Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Genel Kültür & Serbest Forum > Serbest Forum

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
davet, havas, sırları

Havas, Davet Ve Sırları

Eski 07-20-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Havas, Davet Ve Sırları



Muhterem kardeşler,havas ilmine artan merak ve rağbet , özellikle bu zamanlarda çok fazla sayıda insanın bu ilme yönelmesine sebep olduÖzellikle internet sitelerinde havas formlarının açılması bu ateşi iyiden iyiye körükledi Aslında , keşke herkes havascı olsa Çok isterdim Çünki ahir zaman alametlerinden olsa gerek insanlar üzerinde cin musallatı iyice arttı Tabi bu da ,biz insanların sebep olmasından kaynaklanıyor Çünki biz bu ateşi körüklemesek , bun-ca musallatlık olmazdıGünümüz insanları artık her türlü işini ve arzusunu muska ve büyü yoluyla halletmek istemektelerKimisi de bun işi bir gizli güç olarak görmekte, kimisi de şan ve şöhret peşinde Hepsinin de tek sebebi cehalet Bu iş neticesinde alacakları cezayı bilseler , bırakın büyü ve sihir yapmayı, inanın bunu düşünmezlerdi bile Bu ilim ancak şifa cihetinde ve sıkıntıların giderilmesi yönünde kullanıldığı zaman caiz olabilir Tabi ki uygulamalarda dini vecizelere aykırı olmamak şartıylaBu ilmi insanların sıkıntılarını gidermek için kullanan kişiler konumuzun dışında Sadece bu ilmi, insanlara zorla bir şeyler yaptırmak için kullananlara sözüm Bu musallatlıktan kurtulmanın en kesin çözümü de, tabi ki havasla mümkün olmaktaSebebi de diğer yazılarımda da belirttiğim gibi , cinler bizlere göre ilim ve istiğdat bakımından çok üstün varlıklardır Bu imkan ve istiğdatlarını kullandıkları zaman bizi kolayca alt edebilirler Bunlar mağnevi boyutta varlıklar oldukları için , bizlerde ancak bunları mağnevi boyuttan yardım alarak alt edebiliriz Şahsi ilim ve becerilerimiz bir işe yaramaz Ancak okuma ve yazma yoluyla onları uzaklaştırabiliriz Ama fırsatını bulunca yine gelirler Kesin çözüm için davet veya husisi yollarla yardımınıza veya hizmetinize gelen ulvi görevlileri kullanarak bunları imha etmek gerektir Bu konudaki bazı yazılarımdan dolayı çok saldırılara ve iftiralara uğramama rağmen yine de yazma gereği duydumBiliyorum yine hasta rolünde her yere iletiler ve mailler atacaklar , fatih hoca bizi dolandırdı diye Ama desinler önemli değil Bir insana faydam olacaksa ben bu sıkıntıları çekmeye razıyım Elbette doğru söylemenin bir bedeli olacak Artık bu bedeli çekmeye alıştıkSadece sizden ricam bu kişilerden kendilerini açıklamalarını rica edin Telefonla veya görüntülü bir şekilde size durumu anlatsın Sadece mail attıkları zaman ve sizinle iletişim kurmadıkları zaman bilinki yine şaytan ruhlu insanlar bunlar Birde bana deyin, çekinmeyin şu kişi mail attı siz onu dolandırmışınız diye Zaten bizler o kişi dolandırdık isek onu tanırızKim diye aramayız Arıyorsak bu kişi komplocu olduğundandır Bunlara prim vermeyin En son Serkan guldas linkli bir sözde medyumun veya onların piyonlarının benim hakkımda yaptığı iğrençlikleri hatırlarsınız sanırım Havas sitelerinde bu tür yazıları yazmamdan rahatsız olan, sözde bir medyumun iğrenç iftiralarıydı hani Gerçi cehennem oldu gitti , kayboldu, yalanlarıyla beraberMsn de yakalayınca o ben değilim diyecek kadar karaktersiz bir insan Onların cezasını rabbim verecek inşeallah Biz konumuza dönelim Önce havas ne demek çok iyi anlamak gerek kardeşler Benim özellikle ısrar ettiğim her kesin havascı olamayacağıydı Bu sözümde de hala iddialıyım Havasla medyumculuğu karıştırmamak gerek Havas demek , mağneviyat demek, havas demek takva demek, havas demek nefsine hükmetmek demek, havas demek maddeden sıyrılıp mağneviyatta seyahat demek, kısaca havas demek Allah dostu olmak demektir Hiç duydunuz mu ki, bu zamana kadar gelen binlerce havas aliminin içinde , gayri meşru işlerle uğraşan, Rabbimin rızasının aksine yol izleyen, günahı kebairle uğraşan bir zatıHavas alimi denince akla gelen ilk şey Allah dostu olmaz mı kardeşlerOnlar neden günlerce aç kalıp riyazete giriyorlardı hiç düşündünüz mü Nefislerini terbiye edip mağneviyatta yol almak için Peki onların yolunda da giden insanların bu işte merhale kat etmeleri için Allah dostu olmaya gayret göstermeleri gerekmez mi Bu yüzden isterdim her kesin havascı olmasını , yani Allah dostu olmasını Havası başarmak demek mağneviyatta seyrisuluk etmek demektir Bunu kısaca şöyle ifade etmek isterim

Nefsin merhaleleri vardır Bunlar kısaca şöyledir
1-Nef-i emâre:Bu nefis mertebesi insanın çirkin ve şeytanın teşviklerine itirazsız ve mücadelesiz tabî olması halidirYani şeytana uşaklık etme makamıdır
2-Nefs-i hayvani:Bu mertebede hayvani istekler ve yaşama ihtiyaçları ağır basmaktadır Yani kişi yaşamasına gerekli olan şeyler ve hayvani lezzetler peşinde koşar Yeme, içme şehvet, güç, şan-şöhret vs gibi arzular birinci plandadır Onun için önemli olan hazır günü kurtarmaktır
3- Nesfs-i levvâme:Bu mertebede nefs kötülüğü işledikten sonra, yaptığı şeyin fenalığını hatırlayarak insanı rahatsız eden, kalben ve ruhen rahatsız olan,pişmanlık hali ve vicdan rahatsızlığıdırYani insanın kendine ait kötülük ve günahı görüp fenalığını bilen ve bunu sonuncunda iyiliğe ve hayra meyleden nefis mertebesidir
4-Nefs-i mardiye : Bu mertebedeki nefs kusurlarını ve rabbi karşısındaki acizliğini bilir Kendini dışlayıp rabbinin rızasını kazanmaya çalışır ve bunu da başarır Kısacası Rabbinin rızası yolunda çalışıp, rabbi tarafından razı olunan nefs’dir
5-Nefs-i mutmaine:Bu mertebede ki nefs ,iyiliği kötülükten ayırt ederek yaradılış gayesine uygun bir yaşam sürerSadece mağnevi lezzetler peşinde koşan ve vicdanına rahatlık veren işlerle uğraşır İnsanı rabbine yaklaştıran bir mertebedir Tüm kötü sıfatlardan temizlenmiş ve güzel ahlakla vasıflanmıştır Sadece Allah’ a yakın olduğu zaman tatmin olan bir makamdırDünya lezzetleri ve nimetleri onu için sadece fenaya namzet bir görüntüden ibarettir Her şeyin yüzünde fani mührünü görür Fani olan şeyde onun bekaya muhtaç olan kalbini tatmin etmeyeceği için, sadece bakiyi hakiki olan rabbine yönelir ve onun muhabbetiyle tatmin olurAllah’ın emirleri altında şeheviyata muâraza ederek ıztıraptan ve günahın verdiği sıkıntılardan kurtulma halidir Bir nevi riyazet makamı yani
6-Nefs-i mülhime:Bu makamda ki nefs , tasaffi ve tekemmül etmiştir Yani mükemmellik kazanmıştır Artık rabbiyle arasında ki yakınlık ve iletişim daha kuvvetlidir Rabbi lüzümlü gördüğü hallerde bu makam sahibine hakikatleri ilham ederBu ona bir ikramı ilahi nev’inden rabbinin husisi mukafatıdırBu ikramlar onun rabbine olan imanını ve muhabbetini dahada artırır Rabbi ile arasında bir iletişim hattı vardır Rabbi bildirir, o da bilir
7-Nefs-i nâtıka: Bu mertebede ki nefs , zatında maddeden sıyrılmıştır Sadece fiilinde maddeye tabidir Bir nevi ruhaniyet kesbeder Akli ve nakli meselelerin munasebetlerini hissedebilecek ve kavrayabilecek bir istiğdada ermiştirRuhanilerin hassalarına vakıf olmuştur Onların yapabildikleri bazı şeyleri yapabilirler Yani evliyaların keramet makamı gibi Veya peygamberlerin mucize makamı gibi Rabbini artık tüm isim ve sıfatları ile hissedebilir

Zaten imanın 3 mertebesi vardır
……1- İlmen yakın Yani rabbinin sadece ilmen var olduğunu bilmek
……2-Aynel yakin Onun isim ve sıfatlarından onun varlığını görmek ve bilmek
……3 hakkel yakin Onun varlığını ve birliğini tüm benliğinde tüm isin ve sıfatları ile hissetmek (kısaca bir örnekle Ateşin varlığını birinden duyarak bilmek ilmen yakin Onun dumanını ve ışığını görmek aynel yakın Ateşe elini değerek onun ısısını ve hararetini görüntüsüyle beraber hissetmek hakkel yakin oluyor)
8-Nefs-i râdiye:Bu makam rabbinden razı ve hoşnut olma makamıdır Yani rabbi onun için ne verirse her şeye razıdır Hiçbir şeyden şikayet etmez Her türlü sıkıntı ve çileyi hoşnutlukla ve şükürle karşılarTam bir teslimiyet makamıdırEyüp as mın hastalığına şükretmesi misali Bu makamı nefi mardiye ile karıştırmamak gerektir Nefs-i mardiye de rabbi kulundan razı Nefs-i râdiyede ise kul rabbinden razı Bunu iyi anlamak lazım Rabbinden gelen her türlü şeyden razı olmak Ne büyük bir makam
İşte kardeşler , havasta yolculuk bu makamlarda gezinmekle olurNefsini islah etmediğin taktirde tüm havas kitaplarınıda yutsan sadece bilgi kalabalığı etmiş olursunÜstad boşa dememiş kendi nefsini islah edemeyen başkasının nefsini islah edemez diye Ben içkimide içerim bu ilmide öğrenirim dersen ancak nefsini azdırır ve kendini helak edersin Havas mağnevi alemde ulviyatla haşr neşr olmak demektir Meleklere dost olmak , şehitlerle ve ulvi ruhlarla kardeş olmak demektir Dedim ya Allah dostlarına dost olmaktır Dostun dostuna dost olmaktırZaten bu ulviler alemine dost olduktan sonra ne yapacaksın onlarca ve ya yüzlerce havas kitabını Yazmayı çizmeyi o dostlar her şeyi hallederler Bu da ancak nefis terbiyesiyle mümkündür
Medyumluk ise cinlerle iletişim kurmaktır Eğer medyum diye tesmiye edilen zat mağneviyatla alakalı değilse sadece sufli cinlerle irtibat kurar Bu durumda kendi bıranşından harikalar elde edebilir Ama önemli olan kulun rızasını kazanmak değil, Rabbinin rızasını kazanmaktır Eğer kişi nefsini terbiye etmişse , Müslüman cinlerle de iletişim kurar ve onlardan yardım alır Müslüman cinler sadece rabbinin razı olduğu işlerde yardımcı olur Genelde ibadetle meşkuldürler
Medyumlar geçmişten haber almada , yitik bulmada, büyü ve sihirde çok başarılılardır
Ama şuna dikkat etmek lazım Bazı büyülerin etkili olması için imandan ferakat etmek lazım Çünki kafir cinler ve şeytanlar , ancak büyü yapan kişi sapıkca ve küfüre girecek şekilde büyü yaparsa tam hizmet edeler Kısaca o kişi ne kadar sapıtırsa ve günaha girerse yani rabbini kızdırırsa , onlarda o denli daha çok hizmet ederler Özellikle bağlama ve muhabbet muska ve büyülerinde adet kanı, domuz yağı , ölü toprağı kullanıldığı zaman veya kafir mezarına gömüldüğü zaman tam tesir etmesinin sebebi de budur Kişi bunları yapınca rabbinin gazabına uğrar , bu da o şeytan ve taifesini sevindirir ve bunları, tekrar teşvik için hemen maksatlarına ulaştırırlar Tam netice aldırırlar Ama sadece yazma ve çizme usulü caiz yöntemlerle olursa, o zaman hizmet etmezler Bu durumda o kişi başarısız olur Başarmak ve şöhret hırsı onu sapıkca yöntemlere başvurdurur Allah muhafaza Bunu yapanda, yapılmasına sebep olanda aynı derecede günaha girerİslâm da bir kaide vardır Sebep olan fiili yapmış gibidirYani siz yapmasanız da , yapılmasına sebep olduğunuz için aynı yapan gibi ceza görürsünüz Bu tür büyüler yüzünden bize gelen hastaları görseniz, bu işe tövbe edersinizÖyle hastaların tedavisine vesile oldum ki , inanın onların o hallerini görmesem bende inanmazdım , büyülerin bu denli etkili sonuçlar verdiğini Bunu yapan insanlara cehennem bile az gelir Onları kurtarmaya vesile olabilmek için haftalarca uğraşıyoruz Her hastada , özellikle ilk günler öyle saldırırlar ki sürekli sol omzuma hançer saplar gibi acı çektirirler İnanın aynen o acıyı hissederim Birini alırız diğeri gelir 2-3 gün sürer bu yoğun saldırılar bana Tâkî hepsini alana kadar Çünki başlarında çok büyük ifrit taifeler oluyor Acaba böyle kişiler bizlere ulaşmadan intehâr etseler veya dünyalarında deli rüsva bir hayat geçirseler bunun vebalini kim verebilir veya hangi alınan para ve edinilen şöhret sizi cehennem azabından koruyabilir Rabbimin kesin hükmü var Bir insanın kurtuluşuna sebep olan, tüm insanlığı kurtarmış gibi sevap alır Ama bir suçsuz insanın helâkına sebep olmak ta tüm insanlığın helakiyetine sebeb olmak gibi hüküm görür ve o denli cezaya müstehak olur Diğer yazılarda buna değinmiştim zaten Ama hasta şifası bazı özellikler ister Ve mağneviyattan yardım gerektirirTedaviye vesile olan kişinin mağnevi mertebesi , hastanın şifa bulmasıyla birinci dereceden alakalıdır
Birde hayat mertebeleri vardır Hani deriz ya Hızır as geldi Şu evliya şöyle yaptı falan İşte bu da hayat mertebeleriyle alakalıdır Onu da rısale-i nurun dersi ile şöyle izah etmeye çalışayım

Çeşitli hayat mertebeleri vardır ve de bu mertebelere mahsus ikram ve istiğdatlar
Birinci Tabaka-i Hayat: Bizim hayatımızdır ki, çok kayıdlarla sınırlıdırİnsanın gücü ve imkanı ancak elinin yetiştiği yerle sınırlıdır Sürekli yardıma muhtaçdır Düşmanları ve ihtiyaçları fazla , imkanı ise yok denecek kadar azdır Bir serçe kuşu , veya bir arı bile ondan mükemmeldir Çünki arı kendi yiyeceğini yapabilir Ama bizler sürekli yardıma muhtacız Sürekli ölüm korkusu ve gelecek endişesi ile hayattan lezzet alamayızGeçmişin üzüntüsü ve geleceğin endişesi o insanı lezzetten mahrum eder
İkinci Tabaka-i Hayat: Hazret-i Hızır ve İlyas Aleyhimesselâm’ın hayatlarıdır ki, bir derece serbesttir Yani bir vakitte pek çok yerlerde bulunabilirlerZaman ve mekan kavramları biraz geniştir Tayı zaman ve tayı mekan bahislerini bilenler anlarlar bu meseleyi Bu makamdakilerin , bizim gibi insanın yaşaması ve hayatını devam ettirmesi için gerekli olan levazımatla hayatları sınırlı değildir Bir nevi maddeden sıyrılıp mağnada mertebe kazanmışlardır Bazen istedikleri vakit bizim gibi yerler, içerler; fakat bizim gibi mecbur değillerdirYani acıktıkların için değil, sadece yemek istediklerinden veya yemenin lezzetini tatmak istediklerinden yerler Cennette ki insanların yemeleri gibi Çok defa ehl-i şuhud ve keşif (yani kalp gözü açık olan zatı muhteremler)olan evliyanın, Hazret-i Hızır ile maceraları, bu tabaka-i hayatı tenvir ve isbat eder Hattâ makamat-ı velayette(evliya makamlarında) bir makam vardır ki, “Makam-ı Hızır” tabir edilir O makama gelen bir veli, Hızır’dan ders alır ve Hızır ile görüşür Fakat bazen o makam sahibi yanlış olarak, ayn-ı Hızır telakki olunur
Üçüncü Tabaka-i Hayat: Hazret-i İdris ve İsa Aleyhimesselâm’ın tabaka-i hayatlarıdır ki, beşeriyet levazımatından tecerrüd ile, melek hayatı gibi bir hayata girerek nuranî bir letafet kesbeder Âdeta beden-i misalî letafetinde ve cesed-i necmî nuraniyetinde olan cism-i dünyevîleriyle semavatta bulunurlar(yani aynen kendilerine ait beden ve görüntüleri ile ama insanda bulunun kusur ve günahlardan tamamen sıyrılmış olarak)Bir nevi ruhaniyet kazanırlar, ama dünyadaki cismi görüntüleri ile
Âhirzamanda Hazret-i İsa Aleyhisselâm gelecek, Şeriat-ı Muhammediye (ASM) ile amel edecek mealindeki hadîsin sırrı şudur ki: Âhirzamanda felsefe-i tabiiyenin verdiği cereyan-ı küfrîye ve inkâr-ı uluhiyete karşı İsevîlik dini tasaffi ederek ve hurafattan tecerrüd edip İslâmiyete inkılab edeceği bir sırada, nasılki İsevîlik şahs-ı manevîsi, vahy-i semavî kılıncıyla o müdhiş dinsizliğin şahs-ı manevîsini öldürür; öyle de Hazret-i İsa Aleyhisselâm, İsevîlik şahs-ı manevîsini temsil ederek, dinsizliğin şahs-ı manevîsini temsil eden Deccal’ı öldürür yani inkâr-ı uluhiyet fikrini öldürecek
Dördüncü Tabaka-i Hayat: Şüheda hayatıdır Nass-ı Kur’anla şühedanın(şehitlerin), ehl-i kuburun(kabir ehlinin yani kabirde yaşayanların) fevkinde bir tabaka-i hayatları vardır Evet şüheda, hayat-ı dünyevîlerini tarîk-ı hakta(hak yolunda) feda ettikleri için, Cenab-ı Hak kemal-i kereminden onlara hayat-ı dünyeviyeye benzer, fakat kedersiz, zahmetsiz bir hayatı Âlem-i Berzahta onlara ihsan eder Onlar kendilerini ölmüş bilmiyorlar Yalnız kendilerinin daha iyi bir âleme gittiklerini biliyorlar kemal-i saadetle mütelezziz oluyorlar(lezzet alıyorlar) Ölümdeki firak(ayrılık)acılığını hissetmiyorlar Ehl-i kuburun gerçi ruhları bâkidir, fakat kendilerini ölmüş biliyorlar Berzahta aldıkları lezzet ve saadet, şühedanın lezzetine yetişmez Nasılki iki adam bir rü’yada Cennet gibi bir güzel saraya girerler Birisi rü’yada olduğunu bilir Aldığı keyf ve lezzet pek noksandır “Ben uyansam şu lezzet kaçacak” diye düşünür Diğeri rü’yada olduğunu bilmiyor Hakikî lezzet ile hakikî saadete mazhar olur
İşte Âlem-i Berzahtaki emvat(ölüler) ve şühedanın hayat-ı berzahiyeden istifadeleri, öyle farklıdır Hadsiz vakıatla ve rivayatla şühedanın bu tarz-ı hayata mazhariyetleri ve kendilerini sağ bildikleri sabit ve kat’îdir Hattâ Seyyid-üş şüheda olan Hazret-i Hamza Radıyallahü Anh, mükerrer vakıatla kendine iltica eden adamları muhafaza etmesi ve dünyevî işlerini görmesi ve gördürmesi gibi çok vakıatla, bu tabaka-i hayat tenvir ve isbat edilmiş Hattâ -ben kendim- Ubeyd isminde bir yeğenim ve talebem vardı Benim yanımda ve benim yerime şehid olduktan sonra, üç aylık mesafede esarette bulunduğum zaman, mahall-i defnini bilmediğim halde, bence bir rü’ya-yı sadıkada, taht-el Arz bir menzil suretindeki kabrine girmişim Onu şüheda tabaka-i hayatında gördüm O, beni ölmüş biliyormuş Benim için çok ağladığını söyledi Kendisini hayatta biliyor; fakat Rus’un istilasından çekindiği için, yer altında kendine güzel bir menzil yapmış İşte bu cüz’î rü’ya, bazı şerait ve emaratla, geçen hakikata, bana şuhud derecesinde bir kanaat vermiştir

Beşinci Tabaka-i Hayat: Ehl-i kuburun(kabirde alemindekilerin) hayat-ı ruhanîleridir Evet mevt; tebdil-i mekândır(yer ve mekan değiştirmek), ıtlak-ı ruhtur(ruhun bedenden salıverilmesi ve çıkması), vazifeden terhistir İ’dam ve adem ve fena değildir Hadsiz vakıatla ervah-ı evliyanın temessülleri(cisimleri ile gözükmeleri)ve ehl-i keşfe tezahürleri ve sair ehl-i kuburun yakazaten(yarı uyanık yarı uyur vaziyet) ve menamen (uykuda)bizlerle münasebetleri ve vakıa mutabık olarak bizlere ihbaratları gibi çok delail, o tabaka-i hayatı tenvir ve isbat eder
İşte arkadaşlar havascı olmak isterseniz kütüphaneler dolusu kitap okumaya ve günlerce davet yapmaya gerek yok Nefsinizi terbiye ederek ruhunuzu manevi alemde inkişaf ettirin, Mağnevi alemlerde yolculuk edin ve o zaman havascı olun Günlerce hatta aylarca bir huddam veya ulvi bir görevli elde etmek için çektiğiniz eziyeti Allah ın rızasını kazanmak için harcayın , Allah a dost olun O zaman Allah dostları da size dost olur Siz çağırmadan onlar sizi çağırır Eğer Allah ın dostu olmazsanız o zaman davetinize Allah ın düşmanları icabet ederler Ama Allah dostu suretinde gelirler ve kendilerini size öyle tanıttırırlar Size olmadık harika olaylar yaşatırlar Güveninizi öyle kazanırlar ve sizi öyle başarıdan başarıya ulaştırırlar ki sonunda sizi kendine hizmetkar ederler Karşılığında her dediğini yaparsınız Ona öyle güvenirsiniz ki sonunda size yaptırdıkları sizin imanınızın gitmesine sebep olur Zaten onun istediği de budurBu konuyu başka bir başlıkta açmaya çalışacağım Davetin netice ve tehlikeleri adı altında Merak eden varsa okusun

Davetinin Netice ve Tehlikeleri
Arkadaşlar öncelikle şunu bilmek lazım gelir Çoğu davete icabet olunur Ama sizde ruhanileri ve cinleri hissetme ve görme özelliği yoksa bunu anlayamazsınızBu yüzden her zaman derim ki, bu ilim bir ihsanı ilahi ile olur Kişi kendi gayret ve çabaları ile bu ilme ulaşamaz Cinleri ve ruhanileri hissetmek ve görmek için ya , çok ağır bir cini hastalık geçireceksiniz Artık onlardan biri olacaksınız Sonra tedavi olduktan sonra bu munasebetinizi kullanabileceksiniz, yada yukarıda belirttiğim gibi nefsinizi terbiye edip, onlarla görüşecek makama çıkacaksınız Yoksa boşuna oruç tutup uykusuz kalmayın Önce nesf ıslahı şartı var Gelelim davete Davet yapacağınız zaman mutlaka bu işte uzman olan ve cinlere hükmedebilen birinin yardımını alınız ve kendinizde görüntü yoksa , onları görebilen ve bizlerin tercüman diye isimlendirdiğimiz birilerini yanınızda bulundurun Gelenlerin , davet ettikleriniz mi yoksa başka taifeler mi olduğunu bilmeniz şart Ekseriyatla davete ilk icabet edenler süfliler olurlar Bunlar ulviler suretinde size gelirler Sizde bunu fark edemezseniz ki , istiğdadınız yoksa edemezsiniz O zaman bir gün gelir imanınızı kaybedecek şeyler yaptırır size Bu sadece davet için geçerli değil Riyazette de aynı tehlike var Riyazete giren kişi , eğer gerçekten Salih ise zaten belirli bir mertebeden sonra bu alemin kapıların ona açılır Bin bir surette ruhaniler gelirler Özellikle şeytan bu kişiyi yoldan çıkarmak için evliyalar suretinde gelir ve bu kişinin güvenini kazanmaya çalışır Kişi ilim yönünden hamsa ve feraseti de kapalı ise, o zaman onun oyuncağı olur Ben mehdiyim diye gezenler bunlara tam bir örnek Yukarıda bahsettiğim hadiselerin sonunda , o çok güvendiği ve ulvi sandığı şeytan o zata der Artık sen Allah tarafından görevlendirildin Birçok harika olaylara şahit tutar onu Bak der şimdi şu olacak , olur Birinin bir şeyi kayıptır, buldurur Geçmişten doğru haberler verir Tüm insanlar ona çok mübârek bir zat gözü ile bakar Sonra der sen mehdisin Bu emir Allah tan geliyor zanneder Ama sadece şeytanın bir oyunudur Çünkü şeytan o an onu elde etmezse ,sonra gizli kapılar o zata açılacak ve şeytanın bir daha o zata gücü yetmeyecek dir ve şeytanın ve askerlerinin başına bela olacaktır Şeytan buna fırsat vermez
Davete icabet olduğunda kişi üzerinde yoğunluk olur Eğer hissedebilirseniz bunu hissedersiniz Bu yoğunluk tüm vücudun karıncalanması gibidir veya üzerinize bir şeyler çullanıyor gibi Özellikle kafa kısmında saç diplerinde aşırı derecede elektriklenme olur Gelen taife süfli ise davet edene çökerler Eğer onları alt edecek gücü yoksa o kişiyi mahvederler Bu yüzden diyoruz davetten önce arkanı sağlama al Cinlerin güçlerini bilseniz inanın onlarla hiç uğraşmazsınız Rabbim onlara öyle bir güç ve istiğdat vermiş ki , eğer kullanma ruhsatları olsa tüm insanlığı kısa bir zamanda helak ederlerdi Bunu ağır hastalarda görüyoruzAğır hastaların bakım anında çektikleri acıyı ve girdikleri hali görseniz inanın onlarla aynı odada bile kalamazsınız Sırf onlara bakmayalım diye, ona o derece saldırırlar ki feryatları ve çığlıkları kulakları çınlatır Ama bu onların sonu olur Saldırmaları ölmelerinin başlangıcı olur Her hasta tedavimde öyle saldırırlar ki çocuklara zarar vermesinler diye , tamamen onları imha edene kadar yatmam Zaten uyuduğum an saldırırlar Unutmayın cinler kendilerine zarar veremeyecek zatlara kuvvetli saldırıda bulunmazlar Ancak kendilerine zarar verildiği an saldırırlar Zaten bizler muska ile büyü ile uğraşmazsak ve sünneti seniye dairesinde yaşasak hiçbir cin bize yanaşamaz Biz tetiklediğimiz için veya İslam dışı yaşadığımız ve onlara zarar verdiğimiz için onlar bize musallat olurlarBazen kendi kendimi sorguya çekerim Bir hastayı tedavi edebilmek için onlarca cin öldürüyoruz Aslında bu cinlerin bu insana musallat olmasında onların suçu yok Şeytanın oyuncağı olmuş büyücüler yüzünden musallat oluyorlar Bende,öldürüyorum Bunun vebali var mı? diye çoğu kez kendimi sorgularım Bazen korkarım , eğer vebali varsa ben bunu nasıl ödeyeceğim? diye Ama insanlara verdikleri o eziyeti görünce artık onlara kinden başka bir şey hissedemiyorum Keşke cinleri değil de,bu cinleri insanlara musallat eden kişileri kesebilsek veya yakabilsek
Davetin süresinde, rüyalar çok önemlidir İlk önce o alemin kapıları size rüyada açılır Yatmadan önce mutlaka abdestli yatın ve yanınıza kağıt ve kalem koyun Rüyada size bazı ayetler ve Arapça sözler söylenecektir Bunları uyandığınız an hemen yazın Şeytan boş ver sabah bakarsın diye sana vesvese verir Sakın kanma, uyuyunca unutturur Sabah hatırlayamazsın Her ayette ve sözde bir şifre ve sana bir uyarı veya nasihat vardır Mutlaka bunu uygula
Gözlerindeki perdeler kalkmaya başladıkça, veya hislerin açılmaya başladıkça, acayip şekiller ve görüntüler olur Birden bire gözünün önünde ışık hızında geçenler olur Yolda yürürken çok güzel renklerde , bu yakut kırmızısı, ateş mavisi Sarı gibi renklerde notta şeklinde sinek büyüklüğünde ışıklar yanında gezerler Sen yürürsün onlarda sağında veya solunda bâzen de önünde seninle beraber hareket ederler O renkler o kadar harikadır ki seni mest eder Sakın onlara dokunmak için elini uzatma Kaybolur giderler Bâzende gece yattığında aynı renkte görüntüler tavanda çeşitli şekillerde gözüne görünürler Bâzende noktacıklar gibi,ama gölge renginde etrafında ve gözlerinin önünde uçuşurlar Bunlar artık o alemin kapılarını sana açıldığına bir işarettir İstiğdatların gelişiyordur Bunları daha da geliştirmek için çabalaman gerekecek Bu güzel renk ve şeklilerin yanında süflilerde gelecek Özellikle yâkaza hali dediğimiz yarı uyur veya yarı uyanık hallerde , yani tam uyumak üzere iken veya uyandığın ilk an gözüne gözükenler olur Bunlar insan suretinde de olur Bazen gözünü açarsın kafayın üzerinde uçuşan saç yumağı gibi siyah duman renginde topuzçuklar görürsün Bâzen de ilk uyandığın an bakarsın duvarda örümcek yürüyor Benim en çok hoşuma giden İlk uyandığında o örümcek hemen duvardan tavana doğrun yürür ve tam köşeye gelinde sanki duvarın içine girer gibi kaybolur Durup seyrederim Bâzen de açarsın gözünü , tam gözünün önünde ufacık , yuvarlak bir ışık öylece durur Bu görüntülere örnek çoktur Bu işle uğraşan her kese olur bunlar Bunlar artık o alemle irtibat kurduğuna ve onların ilgisini çektiğine bir işarettir
Bir de ses olayları vardır Bâzen olur ki tam uyumak üzere iken o kadar vıcır vıcır konuşurlar ki uyuyamazsın Bâzen de çok net ses verirler sena hitap ederler Birden gözünü açarsın kimse yok Aslında bunlar çok harika olaylardır Tabi ki sana zarar vermedikleri takdirde
Şuna dikkat etmek lazımdır Süfliler geldiklerinde sana güçleri yetmezse aile efradına musallat olurlar Onlara zarar verirsen onlarda ailene zarar verirler Geçmişte bu işlerle uğraşan kişilerin nesilleri bu günlerde o cinlerin intikam saldırılarıyla uğraşmaktalar Bende şimdiden düşünüyorum Ben öldükten sonra bizimkiler ne olacak diye Bu şerefsiz taifeler kesinlikle bırakmazlar Geride mutlaka birine bu işi öğretmek ve görevlileri ona devretmek lazım gelir Aslında yaşadığım her şeyi yazmak istiyorum ama daha önce iki ayrı havas sitesinde yazdımBenin niyetim halisane bu işi ehilleriyle paylaşmak ve birbirimizden istifade etmek idi Ama insandaki kıskançlık damarı ve rakabet hırsı, bu dost diye yanaştığım kişileri bana düşman etti Her ikisinde de rabbim bana mağnevi tokat nevinde insanları musallat etti Anladım ki bazı olayların açıklanmasına izin yok Şu an yine yazsam yine tokat yiyeceğimYine musallat olanlar ve iftira atanlar, seni sanal alemden sileceğim diyenler olacak O yüzen bu kadar yeter Sadece size şunu ısrarla söylüyorum Belirli bir mağnevi destek bulmadan ve bu işte ehil kişilerin yardımını almadan bu işe girmeyin Davet işi gerçekten çok tehlikeli O ilk saldırıları atlatamazsanız işiniz biter Bu ulvi davetleri için geçerli Süfliler önemli değil Onlar zaten sizinle oynamak ve sizi saptırmak için can atıyorlar
Tekrar söylüyorum Havascı olmak istiyorsanız, davetten çok takvaya ehemmiyet verin Siz onları değil onlar sizi çağırsın Unutmayın ki rabbim her zaman kendi yolunda gidenleri ve şeytanla mücadele edenleri korumak için semavi ordularını ve ervahi envariyeye o kişinin yardımına ve hizmetine verir
Havas alimleri havas kitapları okuyarak değil , takva üzere yaşayarak ve nefs terbiyesiyle havascı oldular O alemde yaşadıklarını ve o alemdekilerden aldıkları dersleri bize yazarak ta havas kitapları oluşturdular Yani onlar okuduklarını değil yaşadıklarını yazdılar Her şeyin ölçüsü kur an da var

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.