Oku..Yaradan Rabbi'nin Adıyla Oku.... |
|
|
#1 |
|
gülgüzeli
|
Oku..Yaradan Rabbi'nin Adıyla Oku....HATA (AYIP, KUSUR) En büyük ayıp, başkalarında gördüğümüzde beğenmediğimiz bir ayıbın kendimizde bulunmasıdır (Hz Ömer) Bir hata işlediğiniz zaman Allah'tan bağışlanma dileyiniz Çünkü hatalar, insanlar yaratılmadan önce yaratılmıştır Bütün tehlike hatada ısrardadır (Ebû Abdullah Câfer-i Sâdık) Ey Ademoğlu! Sen imanın hakikatını ancak, sende bulunan bir ayıptan dolayı halkı ayıplamayı terkettikten sonra elde edebilirsin (Hasan Basri) Sofiliğin şartı insanların kusurlarını görmemektir (Ahmed er-Rufai) Daima başkalarının kusurlarını gören, bir gün rüsvaylık içinde ağzını açamaz olur (Feridüddin Attar) Herkesi kusurları ilk anan bir kimsenin senden de teşekkürle söz edeceğini sanma (Sâdî) HÜSN-İ ZAN (İYİ ZAN, İYİYE YORMA) Gerçek anlaşılıncaya kadar Müslüman kardeşinin yaptıklarını iyiye yor (Hz Ömer) Bir din kardeşine ait sevmediğin bir iş duyarsan birden yetmişe kadar kapısı araştır Bulamazsan, belki benim anlayamadığım bir özrü vardır de ve kapa (Ebû Abdullah Cafir-i Sâdık) Bir mümin hakkında iyi düşünceler besleyip de yanılmak, kötü zanda bulunup da isabet etmekten daha hayırlıdır (İmam Gazali) İHLÂS İhlâs, güzel bir iş yaptığında onun konuşulmasından hoşlanmaman, o güzel işinden dolayı övgü beklememendir (Ahmed ibn-i Asım el-Antaki) İhlâs, amel eden kişinin amelinin kabul edilmesine vesile olan şeydir (Ebû Hayır Nessâc) Bir şeyin zıddı bilinmez ise kendi de bilinmez İhlâs da, zıddı olan riyayı tanıyıp onu terketmekle bilinebilir (Ebû Osman Mağribi) Her kim ihlâsla bir amel işlese de sonradan onunla övünse, o kimse bu kabul olunmuş ameli iyilik divanından siler, riya divanına yazar (Süfyan-ı Sevri) Her kim güzel bir ameli halk görmesin diye terkederse riyadır; halk görsün diye işlerse şirktir; ikisini de terk eder ise ihlâstır (Malik bin Dinar) İMAN İman, Yüce Allah'ın gayba ait bildirdiği her şeyi nefsin tasdik etmesidir (Muhammed ibn-i Hafif) İman çıplaktır, onun elbisesi takva, süsü haya, sermayesi ilimdir (Ebû Hüreyre) İnsanlar kainatta bulunan şeylere bakıp görmekle değil, bunları yaratan Yüce Zatı düşünmekle huzur duyabilir (Ebû Huseyin Nuri) İNSAN Gerçeği, insanların ölçüleri ile değil; insanları gerçeğin ölçüsü ile tanı (Hz Ali) İnsan ile insan arasında fark vardır Bir de mirden hem nal, hem de kılıç yapılır (Nizami) Dünya bir ağaca benzer, biz insanlar bu ağaçta yarı ham, yarı olgun meyveler gibiyiz (Mevlânâ) İYİLİK Her şeyin bir şerefi vardır, iyiliğin şerefi de çabuk yapılmasındandır (Hz Ömer) İyilik ediniz, onun karşılığında kötülük göreceğinizi hiç aklınıza getirmeyiniz (Hz Ali) İyilik, sana kötülkü edene iyilik etmendir İyiliğe karşı iyilik etmek, satın aldığın bir şeyin parasını vermeye benzer (Süfyan-ı Servri) Bir kul, iyiliği dolayısıyla yeryüzünde övülürse, gökyüzünde de övülür (Ka'ab el-Ahbar) KANAAT Ne kadar yoksul ve aç olursa olsun kanaat sahibi zengindir (Hz Ali) Rızkın ne ise ona kavuşursun, hiç üzülme Kul kanaat sahibi olduğu zaman hürdür Hırsa kapıldığında köle olur Kalbinden tamahı çıkar ki ayalarındaki zincir çözülsün (Ahmed er-Rufâî) Hırsını satarak onun parası ile kanaat satın alan kimse, izzet ve şerefle zafere ulaşır (Ebû Bekir Kettânî) Kanaat etmekten hiç kimse ölmedi, hırs da hiç kimseyi zengin etmedi (Mevlânâ) Üç haslet evliya sıfatıdır: Allah'a tevekkül, Allah'tan başkasından birşey beklememek, kanaat etmek (Yahya ibn-i Muaz) Allah beş şeyi beş yere yerleştirmiştir: İzzeti, ibadet ve itaate; zilleti, günaha; heybeti, geceleyin kalkmaya; hikmeti, boş karına; zenginliği de kanaate (Kuşeyri) KUR'ÂN-I KERİM Manevi lezzeti üç şeyde arayın: Namazda, zikirde ve Kur'an okumakta Bulunsanız ne âlâ! Bulamazsanız kalbiniz hasta demektir (Hasan Basri) MERHAMET Her kim ki, kendisinde Allah'ın yarattıklarına karşı merhamet yoktur, o kimse Hak ehlinin yükseldiği makama yükselemez (İbrahim Düssuki) Hiçbir din yolcusu, bütün insanları sevinceye, onlara şefkat besleyinceye, görünen ayıplarını örtünceye kadar olgunluğa ulaşamaz (İbrahim Düssuki) NEFİS ve NEFSİ TERBİYE Tasavvuf yolunda bulunan kişinin yapacağı ve dikkat edeceği en mühim şey nefsini hesaba çekmektir (Ebû Osman Mağribi) En büyük nimet nefsin arzularından kurtulmaktır Çünkü nefis kişi ile Allah arasında bulunan perdelerin en büyüğüdür (Ebû Bekir Temestani) Bütün Kur'an nefislerin kötülüklerini bildirmek ve açıklamaktan ibarettir (Mevlânâ) Nefis bir katırdır, amel (ibadet ve taat) da onun yüküdür (Vehb ibn-i Münebbih) Nefsini zelil kılan kimseyi Yüce Allah aziz kılar ve o kişinin derecesini yükseltir Nefsini beğenen kişiyi de Allah zelil ve hakir kılar (Ebû Hasan Buşenci) Nefsi en iyi şu dört şey terbiye eder: Susmak, açlık, yalnızlık ve uykusuzluk (Feriduddin Attar) İnsanların en zayıfı, nefsani arzularından el çekmede aciz kalandır En güçlüsü de, bu arzuları terketmeye güç yetirendir (Davud Kassar) Salih bir kişi için en kötü şey nefsine kolaylık göstermektir (Muhammed ibni Hafif) Nefsinden gördüğü şeyleri iyi sanan ayıplarını göremez Ancak nefsinin ayıplarını arayan, ondan gelen şeyleri elekten geçiren kendi kusurlarını bulur ve görür (Hayır Nisaburi) Bir kimse nefsini terbiye etmekten acizse, başkasına edeb öğretmek işinde daha acizdir (Seriyy'üs-Sakati) Nefsimi elimde tutabilseydim parça parça doğrar hayvanların önüne yem olarak atardım (Süleyman ibn-i Mihran) Nefis, üç köşeli bir dikendir; ne türlü koysan batar (Mevlânâ) İyilikte her düşmanı dost edinebilirsin, oysa nefsin ona iyilik ettikçe düşmanlığını arttırır (Sâdi) SEVGİ Sevgi ile, bulanık, tortulu sular arı duru bir hale gelir (Mevlânâ) Sevgiden ölüler dirilir, sevgiden padişahlar kul olur Sevgiden bakırlar altın kesilir (Mevlânâ) İyi amellerim arasında en değerli bulduğum, salih bir zata olan sevgimdir (Abdullah el-Müzeni) Hakiki sevgi, iyilik gördüğünde artmayan, kötülük gördüğünde eksilmeyendir (Yahya bin Muaz) ŞÜKÜR Şükür, nimetlerin süsüdür (Hz Ali) Allah'ın verdiği nimeti, O'nun razı olduğu yerde harcamakla şükür, razı olmadığı yerde harcamak nankörlüktür (İmam Gazali) Allah'ın ihsan ettiği nimetlerle O'na isyan etmemek, o nimetleri haram olan yerde asla kullanmamak şükürdür (Cüneyd-i Bağdâdî) Şükür, nimeti değil, nimeti vereni görmektir (İmam Şibli) TEVEKKÜL Tevekkül, olan şey ile yetinmek, olmayan şeye razı olmaktır Hakiki mânâda tevekkül, Allah'tan başkasından korkmamak, O'ndan başkasına güvenmemektir (Fudayl bin İyaz) Cenâb-ı Hakkın kapısından kovduğu kimse her kapıya koşar; fakat O, bir kimseyi kendi kapısına çağırırsa onu kimsenin kapısına bırakmaz (Şeyh Sâdî) TÖVBE Günah işlemekten kaçınmak, tövbe ile uğraşmaktan daha kolaydır (Hz Ömer) Tövbe edenlerle beraber oturun, çünkü onların kalbleri yumuşak olur (Hz Ömer) Kim ki başından geçen bir günahı hatırlar ve bu nedenle kalbi acı duyarsa, Allah katındaki kitapta o günah ondan silinmiş olur (Abdullah bin Ömer) Bina için toprak, yaşamak için gıda neyse, melekut aleminde yükselmek için de tövbe odur (Şahabeddin Sühreverdi) :bayrak:
__________________
|
|
|
|