Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Forum İslam > İslami Genel Konular

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
abdullah, bin, cahş

Abdullah Bin Cahş

Eski 07-12-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Abdullah Bin Cahş



Abdullah Bin Cahş
Uhud şehîdlerinden

Sa’d bin Ebî Vakkâs hazretleri, Uhud harbinde Hazret-i Abdullah bin Cahş'la arasında geçen konuşmayı şöyle anlattı:
"Uhud’da, savaşın çok şiddetli devam ettiği bir andı Abdullah bin Cahş yanıma sokuldu, elimden tuttu ve beni bir kayanın dibine çekti Bana şunları söyledi:
- Şimdi burada sen duâ et, ben "âmin" diyeyim Sonra ben duâ edeyim, sen de "âmin" de!

Kıyasıya vuruşayım
Ben de, "Peki!" dedim ve şöyle duâ ettim:
- Allahım, bana çok kuvvetli ve çetin kâfirleri gönder Onlarla kıyasıya vuruşayım Hepsini öldüreyim Gâzi olarak, geri döneyim

Abdullah bin Cahş benim yaptığım bu duâya, bütün kalbiyle "âmin" dedi Sonra kendisi şöyle duâ etmeye başladı:
- Allahım, bana zorlu kâfirler gönder, kıyasıya onlarla vuruşayım Cihâdın hakkını vereyim Hepsini öldüreyim

En sonunda bir tanesi de beni şehîd etsin

Gönlüm böyle bir duâya "âmin" demek arzu etmiyordu Fakat, o istediği ve önceden söz verdiğim için mecbûren "âmin" dedim

Kılıcı kırıldı
Daha sonra, kılıçlarımızı çektik, savaşa devam ettik İkimiz de önümüze geleni öldürüyorduk

O, son derece bahadırâne harbediyor, düşman saflarını tarumar ediyordu Düşmana hamle üstüne hamle ediyor, şehîd olmak için derin bir iştiyakla hücûmlarını tazeliyordu
"Allah Allah!" diye çarpışırken kılıcı kırıldı O anda sevgili Peygamberimiz, ona bir hurma dalı uzatarak, savaşa devam etmesini buyurdu

Bu dal bir mu’cize olarak kılıç oldu ve önüne geleni kesmeye başladı Birçok düşmanı öldürdü"

[Daha sonra bu kılıç, vârisleri elinde uzun seneler kaldı En son bir Türk kumandanı, iki yüz altına bunu satın almıştır]

Savaşın sonuna doğru Abdullah bin Cahş, Ebûl Hakem isminde bir müşrikin attığı oklarla arzu ettiği şehâdete kavuştu

Şehîd olunca, kâfirler, bu mübârek şehîdin cesedine hücûm ederek burnunu, dudaklarını ve kulaklarını kestiler Her tarafı kana boyandı

Muharebe bittikten sonra, Abdullah bin Cahş’ı şehîd edilmiş bulan Hazret-i Sa’d, durumu ve onun yaptığı duâyı Peygamber efendimize anlattı

Resûlullah efendimiz de, onun duâsının kabûl edildiğini ve bu dünyada istediğine kavuştuğunu, âhırette de istediğine kavuşacağının anlaşıldığını bildirdi

Hazret-i Abdullah bin Cahş’ı ve dayısı "Seyyidüşşühedâ" ya’nî, "Şehîdlerin efendisi" Hazret-i Hamza’yı aynı kabre defnettiler

Abdullah bin Cahş hazretleri, Resûlullahın halası Ümeyme ile Cahş’ın oğludur Zevcât-ı tâhirâttan Zeyneb binti Cahş’ın kardeşidir Habeşistan'a iki kere hicret etti Birkaç kere ordu kumandanı yapıldıHazret-i Ebû Bekir’in vasıtasıyla, kelime-i şehâdet getirerek, ilk Müslümanlardan olmak şerefine kavuştu

En çok katlananınızdır
Abdullah bin Cahş hazretleri, İslâmiyeti heyecanla yaşayan zâtlardandı İlk Müslüman olduğu yıllarda, kâfirler kendisine her türlü ezâ ve cefâyı yapmışlardı Hepsine de îmânının verdiği güç ile mukabele etmiş, ezâ ve cefâlara katlanmıştır Peygamber efendimiz, kendisi için buyurmuştur ki:
- Açlığa ve susuzluğa en çok dayanan ve katlananınızdır

Resûlullah efendimizin şehîdler için verdiği müjdeleri duyarak, hep şehîd olmaya can atar, harplerde hep en önde kahramanca çarpışırdı

Peygamber efendimiz hicretin ikinci senesinde, Nahle’de, Kureyş müşriklerini gözetlemek üzere, ilk önce Ebû Ubeyde bin Cerrâh’ı göndermek istemişti Hazret-i Ebû Ubeyde, Peygamber efendimizden ayrılmaya dayanamıyarak ağlamaya başladı Bunun üzerine Peygamberimiz, onu göndermekten vazgeçti Hazret-i Abdullah bin Cahş der ki:
"O gün Resûlullah aleyhisselâm, yatsı namazını kılınca bana buyurdu ki:
- Sabahleyin yanıma gel! Silahın da yanında bulunsun! Seni bir tarafa göndereceğim

Sabah olunca mescide gittim Kılıcım, yayım, ok ve çantam üzerimde, kalkanım da yanımda idi Resûlullah efendimiz, sabah namazını kıldırdıktan sonra, muhâcirlerden benimle birlikte gidecek birkaç kişi buldu Bir mektup vererek buyurdu ki:
- Seni bu kişilerin üzerine kumandan tayin ettim Git! İki gece yol aldıktan sonra, mektubu aç! Orada yazılanlara göre hareket et!
- Yâ Resûlallah! Hangi tarafa gideyim?
- Necdiye yolunu tut! Rekiye’ye, kuyuya yönel!"

Abdullah bin Cahş hazretleri, Nahle seferine görevlendirildiği zaman, ilk defa "Emîr-ül-mü’minîn" sıfatı verildi Böylece, İslâmda ilk tayin olunan "emîr" oldu Mücâhidlerin, iki kişisi için bir develeri vardı

Kimseyi zorlama!
Sekiz veya oniki kişilik bir birlik ile iki gün sonra Melel mevkiine vardıklarında, mektubu açtı Mektupta şunlar yazılıydı:

Bismillâhirrahmânirrahîm Bu mektubu gözden geçirdiğin zaman, Mekke ile Tâif arasındaki Nahle vâdisine ininceye kadar, Allahü teâlânın ismi ve bereketiyle yürüyüp gidersin

Arkadaşlarından hiçbirini, seninle birlikte gitmeye zorlamayasın! Nahle vâdisindeki Kureyşlileri, Kureyşlilerin kervanını gözetleyip denetleyesin! Onların haberlerini bize bildiresin!

Emîr-ül-mü’minîn Hazret-i Abdullah bin Cahş, Peygamberimizin mektubunu okuduktan sonra, "Bizler Allahü teâlânın kullarıyız ve hep O’na döneceğiz İşittim ve itâat ettim Allahü teâlânın ve sevgili Resûlünün emrini yerine getireceğim" diyerek mektubu öpüp, başına koydu Sonra arkadaşlarına dönerek dedi ki:
- Hanginiz şehîd olmayı istiyor ve özlüyorsa, benimle gelsin! Gelmek istemeyen dönüp gidebilir, hiçbirinizi zorlayıcı değilim Gelmezseniz, ben tek başıma gidip, Resûl aleyhisselâmın emrini yerine getireceğim

Biz de işittik
Arkadaşları hep birden cevap verdiler:
- Biz de, işittik Allahü teâlâya, Peygamber efendimize ve sana itâat edicileriz Nereye istersen, Allahü teâlânın bereketi ile yürü

Sa’d bin Ebî Vakkâs hazretlerinin de bulunduğu küçük ordu ile Hicâz’a doğru yol aldılar ve Nahle’ye geldiler Bir yere gizlendiler Oradan gelip geçen Kureyşîleri gözetlemeye başladılar

Bu sırada bir Kureyş kâfilesi geçti Develer yüklü idi Mücâhidler, Kureyş kâfilesine yaklaşarak, onları İslâma da’vet ettiler Kabûl etmeyince, çarpışma başladı Çarpışma sonunda, birisini öldürdüler, ikisini esir aldılar Birisi de atlı olduğu için ona yetişemediler Kâfirlerin bütün malı mücâhidlere kaldı

Hazret-i Abdullah bin Cahş, bu ganimet mallarının beşte birini Resûlullah efendimize ayırdı Bu ganimet, Müslümanların aldıkları ilk ganimetti Bu beşte bir hisse de, ilk ayrılan beşte bir idi İlk öldürülen müşrik ve alınan esirler de, bu Nahle seferindeydi Daha henüz ganimetle ilgili âyet-i kerîmeler gelmemişti

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.