Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Kültür - San'at & Eğitim > Ülke & Şehirler > Türkiye

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
aydın, didim, didyma

Didim | Didyma (Aydın)

Eski 08-04-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Didim | Didyma (Aydın)



Didim | Didyma (Aydın)






Didim Ege Bölgesi kıyısında, Büyük Menderes Nehrinin denize döküldüğü yerden başlayarak, güneyde Aydın-Muğla il sınırına (Akbük Körfezi) kadar uzanan bir kıyı bölgesidir Bölgenin batısında Didim Yerleşimleri ile Altınkum, doğusunda ise Akbük körfezi yer almaktadır


Altınkum





3 km lik plajı bulunan bu tatil beldesinin kıyıları irili ufaklı sayısızca koylarla çevrelenmiştir Berrak Denizi, güneşi ve altın sarısı incecik kumları ile bütünleşen plajları tarifsiz bir güzelliği sergiler İşte bu yüzden Didim, çevresinde deniz imkanları olmayan yerli ve yabancı insanların 2 konut ihtiyacına cevap verdiği gibi, çoğunlukla İngiltere’den gelen yabancı turistlerin tatil yöresidir


Sedefkoy





Denizle doğanın, doğa ile tarihin birleştiği Didim, Aydın’ın turizm alanında iki büyük ilçesinden biridir Kuzeyi Söke Ovası, Kuzey Doğusu Bafa Gölü, Güneyi, Batısı ve Doğusu Ege Denizi ile çevrili olan Didim bir yarımada görünümündedir


Sarıkum








Tarihi


Didim'deki yerleşim Neolitik Devirde bir Miken kolonisi olarak kuruluyor ve daha sonra M Ö 16 yüzyılda Girit'in eline geçiyor Bundan sonra sırasıyla; Persler, Selevkos İmparatorluğu, Attalid Hanedanı, Romalılar ve Bizanslılardan sonra 1071 Malazgirt Savaşı'nda Bizanslıların yenilmesiyle Türklerin eline geçiyor

1098 de tekrar Bizans kontrolüne geçen bölge 1280 de önce Menteşe sonra 1300 de Aydınoğlu Beyliği'ne geçtikten sonra, 1413 te de 1Mehmet tarafından Osmanlı İmparatorluğuna katılıyor


Medusa Heykeli




Milat’tan önceki yıllarda yaşayan insanlar büyü, fal gibi şeylere çok inanırlardı Bu inançları onların yaşamlarını yönlendiren en büyük faktördü Dinsel duyarlılıkları karışık ve değişikti Kendilerince her yararlı ve güzel şeyin ayrı bir tanrısı olduğu var sayılırdı Örneğin; Deniz Tanrısı Poseiden, aşk tanrısı Eros, Şarap Tanrısı Baküs “Dionysos”, Işık ve Güneş Tanrısı Apollon gibi Bu inançtaki insanlar genel olarak Ege Denizi çevresinde yaşıyorlardı O günkü koşullarda ticaret ve kültürde, sanatta bir hayli gelişmişlerdi Ulaşım kolaylıkları gereği denize yakın yerlerde Truva, Bergama, Efes, Priyon, Milet gibi büyük şehirler kurmuşlardı

Didim’deki Apollon Mabedi de 20 km kuzeydeki Milet şehri ile diğer yöre halklarının geleceklerini öğrenme ve dertlerine çare bulma isteklerini karşılamak için yapılmıştır Ionya’nın en büyük kenti Milet’in Didim’de kurduğu Apollon Tapınağına “Didiymeion” denirdi İlk çağ yazarları bu adın kaynağını tam olarak veremiyorlar Ama “İkiz Tapınak, ya da İkizler Tapınağı anlamına gelen bu ad iki dorukta bir dağdan veya tanrı Apollon’un sevdiği ikizlerden gelmelidir” diyenler var Nitekim, o çağlarda, şimdi “Tek Ağaç” muhiti diye anılan yerde bulunan birbirine paralel iki Tepeye “Didymeion” denildiğini Fransız tarihçi Charles Texsier belirtiyor Arkaik devre ait olan bu eski Apollon Mabedi bir çok hükümdar, hatta Lidya Kralı Krezüz tarafından ziyaret edilmişti Perslerin MÖ V Yüzyılda Anadolu’da yaptıkları saldırılar sonunda Dara “Darius” bu tapınağı şehriyle birlikte yıkmış ve içerisinde bulunan bronz Apollon heykelini bir çok esirle götürmüştü Bu saldırı ve yıkımdan sonra yaklaşık 150 – 180 yıl harap ve terkedilmiş bir halde kalan mabed, Büyük İskender’in Pers’lere karşı zaferinden sonra bu gün gördüğümüz şekilde yeniden yapılmaya başlanmıştı





Apollon Tapınağı





Mabedin en ilgi çeken tarafı 1,45 metre eşik bulunan anıtsal kapısıdır Sağında, solunda ve tabanın’da 7 şer metre uzunluğunda ve yaklaşık 60 ton ağırlığında tek parça mermer bloklarla çevrelenmiş bu dev eşik mimari bir zorunluluktan ötürü yapılmış değildir Bunda o zamanki, dini görüşün oldukça rolü vardı Çağın inanışına göre ibadete gelen halk mabedlerin içerisine giremezler, önündeki sunağın çevresinde toplanırlardı Ancak Rahipler ve Apollon kültürü ile ilgili kahinler mabede girerlerdiMS XV Yüzyılın bitimine doğru meydana gelen bir deprem ve yangınlar mabedi çok büyük ölçüde tahrip etmiş ve yıkmıştır

Son yıllarda ise Alman Arkeoloji Profösörü Dr K Tuchelt başkanlığında tapınakta yeniden çalışmalara başlanıldı Nitekim bu çalışmalar sonunda varlığı bilinen “Mukaddes Yol”un kalıntıları gün ışığına çıkartılmıştır

Bu mukaddes yol tapınakla, bu günkü Mavişehir’in bulunduğu yerdeki Panormas limanı arasındadır Dua ve bir takım istekleri için gelenler Panormos Limanında karaya inerler ve 4 km çevresi aslan ve Branhid heykelleriyle süslü mermer “Mukaddes Yolu yürüyerek Tapınağa varırlardı


Athena Tağınağı





Son yıllarda Altınkum sahil yerleşiminin sınırlarını alabildiğince genişleterek sıkıştırdığı Didyma Apollon Tapınağı’nı ziyaret edenlerin, bir zamanlar ücra bir köşede kalmış bu yerin o zamanki güzelliğini tahayyül edebilmeleri neredeyse mümkün değildir Son zamanlarda resmi makamlar tarafından “Eski Görkemiyle” yeniden ayağa kaldırılması talep edilen Apollon Tapınağı ve yakın çevresi, başka hiçbir yerle karşılaştırılamayacak kadar etkileyicidir

2003 yılında Andreas Furtwangler yönetiminde başlayan çalışmalar, kutsal alanın erken dönemlerinin anlaşılmasına yönelik olup, aynı zamanda eserlerin ortaya çıkartılmasından hemen sonra onarım ve yeniden ayağa kaldırma çalışmaları sürdürülmektedir Ayrıca var olan mimari parçaları korumak ve tapınağın etkileyici görünümünü muhafaza etmek için yangınlardan zarar gören mermer parçaların özenle onarılıp çok zaman gerektiren ince çalışmalarla emniyete alınması sürdürülmektedir




































Alıntı Yaparak Cevapla

Didim | Didyma (Aydın)

Eski 08-04-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Didim | Didyma (Aydın)



Gezilecek Yerler






Didyma Apollon Tapınağı






MÖ 6 yüzyılda Zeus'un oğlu ve Ay Tanrıçası Artemis'in ikiz kardeşi Apollon adına, Branhid kahinleri için yapılmıştır MÖ 494'te Persler tarafından tahrip edilen, Büyük İskender, Seleukhoslar, Bergamalılar ve Romalılar zamanında yeniden kurulan ve eklemeler yapılan Apollon Tapınağı, antik dünyanın en ünlü kehanet merkeziydi Panormos limanından denize açılacak tüccar ve askerler burada fal baktırır, tanrılara kurban sunarlardı

Bir söylenceye göre Büyük İskender, Didim'e geldiğinde uzun yıllar önce kurumuş olan bir çeşmeden fışkıran sular, Büyük İskender'in baş tanrı Zeus'un oğlu olduğunu duyurmuş Heredot, MÖ 6 yüzyılda Mısır Kralı II Necho ile Lidya Kralı Kroisos'un Didim Tapınağı'na adaklar sunduklarını yazar Kutsal avluya inilen kapıların arasında yer alan 70 ton ağırlığındaki tek parça mermer blok, dünyanın en büyük mimari elemanı olarak tanımlanıyor Dört yanından basamaklarla çıkılan platform üzerine çift sıra oturtulan 124 adet sütunla çevrili bu anıt eser, birkaç bölümden oluşuyor









Miletos (Milet)



Milet kalıntıları arasında dolaşırken, bir zamanlar bu kentte yaşayıp, evrenin gizlerini çözmeye çalışmış filozofları hayâl etmeyi deneyebilirsiniz Filozofların sözleri rüzgârla uçup gitmiş; evleri, içindeki eşyaları ve beraberindeki yaşamlar çoktan dağılıp yok olmuş ve şehir, mermerden iskeletiyle çırılçıplak kalmış olsa da





Eski Söke - Didim karayolu üzerinde tarlaların arasında beliren tabelası ile kent, bir ovanın orta yerinde karşılıyor sizi

Efsaneye göre, bir gün baş tanrı Zeus ile fakir bir Miletli, Milet agorasında bir konu üzerinde tartışırlar İkisi de bir türlü geri adım atmayınca, tartışma uzayıp gider

Sonunda canı sıkılan Zeus, tanrı olmanın ayrıcalığını kullanarak tartışmayı sonlandırmak için: "Bana bak, beni daha fazla kızdırma, şimdi bir şimşek çakar, seni cayır cayır yakarım!"

Milet'li köylü korkma bir yana, gayet sakin bir şekilde, "Koca Zeus, bu öfkenle haksız olduğunu nasıl da kanıtladın" der Hikâyenin sonunda Miletli köylünün akıbetini bilen yok; fakat kesin olan şu, Miletlilerin tanrıyla özdeş bir düşünce yapısına sahip olduğu Bundan tam 2 bin 600 yil önce, akılcı düşüncenin ve felsefenin temellerinin bu şehirde atılmış oluşu da tesadüf değil

Milet'i gezmek için uzun bir zaman gerekir Bu nedenle yanınızda su, şapka, güneş kremi ve tabiki bol bol fotoğraf çekmek için makinenizi mutlaka bulundurun








Priene



Söke-Bodrum yolunun 5 km'sinden ayrılan Güllübahçe asfaltına girdiğinizde, ülkemizin en güzel ören yerlerinden biri olan Priene'nin tabelasını göreceksiniz






Samsun Dağı eteğine kurulan Priene şehri yörenin önemli antik kentlerindendir Kente girildiğinde, hemen sağ tarafta şehrin su ihtiyacını karşılayan 3 sarnıç göze çarpar Biraz ilerleyince Mısır tanrılarının tapınakları görülür






Bilinen en eski tiyatrolardan olan yapı da yine burada bulunur ve 5000 kişi kapasitelidir Tiyatronun yanında bulunan Bizans Kilisesi de görülmesi gerekli yerlerdendir






Heraklia



Beşparmak Dağları'nın güney eteklerinde, gölün kıyısına kurulu Heraklia'ya Çamiçi Köyü'nden dönüp, 9 kilometrelik toprak yolla ulaşabilirsiniz

Karşınızda Heraklia, antik yapılarıyla bir tarih hazinesi

Heraklia'nın tarihi MÖ 7 yüzyıla uzanıyor Hellenistik ve Roma dönemlerinde parlayan kent, deniz ticaretiyle zenginleşmiş Bizans döneminde ise piskoposluk merkezi olmuş Kayalık ve engebeli bir arazi üzerine kurulan kent, 65 metre yüksekliğinde surlarla ve 65 kuleyle çevrilmiş Mükemmel denecek kadar düzgün olan taş işçiliği bugün bile farkediliyor




Athena Tapınağı





Kentin içindeki Athena Tapınağı, günümüze kadar gelebilmiş şanslı yapılardan İki katlı olarak inşa edilen Agora'dan ise geriye tek kat kalmış Yinede dükkan ve hanların yerlerini görebiliyorsunuz

Agora'nın doğusundaki "U" planlı yapı, MÖ 2 yüzyılda inşa edilen Şehir Meclis Binası Sonra sırasıyla tiyatro, Endymion Kutsal Alanı ve Haham Manastırı'nı gezebilirsiniz Tek kalıntı, ahır olarak kullanılan bir mabedin önündeki Roma devrinden kalma yazıttır



Didim'de tarihi kalıntılar çok yer aldığından, hepsini gezmek için uzun bir zaman ayırmak gerekir Üstelik sadece tarihle dolu değildir Didim



Altınkum






Bir de harika plajları vardır ki ilk akla gelen Altınkum Plajı'dır Sığ ve berrak deniziyle yazın tatilcilerin akın ettiği bu plaj çevresinde birçok Didim otelleri ve pansiyonları bulunmaktadır

Didim daha çok yerli turistlere hitap ettiği için sezonun açılması ve gece hayatının renklenmesi okulların kapanmasıyla birlikte başlıyor Altınkum’da sahil boyunca uzanan bar ve diskolar yaz sezonunda sabahlara kadar eğlenmenize olanak tanıyor Akbük de gece hayatının çok hareketli olduğu yerlerdendir



D-Marin Didim - Marina








Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.