La Tahzen..İnnallahe Meana |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
La Tahzen..İnnallahe Meana"Lâ Tahzen! İnnALLAHe Meanâ" La tahzen ![]() innAllahe meana![]() ![]() (üzülme ![]() ![]() ALLAH bizimle![]() )Asırlar öncesinden, hicretin en can alıcı noktasında, sevr mağarasından tüm insanlığa bir teselli mesajı yükseldi : La Tahzen! İnnALLAHe-l meana!" "Üzülme, Allah bizimle beraberdir "Pekiyi, sadece Hz Ebu Bekir’e miydi bu teselli?![]() Sadece müşriklerin şerrinden sığınmaya mıydı? ![]() ![]() Hayatın, imtihan ekseninde, bazı kırılma noktalarında vardır ![]() Bu noktalarda, sonsuz bir kudrete dayanma arzusu, zirveye çıkar ![]() Sebepler sükût ettiğinde, çaresizlik tüm çareleri tükettiğinde, artık O’ndan (c c ) başka hiçbir yardımcının kalmadığını hissettiğinde, bu teselli, rahmetin kucağına sevkin başlangıcı olur ![]() ![]() İşte hicret sahnelerinden birinde ve en birincisinde, Allah (c c ) tam emniyet ve tevekkül ile kendisini, Kendine emanet edene, yardımını nasıl yetiştiriyordu, eskimeyen levhalardan bir kez daha izleyelim ![]() ![]() En güzel’in (s a v ) hayatı, hayata da en güzel örnekti![]() Çünkü Alemlerin Rabbi, O’nu alemlere rahmet göndermişti ![]() Hayat seyrinde, itaatten ibadete, ahlaktan tevekküle her şeyde “zirve” olduğu gibi, Rahmetin de tecessüm etmiş bir timsali olan Efendimiz (s a v ), sebeplerin sükûta yaklaştığı son noktada, sadık dostuna işte böyle teselli vermişti ![]() ![]() ![]() Eğilseler ayaklarını görecekleri kadar yaklaşan müşrikleri gören Ebu Bekir (r a ) Kâinatın efendisine zarar verirler endişesi ile :"-Yâ Resûlallah!" dedi "-Beni öldürseler de gam çekmem Ben nihâyet bir ferdim Amma, Allah göstermesin, sana bir zarar ve ziyan eriştirecek olurlarsa bu, bütün ümmetin helâkine sebep olur "Rasulullah endişesiz ve mütebessimdi ![]() Çünkü öyle birine inanmış güvenmişti ki, O (C C ) kendisini bırakmazdı![]() Asılardır, hassas kulaklarda ve kalblerde yankı bulan şu cümle ile teselli verdi son peygamber arkadaşına: "Üzülme, Allah bizimle beraberdir "Hz Ebû Bekir: "-Yâ Resûlallah" dedi "-Onlardan birisi eğilip de ayaklarının dibinden bir bakıverse, bizi görür " İki cihanın mefhari olan Efendimiz, yine emîn ve tam tevekkül ile şunları demişti: "-Yâ Ebâ Bekir, iki kişinin üçüncüsü Allah olursa, sen âkibetin ne olacağını zannediyorsun? Yakalanacağımızı mı sanırsın?" Allah’a tam tevekkül edene yardım, işte böyle yetişiyordu ![]() Hem hiç umulmadık yardımcılarla… Müşriklerin rehber olarak yanlarına aldıkları iz sürücü, kavminin en iyisiydi ![]() Adeta havadaki kokudan iz sürebiliyordu ![]() ![]() O kadar eminler ki kendilerinden; bu sefer yakalayacaklar ve başına büyük ödül konulan Allah rasulünü öldüreceklerdi ![]() Ama unuttukları bir şey vardı![]() O’nun (s a v ) öyle bir gözeteni, koruyanı vardı ki; O’nu (s a v ) en güçsüz bir örümceğin ağı ile kibirli o müşriklerin gözlerinden ve şerrinden muhafaza edebilirdi ve etti ![]() ![]() İz sürücü kendinden emindi : “-İşte buradalar” dedi ![]() Fahr-i Kâinat Efendimizle Sıddık-ı Ekber, konuşulanları duyuyorlardı ![]() Ve ezelde vazife almış nöbetçiler işbaşındaydı ![]() İki yabani güvercin, bir de örümcek ![]() ![]() Mağaranın dibine kadar giden o müşrik, bu nöbetçilere takılmış ve geri dönmüştü : "Mağaranın ağzında iki yabanî güvercinin yuva kurduğunu gördüm Orada olduklarına asla ihtimal vermem" demişti ![]() Azılı müşrik Ümeyye bin Halef ise, arkadaşlarına hiddetli hiddetli şöyle seslenmişti: "Hâlâ mağaranın orada ne dolaşıp duruyorsunuz Orada örümceğin ağ bağladığını görmüyor musunuz? Vallahi ben, bu ağın Muhammed doğmadan önce gerilmiş olduğu kanaâtındayım "Hak; batıla bir kez daha üstün gelmişti ![]() Ve Cenâb-ı Hak, nöbetçi tayin ettiği bir örümcek ve iki yabanî güvercin ile Sevgili Resûlünü bütün Kureyş'e karşı korumuş oluyordu ![]() Kul tam emniyetle Rabbine teslim olsun da, Rabbi onu rahmeti ile kuşatıp, koruması altına almasın, mümkün müydü bu? ![]() Tüm dizginler elinde bulunan Allah (c c ), “Rabbim benimle beraber; beni görüyor, biliyor” teslimiyetine kayıtsız kalır mıydı hiç? ![]() Elbette kalmazdı, kalmadı ve kalmayacak da…İmtihan dünyasının senaryolarında bazen,“sıkıntılar” başrol oynar ![]() Hakîm ve Rahîm olan Rabb, hikmeti ve rahmeti ile vazifelendirir, musibeti ![]() Değil mi ki, başımıza her ne gelse O’ndan (c ![]() c) gelir![]() Bu noktada “Bela vereni” bulana, bela; rahmetin kâşifidir ![]() ![]() Günah kirlerini, ateşe bırakmak istemeyen, rahmeti ile bu dünyada, geçici sıkıntılarla kulunu temizlemek isteyen Allah (c c ) bununla, kuluna yakınlığını hissettirir ![]() ![]() Kendisine kendinden daha yakın; kendinden daha şefkatli olanı bulan, daha neyi arar ki? ![]() Madem bizimle beraberdir Allah (c c ), o zaman telaşa gerek yok![]() Her musibette, her çaresizlikte, ümmetinin derdi ile dertlenen Allah rasulü, şefkati ile başımızı okşar, ve fısıldar kulağımıza : “Korkma, üzülme, Allah seninle beraberdir!” |
|
|
|