![]() |
İlahi İcraata Biyolojik Perde |
![]() |
![]() |
#1 |
Prof. Dr. Sinsi
|
![]() İlahi İcraata Biyolojik Perdeİçinde bulunduğumuz yüzyılın biyoloji çağı olacağı ve bilimler içinde en şaşırtıcı gelişmelerin de biyolojide yaşanacağı bilim adamlarının ekseriyeti tarafından kabul edilmektedir ![]() Biyolojinin alt disiplinlerine inildikçe ihtisas sahaları iyice daralıp derinleşmekte ve sadece belli bir mevzuda uzmanlaşan araştırmacılar, komşu sahalardan giderek uzaklaşmaktadır ![]() ![]() Bilhassa moleküler biyolojideki araştırmalar, geçmişte organ ve doku seviyelerinde anlayamadığımız birçok fizyolojik hâdisenin temelindeki maddî sebepleri ve biyolojik mekanizmaları kısmen aydınlatmaya başlamıştır ![]() Geçmişte anlamakta zorlandığımız birçok biyolojik hâdisenin altında yatan sebepler zincirinin her bir halkası ortaya çıkarıldıkça, canlılık denen hâdisenin ne kadar kompleks ve sırlı olduğu, Sonsuz Bir İlim ve Kudret Sahibi’nin yaratmasından başka bir şeyle izahının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır ![]() ![]() Çünkü araştırmalarda, canlı yapılardaki mu’cizevî bilgi Mutlak İlim Sahibi’nden koparılmakta, canlılığın ortaya çıkması için gerekli kudret, Yaratıcı’dan ayrılarak gözardı edilmekte ve bütün olup bitenler sadece maddî-mekanistik süreçlere bağlanmaktadır ![]() ![]() Herhangi bir biyolojik vetireyi inceleme sahamıza aldığımızda, lâboratuvardaki müşahede ve tecrübeler neticesinde bazı ön bilgiler elde ederiz ![]() ![]() ![]() ![]() Biyoloji bilimi elle tutulup, gözle görülen canlı malzemeler üzerindeki kimyevî ve fizikî ölçüm ve gözlemlere dayandığından, buradan elde edilen bilgilerin sözlü veya yazılı olarak ifadelendirilmesi de günlük dilde olduğu şekilde hâdisenin sadece görünen yüzünü anlatacak tarzda kalmaktadır ![]() ![]() Bilginin kısmen daha az olduğu bu dönemlerde “Enzimler parçalar ve sentezler ![]() ![]() ![]() ![]() Yeni deney ve gözlemlerle bilgimiz biraz daha artınca başlangıçta fark edemediğimiz bazı ara reaksiyonları fark eder hâle geldik ve buna paralel olarak aynı hâdiseleri anlatırken kullandığımız ifadeler de biraz daha teferruatlı hâle gelmeye başladı ![]() ![]() Bugün ise biyokimya ve organik kimya gibi dallardaki hassas ölçüm ve tespit usullerinin gelişmelerine bağlı olarak sindirim, solunum ve boşaltım gibi fizyolojik hâdiselerin işleyişinde onlarca ara kademe, yüzlerce faktör ve binlerce kompleks reaksiyonun işletildiğini görüyoruz ![]() ![]() Yüzlerce ara kademede iş gördürülen hususi moleküllerin, enzimlerin, vitaminlerin, özel reseptör moleküllerin vs ![]() ![]() ![]() Halbuki biraz sâlim kafayla tefekkür etsek, bize basit gibi gelen bir sindirim veya solunum reaksiyonunda vazifeli moleküllerin her birinin; hususi şekil ve büyüklüğe sahip olduğunu, hem fizikî hem de kimyevî özellikleri bakımından tam istenen tarzda seçilmiş ve ayarlanmış olduğunu görürüz ![]() ![]() Molekül ve atomlarda böyle bir ilim ve hikmet olamayacağına göre, bazılarımız da bu harika ve mu’cizevî hâdiseleri, kestirmeden “tabiata (veya doğaya) veya tabii (veya doğal) süreçlere(!)” havale ederek işin içinden sıyrılmaya çalışırken, bazıları da “Çok derin düşünme,” “Bu bizim işimiz değil ![]() ![]() ![]() Fakat burada asıl üzerinde durulması gereken husus, Allah’a (cc) iman ettiğini söyleyen, inançlı bilim adamlarının da aynı mevzuları benzer üslûp ve ifadelerle beyan etmelerinin vehâmetidir ![]() ![]() ![]() Ancak şu hususun göz ardı edilmemesi gerekir: “Bugüne kadar biyoloji derslerinin okutulmasında hep yukarıda tenkit ettiğimiz tarz ve üslûp benimsendiği için, talebelerin şuuraltı, her şeyi fizikî ve kimyevî mekanizmalarda gören materyalist felsefelere açık olacak şekilde hazırlanmıştır ![]() ![]() Halbuki her hâdisedeki hikmeti, mükemmelliği ve mu’cizevî yönü vurgulayacak tarzda bir üslûp tercih edilerek, moleküllerin aklı ve şuuru olmadığı, tabiat diye isimlendirdiğimiz sanat eserinin bir Sanatkâr olamayacağı, bütün bu hikmetli işlerin tesadüfen, kendi kendine ortaya çıkamayacağı vurgulansa, öncekinden farklı olarak şuuraltları Allah’a (cc) iman etmeye açık talebeler yetişecektir ![]() İşin acınacak bir tarafı ise maalesef inançlı insanların bu hususun farkında olmamalarına karşılık, ateizmi kendine bir ideoloji yapmış olanların bu hususu çok iyi idrak etmiş olmalarıdır ![]() ![]() ![]() ![]() Biyolojik vetirelerin ve bu reaksiyonlarda vazifeli moleküllerin kudreti ve ilmi sonsuz bir Yaratıcı tarafından hikmetle yaratıldığını vurgulamamızı aşırı görerek tenkit edenlerin bir kısmı, her hâdiseyi Allah’a (cc) bağlayan bu üslûbun, gençleri tembelliğe, düşünmemeye, araştırmamaya, sebepleri reddeden yanlış bir tevekkül anlayışına sevk edeceğini söylerler ![]() Halbuki bu çok yanlış ve basit bir tenkittir ![]() ![]() ![]() Yukarıda zikredilen tarzdaki bir bilim anlayışı, sebepleri hiçbir zaman reddetmez, aksine sebeplere olduğu kadar değer verir ![]() ![]() ![]() Yaşadığımız dünyada ekolojik bir denge içinde doğumlar, yaşlanmalar ve ölümlerin birbiri ardına gelmesini her gün seyrederiz ![]() ![]() Hayatın temeline konulmuş bu kimyevî reaksiyonların ve fizikî değişmelerin sebebi olarak yapılmış mikroskobik ölçekteki hücre organellerini, bunların yapısını teşkil etmek üzere inşa edilmiş organik molekülleri ve nihayetinde atoma ve atomaltı parçacıklarına kadar uzanan her bir seviyenin hem altında hem de üstünde iş gördürülen mikrofizik yapı ve süreçleri giderek anlamaya başlıyoruz ![]() ![]() Bir örnek verecek olursak; insanın yaratılma sürecinde sperm ile yumurtanın buluşturulması ve her an kontrol altında cereyan eden bölünme, çoğalma, farklılaşma ve gelişme safhalarından geçerek bir insan hâline gelmesi ortalama 280 gün sürmektedir ![]() ![]() ![]() Şâyet aynı bebekler sperm ile yumurta buluşur buluşmaz, göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir sürede yaratılıp doğsalardı, hayrette kalır ve bu müthiş hâdise karşısında Rabb’imizin büyüklüğünü hemen anlar ve secdeye kapanırdık ![]() ![]() Bundan dolayı bütün ilim adamlarımızın, iştigal ettikleri mevzuları takdim ederken üslûplarını bu nazarla bir kere daha gözden geçirmeleri, derslerinde işledikleri her konuyu Asıl Sahib’ini gösterecek şekilde ele almaları gerekmektedir ![]() ![]() ![]() Birçoğumuzun ihmal ve göz ardı ettiği bu meselenin üzerinde ciddi şekilde durulmuş olsa, sosyolojik ve psikolojik boyutları da hesaba katıldığında, bugün cemiyet olarak yaşadığımız birçok menfi hareketin ve huzursuzlukların temelindeki çok önemli bir eksiklik giderilmiş olacaktır ![]() Birkaç asırdan bu yana mâneviyattan koparılmış bir bilim anlayışıyla yetiştirilen insanımızın vardığı yer bellidir ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() “Yiğit düştüğü yerden kalkar!” darb-ı meselinde olduğu gibi, yeniden bir diriliş hamlesi yapılacaksa, hayat anlayışımız ve dünyaya bakışımızın şekillenmesinde önemli bir yeri olan biyoloji bilimindeki gelişmeler doğru yorumlanmalı ve ifade edilmelidir ![]() ![]() Prof ![]() ![]() |
![]() |
![]() |
|