Ahzâb Sûresi/Ahzab Suresi |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Ahzâb Sûresi/Ahzab SuresiAHZÂB SÛRESİ/Ahzab Suresi Medine döneminde inmiştir 73 âyettir Sûre, adını 20 ve 22 âyetlerde geçen Bismillahirrahmânirrahîm 1 Ey Peygamber! Allah'a karşı gelmekten sakın Kâfirlere ve münafıklara itaat etme Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir 2 Rabbinden sana vahyolunana uy Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır 3 Allah'a tevekkül et, vekil olarak Allah yeter 4 Allah, hiçbir adamın içine iki kalp koymamıştır Kendilerine zıhâr yaptığınız eşlerinizi de anneleriniz yapmamıştır Yine evlatlıklarınızı da öz çocuklarınız (gibi) kılmamıştır Bu sizin ağızlarınızla söylediğiniz (fakat gerçekliği olmayan) sözünüzdür Allah ise gerçeği söyler ve doğru yola iletir 5 Onları babalarına nispet ederek çağırın Bu Allah katında daha (doğru ve) adaletlidir Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır Hata ile yaptığınız bir işte size hiçbir günah yoktur Fakat kasten yaptığınız şeylerde size günah vardır Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir 6 Peygamber, mü'minlere kendi canlarından daha önce gelir Onun eşleri de mü'minlerin analarıdır Aralarında akrabalık bağı olanlar, Allah'ın Kitabına göre, (miras konusunda) birbirleri için (diğer) mü'minlerden ve muhacirlerden daha önceliklidirler Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız başka Bu (hüküm) Kitap'ta yazılıdır 7 Hani biz peygamberlerden sağlam söz almıştık Senden, Nûh'tan, İbrahim, Mûsâ ve Meryem oğlu İsa'dan da Evet biz onlardan sapa sağlam bir söz almıştık 8 (Allah bunu,) doğru kimseleri doğruluklarından hesaba çekmek için (yapmıştır ) Kâfirlere de elem dolu bir azap hazırlamıştır 9 Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın Hani (düşman) ordular üzerinize gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgar ve göremediğiniz ordular göndermiştik Allah yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir 10 Hani onlar size hem üst tarafınızdan hem alt tarafınızdan gelmişlerdi Hani gözler kaymış ve yürekler ağızlara gelmişti Siz de Allah'a karşı çeşitli zanlarda bulunuyordunuz 11 İşte orada mü'minler denendiler ve şiddetli bir şekilde sarsıldılar 12 Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar, "Allah ve Resülü bize, ancak aldatmak için vaadde bulunmuşlar" diyorlardı 13 Hani onlardan bir grup, "Ey Yesrib (Medine) halkı! Sizin burada durmak imkanınız yok Haydi geri dönün" demişti Onlardan bir başka grup da, "Evlerimiz açık (korumasız)" diyerek Peygamberden izin istiyorlardı Oysa evleri açık (korumasız) değildi Onlar sadece kaçmak istiyorlardı 14 Eğer Medine'nin her tarafından üzerlerine gelinse ve orada karışıklık çıkarmaları istenseydi, onu mutlaka yaparlardı; o konuda fazla gecikmezlerdi 15 Andolsun ki, onlar, daha önce geri dönüp kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi Allah'a verilen söz ise sorumluluğu gerektirir 16 De ki: "Eğer siz ölümden ya da öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermeyecektir O takdirde bile (hayatın zevklerinden) pek az yararlandırılırsınız " 17 De ki: "Eğer Allah size bir kötülük dilese, sizi Allah'tan koruyacak kimdir? Yahut size bir rahmet dilese buna engel olacak kimdir?" Onlar kendilerine Allah'tan başka hiçbir dost ve hiçbir yardımcı bulamazlar 18, 19 Şüphesiz Allah içinizden, savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine, "Bize gelin" diyenleri biliyor Size katkıda cimri davranarak savaşa pek az gelirler Korku geldiğinde ise, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş kimse gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün Korku gidince de ganimete karşı aşırı düşkünlük göstererek sizi keskin dillerle incitirler İşte onlar iman etmediler Allah da onların amellerini boşa çıkardı Bu Allah'a kolaydır 20 Düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlar Düşman birlikleri (bir daha) gelecek olsa, isterler ki, (çölde) bedevilerin arasında bulunsunlar da size dair haberleri (gidip gelenlerden) sorsunlar İçinizde bulunsalardı da pek az savaşırlardı 21 Andolsun, Allah'ın Resülünde sizin için; Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah'ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır 22 Mü'minler düşman birliklerini görünce, "İşte bu Allah'ın ve Resülünün bize vaad ettiği şeydir Allah ve Resülü doğru söylemişlerdir" dediler Bu onların ancak imanlarını ve teslimiyetlerini artırmıştır 23 Mü'minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah'a verdikleri söze sâdık kaldılar İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur) Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir 24 Bunun böyle olması Allah'ın, doğruları, doğrulukları sebebiyle mükafatlandırması, dilerse münafıklara azap etmesi yahut onların tövbesini kabul etmesi içindir Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir 25 Allah inkar edenleri, hiçbir hayra ulaşmaksızın kin ve öfkeleriyle geri çevirdi Allah, savaşta mü'minlere kâfi geldi Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir 26 Allah kitap ehlinden olup müşriklere yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine büyük bir korku saldı Siz onların bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir ediyordunuz 27 Allah sizi onların topraklarına, yurtlarına, mallarına ve henüz ayak basmadığınız topraklara varis kıldı Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir 28 Ey Peygamber! Hanımlarına de ki, "Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size mut'a vereyim ve sizi güzelce bırakayım " 29 "Eğer Allah'ı, Resülünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız, bilin ki Allah içinizden iyilik yapanlara büyük bir mükafat hazırlamıştır " 30 Ey Peygamber'in hanımları! İçinizden kim apaçık bir çirkinlik yaparsa onun cezası iki kat verilir Bu Allah'a göre kolaydır 31 İçinizden kim Allah'a ve Resülüne itaat eder ve salih bir amel işlerse, ona mükafatını iki kat veririz Biz ona bereketli bir rızık hazırlamışızdır 32 Ey Peygamber'in hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz Eğer Allah'a karşı gelmekten sakınıyorsanız (erkeklerle konuşurken) sözü yumuşak bir eda ile söylemeyin ki kalbinde hastalık (kötü niyet) olan kimse ümide kapılmasın Güzel (ve doğru) söz söyleyin 33 Evlerinizde oturun Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın Namazı kılın, zekatı verin Allah'a ve Resülüne itaat edin Ey Peygamberin ev halkı! Allah sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor 34 Siz evlerinizde okunan Allah'ın âyetlerini ve hikmeti hatırlayın Şüphesiz Allah en gizli şeyi bilendir, hakkıyla haberdardır 35 Şüphesiz müslüman erkeklerle müslüman kadınlar, mü'min erkeklerle mü'min kadınlar, itaatkar erkeklerle itaatkar kadınlar, doğru erkeklerle doğru kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, Allah'a derinden saygı duyan erkekler, Allah'a derinden saygı duyan kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, namuslarını koruyan erkeklerle namuslarını koruyan kadınlar, Allah'ı çokça anan erkeklerle çokça anan kadınlar var ya, işte onlar için Allah bağışlanma ve büyük bir mükafat hazırlamıştır 36 Allah ve Resûlü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü'min erkek ve hiçbir mü'min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur Kim Allah'a ve Resülüne karşı gelirse şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır 37 Hani sen Allah'ın kendisine nimet verdiği, senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye, "Eşini nikahında tut (onu boşama) ve Allah'tan sakın" diyordun İçinde, Allah'ın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun Oysa kendisinden çekinmene Allah daha layıktı Zeyd eşinden yana isteğini yerine getirince (eşini boşayınca), onu seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde (onları boşadıklarında), evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda mü'minlere bir zorluk olmasın Allah'ın emri mutlaka yerine getirilmiştir 38 Allah'ın, kendisine farz kıldığı şeyleri yerine getirmesi konusunda peygambere bir darlık yoktur Daha önce gelip geçen peygamberler hakkında da Allah'ın kanunu böyledir Allah'ın emri kesinleşmiş bir hükümdür 39 Daha önce gelip geçen o peygamberler, Allah'ın vahiylerini tebliğ eden, Allah'tan korkan, başka hiç kimseden korkmayan kimselerdir Allah hesap görücü olarak yeter 40 Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir Fakat o, Allah'ın Resülü ve nebilerin sonuncusudur Allah her şeyi hakkıyla bilendir 41 Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin 42 Onu sabah akşam tespih edin 43 O, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size merhamet eden; melekleri de sizin için bağışlanma dileyendir Allah mü'minlere çok merhamet edendir 44 Allah'a kavuşacakları gün mü'minlere yönelik esenlik dileği "Selam" dır Allah onlara bol bir mükafat hazırlamıştır 45, 46 Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah'ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik 47 Mü'minlere kendileri için Allah'tan büyük bir lütuf olduğunu müjdele 48 Kâfirlere ve münafıklara itaat etme! Onların eziyetlerine aldırma ve Allah'a tevekkül et Vekil olarak Allah yeter 49 Ey iman edenler! Mü'min kadınları nikahlayıp, sonra onlara dokunmadan (cinsel ilişkide bulunmadan) kendilerini boşadığınızda, onlar üzerinde sizin sayacağınız bir iddet hakkınız yoktur Bu durumda onlara mut'a verin ve kendilerini güzel bir şekilde bırakın 50 Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kıldık Ayrıca, diğer mü'minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber'e bağışlayan, Peygamber'in de kendisini nikahlamak istediği herhangi bir mü'min kadını da (sana helal kıldık ) Mü'minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir 51 Ey Muhammed! Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın Uzak durduklarından dilediklerini yanına almanda da sana bir günah yoktur Bu onların gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve hepsinin de kendilerine verdiğine razı olmaları için daha uygundur Allah kalplerinizdekini bilir Allah hakkıyla bilendir, halimdir (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir ) 52 Bundan sonra, güzellikleri hoşuna gitse bile, başka kadınlarla evlenmek, eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helal değildir Ancak sahip olduğun cariyeler başka Şüphesiz Allah her şeyi gözetleyendir 53 Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber'in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin Yemeği yiyince de hemen dağılın Sohbet için beklemeyin Çünkü bu davranışınız Peygamber'i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz ,hem de onların kalpleri için daha temizdir Allah'ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikahlamanız ebediyyen söz konusu olamaz Çünkü bu Allah katında büyük bir günahtır 54 Siz bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de, biliniz ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir 55 Peygamberin hanımlarına, babalarından, oğullarından, erkek kardeşlerinden, erkek kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, mümin kadınlardan ve sahip oldukları cariyelerden ötürü bir günah yoktur Ey Peygamber hanımları! Allah'a karşı gelmekten sakının Şüphesiz Allah her şeye hakkıyla şahittir 56 Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ediyorlar Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin 57 Şüphesiz Allah ve Resülünü incitenlere, Allah dünya ve ahirette lanet etmiş ve onlara aşağılayıcı bir azap hazırlamıştır 9 58 Mümin erkekleri ve mümin kadınları işlemedikleri şeyler yüzünden incitenler, bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir 59 Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, bedenlerini örtecek elbiselerini giysinler Bu onların tanınıp incitilmemelerine de daha uygundur Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir 60, 61 Andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ve Medine'de kötü haberler yayıp ortalığı karıştıranlar (tuttukları yoldan) vazgeçmezlerse, elbette seni onların üzerine gitmeye teşvik edeceğiz Onlar da (bundan sonra) orada lanete uğramış kimseler olarak seninle pek az süre komşu kalacaklardır Nerede bulunurlarsa, yakalanırlar ve yaman bir şekilde öldürülürler 62 Daha önce gelip geçenler hakkında da Allah'ın kanunu böyledir Allah'ın kanununda asla değişme bulamazsın 63 İnsanlar sana kıyametin vaktini soruyorlar De ki: "Onun ilmi ancak Allah katındadır " Ne bilirsin, belki de kıyamet yakında gerçekleşir 64 Şüphesiz Allah kâfirlere lanet etmiş ve onlara alevli bir ateş hazırlamıştır 65 Onlar, orada ebedi olarak kalacaklardır Hiçbir dost, hiçbir yardımcı bulamayacaklardır 66 Yüzlerinin ateşte bir yandan bir yana döndürüleceği gün, "Keşke Allah'a ve Resül'e itaat edeydik" diyecekler 67 Yine şöyle diyecekler: "Ey Rabbimiz! Biz önderlerimize ve büyüklerimize itaat ettik de bizi yoldan saptırdılar " 68 "Ey Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lanete uğrat " 69 Ey iman edenler! Siz Mûsâ'ya eziyet eden kimseler gibi olmayın Nihayet Allah onu onların dediklerinden temize çıkarmıştı Mûsâ Allah katında itibarlı bir kimse idi 70, 71 Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın Kim Allah'a ve Resülüne itaat ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır 72 Şüphesiz biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmek istemediler, ondan çekindiler Onu insan yüklendi Çünkü o çok zalimdir, çok cahildir 73 Allah, münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah'a ortak koşan erkeklere ve Allah'a ortak koşan kadınlara azap etmek; mümin erkeklerin ve mümin kadınların da tövbelerini kabul etmek için insana emaneti yüklemiştir Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir |
|
|
|