Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Kültür - San'at & Eğitim > Ülke & Şehirler > Türkiye

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
gezilecek, mardin, yerler

Mardin Gezilecek Yerler

Eski 09-05-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Mardin Gezilecek Yerler







Mardin Gezilecek Yerler
Geleneksel Mardin Evleri
Mardin kenti, temel yapım malzemesi olarak kolay işlenebilen sarı kalker taşının kullanıldığı, çeşitli motiflerle bezenmiş geleneksel evleriyle de ünlüdür Bölgedeki çok sayıda ocaktan çıkarılan sarı kalker taşı, yapı üretimine egemen olmuş; kapı, pencere, asma kat gibi zorunlu kullanımların dışında ahşap işçiliğine yer verilmemiştir

Evleri, 4 m yüksekliğe ulaşan duvarları çevirir ve sokaktan ayırır Bu duvarlarla sert iklime karşı korunma sağlanır Yazlık denilen iç avlu veya bahçede, eskiden ahır olarak kullanılan, günümüzde ise depo işlevi gören mekanlar yer alır Eyvan, yazın yaşamın geçtiği bölümdür Mimaride önemli bir yere sahip olan eyvan ve revak gibi yarı açık kısımlar, özellikle batı güneşine karşı gölgede kalacak biçimde yapılmıştır Mardin evlerinin en önemli özelliği taş işçiliğidir Kapı ve pencereleri, sütuncuklar, kemerler ve değişik motiflerle süslenmiştir

Merkez yerleşim, 1979 yılında kentsel SİT ilan edilmiştir

Firdevs Köşkü: Nusaybin’e giden yolda Vali Konağı yanındadır Ana eyvandaki yazıta göre yapı Artuklu Melik Salih (1312-1363) dönemine tarihlenmektedir Günümüzde kimi bölümleri kapalı olan köşk Mardin ev mimarisinin gelişmiş ve büyük ölçüde uygulanmış örneğidir

Midyat
Mardin gibi bir müze kent olan Midyat, Mardin'den yaklaşık 15 saat uzaklıkta yer alır Mardin'e benzer evlerin, taş konakların, kemerli geçitlerin, minare gibi yükselen çan kuleleriyle Süryani kiliselerinin bulunduğu Midyat, bir ortaçağ kentini andırmaktadır Bölgeyi Süryanilerin yavaş yavaş terk etmesi ve göç almasıyla şehir merkezi 2 km ötedeki Estel'e kaymıştır Telkari diye bilinen taş işçiliğinin en güzel örnekleri Midyat'taydı Bir kaç telkari ustası Midyat çarşısında mesleklerini sürdürmekte direniyorlar Mutlaka izlemelisiniz

Mardin'in bu çok önemli ilçesi gümüş işçiliğiyle de ünlüdür El sanatları açısından önemli bir yöre olan ilçe turistik açıdan oldukça çekicidir İlçenin 18 km doğusunda bulunan Deyrulumur Manastırı MS397 yılında inşa edilmiştirMS640 yılında Hz Ömer zamanında Arap-İslam ordusu Süryanilerle işbirliği yaparak Mezopotamya'ya girince,özellikle bu eserin korunması için Hz Ömer' in emri ile ayrıcalık tanımıştır Manastırda eskiden içinde zengin bir kütüphane bulunmaktaydı Ayrıca içinde binlerce öğrencinin eğitim aldığı bir teoloji fakültesi bulunmaktadır Midyat'ta Meşe, Bitim, Antepfıstığı gibi ürünler ve kendine has acur, kavun yetiştirilir Dünyanın en kaliteli üzümlerinin yetiştiği kavşak noktasıdır

Kaleler
Mardin Kalesi: 10 yüzyılda Hamdaniler tarafından inşa edilen kale, 1 km uzunluğunda, 30-150 m genişliğindedir Çeşitli zamanlarda Mardin’e uğrayan gezginlerin verdikleri bilgilerden kalede çok sayıda yapı olduğu anlaşılmaktadır Mardin'e hâkim bir manzaraya sahip kalenin bir başka özelliği de, doğal kaya üzerine çok az eklentilerle müstahkem bir hale getirilmiş olmasıdır

Fafih Kalesi: Ömerli’nin 8 km güneydoğusunda, Beşikkaya köyü yakınındadır Kalenin bulunduğu yer aynı zamanda eski bir yerleşim bölgesidir

Rabbat Kalesi: Derik ilçesinin 15 km batısında, Hisaraltı köyü sınırları içindedir Köyün kuzeyinde yer alan dar bir vadide yükselen bir tepenin üstünde kurulmuş olan Rabbat Kalesi, Artuklu devrinin en büyük eserlerinden birisidir

Marin - Merdis Kalesi: Nusaybin ilçesinin 15 km kuzey doğusunda Eskihisar köyünde yer alan Marin Kalesi, eski Merdis şehrinin içinde yüksek bir kayalık üzerinde inşa edilmiştir Kalenin çevresi yaklaşık 1500 m olup, 12 kule ile desteklenmektedir Kalenin kimler tarafından yapıldığını gösterir herhangi bir buluntu yoksa da, inşa tarzı Bizans yapımı olduğuna işaret etmektedir

Aznavur Kalesi: Nusaybin ilçesinin 14 km kuzey doğusunda yer alan Aznavur Kalesi, geniş bir vadide yükselen iki tepe üzerinde kurulmuştur 970 yılında Abdullah Bin Hamdan tarafından inşa ettirilen kale 400 m uzunluğunda ve 30-60 m genişliğinde olup, 14 burç ve 2 gözetleme kulesi ile tahkim edilmiştir

Müzeler ve Örenyerleri
Mardin Müzesi: Mardin Müzesinde, Eski Tunç, Orta Tunç, Geç Tunç, İlk Demir Çağı, Assur, Urartu, Pers, Roma, Bizans, Selçuklu, Artuklu ve Osmanlı devirlerine ait seramikler, damga ve silindir mühürler, sikkeler, kandiller, figürinler, gözyaşı şişeleri, takılar ve vazolar sergilenmektedir Müzede arkeoloji ve etnografya sergi salonları, kütüphane, konferans ve dinlenme salonları yer almaktadır

Dara Ören Yeri: Mardin’in 30 km güneydoğusunda bulunan Oğuz köyünde yer almaktadır Eski Mezopotamya'nın en önemli kentlerinden birisi olan Dara, bugün küçük bir köy yerleşmesi haline gelmiştir Büyük İskender’le Pers İmparatoru Darius’un savaşına sahne olmuş bu antik yerleşim İran Hükümdarı ünlü "Darayuvaşi" tarafından kurulmuş ve çeşitli dönemlerde İranlılarla Romalılar arasında el değiştirmiştir Kent, 7 yüzyıl sonlarına doğru Emevilerin, daha sonra Abbasilerin, 15 yüzyılda da Türklerin hâkimiyetine girmiştir Kalıntılar arasındaki büyük kesme taşlar ve bulunan sikkelerden Dara'nın geçmişte büyük ve görkemli yapılara ve zengin hazinelere sahip olduğu anlaşılmaktadır

Kaya içine oyulan yapılardan oluşan Dara kenti, çevresi ile birlikte geniş bir alana yayılmakta olup, kentin doğusunda yer alan kaya mezarları Kuruçay'a kadar uzanmaktadır Çevresi 4 km’lik bir surla korunan kentin güney ve kuzeye açılan iki kapısı bulunmaktadır İç kale, kentin kuzeyinde ve 50 m yüksekliğindeki tepenin üst düzlüğüne kurulmuştur Kent içinde kilise, saray, çarşı, zindan, tophane ve su bendi kalıntıları halen görülebilmektedir Köyün kuzeyinde, güneye doğru inen kayalar oyularak görkemli bir su bendi inşa edilmiş olup, bentte bugün bile su bulunmaktadır Ayrıca köyün etrafında tarihleri Geç Roma dönemine kadar giden mağara evlere rastlanmaktadır

Gırnavaz Höyüğü: Nusaybin’in 4 km kuzeyinde, Habur Nehri kollarından biri olan Çağ Deresi’nin doğusunda takriben 300 m çapında ve 24 m yüksekliğinde, höyük karakterinde bir yerleşim yeridir Arkeolojik bir merkez olarak ilk kez 1918 yılında bilim dünyasına tanıtılan Gırnavaz, daha sonraki yıllarda çeşitli araştırmalara konu olmuştur 1991 yılına kadar yürütülen çalışmalarda Gırnavaz’ın MÖ 4 binden MÖ7 yüzyıla kadar sürekli yerleşim yeri olarak kullanıldığı ortaya çıkarılmıştır Kazılar sonucu ortaya çıkarılan mezarlarda paha biçilmez metal silahlar, süs eşyaları, vazolar, kandiller, mühürler ve tabletlere rastlanılmıştır

Hamamlar
Radviyye Hamamı: Sitti Radviyye Medresesi’nin güneyindedir Medresenin duvarına kazılı 1206 tarihli vakfiyede hamamın adı geçmektedir Bu da hamamın 1206’dan önce yapıldığını yani 12 yüzyıl sonuna tarihlenebileceğini gösterir Çok sık onarılan yapı, dikdörtgene yakın bir alanı kaplamaktadır

Ulu Cami Hamamı: Ulu Cami’nin güneydoğusundadır Artuklu Sultanı Melik Salih’in (1312-1363) Ulu Cami’ye vakıf olarak yaptırdığı hamam, 14yüzyılın birinci yarısına tarihlenebilir

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.