Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Forum İslam > İslami Genel Konular

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
sıdretülmüntehâ

Sıdretü'l-Müntehâ'

Eski 08-05-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Sıdretü'l-Müntehâ'



Bir izafet terkibi olup "müntehâ sidresi", yani sidrenin sonu, nihayeti demektir
Müntehâ kelimesi son, nihayet, bitiş anlamlarına gelmektedir Sidre kelimesi de, ağaç anlamındadır Mütercim Âsun Efendi meşhur Kamus'unda "sidre" kelimesini şöyle açıklamaktadır: "Sidre, Arabistan kirazı denilen bir ağaca verilen isimdir Trabzon hurması bu ağacın cinsindendir, gölgesi gayet koyu ve latıfdir"
Sidretül-müntehâ' şeklinde Kur'ân-ı Kerim'de Necm suresinin 14 âyetinde geçmektedir Ayrıca Peygamberimiz Hz Muhammed'in Mirac'ını anlatan ve bir çok sahabeden rivayet edilen Hadis-i şerifte de geçmektedir Hem Kur'ân'ın Necm suresinde, hem de Hz Peygamberin Mirac'ını bütün ayrıntılarıyla anlatan hadis-i şerifte geçen Sidretül-Müntehâ', "Cennetin uçlarındandır, üzerinde Sündüs ve Istebrekın Cennetlerinin etekleri vardır", diye açıklanmış, Keşşâf'ta da Sidretül-Müntehâ' Cennetin nihayetinde ve sonundadır, diye geçmektedir
Ayrıca Sidretül-Müntehâ', "u Teâlâ'nın zât âlemi demektir ki, buraya ne meleklerin büyükleri, ne de Peygamberlerin büyükleri dâhil olabilir Nitekim hadis-i şerifte de Hz Peygambere refakat eden Cebrâil aleyhisselâm da Peygamberimizi buraya kadar götürmüş, buradan ileriye geçmeye izinli olmadığını ifade ederek, bundan sonra Cenâb-ı Hakk'ın daveti sebebiyle Hz Peygamberin yalnızca gideceğini bildirmiştir Işte bu yüzden bu terkib "son sınır, son hudud veya sınırın sonu" diye anlaşılmıştır
Hadis-i şeriflerde ise belirttiğimiz gibi daha çok mi'rac hadisesi ile ilgili kısımlarda geçmekte ve meşhur hadis kitaplarının; hemen hemen hepsinde sözkonusu edilmektedir: "Sonra beni Sidretül-Müntehaya götürdü Bir de gördüm ki, sidr ağacının yaprakları fillerin kulakları gibidir, yemişleri ise (Yemenin) Hecer (kasabası) testilerine benzer 'ın emrinden her şeyi bürümekte olan şey Sidre yi tamamıyle bürüyünce bana başka bir hal oldu Artık 'ın mahluklarından onun güzelliğinin bir kısmını bile anlatmaya gücü yetebilecek hiç bir kimse yoktur " (Müslim, Imân, 259)
Ibn Mesud (ra)'dan gelen rivayette de "Rasûlüllah (sas) Sidretül-Müntehâ'ya varınca yer yüzünden çıkan ve yukarıdan inen burada son buluyor"dedi orada ona kendisinden önce gelen hiç bir peygambere vermediği üç şeyi verdi: Namazlar beş (vakit) olarak farz kılındı Kendisine Bakara sûresinin son âyetleri verildi ve 'a hiç bir şeyi ortak koşmadıkları müddetçe ümmetine büyük günahlar da bağışlandı Ibn Mesud, "Sidre'nin dört bir tarafı (meleklerle) çevrili iken" (en-Necm, 53/16) âyetini okudu ve "Sidre, altıncıgöktedir" dedi Süfyân "Altından Pervaneler!" dedi ve eliyle işaret edip elini titretti Malık b Mağfel'den başkası da şöyle diyor: "Yaratıkların ilmi "sidre'de" son bulur ve bunun üstü hakkında bilgileri yoktur" (Tirmizi, T Suver 53)
Mürre'nin Abdullah'tan rivayetine göre "Rasulullah (sas) Isrâ gecesinde Sidretü'l-Müntehâ'ya götürüldü ki, sidre altıncıgöktedir" (Müslim'den naklen, Kurtubî, XVII, 94)
Enes'in rivayetine göre Rasulullah (sas) şöyle buyuruyor: "Ben Sidretü'l-Müntehâya götürüldüm O, yedinci göktedir Yemişi Hecer (kasabasının) testileri, yaprakları da fil kulaklarına benziyordu Dibinden iki zâhir, iki hâtın olmak üzere dört nehir çıkıyordu "Ya Cibril bu da ne?"dedim Cibril: "Bâtın olanlar Cennettedir; zâhir olanlar ise Fırat ve Nil'dir" diye cevap verdi" (Kurtubî (Darekütnî'nin lafzıyla Müslim'den naklen), XVII, 94)
Bu iki hadisi sahih kabul edenler onları şöyle telif etmişlerdir: Kökü altıncıgökte, dalları yedinci göktedir (et-Tehanevi, Keşşafu Istılâhati'l fünün, Istanbul 1984, I, s 728; Kurtubî, age, aynı yer)
Sidr denilen bu ağaç Cennetin en üst kısmındadır Eskilerin ve yenilerin ilminin ulaştığı son noktadır Arşın sağlında yer almaktadır Mi'rac gecesinde bu mevkiye vardıklarında Cibril geride kalmış; Rasulullah (sas) geri kalmasının sebebini sormuş, Cibril şöyle cevap vermiştir: "Bu makam dostun dostta kalacağı bir makamdır Eğer kıl kadar ileri gidersem yanar kül olurum Bundan sonrasını geçmek sadece sana bahşedilmiştir" (Keşşafu Istilâhati'l-Fünun, "Sidretü'l-Müntehâ" maddesi)
Sidretü'l-Müntehâ' denilmeşinin sebebi, buraya hem büyük meleklerin, hem de büyük peygamberlerin geçememesi ve burası hakkında bilgilerin yeterli olmamasıdır Bunun için bu tabir kullanılmış ve beşerî, yani insanlara ait ilmin son sınırı diye de açıklanmıştır Gerek peygamberlerin, gerekse diğer yaratılmışlardan her âlimin ilmi burada son bulur, ondan ileri geçemez
Ayrıca büyük müfessirlerden Fahruddîn er-Râzî, Sidretü'l Müntehâ'yı, buraya kadar zikredilen mânâlarını yanı sıra, "hayret-i küsvâ" diye açıklamıştır ki, akılların hayretle kaldığı, bundan daha şiddetli bir hayretin tasavvur edilemeyeceği, insanın son derecede hayrete düştüğü bir makam olarak tavsif ettikten sonra; sadece, Hz Peygamberin hayrette kalmadığını, şaşmadığın, gördüklerini açıkça gördüğünü kaydetmektedir
Öyleyse biz âciz insanların Sidretü'l-Müntehâ'yı kesin olarak "şudur veya budur" diye açıklamamız mümkün görülmemektedir Necm suresinin 9 âyetine ve hadis-i şerifteki rivayete göre, sadece Peygamberimize "Kâb-ı Kavseyne" kadar yaklaşmasına müsaade edilmiştir Sidretü'l Müntehâ'dan ilerisi gayb âlemidir ki, ü Teâlâ'dan başka hiç kimsenin ilmine ve bilgisine giremez, yani insanî ilmin son sınırıdır Buradan ötesi ü Teâlâ'nın "Zât Âlemi" diye adlandırıldığı için, bu deyimi açık ve seçik bir tarzda ortaya koymamız mümkün değildir

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.