Fâtıma-İ Nişâbûriyye |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Fâtıma-İ NişâbûriyyeFÂTIMA-İ NİŞÂBÛRİYYE Nişâbur'da yetişen hanım velîlerden İsmi Fâtıma-i Nişâbûriyye olup, Horasanlıdır Doğum târihi bilinmemektedir 837 (H 223) senesi Mekke-i mükerremede ömre yapmak için çıktığı yolda vefât etti![]() Fâtıma-i Nişâbûriyye Mekke-i mükerremede ikâmet etti Evliyânın büyüklerinden Bâyezîd-i Bistâmî hazretlerinin medh ve iltifâtlarına kavuştu Bâyezîd-i Bistâmî hazretleri onun hakkında: "Ömrümde velî bir hâtun tanıdım O da Fâtıma-i Nişâbûriyye'dir Kendisine herhangi bir konuda haber vermek istesem, ona açıkça belli olur ve o şeyi kendisi bana bildirirdi "Zünnûn-i Mısrî hazretleri de kendisini bilir ve çok hürmet ederdi Ona birçok meselelerde suâl sormuş, danışmıştır Zünnûn-i Mısrî hazretleri onun hakkında:"Mekke-i mükerremede bir hâtun vardır Adı Fâtıma-i Nişâbûriyye'dir Bu velîyye hanım, Kur'ân-ı kerîmin mânâ ve esrârı ile inceliklerinden öyle şeyler söylerdi ki, bana hayret verirdi " buyurdu![]() Fâtıma-i Nişâbûriyye hikmetli sözler söyledi ve nasîhatlerde bulundu ![]() Kendisine; "Nasıl zikir yapıp Rabbimizi analım?" dediler O; "Allahü teâlâyı zikrettiğin, andığın zaman, Allahü teâlânın seni gördüğünü düşün ve zikre devâm et " cevabını verdi![]() "İhlâs sâhibi kime denir?" dedikleri zaman da; "Kim, Allahü teâlâyı düşünerek amel ve ibâdet yaparsa, o kimse ihlâs sâhibidir " buyurdu![]() Fâtıma-i Nişâbûriyye bir ara Kudüs'e Beyt-i Makdise gelmişti Zünnûn hazretleri ona; "Bana nasîhat eder misin ey velî hâtun!" dedi O da; "Doğruluğa sarıl İşlerinde nefsinle mücâdele et " buyurdu![]() Kendisinden sıdk ve takvâ sâhiplerinin halleri soruldu O zaman; "Sıdk ve takvâ sâhipleri bu zamanda bir deryâ içindedirler O deryânın dalgaları onlara çarpmaktadır O deryâ içinde boğulmuşçasına Allahü teâlâya duâ ve feryâd ederler Kâdir-i mutlak olan Hak teâlâdan saâdet, necât ve kurtuluş taleb ederler " buyurdu![]() |
|
|
|