Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Kültür - San'at & Eğitim > Kültür-Sanat > Makaleler

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
gençliğin, sucu

Gençliğin Suçu Kimin Suçu?

Eski 10-10-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Gençliğin Suçu Kimin Suçu?



Gençliğin Suçu Kimin Suçu?


Kürşat Salih YAMAN

Zaman zaman günümüz gençliğinin düştüğü duruma hayret ediyor, belki de yadırgıyoruz Oysa onlar içimizde yetiştiler, yetişiyorlar Bu gençler kimimizin çocuğu, kimimizin kardeşi, kimimizin arkadaşı O halde yadırganması gereken biri varsa o da toplum olarak bizleriz Çünkü topladığımız meyve, diktiğimiz ağacın meyvesidir

Modern dünyanın dini arka plana iten, dünyacı, ben-merkezci ve hazcı kültürü özellikle gençlerimizin manevi hayatı üzerinde ciddi kırılmalara yol açmakta, onları başıboşluğa düşkün, şiddet ve şehvete meyilli, mutsuz, amaçsız birer insan haline dönüştürmektedir

Sürekli artan suçlar

Suç istatistiklerine baktığımızda özellikle ülkemizde suçların yaklaşık yarısının, 25 yaş altındaki çocuk ve gençler tarafından işlendiği göze çarpıyor Yine uyuşturucu madde kaçakçılığı yapan, uyuşturucu madde satan suçluların çoğunun 15-25 yaş aralığındaki gençler olduğu tespit edilmiş Öte yandan yapılan farklı çalışmalarda gençlerin yaklaşık %10-15’inin önemli bir ruhsal bozukluk geçirdiğini ortaya koymuş durumda

Görünen o ki günümüz gençliği amansız bir girdabın içerisinde çırpınıp duruyor Halbuki onlar bizim içimizde, yanıbaşımızda yetişip bu yaşa geldiler Başka yerde suçlu aramanın bir manası yok Bir kusurları varsa şayet, bunda toplum olarak hepimizin az çok payı var Belki gereği gibi örnek olamadık onlara Sorumluluklarımızı yerine getiremedik Çocuklarımıza gerçek manada ebeveynlik, öğrencilerimize hakkı, şükrü, kanaati öğretecek, tavsiye edecek bir öğretmenlik yapamamış da olabiliriz

Gerekçe ne olursa olsun, bir yerlerde sorun olduğu kesin Bugün gelinen noktaya bakarak dövünüp durmanın bir anlamı yok Zararın neresinden dönülürse kârdır Bu durumda toplum olarak hepimize çok iş düşüyor Genç nesli bu girdaptan çekip alacak, geleceğe övünülecek nesiller bırakacak gayretli ve kudretli ellere ihtiyaç var

En azından sorumluluğumuz altındakileri yönlendirmek, onlara doğruyu ve güzeli anlatmak durumundayız Zira herkes sorumluluğu altındakilerden sorumludur Nitekim hadis-i şerifte: “Hepiniz çobansınız ve sorumluluğunuz altındakilerden mesulsünüz Yönetici çobandır Erkek ailesinin çobanıdır Kadın, evinin ve çocuğunun çobanıdır Hasılı hepiniz çobansınız ve yönlendirmeniz altındakilerden sorumlusunuz” (Buhârî) buyrularak bu duruma dikkat çekilmiştir

Elbette genç neslin menfi gidişatını tek bir nedene bağlamak doğru değil Medya, kötü ortam, yanlışa çok kolay ulaşma imkanı ve daha nice sorumluluk sahibi kişileri aşan etkenler Ancak bu nedenlerin belki de en başında “eğitim” geliyor Her ne kadar beylik bir ifade olsa da biz yine de tekrarlamak istiyoruz: “Gençlerimizin kurtuluşu için eğitim şart!

Hangi eğitim?

Eğitimden kastımız; pozitif bilim odaklı bir eğitim değil tabii ki Bu tarz bir eğitim her çocuğa okul hayatı boyunca veriliyor zaten Bütün bir eğitim sistemimiz bu maksat için var

Bizim kastımız manevi gelişimi hayatın merkezine alan dinî ve ahlâkî eğitimdir Şimdilerde “değerler eğitimi” denilen şey Sosyal bilimcilerin çoğu, insan davranışlarının kontrol edilmesinde dinin aktif rol oynadığını kabul etmişlerdir Ayrıca pek çok batılı araştırmacının dinî hassasiyete sahip olmanın suçu azalttığı sonucuna ulaştıkları da biliniyor

Diğer taraftan, konuyla ilgili araştırmalar, maneviyat ile ilgili konuların psikolojik, fizyolojik ve sosyal ilişkiler üzerinde faydalı etkilerinin olduğunu göstermektedir İnanç ile hayattan memnuniyet, tatmin hissi, mutluluk, ümit, iyimserlik ve hayatın anlamı gibi ruh sağlığının çeşitli yönleri üzerinde anlamlı bir ilişki olduğu bu araştırmalarla teyit ediliyor

Anlıyoruz ki manevi eğitimden geçirilmeyen, din ve ahlâk duygusundan uzak genç, hangi eğitime tabi tutulursa tutulsun, neticede pek çok bakımdan sorunlarla karşımıza çıkar Böyle bir eğitim sürecinden geçmiş olan genç ise Allah’tan korkan, günah ve suçtan uzak durmaya çalışan, herkesin hakkına saygılı davranan, namuslu, merhametli, iyilik sever ve daha pek çok erdeme sahip biri oluyor

Dinî ve ahlâkî eğitimine önem verilerek yetiştirilmiş gençler hepten mi sorunsuz olurlar? Tabii ki hayır Onların da sorunları olabilir, onlar da suça meyledebilirler, onların da günah işlemeleri söz konusudur Fakat dinî eğitim almış olanlar yaptıkları yanlışın ardından pişmanlık duyarlar, yaptıklarının yanlış olduğunu bilirler, genellikle hatadan dönerler Özellikle çocukluk çağlarında dinî eğitim almış gençlerin, dönem dönem savrulsalar da daha çabuk toparlanmakta oldukları gözlenmiştir

Burada çok bilinen bir ayeti hatırlayalım: “Muhakkak ki, namaz, hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar” (Ankebût; 45) Bu ilâhi tespitin bir yönünden yola çıkarak diyebiliriz ki, samimi bir ruhla yapılan ibadet, insanla günah arasında gizli bir duvar oluşturmaktadır

Ailenin rolü

Çocuk eğitimini, gençliğin sorunlarını düşünürken daima ailede alınan terbiyenin tercihlerimiz üzerindeki belirleyici etkisini akılda tutmak gerekir Hadis-i şerifte buyurulmuştur ki: “Her çocuk İslâm fıtratı üzere doğar Sonra anne-babası onu hıristiyan, yahudi veya mecusî yapar” (Buharî, Ahmed b Hanbel)

Çocuk bir bakıma şekle girmemiş hamur gibidir Onun kişiliğinin, karakterinin şekillenmesinde en önemli rol aileye aittir Aile çocuğun dünyaya gözünü açtığı ilk okuldur Bu okulda görüp öğrendiği yüksek değerler ileriki hayatında kapılması muhtemel girdaplardan kendisini korumasına büyük ölçüde yardımcı olur

Peygamber Efendimiz sav aile içi eğitime büyük önem vermiş; “Çocuklarınıza iyilikte, ikramda bulunun, ahlâk ve edeplerini güzelleştirin” (İbn Mâce) buyurarak bu eğitimin özellikle üç ana temel üzerinden verilmesine dikkat çekmiştir Bunlar Peygamber sevgisi, Ehl-i Beyt sevgisi ve Kur’an eğitimidir Şu hadis-i şerif bunu anlatır “Çocuklarınızı üç güzel huyla terbiye edin: Peygamberinizi sevmek, O’nun Ehl-i Beytini sevmek, bir de Kur’an okumak” (Deylemî)

Ayrıca Rahmet Peygamberi sav çocuk yedi yaşına geldiğinde ona anne-babası tarafından namazın emredilmesini istemektedir Bu da ailedeki eğitimin sadece sözde kalmayıp uygulamaya geçilmesi gerektiğine işaret eder

Anne-babalar, bu sayılanların yanı sıra küçük yaşlardan itibaren çocuğa ilmihal bilgilerini öğretmek, onlara kötü örneklik teşkil edebilecek tutum ve davranışlardan kaçınmak, televizyon ve interneti kontrol altında tutmak ve çocuğu kötülüğe sevkedecek çevresel unsurlara karşı dikkatli olmak durumundadırlar

Netice itibariyle gençliğin yeniden özüne ve kültürüne dönmesinde hepimizin yapacağı bir şeyler var Bu noktada özellikle aileye çok iş düşüyor Araştırmalara göre ülkemizdeki 0-15 yaş arası çocuk nüfusu toplam nüfusumuzun %36’sına tekabül ediyor Bu da yaklaşık 25 milyon körpe beyin demektir Toprağa ekilecek 25 milyon fidan Geleceğin çocuklarını yetiştirecek 25 milyon erişkin

Öyleyse yeni neslin ileriki dönemlerde ciddi problemlere yol açmaması, toplumun sorun öbeği haline gelmemesi için anne-babaların çocuklarının manevi eğitimlerine önem vermeleri ve bu konuda özeleştiride bulunmaları gerekmektedir

Alıntı Yaparak Cevapla

Gençliğin Suçu Kimin Suçu?

Eski 10-10-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Gençliğin Suçu Kimin Suçu?



Kesinlikle manevi eğitimle düzelmeyecek değişmeyecek şey yokturSadece inanmak lazımBen neyi değiştirebilirim ki mantığından kurtulmak lazımAllah razı olsun suskun güzel paylaşımToplumumuzun belkide en büyük problemlerinden birine değinmişsin

Geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımızı nasıl yetiştirmeliyiz

Aslında yapılması gereken şu bence;
Evlenmeden önce maneviyat nedir bunu bir kere ebeveyn öğrenmelidirÇocuğa maneviyat nasıl aşılanır,ne ile mutlu edilir
Sonrasında gözümüzün arkada kalmayacağı evlatlar yetiştirmek daha kolay olur sanırım

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.