İskenderun / Hatay |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
İskenderun / Hatayİskenderun / Hatay Amanos dağları ile Akdenizin masmavi berrak suları arasında pitoresk bir sahil bandında yer alan İskenderun, güneyde Antakya, batıda Akdeniz , kuzeyde Akdenizin masmavi berrak suları ve Dörtyol ilçesi, doğuda ise Amanos dağları ile çevrilmiştir ![]() ![]() İskenderun ve çevresi eşsiz doğa güzellikleriyle tarihi ve kültürel zenginlikleriyle, yemyeşil yaylalarıyla, eğlence merkezleriyle, masmavi deniziyle her bütçeye uyan konaklama ve yeme içme tesisleriyle adeta cennetin bir doğal kapı olma yolunadır Amanos dağlarının eteklerinde kurulan güzel ve bugünkü modern kentimiz ülkemizi ortadoğu ülkelerine bağlayan bir köprü görevini yürütmesi bakımından Turizmdeki yeri son derece önemlidir Dört mevsimde de ayrı bir güzelliğe bürünen Akdenizin incisi İskenderunda insan tabiat ve uygarlıklar iç içe, yan yana bulunmakta olup, yerli ve yabancı turistlerin gezmek, eğlenmek ve dinlenmek için aradığı tüm imkanlar mevcuttur Keşfedilmemiş ideal bir tatil beldesi olan İskenderun ve çevresi, tarihiyle, güneşiyle, dağlarıyla, altın gibi kumsal plajlarıyla, yaylalarıyla, şırıl şırıl akan pınarlarıyla, av turizmine yönelik imkanlarıyla, nefis mutfağıyla turizme açıktır Yöredeki en eski yerleşim M Ö 1500lerde antik Myriandos kentinde başlamıştır Fenikeliler tarafından kurulan bu antik liman kentine ait kalıntılardan ne yazık ki günümüze ulaşan dikkate değer bir yapı kalmamıştır Bu kalıntıların bir çoğu 1822 yılında meydana gelen deprem sonucu yıkılmıştır M Ö 333 yılında Mekodonya Kralı Büyük İskender Pers kralı 3 Dareiosun Issos ovasında bozguna uğrattıktan sonra İskenderunun bulunduğu yerde kendi adıyla anılan Alexsandreia kentini kurdu Kent sırasıyla Roma, Sasani, Arap, Bizans, Selçuklu, Haçlı, Memluk ve Osmanlı dönemlerini yaşamıştır Tertemiz denizi ve incecik kumuyla son yıllarda bölgenin önemli bir turizm merkezi haline gelmiştir Ele geçen buluntulardan, kalıntılardan ve yazılı kaynaklardan yöre en parlak dönemini Romalılar döneminde yaşadığını açıklamaktadır Ünlü tarihçi ve coğrafyacı Strabona göre; Arsuz Kilikya bölgesinin en önemli en önemli şehirlerinden birisiydi Bir efsaneye göre; Antik dönemlerde Antioch olarak bilinen bugünkü Antakya kentinin kurucusu 1 Seleucus Nicetor M Ö 300 yıllarında Arsuzda karaya ayak basmış ve Demetriusun kızı Stratonica ile burada evlenmiştir Orta çağda Port Bonel adıyla tanınan Rosun kentinden günümüze nekropol,antik yapı, mozaikler ve bazı yapı kalıntıları ulaşmıştır Uluçınarın 8 km güneyindeki Sütunlü Liman Hellenistik döneme ait bir limanın kalıntılarıdır Uluçınarın Merkezinde Mario Hanna adıyla bilinen kilise 1778 yılında yapılmış olup, 19 Yüzyılda restore edilmiştir Zengin iç dekorasyonuyla,çan kulesiyle,hizmet alanı ve mezarlığıyla görenlerin ilgisini çekmektedir Gözcüleri geçip Hacıahmetli köyünden sonra sola ayrılan 8 kmlik toprak bir yol ziyaretçileri Meryem Ananın içinde yıkandığı va Hırıstiyanlarca kutsal olarak kabul edilen Meryem Ana Havuzuna götürür yöre halkı tarafından “SEYDİ” adıyla da bilinmektedir Burada her yıl 14 AGUSTOS günü Hıristiyanlarca dini bir törem yapılır Bir gün sonrası da burada Hıristiyan toplumu tarafından Meryem ana festivali düzenlenir Tamamen ağaçlı olup, nehir ve kaynak suların meydana getirdiği şarıltılar insanı adeta büyülemektedir Arsuz ve çevresi lüks otelleriyle, pansiyonlarıyla, kafeleriyle ve lokantalarıyla turizme tamamen açıktır Görülmeli-Gezilmeli Şalan Kalesi Kırıkhan ile İskenderun arasında sarp bir yayla üzerinde kurulmuştur Hellenistik döneminden kalan bu kale, Bizanslılar ve Romalılar tarafından kullanılmıştır Kaleye sarp bir patika yoluyla varılır Bagras Kalesi Belen geçidini geçtikten sonra İskenderun- Antakya karayolunun 27 kmsinden sonra sağa ayrılan 4 kmlik virajla bir yol ziyaretçileri bu görkemli kaleye götürür Ötençay yada Buğray adıyla bilinen bir köyde hakim bir tepe üzerine inşa edilmiştir Kalenin içinde ayrıca bir kilise de mevcuttur Romalılar, Bizanslılar Eyyübiler ve Osmanlılar tarafından kullanılan bu kaleden köyün bütün panoramik görüntüsü görülebilir Yunus Sütunu İskenderun - Payas demiryolu yarması üzerinde olup İskenderun şehrinin giriş kapısı kalıntısıdır Yöre halkının inanışına göre; yunus Peygamber yunus balığının karnında burada karaya çıkmıştır Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi Bir Kervansaray, bir Hamam, bir Medrese, bir Camii ve bir Bedesten gibi güzel yapılar gurubunu ihtiva eden bu yapıt 16 Yüzyılda Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa nın emirleri üzerine Mimar Sinan tarafından yapılmıştır Payas Kalesi Sokullu Mehmet Paşa Külliyesinin güneyine düşen bu kale; aslen Haçlılar tarafından daha sora da Osmanlılar tarafından tamir görmüştür Sekiz burçlu olan bu muhteşem kalenin çevresi genişçe bir hendek ile çevrilidir Ünlü vatan şairimiz Namık Kemalin bir süre bu kale içerisinde yer alan zindanların birinde mahkum edildiği söylenmektedir Cin Kulesi Sokullu Mehmet Paşa külliyesi ile deniz kenarı arasında denize hakim bir tepe üzerinde kurulmuştur Bir gözetleme kulesi olarak yapılan bu yapıtın Cenevizliler yada Haçlılar döneminde yapıldığı söylenir İssos Harabeleri Dörtyol ile Erzin arasındadır Aslında bir pers şehri olan İssos, M Ö 333 yılında Büyük İskenderin Pers Hükümdarı III Darausun mağlup ettiği bir yerdi Bugün su depoları kalıntıları, Amanos dağlarından şehre ve limana su getirmek için yapılan kemerli su yolu kalıntıları ile tapınak kalıntıları ziyaret edilebilir İn ve Hamam İskenderun dan 15 km uzaklıkta Belen ilçesindedir Tarihi hamam bugün dahi yöre halkı da kullanmaktadır Yapıtın bazı bölümleri Osmanlı mimarisinin özelliklerini taşımaktadır Mancınık Kilisesi Amanos dağları içinde, ormanda önemli bir kilisedir Dörtyol ilçesinin güneydoğusunda bulunan bu kilise sadece yayan gidilebilir![]() Güzelyayala (SOĞUKOLUK) İskenderundan 18 kmlik asfalt bir yol ile yeşilliğin ve ormanın hakim olduğu virajlı bir yol ile bu güzel yayla yerine ulaşılır Çam ormanları içinde pitoresk bir konumu olan bu sayfiye yeri denize olan yakınlığı, pansiyon tipi evleri, günübirlik yeme-içme üniteleri sayesinde tatil yapıcıların dikkatini çekmektedir Bu sayfiye yerinde kamp kurulup, piknik yapılarak orman içinde tracking yapılabilir Nergizlik Yaylası İskenderun a14 kmlik asfalt bir yol ile bağlanan sayfiye köyüdür Güzelyayla (Soğukoluk)ya 4 kmlik bir yolla bağlanmaktadır Basit köy evlerinin otantik yapısı yanında ikinci konut yayla evlerinin yapıldığı, çam ve meyve bahçeleri ile her türlü sebzenin yetiştiği yaylada güzel bir tatil geçirmek mümkündür Kamp kurulup, piknik yapılabilir Delibekirli Köyü Kırıkhan ilçesinden sonra 3 kmsi asfalt ve 3 kmsi stabilize olan bir yol ile Delibekirli köyüne varılır Köyde günübirlik yeme-içme üniteleri, kır lokantaları ve kır kahveleri mevcuttur Delibekirli köyünden sonra 7 kmlik stabilize bir yol ile Çataloluk yaylasına varılır Tamamen bakir bir halde bulunan bu yayla köyünü asırlık çınar ağaçları çevrelemiştir Gezilmeye ve görülmeye değer bir yerdir Alan Yaylası İskenderuna 40 kmlik stabilize bir yol ile bağlıdır Bu yol üzerindeki Haymapınar, Değirmendere, Paşaoluk, Akarca ve Çamlıbel yaylaları İskenderun ve civar köy halkı tarafından kullanılmaktadır Bahar aylarında binbir çiçeğin açtığı yaylada kamp yapmak ve piknik yapmak mümkündür Kırıkhan ilçesinden 6 km sonra sola dönülerek 2 kmsi asfalt ve 2 kmsi stabilize olan bir yol ile Aşağı Eşmişek köyüne varılır Köyden sonra 8 kmlik virajlı ve maki türü bitkilerle çevrili stabilize bir yol ile çevresi tamamen çam ormanları ile kaplanmış çok geniş bir alana yayılmış olan bir yayla aniden tüm güzelliği ile karşımıza çıkar Birkaç yayla evi dışında tamamen bakir olan yayla, civar köylüleri tarafından tarım alanı olarak değerlendirilmektedir Atik Yaylası Bölgenin en iyi su kaynağı buradadır İskenderun ile Antakya arasında kara yolu üzerinde bulunan bu yayla köyü İskenderundan 14 km uzaklıkta olup güzel bir piknik ve sayfiye yeridir Sarımazı Yaylası Antakya yolu üzerinde İskenderundan 10 km uzaklıktadır Çamlık ve deniz manzaralı bir yerdir Otelleri ve lokantaları mevcut olup, yerli halkın özellikle yaz aylarında hafta sonlarını geçirmek istedikleri önemli yerlerden birisidir Gülcihan Arsuz yolu üzerinde, İskenderundan 27 km uzaklıktadır Son zamanlarda hızla gelişen bu köy yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktalarından birisi olmuştur Köyde otel, motel, pansiyon, kamp alanı gibi birçok sosyal turizm işletmeleri mevcuttur![]() Erzin İçmeleri Şifaları mide ve bağırsak hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir Erzin Kaplıcaları Şifaları romatizmal ve deri hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir Çevresinde Belediye denetiminde oteller ve lokantalar mevcuttur
|
|
|
|