|
|||||||
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| roma, skeçler, tarihi, tiyatrosu|tiyatro |
Roma Tiyatrosu..|Tiyatro Tarihi Ve Skeçler |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Roma Tiyatrosu..|Tiyatro Tarihi Ve SkeçlerTiyatro küçük bir stadyum sanki 15 000 000 kişi, belki daha fazla, durmadan bağrışıyorlar İkide bir yükselen heyecan çığlıkları sahneye yöneltiliyor Upuzun bir sahne, yüksek, süslü duvarlarla çevrili Sütunlar,heykeller,oymalar,seyircilerin oturduğu yerin üstü yine açık, ama sahnenin üzeri kapalı Heyecanın nedeni sahnede dövüşen iki adam , ölümüne dövüşüyorlar Hayır,gladyatör değil bunlar Bu bir tiyatro oyunu, dövüşenler de oyuncular Birinin ölmesi gerekiyor Gerçekten ölecek Gladyatör kavgalarına alışmış bir seyirci topluluğu taklit ölümlere katlanamaz Örnek olan oyuncu biliyor öleceğini Maskesinin,altında ter döküyor, bütün vücudu titriyor korkudan Bir yolunu bulsa o öldürecek karşısındakini ya da kaçacak Ama karşısındaki kendisinden kat kat güçlü bir kavgacı ,öldüremez ki! Sonra kaçmak da kolay değil;üstelik kaçarken yakalanınca yalnız ölüme katlanılmıyor, işkence de var YANİ ONUN ROLÜ BELLİ!ÖLECEK! Seyirciler durmadan bağırıyorlar, coşturmaya çalışıyorlar kavgacıları İnsanın ezilmesinden, acı çekmesinden, öldürülmesinden hoşlanıyor bu seyirci , kan istiyor Öyle olması isteniyor bu seyircinin Yapılacak hiçbir işleri yok, her işlerini köleleri görüyor Romalı bütün gününü bedava gösterilerde geçiriyor Oy avcısı adaylar ya da bir evlenmeyi kutlayan, bir cenazeyi unutulmaz kılmak isteyen zenginler düzenliyor bu gösterileri Sahnedeki kavga ölüm vuruşuna ulaşıyor Vuruyor öldürecek olan Bir ölüm çığlığı, bir kölenin sahneyi kırmızıya boyayan kanı (Ölecek olanlar,çoğunlukla ölüm cezasına mahkum köleler arasından seçilirdi ) Seyirciler sevinçle bağrışıyorlar Arkasından sıra sıra filler, atlar,develer geçiyor sahneden, bu da ayrı bir gösteri Sonra , oyun kaldığı yerden devam ediyor Seyirciler oturuyorlar yerlerine,canları sıkıla sıkıla oyunu seyrediyorlar Ölümüne bir kavga olsa da biraz coşsak, eğlensek diye bekliyorlar, umutla bekliyorlar |
|
Roma Tiyatrosu..|Tiyatro Tarihi Ve Skeçler |
|
|
#2 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Roma Tiyatrosu..|Tiyatro Tarihi Ve SkeçlerROMA TİYATROSU TİYATRONUN BAÅžLANGICI VE İLK OYUN TÜRLERİ Esir alınan bazı Grek askerleri sayesinde Yunan Tiyatrosu,Roma’da tanınmaya baÅŸlandı Çünkü bu askerler, Euripides’in eserlerini okuyabiliyorlardı Ancak Roma Tiyatrosu’nun kaynağı da ÅŸenliklere gidiyordu Arvales denilen din adamlarıyla birlikte çiftçi ve çobanlardan kurulu bir topluluk ekin dönemlerinde tarım tanrıçası “Demeter” adına törenler düzenlerlerdi Ekin kalktıktan sonra baÅŸlayan düğünlerde dansların yanı sıra, FESCENNİUM ezgileri söylenir, dans edilirdi Bu ezgilerin dramatik bir önemi yoktu ancak oyunların kurulmasında etkili oldu Fescennium ezgileri halk tarafından oynanan gülünç oyunlarla birleÅŸince SATURA adı verilen kaba çizgili kısa güldürüler ortaya çıktı SATURA ilk kez, İ Ö 364 yılında Roma’da düzenlenen oyunlarda oynandı İ Ö 240 yılından itibaren de Roma oyun alanında düzenli olarak tragedya ve komedyalar oynanmaya baÅŸlandı İ Ö 220 tarihlerinden itibaren LUDİ PLEBEİ yani halk gösterileri düzenlenmeye baÅŸlandı Önceleri yılda 4 kez,Nisan,Temmuz,Eylül,Kasım aylarında düzenlenen Ludi Åženlikleri daha sonraları hemen her fırsatta ( düğün,zafer,cenaze vb ) düzenlenir oldu Roma senatörlerinin tiyatroyu yasaklamak istemelerine karşın İ S IV yy da bu gösteriler yılda 170’e çıktı![]() GÜLDÜRÜ ÇEŞİTLERİ VE YAZARLARI İleriki yüzyıllarda Roma tiyatrosunun etkisi sadece güldürü alanında görüldü Roma’da genel olarak 6 güldürü türü vardır FABULA TABERNİA -Daha çok köylerde oynanan ve temeli doÄŸaçlamaya dayanan oyunlardı ![]() FABULA ATTELANA – Satir türünü anımsatan kısa oyunlardı Dramatik yarışmasının bitiÅŸ veya baÅŸlangıcında oynanırdı Groteks (abartı)tipler vardı Maskara,bilgiç,asker v b![]() ![]() Attelan komedyası edebi bir biçime girince iki önemli yazar ortaya çıktı Pomponius konuları günlük yaÅŸamdan almış ve yabancıları,mitoloji kahramanlarını taÅŸlamıştır Novius hakkında ise pek bilgiye rastlanmamıştır![]() MİMUS – Kaba,çoÄŸunlukla açık saçık güldürüler Bu türle birlikte, aldatan eÅŸ ve çapkın genç üçlüsü iÅŸlenmeye baÅŸladı Zaten gerek Attelan gerekse mimusda zina, en sık iÅŸlenen konuydu ![]() PANTOMİMUS – Uçarı,danslı bir gösteri Bir dansçı arkasında yer alan koronun desteÄŸiyle maske ve kostüm deÄŸiÅŸtirerek bir çok tipi canlandırdı Pantomimus dansı ciddi,trajik konuları özellikle Yunan ve Roma tragedyalarını canlandırırdı ![]() FABULA TOGATA -Bunlar diÄŸerlerine oranla daha çok Roma özelliklerini taşıyan güldürülerdi Kadınların toplumsal sorunları iÅŸleniyordu FABULA PALLİATA – Bu tür; Antik Yunan’ın Menandros tarafından temsil edilen yeni komedyasını esas aldı Yeni komedya türünü Roma’ya sokan ve Palliata komedyasının ilk yazarı Andronicus bir köleydi Antik Yunan yapıtlarının ilk çevirmeni diye bilinir ![]() Naevius,Cont-----tio denilen, çeÅŸitli oyunların sahnelerini bir komedya içinde toplayarak ortaya çıkarılan güldürü türünü ilk baÅŸlatan yazardır Ayrıca aristokratları taÅŸlayarak yazdığı güldürülerle FABULA PRAETEKSTA türünü ortaya çıkardı ![]() Ancak,en önemli komedya yazarı, PLAUTUS’tu Halkın beÄŸenisine uygun oyunlar yazdığı için en çok tutulan yazar, Rönesans’ta bir çok yazara,oyunlara örnek oldu Yeni komedyayla Attelan güldürülerinin karışımı olan oyunlarında, siyasal konulara girmekten kaçınmış, kelime oyunlarını,tersinlemeyi kullanmıştır Plautus, düşünmeyi sevmeyen halk için,oyunlarını yalın bir dille yazar, oyunun başında özetini ve karakter özelliklerini verirdi İyi iÅŸlenmiÅŸ karakterlere karşın, kurguya dikkat etmez,oyunlarında sürprizlere yer vermezdi Oyunlarındaki en önemli karakter “kurnaz köle”ydi, bir diÄŸeriyse “yosma” Bazı eserleri; EÅŸekler, İkizler, Köleler, Çömlek, Amphitruo, Üç akçelik kiÅŸi, Casina, Hortlak ![]() Roma komedyasının ikinci ünlü yazarı Terentıus,Romalı bir senatörün kölesiydi Onun zekâsını gören senatör onu yetiÅŸtirdi ve sonunda özgürlüğünü verdi Çağının en ünlü yazarları arasında yetiÅŸti Genç öldüğü için ancak 6 komedya yazdı Plautus’un tersine aristokrat sınıfa yöneldi Komedyaya psikolojik geliÅŸimi getirdi KiÅŸilerin duygularının yorumunu yapar ve psikolojilerini belli etmeye çalışır Olay dizisini kurmada Plautus’tan daha baÅŸarılıdır ancak oyunlarındaki durgun hava halk tarafından tercih edilmemesine neden olmuÅŸtur Eserleri; Özünün Celladı,Hadım,KardeÅŸler,Farmıo,Kaynana ![]() TRAGEDYA VE YAZARLARI Sözden çok harekete, düşünceden çok heyecana düşkün olan izleyici doÄŸal olarak tragedyaya önem vermiyordu Quintus Ennius-Euripides’in tragedyalarına öykündü Aristokratlara yöneldi ve çaÄŸdaÅŸ yazarları etkiledi Pacuvius-Euripides’e öykünerek 12 tragedya yazdı Oyunlarında felsefi düşüncelere yer verdi Tiradları bazen oyunun geliÅŸimini durduracak kadar sıkıcıydı Accıus- Daha çok Aiskhilos’u örnek aldı LUCİUS ANNAEUS SENECA – ( İ Ö 4 – İ S 65) Roma tragedyasının en önemli temsilcisi Oyunlarını oynanması için deÄŸil okunması için yazmıştır Euripides’i örnek aldığı halde,tarzı çok farklıdır Oyunlar onunki kadar gerçekçi deÄŸildir Sahneler abartılmış duyguları,melodramatik görünüşleri kapsar Seyirciyi veya dinleyiciyi etkilemek için çok kanlı sahneler yazmıştır Uzun tiradlı oyunları ağır ve karamsardır Yunan tragedyasından farklı olarak ölüm sahnelerini sahnede canlandırmayı tercih eder Romalı izleyicinin tiyatroya bakış açısı düşünülürse bu anlaşılabilir bir tutumdur Eserleri; Oidupus,Medeia,Troyalı Kadınlar,Aqamemnon,Eta’da OYUN YERLERİ VE TİYATROLAR Romalılar için “ekmek ve sirk” gereksinmesinin önemi; oyun yazarlığını, deÄŸerli olan dramatik sanatı öldürdü İddi dramatik yazarın karşısında yalnız mimus ve pantomimus deÄŸil,sirk de büyük bir rakip olarak dikilmiÅŸti Seksen binden çok seyirci alan Circus Maximus, Colosseum gibi büyük oyun yerleri, kanlı gladyatör ve hayvan dövüşlerini görmeye gelen halkla dolup taşıyordu Kimi kez Colosseum suyla dolduruluyor,NAUMACHİA denilen yalancı su savaÅŸları düzenleniyordu Bu yüzden, Roma’da gerçek bir dramatik sanatın var olduÄŸu söylenemez Bunun yanı sıra Romalılar mimarlıkta ustaydılar ve tiyatroya katkıları da yine mimarlık yoluyla olmuÅŸtur İ Ö 55’te kalıcı tiyatrolar yoktu Gösteriler için tahtadan bir skene ve önüne yüksek bir sahne yapılırdı Oturacak yer yoktu, seyirci ya ayakta durur ya da sandalyesini yanında getirirdi İ Ö 194’te halk senatörlere yer saÄŸlandığını görerek öfkelendi İ Ö 174’te ilk taÅŸtan skene yapıldı ama seyirci için yine oturacak yer yoktu Sonunda İ Ö 185’te tiyatroda oturmak, yasa çıkartılarak yasaklandı İ Ö 55 yılında ilk taÅŸ tiyatro Pompei’de yapıldı![]() Roma Tiyatrosu, Yunan tiyatro yapısında bir takım deÄŸiÅŸiklikler yapmıştır Bu deÄŸiÅŸikliklerin en önemlisi seyircilerin oturduÄŸu cavea’nın skene ile bir bütün oluÅŸturmasıdır Nitekim çaÄŸdaÅŸ tiyatro yapıları da bu fikirden doÄŸmuÅŸtur Dış duvarları çok süslüdür Seyircinin dağılması için kemerli geçit yerleri,VOMİTORİİ vardır Yunan Tiyatrosu’nun tam daire orkestrası burada yarım daire olmuÅŸ ve taÅŸ kaplanmıştır, protokol seyircisi için kullanılmaktadır Sahne, bir buçuk metre yüksekliÄŸinde, derinliÄŸi altı metre,uzunluÄŸu otuz buçuk metre kadardır Eski skene çok ayrıntılı,süslü bir binadır, yüksektir Binanın giriÅŸinde süslü bir kapı, bunun iki yanında daha küçük kapı bulunmaktadır Simetrik sütunlar,süslü üçgen alınlıklar,oyuklar ve heykeller vardır ![]() Yarım dairelik oturma alanı, direkli ve damlı bir revak bulunmakta,buradan seyirciyi güneÅŸten korumak için tenteneler gerilmektedir Bazı küçük tiyatroların üzeri tamamen kapatılmıştır Yunan tiyatrosunda üstü açık olan giriÅŸ yerlerinin üstü kapatılmış ve tünel biçimini almıştır Ayrıca orta sıralara gidiÅŸi saÄŸlamak için, seyir yerleri altından tünel yapılmıştır Roma yapıları içinde, Yunanistan’da olduÄŸunun tersine, daÄŸ yamaçlarına yapılmış yapılar çok seyrektir Bir ikisi dışında tüm Roma Tiyatroları düzlüğe yapılmıştır ve tek parçadır Oyun yeri ve seyir yeri bir bütün içinde birleÅŸmiÅŸtir Ayrıca Roma’da tiyatronun oynandığı yer bir bütün halini almıştır Grek tiyatrosu yalınlığı içinde güzel olmakla birlikte henüz bir bina niteliÄŸinde deÄŸildi Roma tiyatrolarının Yunan tiyatrolarından çok daha süslü ve geliÅŸmiÅŸ olduÄŸu söylenebilir Roma İmparatorluÄŸu bu tiyatrolardan 125’ini İngiltere’den Kuzey Afrika’ya Portekiz’den Anadolu’ya dek yaymıştır Yunan ve Helenistik tiyatroların bulunduÄŸu DoÄŸu eyaletlerinde bu tiyatrolar deÄŸiÅŸtirilerek Roma tiyatrolarına benzetilmiÅŸ ve böylece tiyatrolar hayvan dövüşleri,gladyatör dövüşleri ve yalancı su savaÅŸları için kullanılabilmiÅŸtir Bunun gibi, Atina’daki Dionysos Tiyatrosu da Neron çağında Roma anlayışına göre deÄŸiÅŸtirilmiÅŸtir Çağımıza bozulmadan kalan en iyi örnekler, Güney Fransa’da Orange’daki tiyatro ile Anadolu’daki Aspendos tiyatrolarıdır OYUNCULUK Roma’da tiyatronun gerilemesinin en önemli nedenlerinden biri oyuncunun toplum içindeki durumuydu Oyunculardan çoÄŸu, Güney İtalya ve Yunanistan’dan getirilmiÅŸ kölelerdi Oyuncuların kazançları seyirci tarafından seyirci beÄŸenisine göre farklılıklar gösteriyordu Ayrıca büyük armaÄŸanlar alır, onur kazanırlardı Buna raÄŸmen Romalı oyuncular infami olarak damgalanmışlardı,vatandaÅŸlık hakları yoktu Bir senatörün akrabası bir oyuncuyla evlenirse, bu evlilik temelsiz ya da yok sayılıyor, bir asker sahneye çıkarsa ölümle cezalandırılıyordu OyunculuÄŸun dinsel bir temeli olmadığı için, övülmekle birlikte bir meslek olarak aÅŸağı görülüyordu Bazı oyuncular gerçekten büyük üne eriÅŸirlerdi;bunların en ünlüsü İ Ö 62’de ölen Roscius’tu O da bir köleydi ancak çok beÄŸenildiÄŸi için azad edilmiÅŸti Kimi sanatçıları zenginler koruyordu özellikle güzel kadın oyuncuları![]() ![]() BaÅŸlangıçta kadın rollerini erkekler oynuyordu ancak mimus ve pantomimusla birlikte kadın oyuncular da sahneye çıkmaya baÅŸladı ![]() OyunculuÄŸun kuramını yapanlardan Cicero uygulamaya önem veriyor,oyunculardan arayışlar yaparak kendilerini bulmalarını istiyordu Quintilian ise yeteneÄŸe inanıyordu Ona göre yeteneÄŸi olmayan oyuncu eÄŸitimle hiç birÅŸey elde edemezdi Her iki kuramcı da sese önem veriyordu Quantilian, duraklar, sesin yükselip alçalmaları, ses perdeleri ve hız üzerinde önemle durmakta, kiÅŸileÅŸtirme için gözlemin gerekliliÄŸini belirtmekteydi Oyuncu zeki olmalı,tepkilerini,düşüncelerini,inançlarınÄ ±,duygu larını iletirken anlamlı eylem ve sözlerinde “Niye?”, “Nerede?”,”Nasıl?”,”Ne?” ile sorularına karşılık verebilmeli, ÅŸartların gerekliliÄŸine göre davranabilmeliydi Cicero’ya göre, kendisi duygulanmayan oyuncu,syirciyi duygulandıramaz Horace da “Benim aÄŸlamamı istiyorsan, önce sen üzül” der Lucian ise duygulanmaktan yana deÄŸildir Yani, bu dönemdeki görüş ayrılıkları daha sonraki yüzyılların tartışmalarıyla paralellik göstermektedir Quantilian her duygunun belli bir görünüşü,ses tonu ve tavrı olduÄŸunu belirterek, kitabında bunları sınıflandırmıştır ![]() KOSTÜM VE MASKE Romalı oyuncular tarafından kullanılan kostümler,Yunanistan’da giyilenlerin hemen hemen aynıydı Tragedyada SİRMATA denilen uzun kostümler kullanılırdı Komedyada ise kısaları giyilirdi Galeri adını alan perukalar Yunan oyuncusundaki Onkos’un eÅŸiydi Ayaklara giyilen tahta nalınların ismi ise, Crepida idi Ayrıca, saccus denilen yumuÅŸak terliÄŸe benzer bir ayakkabı da kullanılırdı Kostümlerin renkleri belli nitelikleri simgelerdi İhtiyarlar beyaz, genç erkekler mor,asalaklar gri, saraylılar ise sarı renkte kostümler giyerlerdi BaÅŸlangıçta maske kullanılmıyordu çünkü Romalı izleyici oyuncunun her mimiÄŸini görmek ister, oyuna ağırlık katan maskelerden hoÅŸlanmıyordu Maskeyi ilk kez ünlü oyuncu Roscius’un kullandığı söylenir Maskelerin bir bölümü gerçeÄŸe yakın baÅŸka bir kısmı ise abartılıydı ( GROTESK)maskeyle birlikte ,oyun kiÅŸisinin yaşını gösteren renkli saçlar(galeri)vardı Beyaz saç ihtiyarlığı, siyah gençliÄŸi,kırmızı köleleri simgeliyordu ![]() DEKOR Tragedya dekorunda; büyük sütunlar,alınlıklar,heykeller ve benzeri süsler bulunur,komedya dekorunda ise balkonlu sırayla pencereleri olan özel evler yer alırdı Satir dekorları,aÄŸaçlar,daÄŸlar ve benzeri kırsal öğelerle doÄŸa görünümleriydi Sahnede bir takım mekanik araçlardan yararlanıldığı düşünülmektedir Çünkü bazı kaynaklarda gözden yok olan tahta daÄŸlar, fışkıran çeÅŸmeler, akan kaynaklar, büyüyen aÄŸaçlardan söz edilmektedir Roma tiyatrosunun getirdiÄŸi yeniliklerden bir tanesi de ön perdenin kullanılışıdır Bu perde zengin iÅŸlemelidir,sahne alanı temsil başında örtülür, sonunda kaldırılırdı ![]() SEYİRCİ Uzun süren savaÅŸlar arasında tiyatro,savaşçıların eÄŸlenmelerini,oyalanmalarını saÄŸlıyordu Kanlı gösterilerse öldürme zevkinden uzak kalmamalarını Yalancı deniz savaÅŸları, yırtıcı hayvanlarla dövüş, insanla hayvan, insanla insan arasında kanlı çatışmalar ve araba yarışlarının yanı sıra tragedya,komedya,mimus ve pantomimus temsilleri veriliyordu Seyirci eÄŸlenmeyi amaçlamış bir topluluk olduÄŸu için her zaman komediyi tragedyaya tercih eder, tepkisini göstermekten çekinmezdi Bazen sevmediÄŸi bir oyunu yarıda keser, bazen oyuna müdahale ederek seyrini deÄŸiÅŸtirirdi Gün boyu yarışmalarında yorulan halk tiyatroda uyumaktan, yemek yemekten,muhabbet etmekten çekinmezdi ![]() Tiyatroda yerlerin dağılımı , toplumsal sınıflara göre deÄŸiÅŸiyordu İmparatorla, LUDİ ÅženliÄŸi’ne para yardımı yapanların sahnenin iki yanında özel locaları vardı Senatörler yarım daire orkestra içinde kendilerine ayrılan yerler otururlardı Soylulara ilk 14 sıra ayrılmıştı Ondan sonra, sırayla öteki toplumsal sınıflar geliyor,en uzak yerlerde ise yoksul,önemsiz vatandaÅŸlar oturuyorlardı Biletler para biçimindeydi Üzerinde bir resim, bir ad, ve bir sayı bulunurdu Buna göre, bilet sahibinin nereye oturacağı belli oluyordu Daha sonra Avrupa tiyatrosunda da görülen özel tutulmuÅŸ alkışçılar Roma’da da vardı Bunların parasını oyunun giderlerini karşılayan öderdi Çünkü oyunun beÄŸenilmesi durumunda giderlerin iki katı kazanç elde edilirdi Halkın beÄŸenisini kazanmak için bayağılığa,açık saçıklığa kaçan heyecan verici her ÅŸeye yer veriliyordu Bu da Yunanlılar eliyle en yüksek katına yükselen dramatik sanatın Romalılar eliyle nasıl yozlaÅŸtığını göstermektedir “ Hakkınızda hayırlı olsun,dinleyin buyruklarımı Yosmalardan hiç biri gelip sahnenin önüne oturmayacak ÇavuÅŸların da, çavuÅŸların sopalarının da sesini duymayacağım Oyuncular sahnede iken meydancı birini yerleÅŸtireyim diye ötekinin berikinin önünden geçmeyecek Yataklarından geç kalkmış olanlar katlansınlar ayakta durmaya Ne vardı o kadar uyuyacak? Köle takımı uzak olsun buradan! Sütninelere de söyleyelim, meme emen çocukları oyuna getireceklerine evlerinde emzirsinler Hem kendilerinin dilleri kurumaz,hem de baktıkları yavrucaklar açlıktan ölmez,burada oÄŸlaklar gibi baÄŸrışmaya kalkmazlar ” |
|
|
|