Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Kültür - San'at & Eğitim > Ülke & Şehirler > Türkiye > Ege Bölgesi

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
fethiye, muğla, telmessos

Muğla Telmessos (Fethiye)

Eski 08-11-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Muğla Telmessos (Fethiye)



MUĞLA Telmessos (Fethiye) Resimleri ve Tarihi



Muğla’nın ilçesi Fethiye Antik çağlarda Telmessos ismi ile tanınan Lykia’nın en eski kentlerinden birisi idi
Plinius’un Telmisium isimli bir Leleg şehri olarak adlandırdığı Telmessos, Lykia ile Karia’nın arasında bir sınır oluşturur Livius da, Telmessos körfezinin bir yanının Karia’ya öteki yanının Lykia’ya ait olduğunu yazarMÖ Vyüzyıla ait sikkelerde ise kentin adı Telebehi olarak geçer Kentin uzun bir geçmişi olduğu bilinirse de kurucularının kimler olduğu açıklık kazanamamıştır Ayrıca kent, bilici (kâhin) okuluyla da ün yapmıştı Nitekim Krezüs, Keyhüsrev’e savaş ilan etmeden önce buradaki bilicilere danışmak üzere bir heyet göndermişti Büyük İskender de buraya geldiğinde aynı davranışta bulunmuştur
Telmessos isminin Apollon’un oğlu Telmessos’dan kaynaklandığı sanılmaktadır MSVIII yüzyılda Bizans İmparatoru IIAnastasius’un onuruna kentin ismi “Anastasiupolis” olarak değiştirilmiş XXyüzyılın başlarındaki Rum nüfusun yoğunluğu sırasında “Makri” olarak anılırken 1913’de ilk Osmanlı pilotlarından Fethi Bey’in burada düşerek ölmesi nedeniyle kente Fethiye ismi verilmiştir
Lykçe yazılmış beş yazıt elimize geçmiş olmasına rağmen Telmessos’un orijini hakkında ne yazık ki bilgilerimiz oldukça kısıtlıdır MÖ Vyüzyılda Lykia’nın bir parçası kabul edilmediğinden Delos Birliğinde Lykia listelerinde görülmez MÖ IVyüzyılda Lykia’lılar Perikles’in kumandanlığında Telmessos’lularla savaşıp onları yenmeleri ile Telmessos Lykia’ya geçmiştir



Büyük İskender’in burayı ele geçirmesiyle birlikte Perikles’in egemenliği sona ermiştir İskender komutanlarından Nearkhos’u buraya genel vali olarak bırakarak Anadolu seferini sürdürmüştür Ayrıca Telmessos satrabı Antipatrides’i de yerine bırakmıştır Ne var ki Antipatrides bir süre sonra vali Nearkhos’a karşı koymuştur Bunu yediremeyen Nearkhos bir kutlama töreninde kente müzisyenler göndermiştir Bundan kuşkulanmayan Satrap Antipatrides, törenin en coşkulu anında müzik aletleri içerisine silahlarını gizleyen Nearkhos’un adamlarının saldırısına uğramıştır Böylece kentte egemenlik yeniden Hellenlere geçmiştir
Büyük İskender’in ölümünden sonra bir süre diğer Lykia kentlerinde olduğu gibi Ptolemaios’lara bağlanmıştır Romalılar ile Seleukoslar arasında yapılan bir savaştan sonra MÖ 188’de Apameia Barışı ile Maiandros (Büyük Menderes) ırmağının güneyinde kaldığından Rodos’a bağlanması gerekirken Pergamon krallığına bağlanmıştır MÖ II yüzyılın ortalarında Lykia Birliğinin sikke basan üyeleri arasına katıldı Kral IIIAttalos’un ülkesini vasiyyet yoluyla Roma’ya bırakmasının ardından Telmessos yeniden Roma egemenliğine girmiştir Bu arada Roma bağımlısı Lykia kentlerinin kendi aralarında kurduğu konfederasyona katılmıştır
Telmessos Bizans döneminde de varlığını korumuş Myra metropolitliğine bağlı piskoposluk merkezi olmuştur MSVIIyüzyılda başlayan Arap akınları halkı bezdirmiş ve kentlerini terk etmelerine yol açmış böylece önemini kaybetmiştir Osmanlı topraklarına 1429’da katılmıştır

Telmessos'taki kalıntılar:




Telmessos, ilk kez XIXyüzyılın ikinci yarısında bölgeye gelen batılı gezginlerin dikkatini çekmiştir İlk olarak Charles Texier buraya gelmiş, Apollon mabedinin,mezar anıtlarının çizimlerini yapmıştır Plinius’un Strabon’un sözünü ettiği kentteki yapılar 1856 depreminde büyük zarar görmüş, 1956 depremi de arta kalanları yere indirmiştir Nitekim George Bean buraya geldiğinde tiyatronun olduğu yerde doğal bir çukurdan başka bir şey yok demekle yetinmiştir
Günümüzde Fethiye’nin antik dönemi ile ilgili bilgileri ChTexier’in çizim ve gravürlerinden öğrenebiliyoruz Uzun süre kentin tarihi yapıları ile ilgilenilmeyişinin nedeni de depremlerden ötürü ortada gözle görünür bir kalıntı kalmayışıdır Ayrıca 1950’li yıllarda tiyatronun başta oturma sıraları olmak üzere çeşitli mimari parçaları Fethiye liman inşaatında kullanılmıştır
Fethiye Müzesi Müdürlüğü 1976 yılında kent merkezinde, Karagözler Mahallesinde kazı yaparak buradaki araştırmalarına başlamıştır Öncelikle bu alandaki iki katlı ev kamulaştırılmış, 1991-1992 yıllarında da bilimsel kazılara başlanmıştır MSIyüzyıla tarihlendirilen 5000 kişilik tiyatronun önce caveası ortaya çıkmıştır Bunu izleyen 1994-1995 yılı kazılarında tiyatro bütünüyle ortaya çıkarılmıştır MS IIyüzyılda heykellerle bezenen tiyatro diazomalı ve dört girişliydi Üst revakları günümüze ulaşamayan tiyatronun 28 oturma kademesi oldukça iyi durumdadır



Roma döneminde arenaya dönüştürülmüş ve bu da bazı bölümlerin tahrip olmasına neden olmuştur Oturma sıraları bozulmuş,plastik eserlerin büyük kısmı kireç ocaklarında eritilmiştir Bununla beraber Fethiye Müze Müdürlüğünün yaptığı kazılarda scene’nin çeşitli bölümlerinde orijinal heykellere rastlanmıştır
Telmessos ilk kurulduğu yıllarda kent suru ile çevriliydi Hellenistik çağda yapılan kale ve surlar Roma döneminde yenilenmiş,ardından kenti denetimlerinde tutan Rodos şövalyeleri tarafından da bazı ekler yapılmıştır Fethiye depreminde yıkılan surlardan günümüze sadece Roma ve Bizans devrinden arta kalan parçalar gelebilmiştir
Telmessos’un çevresi de yazıt, kaya mezarları ve lâhitler yönünden oldukça zengindir Kent merkezinden denize kadar uzanan alanda dikkati çeken lâhitler kabartmalıdır Tapınak tipi mezarlara bir örnek olan Hermapias’ın oğlu Kral Amyntas’ın İon tarzındaki mezarı adeta bugün Fethiye’nin bir simgesi gibidir
ChTexier 1849 yılında geldiğinde bu mezarın yanına imzasını atmıştır MÖ IVyüzyıla tarihlenen bu kaya mezarının cephesi sütunları, üçgen arşitravı ile tamamiyle bir İon tapınağı gibidir Dört basamakla çıkılan sundurmada, duvar çıkıntıları arasında iki sütun yer almaktadır Sol tarafındaki çıkıntının üzerindeki yazıt bize mezar hakkındaki bilgiyi vermektedir Mezar odasına açılan kapıda dört panel bunların üzerinde ise demir çivi başı taklitleri yer almaktadır Odanın tavanı düz ve kaba işlenmiştir Üç duvarın kenarında birer taş sedir bulunmaktadır Yörenin yumuşak ve kolay işlenebilen kireç taşından yapılan lahitler Fransız Choisseul tarafından incelenmiş,1840’da buraya incelemeye gelen ChFellows, bazı parçaları Londra British Museum’a götürmüştür Amyntas’ın mezarının çok yakınında aynen ona benzeyen fakat daha küçük ölçüde ve bir sütunu kırılmış bir anıt mezar daha vardır



Fethiye’de kent içerisinde Lykia tipi semerdamlı lahitlerle çokça karşılaşılır Bunları en önemlisi adeta bir dantel gibi işlenmiş olan kabartmaları ile Hükümet Binasının önündeki lahittirMÖ 340 yıllarına ait bu lahdin kapağındaki kabartmalarda dörder savaşçı ellerindeki kalkan ve kılıçlarla savaşmakta,uzun giysili bir adamda koltukta oturarak onları seyretmektedir Yan taraflarda da figürler vardır Alt kısımdaki kabartmalar tamamen tahrip oldukları için alt kısmı değerlendiremiyoruz Fethiye’nin doğusunda Ölü Deniz kavşağındaki dik yamaçlarda kaya mezarları görülmektedir
Kentin Çarşı caddesinden Kaya Köyü yolu üzerindeki bazı kalıntıların Apollon mabedine ait olduğu sanılıyorsa da bunu kesinleştirecek verilere rastlanamamıştır Ayrıca nekropol alanında bulunmuş bazı yazıtlarda Artemis Mabedi’nin ismi geçiyorsa da bu mabedin yeri saptanamamıştır

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.