Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Kültür - San'at & Eğitim > Ülke & Şehirler > Türkiye

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
avcılar, istanbul, köyüm

Benim Köyüm | Avcılar - İstanbul

Eski 08-03-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Benim Köyüm | Avcılar - İstanbul













"İstanbul'un oldukça dışında sayılan güzel şirin bir sayfiye yeriydi Benden önceki tarihini altta okuyacaksınız ama benle başlayan tarihinden aklımda kaldığınca bir özet geçmek istiyorum girişte


Küçücük bir bebe, önünde 3 abi, arkasında bir ana-baba ve iki katlı evin lüks sayıldığı, çokça sazdan damı olan evler arasında betonarme bir evde dünyaya gelmiş Bahçeli ve küçük, güzel komşuları olan, önündeki kocaman arazide harman kaldırılmış, denizle arasında 400-500 metre olan bu ev, şimdi sadece adı kalan Harman yeri diye adlandırılan Avcılar'ın tam merkezindeydi o zamanlar


Üzerimizden geçen yüksek gerilim tellerinin altında ilkokul 1 sınıfta elektriğe ancak kavuşan, kışları çok küçük ve kendi halinde, yazları ise cıvıl cıvıl olan bir İstanbul köyü


Kışları genelde evlerde geçen zamanın aksine, baharla birlikte çocukluğunu alabildiğine yaşayan bizler Nasıl yaşanmaz ki?


Top sahası haline getirdiğimiz harman yerinin bir bölümünde deniz tarafındaki tarlada mis gibi yetişmiş domatesler, diğer tarafında ise bizim adını "boş arsa" taktığımız bahçede meyve ağaçları Susuzluğu artan birinin topa var gücüyle domates tarlasının içine vurmasıyla tarlaya veya boş arsaya dalan çocuklar ve içlerinde ben


Denize gidilirken dalınan kavun-karpuz bostanları, üzüm bağları, nohut tarlaları (dalıyla koparıp taze taze yemenin keyfine inanın doyulmaz)


Çamlık, Öğretmenler, Kuğu, İETT, Belediye kamplarında akşama kadar geçen uzun yaz günleri Ama unutulmayanlarım arasında ayrı yeri olan "Kayıklar Altı" denen, balıkçıların kayıklarını çektiği yerdeki "Necmi'nin yeri" 'nde hafta sonları ailece donatılan masa, yan masadaki tanıdıklar, onların çocukları ve çok güzel geçen hafta sonları



Biriketçi Süleyman ağa, koyuncu Canbaz Kazım, taksici Apo, Arap Zeki, berber Mustafa, Patriyot Ekrem amca, Tüpçü İsmail, kel Sabri, Pala Murtaza (bakmayın Pala dendiğine aslında kendisi köse'dir) Çan öttürmezler, Sütyenciler, Tipatanlar ilk aklıma gelen, namıyla anılan köylülerim


Ama illa ki Kürt Mehmet (Kendisi babam olduğu için ayrı bir satıra yazdım ki torpilim olsun)


5 sınıflık Ambarlı ilkokulunda başlayan eğitim, yazları kamplarda geçen tatiller, sonrasında İnsa Lisesinin orta kısmı ve gençliğe atılan adım


Avcılar bizle beraber büyüyordu ve artık köy havasından kurtulmaktaydı "Çakıcı Sineması" hayatımıza dahil olmuş yazlık sinemada çaldığımız meyve eşliğinde izlenen filmler, cumartesi gecelerimizin vazgeçilmezleri arasına girmişti


Mahalle arasında gazozuna yaptığımız maçlar devam etmekte olsa da, bu arada kulüpte amatörce futbola da başlamıştık "Bücük" ve "Deli" lakaplı iki abimin peşinden bende ufak ufak önce gençlerde daha sonra A takımında başlamıştım topun peşinden koşmaya


Katır Osman, Bacak İsmail, Piç Murat (kim olduğu bende saklı), Muhacır Cahit, pehlivan İbo, Siyami Cengiz, Kaynakçı Halil, Kurukafa İsmail ve diğerleri


Avcılar nüfusu her geçen yıl artan koca bir yerleşim bölgesi olmaya devam ediyordu

Köyümle arama giren 19 yıllık zorunlu ayrılık Nüfusu 400 bine dayanan bir ilçe ve ben yine buradayım


Aslında anlatacağım daha ne çok şey var ama benim kişisel tarihimi fazla uzatmadan, Avcılar'ın tarihine geçeyim en iyisi Yaşadığımız yer, zaman, çevre ve yaşananlar aslında hepimizin kişisel tarihini oluşturan asıl faktörlerdir Nerede yaşandığından çok, ne yaşadığımız önemli


Ben seviyorum köyümü


Banemin"



















































































7 Karanfil - Ney Taksimi


Alıntı Yaparak Cevapla

Benim Köyüm | Avcılar - İstanbul

Eski 08-03-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Benim Köyüm | Avcılar - İstanbul











Osmanlı Devleti'nin 1453 yılında İstanbul'u alması ile şehirde önemli gelişmeler oldu Fatih Sultan Mehmet İstanbul ve çevresindeki Rum Ahalisine zulüm ve baskı yapmayarak, onlarla uyum içerisinde birlikte yaşamayı düşünerek, onların haklarını koruyan yasalar çıkardı Ayrıca savaş esnasında zarar gören yerleri tez elden imar edilme emri verdi Gofla deresinin ağzındaki bu küçük balıkçı köyü savaştan zarar görmese bile Ayazma'sının düzeltilmesi için para harcandığı belirtilmiş







Küçükçekmece'ye bağlanan yolun devamlı kullanılan bir yol olması nedeniyle yol düzenlemesi yapılmıştır Çünkü ordular için en geçerli yolun yarım burga mağaralarının arka tarafı olduğu bilinir, nedeni buralarda köprüler bulunmasıdır

Tarih birçok yapıda nedense Küçükçekmece ve Büyükçekmece'den bahsetmemiştir Osmanlıların Bizansı yenmesiyle İstanbul'un çevresine Türkler yerleşmeye başladılar

Türkler Büyük ve Küçükçekmece ye yerleşirken Gofla deresinin ağzına yerleşmek istemiyorlardı Çünkü Türklerin eskiden beri tuttukları yol, tarım ve hayvancılığa dayandığı için bu balıkçı köyünde oturmak istemediler







Sarayın ve çevresinin yiyecek ve giyecek ihtiyacı çoğunlukla dışarıdan karşılanmaktaydı Özellikle son yıllarda gemilerle getirilen mallar Küçük çekmece ve Gofla Deresine boşaltılıyordu Rumların balıkçı köyünde, getirilen mallar için bir depoları vardı Ambarın bekçiliğini de askeri bir komutan yapmaktaydı Bu balıkçı köyü halkı, Yunan Krallığı'nın kurulmasıyla pek ilgilenmemişler, hatta 1877–1878 yıllarındaki Türk-Rum savaşında herhangi bir taraflı tutum içerisine girmemişlerdir

1890 yıllarında Rum köprüsünün üst kısımlarına Mısırlı kaval Ali'nin mülk edindiğini görüyoruz Bu şahıs buraya Aminagos adını vermiştir Ancak burası fazla gelişmeden olduğu gibi kalmıştır Bu çiftliğin ortasından geçen küçük bir yol gittikçe genişlemiş ve Küçükçekmece köprüsüne bağlanmıştır Genişleyen bu yolun önemi gittikçe artmış ve Avrupa'ya bağlanan bir yola dönüşmüştür







Cumhuriyet sonrası devirde, 1924 yılında Ambarlı köyü Rumları 40–50 hane olarak Türkler ile değiştirildi Rumlardan boşalan yerlere askeri ambarların yerleştirilmesi nedeniyle bu meskûn yere Ambarlı denildi Buraya Türklerin yerleşmesiyle tarımcılık daha önem kazanmıştır

30 Ağustos 1922 günü büyük zaferle sonuçlanan mücadelenin Lozan'daki sulh anlaşması tüm dünya milletlerince kabulünden sonraki dönemde, 1924 yılında Ambarlı köyü Rumları 40–50 hane olarak Türkler ile değiştirilmiştir 1928 yılında 35 hanelik yeni bir göçmen grubu, Ambarlının kuzeyinde bulunan 12000 dönümlük Amindos Çiftliği'ni satın alarak (şimdiki Avcılar) çiftliğin binalarına yerleşmişlerdir 1934 yılında çiftliğin nüfusu artarak köy hüviyetini almıştır







1924 yılında Rum Ahalisi'nin gitmesinden sonra Yunanistan'ın Selanik çevresinden Türkler getirilerek buraya yerleştirildi Gelen Türkler Rum evlerine girdiler Ve Rumların ibadet yeri olan kiliseyi 1928 yılında camiye çevirdiler Buraya gelen Türkler balıkçılıkla uğraşmaya başladılar Ambarlı köyünün İstanbul'a yakınlığı nedeniyle önemi gittikçe arttı Çünkü ülkenin kalkınma seyri gittikçe artarken şehirlere yakınlık sebebiyle enerji ve petrol tesisleri kuruluyordu Böylece İstanbul'un önemli bir enerji üretim merkezi olmuştur 1938 yılından sonra Mustafa Kemalpaşa Mahallesi'nde askeri birlikler yerleşmiş ve uzun seneler burada kalmışlardır Hatta o günlerde burada birde havaalanı bulunmaktaydı


Atatürk Evi





Ambarlının tarihinin, önemli yerleri bir bir kaybolmaya başlar Kiliseden döndürülen cami 1977 yılında karşısına yeni bir cami yapılarak yıkılmıştır Ayazma ve Bizans zamanından kalan bazı kalıntılar bile yok olmuştur Rumlardan kalan bazı evler bile yok edilmiş yerlerine beton yığıntılar yapılmıştır Oysa 1950'li yıllarda sakin bir dinlenme yeri olduğunda Bal Mahmut adıyla anılan bir otel yapılmıştır Bu yerin denizi, buraya ziyaret için gelen gemilerin pislikleriyle kirlenmiş, ayrıca kıyıları talan edilmiştir






Avcılar merkezine Bulgaristan'dan getirilen Türkler yerleştirildi Burası kısa zamanda büyük bir yerleşim merkezi oldu Daha sonra burada bulunan küçük çiftliklerin köy halini alıp yerleşim alanların çoğalmasıyla buraya Avcılar denmiştir Av hayvanlarının bulunduğu sonbaharda özellikle kuzeyden gelen bıldırcın sürüleri çok sayıda avcının ilgisini çekmiştir 1970 yılından sonra Avcılar çok hararetli bir dönem geçirir İstanbul da başlayan istimlâk olayı ile insanlar bu bölgeye akın etmeye başlamıştır Bu bölgede çok hızlı bir nüfus artışı görülmüştür Kısa zamanda köylüler ellerindeki tarlaları emlakçılar tarafından parselleterek satmışlardır Satılan arsalar üzerinde konutlar yapılmaya başlanmış, yeni yeni mahalleler oluşmuş ve Avcılar çok geniş bir alana yayılmıştır


Marmara Caddesi





http://avcilarmebgovtr




Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.