlardır

Kayı boyu bahsedilen göçü onücüncü yüzyılın ikinci yarısında 400 çadır ile, boy beyi Gazi Gündüzalp yönetiminde yapmıştır

Gazi Gündüzalp’in eşi Hayme Ana olup; Sungurtekin, Gündoğdu, Ertuğrul ve Dündar adında dört oğlu vardır

Anılan göç sırasında Gazi Gündüzalp Ankara’nın Beypazarı İlçesi Hırkatepe Köyü’nde Rumların yaptığı bir baskın sırasında şehit olmuştur Mezarı buradadır ve tarih boyunca korunarak adına yakışır şekilde türbe haline getirilmiştir Köy halkı askere gönderdikleri gençlerini hep birlikte dua ile buradan uğurlamış, hacet bayramı ve yağmur duası törenlerini burada yapmışlardır Bu töre bugün de böyledir

Caber kalesi yakınında mezarı bulunan Süleyman Şah’ın Gazi Gündüzalp ile aynı kişi olduğu söylenmektedir Zira birçok Türk büyüğünün ayrı ayrı yerlerde türbe makam mezarları vardır Lozan Antlaşması'na göre Caber kalesi yakınındaki Süleyman Şah türbesi Türkiye'ye bırakılmış ve burada Türk askeri birliği bulundurmak ve Türk Bayrağı çekmek hakkı verilmiştir Bu konuyu tarih araştırmaları sonuçlandıracaktır

Hırkatepe Köyü göç yolu üzerinde, Köroğlu Dağlarının uzantısı Aladağ ve Keltepe’nin güney eteklerinin paralelindeki derin vadidedir Baskın yeri olarak uygundur Hırkatepe Köyü’ne Elmabeli(1125 m) geçidi ile ulaşılır Gazi Gündüzalp şehit olduğu yerde toprağa verilmiş, mezarının bulunduğu yere Kayı boyundan 40 kişi bırakılmış, mezara sahip olmaları ve orayı yurt tutmaları sağlanmıştır Daha sonra Gazi Gündüzalp’in mezarını ziyarete gidenlerin ve gelenlerin Kırka gidelim, Kırka varalım, Kırka’dan geliyoruz demeleri dolayısıyla köyün adı Kırka olarak söylenegelmiş ve benimsenmiştir Cumhuriyet öncesi ve ilk yıllarında ‘Kırka Köyü’ olarak anılan köy, önce ‘Hırka Köyü’ ve 1964 yılında da resmî kayıtlarda Hırkatepe Köyü olarak bugünkü adını almıştır Ancak, köy sakinleri nerelisin diye sorulduğunda Kırkalıyım diye cevap verir, çevre köyleri de bahsi geçtiğinde halen Kırka olarak anarlar

Gazi Gündüzalp’ten sonra Kayı boyunu Hayme Ana ve oğlu Ertuğrul selametle göç ettirmiştir Her Türk Hayme Ana’yı ana bilmiştir Hayme Ana oğlu Ertuğrul Gazi’ye rehber olmuş, torunu Osman Beyi de BEY olarak yetiştirmiştir Osman Bey de adını verdiği büyük Türk Devletini kurmuştur Hayme Ana'ya türbe yapılmış, Ankara'nın bir ilçesine <Haymana> adı verilmiştir Kütahya İli Domaniç İlçesi Çarşamba Köyünde eylül ayının ilk haftası pazar günü her yıl törenlerle anılmaktadır

GAZİ GÜNDÜZALP TÜRBESİ

Gazi Gündüzalp’in türbesine tarihte olduğu gibi bugün de hürmet edilmektedir Türbenin bakımını köyde yaşayan en yaşlı Gündüzalp üstlenmekle beraber; tüm köy halkı türbenin bakım ve onarımında yer almaktadır Bugün de köyde yaşayan Fatma GÜNDÜZALP ve Zehra GÜNDÜZALP türbenin temizlik başta olmak üzere rutin ihtiyaçları ile ilgilenmektedirler



Gazi GÜNDÜZALP Türbesi'nin önceki hali;



Gazi GÜNDÜZALP Türbe'sinin mevcut hali;



Gazi Gündüzalp türbesinin eskiyen ahşap+saç yapısı yerine Devlet tarafından taş+beton ile yeni bir bina yaptırılmıştır Ankara Valisi Yahya GÜR türbenin yeniden inşası için maddi olarak ve yapılacak düzenlemelerle bizzat ilgilenmiştir Türbenin açılışı da 12062001 tarihinde Başbakan Yardımcısı Dr Devlet BAHÇELİ tarafından yapılmıştır



Resimlerdeki türbenin eski görüntüsündeki halini -köy halkının da katkılarıyla- türbenin sorumluluğu kendisinde olan Ömer GÜNDÜZALP yaptırmıştı 1955-1960 yıllarında, kendisinin de köy muhtarı olduğu dönemde ismini hatırlamadığı Beypazarı Kaymakamının türbeye ait birkaç sayfalık ferman-kitabı alıp, tercüme ettirmek üzere İstanbul’a götürdüğünü, bu arada türbenin Devlet tarafından yaptırılması gerektiğini ve türbe arazi tapusunun Devlete hibe edilmesini istediğini, türbenin arazi tapusunu üzerinde bulunduran amcasının eşi Emine GÜNDÜZALP’in de türbenin yapılacağı bina yerini -diğer kısmı kendisinde kalmak üzere- tapuda Devlete hibe ettiğini, ancak 1960 ihtilalinin araya girmesiyle bu çalışmaların sonuçlanmadığını söylemiştir Yıllar sonra bu çalışmalar sonuçlandırılmış, Gazi Gündüzalp’in şanına layık bir türbe inşa edilmiştir



Her yıl haziran ayının ikinci haftası pazar günü <Hırkatepe Köyü Gazi Gündüzalp'i Anma ve Hacet Şöleni> adıyla Gazi Gündüzalp türbesinde şölen/tören yapılır Bu törene çevre köylerden, Beypazarı ve Ankara'dan misafirler ile resmi makam zevatı da iştirak ederler


Gazi Gündüzalp türbesindeki şölenin bugün uygulanan şekli ile geçmişteki arasında özlemle yâd edilen değişiklikler olmuştur Geçmişte şölen cuma günü yapılırdı Sabah erkenden köy erkekleri türbede toplanır, köy halkının bağış yaptığı 40-50 kuzu hayır duaları ile kesilir, pişirilirdi Köyün kız/erkek bütün çocukları imamın peşinde türbeden başlayarak köyün diğer iki mezarlığını ayrıca köyümüzün -arka dağ yamacında– Erenler tepesinde bulunan aşağı dede ve yukarı dede diye bilinen mevkileri de dolaşarak tekrar türbeye dönerlerdi Bu gezi yapılırken imamın hayır duasına çocuklar hep bir ağızdan <âmin> çekerler, âmin sesi tüm vadiyi sarardı Şölenin kuzu eti de, pirinç pilavı da türbede erkekler tarafından pişirilirdi Okunan mevlidi şerif ve hatim dualarının ardından -özellikle yağmur duası- yemeğe oturulur ve önce büyüklerin nezaretinde çocuklar doyurulur veya çocuklar büyüklerin sofralarına dağıtılır hep birlikte yenirdi Pişen et ve pilav hazır olarak kadınlara verilir onlar da kız çocukları ile birlikte yerlerdi Yemeğin tatlısı da tahin helvasıydı

Son yıllarda köyde kuzu kalmayınca diğer alternatifler gündeme gelmiştir Kuzu olsa kesip yüzecek, pişirecek, suyuna pirinç salacak o tecrübeli insanlar ahirete göç etmişler, kendileriyle birlikte birçok güzelliği de alıp götürmüşlerdir Mezarları nur, mekânları cennet olsun Bizim sahip olamadığımız güzellikleri onların orada yaşamalarını umuyoruz Bugün yemekler aşçı tarafından yapılmakta, kuzu yerine büyükbaş hayvan eti kullanılmakta, diğer lezzetlerle birlikte gözlerden çok gönüller köy bazlamasını aramaktadır Köy camiinde okunan mevlidi şerif, hatim ve yağmur duasının ardından, Gazi Gündüzalp türbesi ziyaret edilmekte, dönüşte köy ilköğretim okulu bahçesinde şölen yemeği yenilmektedir

Yemeğin tatlısı da tahin helvasından burma veya kesme pişmaniyeye dönüşmüştür Yemek, günümüzün modern yaşantısına uygun olarak poliüretan kaplarda self servis olarak ikram edilmektedir Yapılan bu şölen yurdumuzun her insanına açık, her vatandaşımız davetlidir Ankara eski milletvekili Şevket Bülent YAHNİCİ, <Osmanlı torunu, Türk evladı olarak ömrüm boyunca, sağlığım elverdikçe şölene geleceğim> demiş ve şölenlere her yıl katılmıştır

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla

Cevap : Gazi Gündüzalp

Eski 11-24-2009   #2
Şengül Şirin
Varsayılan

Cevap : Gazi Gündüzalp



Gündüz Bey veya Gündüzalp, Osmanlı Beyliği'nin kurucusu Osman Gazi'nin ağabeyidir Ayrıca Ertuğrul Gazi'nin babasının ismi de Gündüz Alp'tirErtuğrul Gazi babasının ölümünden sonra oğlunun adını Gündüz Alp koymuştur

Kimliği

Osmanlı Beyliği'nin kurucusu Osman Gazi'nin ağabeyidir Koyunhisar Savaşı sırasında Osmanlı birliklerine komuta ederken şehit olan Aydoğdu Bey'in babasıdır Doğum tarihi tam olarak bilinmemektedir Ancak, Ertuğrul Gazi'nin babası olan Gündüz Alp öldükten kısa bir süre sonra dünyaya geldiği ve bu nedenle Ertuğrul Gazi'nin babasının adını oğluna verdiği bilinmektedir Dolayısıyla Gündüz Alp'in doğum yılı 1227 olmalıdır
Kayı Beyliğinin devri

Ravzatü’l-Ebrar adlı eserde anlatıldığına göre; Ertuğrul Gazi bir gün ulemâdan bir zâtın evinde misafir kaldı Gece yatacağı zaman rafta Kur’an-ı Kerim’in bulunduğunu görünce yatmadı ve önünde el bağlayıp, sabaha kadar ayakta durdu Güneş doğarken oturdu ve uykuya daldı Gördüğü rüyada, küçük oğlu Otman'a (Osman) büyük bir devlet nasip olacağı müjdelenmiş, bu nedenle Otman büyüdüğü zaman boyun başına geçmesini vasiyet etmiştir Ertuğrul Gazi'den sonra Kayı Boyu'nun başına geçen Gündüz Alp, bir süre sonra babasının vasiyetine uyarak beyliği Osman Gazi'ye devretmiştir
Amucalar (Emmiler)

Gündüz Alp'in soyundan gelenlere Amuca denmektedir Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Dönemi'nde oldukça saygı gören ve Devlet yönetiminde önemli görevler üstlenen Amucalar, Yükselme Dönemi ile birlikte dışlanmış ve başta Balkanlar olmak üzere ülkenin çeşitli yerlerine dağıtılmışlardır
Günümüzde Amucalar yurtdışında Bulgaristan, yurtiçinde ise Kırklareli, Tekirdağ, Balıkesir, Eskişehir, Gümüşhane, Kars ve Sivasta dağınık ve aşiret bilincinden uzak olarak yaşarlar Bir kısmı Alevi-Bektaşi bir kısmı Sünni-Hanefidir

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla

Cevap : Gazi Gündüzalp

Eski 11-24-2009   #3
Şengül Şirin
Varsayılan

Cevap : Gazi Gündüzalp






Ertuğrul Gazi ve Halime Hatun ailesinin, Savcı Bey, Gündüz Alp ve Osman Bey olmak üzere üç oğlu vardır Savcı ( Sarı Yatu) Bey ikizce’de şehit olduktan sonra Söğüt’e getirilerek babasının yanına defnedilmiştirGündüz (Kender) Alp İznik’in fethinden sonra, son yıllarını ilim ve ibadetle geçirmek üzere oraya yerleşmiştir İznik’te vefat ettiği ve oraya defnedildiği tahmin edilmektedir Osman ( Kara Osman) Bey kara yağız, geniş omuzlu, civanmert, deli dolu ve dirayetli bir insandı Yesevi ocağından Anadolu’ya gelmiş Şeyh Edebali ’nin sohbetlerine katılır, bundan büyük keyif ve feyz alırdı Şeyh Edebali meşhur mevlit sahibi Süleyman Çelebi’nin dedesi olup, tefsir, hadis, fıkıh ve tasavvuf ilimlerinde yüksek derecelere ulaşmış bir âlimdi Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması için dergâhında gönülleri bir bir aydınlatıyordu Ertuğrul Gazi, oğlu Osman ’ı coşkun akan bir suya benzeterek; su arkının doğru yapılmasını istiyordu Bu sebeple “Bu arkı sen yaparsın” diyerek oğlu Osman ’ın eğitimini Şeyh Edebali ’ye verdi Osman Bey,zaman içerisinde Edebali ocağında olgunlaştı

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla

Cevap : Gazi Gündüzalp

Eski 11-24-2009   #4
Şengül Şirin
Varsayılan

Cevap : Gazi Gündüzalp



Sonuç olarak; Ertuğrul Gazi'nin babası Süleyman Şah değil Gündüz Alp'tir Osmanlı Devleti, Anadolu Selçuklu Devleti'nin devamı sayıldığından, Anadolu Selçuklu Devleti'nin kurucusu Kutalmışoğlu Süleyman Şah'a saygı ifadesi olarak bazı tarih kayıtlarında "Osmanlılarının Atası Süleyman Şah'tır" yazılmıştır Bu nedenle Ertuğrul Gazi'nin babasının adı Süleyman Şah sanılmıştır Gerçekte Ertuğrul Gazi'nin soyu şöyledir: Kayı Alp oğlu, Sarkuk Alp oğlu, Gök Alp oğlu, Gündüz Alp oğlu Ertuğrul Gazi(Kaynak:Zuhuri Danışman, Osmanlı İmparatorluğu Tarihi-2Cilt)Ayrıca Kaya Alp, Gündüz Alp'in kayın babasıdırErtuğrul Gazi'nin eşi ise Gülaçtı Kadın'dır ve Gülaçtı Kadın Kayı Aşiretinin ileri gelenlerinden Gazi Ana(Taci Kadın)'ın kızıdırİki ağabeyinin biri Mongol(Moğol)larca, küçük yaşta kaçırılmış, diğeri Lokman ise Söğüt yakınlarında Ertuğrul Bey'in yanında, bir muharebede şehit düşmüştür

Ertuğrul Gazi'nin annesinin adı Hayme'dir Boy içerisinde "Hayme Ana" deniliyordu İç Anadolu'daki Haymana Yöresinin adı O'ndan gelmektedir Ertuğrul Gazi'nin üç oğlu vardı: Savcı Bey, Gündüz Alp ve Otman Bey İkinci oğlu dünyaya geldiğinde Ertuğrul Gazi'nin babası Gündüz Alp vefat ettiği için oğluna Gündüz Alp ismini vermiştir üçüncü oğluna Otman adını vermiştir İslam dünyasıyla ilişkileri geliştirmek için daha sonraları Otman, Osman olarak anılmaya başlamıştır(Kaynak:Mehmed Maksudoğlu, Osmanlı Tarihi, İstanbul 2001)

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla

Cevap : Gazi Gündüzalp

Eski 11-24-2009   #5
peri
Varsayılan

Cevap : Gazi Gündüzalp



nediyim ablacıgım mınatarım konuları gösterdim çok zahmet verdim sana ellerin dert görmesin
ustelıkte yanlış yazmış ablacıgım<<<

__________________
Yüreğin varsa karşılıksız da seversinBeklentisiz
Korkun ne olabilir ki? Kaybetmek mi?
Hep yalnız değilmiydik zaten

Seviyorum demek önce onsuz olmayı kabullenmektir
Varlığı armağansa yokluğu ceza deği
Varlığının değerini bilmektir
Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.