Kadin Haklari |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Kadin Haklari6 EKONOMiK HAKLARis, Sosyal Güvenlik ve Saglık yasalarında kadınların korunmasına dair pek çok hüküm yer almaktadır ![]() 1475 Sayılı is Yasasına Göre; · Maden ocakları, kablo dösemesi, kanalizasyon ve tünel insaatı gibi yer altı ve su altında çalısılacak islerde kadın çalıstırılması yasaktır (mad 68 )· Sanayie ait islerde kadınların gece çalıstırılması yasaktır(mad 69 )· Kadın isçilerin dogum öncesi ve sonrası toplam 12 haftalık yasal izin süreleri vardır Aynıdurumdaki kadınlara istegi üzerine ücretsiz izin verilebilir (mad 70)· Gebe ve emzikli kadınların hangi islerde ve hangi sartlarda çalıstırılabilecegi tüzüklerle düzenlenmistir Çocuklu kadınların çocuklarının bakımının temin edilecegi kresler dehukuken saglanmak zorundadır ![]() · Emzikli kadın isçilerin çocuklarına süt vermek için, belirtilecek süreler isçinin günlük is süresinden sayılır (mad 62 )Sosyal Güvenlik Yasası ise herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip oldugunu belirtmektedir ![]() Devlet bunu saglayacak tedbirleri alır ve kurumları olusturur hükmünü getirmektedir Bukurumların Emekli Sandıgı, Bag-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumu olarak teskilatlandırıldıgını görmekteyiz Her üç kurum içindede esas olarak emek kullanımıalınmıstır ve cinsiyetçi bir ayrım yapılmamaktadır ![]() Ancak bir çok bedensel farklılık göz önüne alındıgında, kadının konumunun güçlendirilmesi için pozitif ayrımcılık dedigimiz lehe düzenlemelere gereksinim vardır Bütün dünyadakadının, dogum izninin uzatılması, çocuklarıyla ilgilenmesi için ek zaman verilmesi, agır islerde çalıstırılmaması veya çalısma saatlerinin düzenlenmesi ile ilgili hükümlerle korundugunu görmekteyiz ![]() Sosyal güvenlikle ilgili düzenlemeler, bir yandan, belirli bir çalısma sonrası emekli aylıgını hak etme ve bunun temini gibi konuları düzenlerken, diger yandan, çalısanın saglıgının korunması ile ilgili düzenlemeleri de kapsamaktadır Çalısanın belirli bir yakınlık derecesindeolan ve bakmakla yükümlü oldugu kimseler de bu kapsam içinde degerlendirilmektedir ![]() Örnegin ölüm halinde maasından yararlanma ya da belli bir yasa kadar saglık hizmetlerinden yararlanmaya devam etme gibi ![]() Özellikle kadınların is ve sosyal güvenlik haklarının daha verimli saglanabilmesi için asagıdaki degisiklikler önerilebilir: · Ayarlanabilir is süreleri, · Kres ve çocuk yuvalarının gelistirilmesi ve yaygınlastırılması, · Konut, kredi ve tatil olanaklarının arttırılması ![]() Yararlanılan ve Basvurulabilecek Kaynaklar Tekin Akıllıoglu insan Hakları I Kavram Kaynaklar ve Koruma Sistemleri, insanHakları Merkezi Yayınları No: 17, Ankara 1995 Emel Dogramacı Atatürk’ten Günümüze Sosyal Degismede Türk Kadını, Atatürk KültürDil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Arastırma Merkezi Yayını, Ankara 1993 Derleme: Türkiye’de Ailenin Degisimi Yasal Açıdan incelemeler, Türk Sosyal Bilimler Dernegi Yayını, Ankara 19984 Derleme: Sosyo-Kültürel Degisim Sürecinde Türk Ailesi, C 2-3, T C BasbakanlıkArastırma Kurumu Yayını, Ankara 1992 |
|
Kadin Haklari |
|
|
#2 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Kadin Haklari5 YASAL HAKLARBu baslık altında Türk Hukuk Devriminin en önemli kazanımlarından birisi olan Medeni Yasa'nın üzerinde özel olarak durmak gerekmektedir Hukuk devriminin en önemli yasasıolarak hazırlanan 1926 tarihli Türk Medeni Yasası toplumun yeni anlayısının bel kemigini olusturmustur Türk Medeni Yasası bir çok olumlu düzenlemesinin yanında, kadının sosyalyasamını da çaga uygun olarak yeniden düzenlemistir Medeni kanunun amacı adet vegörenekleri tercüme etmek degil, tersine modernligin ilkelerine uygun yeni bir aile yapısı getirerek, bu adet ve görenekleri asmaktır Kadının temel haklarının yanında tek esliliginkabulü, bosanmanın yargıya tasınması, mülkiyet edinmede ayrımın kaldırılması, esit ücret olanagı, ve özellikle din ve devlet islerinin birbirinden ayrılmasıyla kadın üzerindeki görünür görünmez bir çok baskının kaldırılması olanaklarını da yaratmıstır 19 yüzyılda meydanagetirilen medeni kanunların hemen hepsinde, kadın ve erkekten her birinin özellikle aile içi fonksiyonları arasında fark gözeten klasik anlayısa sadık kalınmıstır Bunun anlamı bazınoktalarda esitlik prensibinden ayrılmıs olmadır Oysa günümüzdeki gelismeler kadın erkekarasındaki farkların giderek silinmekte oldugunu göstermektedir Buna baglı olarak esitlikçitaleplerin artarak hukuksal yapıda da varlık kazanmaya baslamıstır ![]() Hukuksal gelisim ve degisim açısından su noktalar üzerinde özel olarak durulması gerekmektedir; · Monagamik yani tek esle evliligin saglanması, · Süreli evlenmenin (Müt’a) yasaklanması, · Evlenmeye zorlanmanın yasaklanması, · Bosanma hukukunda esitligin getirilmesi ve resmiyete baglanması, · Kadına siddet uygulanmasının yasaklanması, · Miras bölüsümünde esitlik ![]() Türk toplumu medeni yasanın yürürlüge girdigi 1926 yılından günümüze kadar sosyal, ekonomik ve kültürel bakımdan büyük degisim ve gelisim geçirmistir Özellikle kentli insannüfusunun kırsal kesimde yasayanlara oranla hızla artısı yeni toplumsal gereksinimler dogurmustur Kentsel degerler toplumsal yasamda belirleyici olmaya baslamıstır![]() Yukarıda sayılan hususlar konusunda Medeni Yasa'nın düzenlemesi büyük bir adım olmakla birlikte Medeni Yasa’da yapılan son degisikliklerle, kadının statüsü daha da iyi bir konuma yükseltilmistir Özellikle evlilik birliginde edinilen malların esler arasında hakça bölüsümüneiliskin yeni kabuller, kadın hakları açısından ciddi kazanımlar saglamıstır
|
|
Kadin Haklari |
|
|
#3 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Kadin Haklari4 SoYASAL HAKLARSiyasi Sosyallesme Kuramları olarak adlandırılan ve kadının siyasal karar alma süreçlerinden ayrı kalmasının toplumsal yapıya etkilerini irdeleyen sosyolojik çalısmalar toplumsal gelismeye ve tipiklestirmeye bu egilimin etkisinin ne derece önemli oldugunu göstermektedir ![]() Kız ve erkek çocuklarının, çocukluktan itibaren ayrı ilgi alanlarına itilmeleri ve sosyallesme sürecinde erkege karar verme rolü yüklenirken, kız çocuklarına edilgen olus, bagımlılık ve ikincillik rolleri ögretilmektedir Bu durum dogal olarak siyasal karar alma süreçlerindenkadının uzaklasması sonucunu dogurmaktadır ![]() Siyasal haklar açısından Türkiye Cumhuriyeti'nin iki temel ekseni üzerinde durmak gerekir ![]() Bunlar ulusçuluk ve uygarlıktır Bu iki amacın gerçeklesmesi için toplumsal yasam içindekadının konumunun güçlendirilmesi gerekiyordu Bu hedef çerçevesinde yaratılan yeni kadıntipini Halide Edip Adıvar söyle çizmektedir: "Ulusu için yararlı olmaya çalısan, siyası alanda erkeklerin yanında yerini alan, buna karsın müsfikliginden kaybetmeyen, agırbaslı, arkadas, vatanının anası, halkçı kadın" tipi Bu yaklasımda birbirine karsıt olarak algılanan degerleriuzlastırarak yeni bir kadın imgesi yaratmıstır Bu imgenin toplumsal yasama ve yönetimineetkin katılımı siyasal hakların tanınması ile gerçeklesebilecektir ![]() Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ikinci döneminin sonlarına dogru, kadınlara siyasi hakların verilmesi yolunda kadınlar tarafından dileklerde bulunulmus, bazı konferanslar verilmis bu konuda bir takım kadın dernekleri harekete geçmistir ![]() Türk kadınının siyasal haklardan yararlanması da Atatürk’ün ileri görüslülügü ile dünya ülkelerinin bir çogundan önce olmustur 3 Nisan 1930 gün ve1580 sayılı yasayla Türkkadınının önce belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanınmıstır Daha sonra 26Ekim 1933 gün ve 2349 sayılı kanunla da kadınlar köy ihtiyar heyetlerine ve muhtarlıga seçme ve seçilme haklarını elde etmislerdir Daha sonra 1934 tarihli ve 2599 sayılı yasaylamilletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmıstır ![]() 1935 yılında yapılan ilk genel seçimde de 18 kadın milletvekili Türkiye Büyük Millet Meclisine girmistir Bu günümüze kadar mecliste ulasılmıs en yüksek milletvekili kadın üyesayısıdır Ne yazık ki egitimli kadın sayısı Cumhuriyet’in ilk yıllarına göre çok artmısolmasına ragmen halen yeteri kadar kadın temsilinin mecliste yer aldıgından söz edemeyiz ![]() Kadınların siyasal haklarını kullanmaları bakımından 1935-1991 dönemi incelendiginde kadın temsilcilerin tek partili dönemde Meclis içindeki oranlarının daha yüksek oldugu, çok partili demokrasiye geçildigi dönemde ise kadın parlamenter sayısının giderek azaldıgı görülmektedir
|
|
Kadin Haklari |
|
|
#4 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Kadin Haklari3 TÜRKiYE’DE KADIN HAKLARI TARiHiHer toplumda oldugu gibi kadının Türk toplumunda da önemli bir yeri vardır Kadın, anneolarak aile ve toplum arasında bir köprü görevi görür Kadının toplumdaki yeri ve görevleriderken önce onun bir fert olarak gerekli kisiligi kazanmasını, sonra da aile içinde ve toplumun içinde gerekli yeri alması düsünülmelidir ![]() Tarihsel gelisim içinde Türk kadınının toplumdaki yeri üzerinde durulursa, kadının çesitli Türk devletlerinde önemli ve saygın bir konuma sahip oldugunu görürüz Kadın sadece eviçinde degil, dıs alanda hatta yönetimde bile önemli bir pozisyona sahipti Ancak Selçuklu veOsmanlı dönemlerinde kadının sorumlulugunun eve yönelmesine ve dısarıdan soyutlanmasına, islam dini dolayısıyla iliskilerin yogunlastıgı geleneksel ortadogu alıskanlıklarının etkisi olmustur aynı negatif etki Bizans geleneginden de gelmektedir ![]() Osmanlı toplumunda toplum yapısının cinslerin ayrımı üzerine kurulmus olması, iki ayrı dünyayı ortaya çıkarmıstır Erkegin dünyası kamusal, kadının dünyası ise özel ve mahremdivarlıgı ancak aile içinde söz konusu edilebilirdi Eve kapanıp örtünmeye mahkum edilenkadın, toplum hayatındaki rollerini kaybetmistir Bu durum Tanzimat’la birlikte gelisenözgürlesme ve egitim talepleriyle degismeye baslamıstır Tanzimat dönemi yazarlarının batılıhak taleplerinin içinde kadının sorunlarına çözüm üretmek için kamuoyu olusturma istemi de vardı Özellikle 19 yüzyılın sonlarına dogru önemli bir çıkıs olarak “Hanımlara MahsusGazete” üzerinde durmak gerekir Kadın yazarların önemli katkıları olarak çıkan bu gazeteyeek olarak bir çok entelektüel erkek de kadın özgürlesmesinin geregi üzerinde durmuslardır ![]() Hüseyin Rahmi Gürpınar, Halit Ziya Usaklıgil, Namık Kemal önemli isimlerdir Devam edendönemde bir çok karmasadan sonra kinci Mesrutiyet bazı tartısmalar için olanak yaratmıs olmakla birlikte örnegin örtünme ile ilgili yeni yasa taleplerinin de gündeme getirildigi bilinmektedir Mesrutiyet döneminde bir çok kadın dernegi kurulmustur lk kadınderneklerinin daha çok hayırsever amaçlarla kurulmus oldugunu görürüz kinci Mesrutiyetleortaya çıkan önemli degisimlerden birisi de ev içinde gerçeklesen egitimden kadınlar için de okulda egitime geçilmis olmasıdır 1917 tarihli Hukuk-u Aile Kararnamesi üzerinde özelolarak durmak gerekir Bu Kanun Hükmünde Kararname, slam ülkelerinde hangi dindenolursa olsun herkesi kapsayan ilk standart belge olma özelligi göstermektedir Bu kararnameile kadınlara bosanma ve poligamiye karsı bazı haklar tanınmakta, evlenmelerde her dinden teba için devletin kontrolü sart kosulmaktadır Ancak yasa 1919 Haziranı'nda yürürlüktenkaldırılmıstır ![]() Birinci Dünya Savasının yarattıgı ortam bütün dünya da oldugu gibi ülkemizde de kadınların geleneksel rollerinde zorunlu bir degisimi ortaya çıkarmıstır Savasın çok kısa bir süredetopyekün bir savasa dönüsmesi erkeklerin cepheye gitmesini kalan alanlarda ve geri hizmetlerde kadın gücüne ihtiyaç duyulmasına yol açmıstır Gündelik hizmetlerin yanındaaskerlerin gereksinimlerini karsılamak için açılan yeni fabrikalarda kadın isçilerin istihdam edildigini görmekteyiz ![]() Ülkemizde, Birinci Dünya Savasının yenilgi ve 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi ile sonuçlanmasıyla ortaya çıkan acı tabloda hemen hemen hiçbir hakkı olmayan kadınların da çesitli mitinglerle protestoları vardır Baslayan Kurtulus savası sadece bir cephe savası olarakkalmamıs yeni bir yapılanmanın hem kurtulusu hem de kurulusuna dönüsmüstür KurtulusSavasında Türk kadını önemli etkinliklerde bulunmus ve vatanını canı gönülden savunmustur ![]() Tarihimizin en zorlu dönemi olan 1914-1923 yılları, kadın haklarına iliskin de yeni bir çizgiyi gündeme getirmistir ![]() Atatürk’ün Türk toplumunu çagdas uygarlık yörüngesine oturtmak gibi büyük amacının iki önemli yönü vardır; Birincisi, gelenekçilik tutumunu yok etmek, ikincisi de bu yörüngeye uygun kuralları, kurumları, örgütleri yerlestirmek, toplumun yeni kusaklarını buna göre yetistirmektir Bu anlamda Cumhuriyet dönemi gelismeleri bir yenilenme arayısı olarakadlandırılabilir ![]() Atatürk, Türk toplumunun temeli kabul ettigi aileye ve ailenin de diregi olarak gördügü kadına, çok büyük önem vermistir Atatürk, ailenin bireylerine bireyler arası iliskilerine ve bubireylerin huzur ve mutluluguna egilerek onları egitimde ve iktisatta çagdas medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmaya çalısmıstır Özellikle hukuk alanında kadınlara genis haklartanımıstır ![]() Atatürk’ün kadının statüsüne iliskin yaklasımları evrensel niteliktedir ve son derece genis bir perspektife sahiptir ve bu perspektif yeni cumhuriyetinde en belirgin özelliklerinden birisidir ![]() Atatürk, 1923 yılında “ ![]() suna inanmak lazımdır ki dünya yüzünde gördügümüz her seykadının eseridir” ya da “ ![]() toplumun basarısızlıgının asıl sebebi kadınlara karsı olanbilgisizlikten ileri gelir, bir toplumun bir organı faaliyette iken diger bir organı islemez ise o toplum felç olur” derken bu yaklasımını dile getirmektedir Bu hedef için önemli bir baslangıçolarak 1924 yılında yürürlüge konulan Tevhid-i Tedrisat kanunu bir yandan egitimi merkezilestirip bir düzene sokarken diger yandan kadın nüfuza ilkokul, orta okul ve yüksekokul ögreniminin kapılarını açmıstır Bunun anlamı cinsiyet ayrımı gözetilmedenegitimde esitlik olanagının yaratılmasıdır
|
|
Kadin Haklari |
|
|
#5 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Kadin HaklariÖZET Kadın Hakları konusu insan hakları kavramı çerçevesinde ele alınmalıdır Ancak insanhaklarına iliskin degerlendirmeler tek basına kadın haklarının özgünlügünü karsılamaya yetmemektedir Kadın haklarının toplumsal yapı, aile ve iktidar iliskileri açısından yenidenyapılandırılması gerekir ![]() Ülkemize kadınlara siyasal, yasal ve ekonomik anlamda hakların tanınması Türkiye Cumhuriyetinin kurulusu ile belirgin bir sıçrama yapmıstır, ancak yeterli degildir Pozitifayrımcılık yoluyla kadın magduriyetinin her alanda pisirilmesi gerekir, daha yapılacak çok sey vardır ![]() 1 INSAN HAKLARININ BiR PARÇASI OLARAK KADIN HAKLARIinsan hakları yeryüzünde esit olarak yasayan bütün bireylerin birbirlerine karsı salt insan olmaktan kaynaklanan ödevleridir insan haklarından, insanın insan olmaktan kaynaklanantüm hakları anlasılmaktadır insan Hakları Evrensel Beyannamesi de bu çerçevede cins, dil,din, siyasi, milli veya sosyal köken, servet, dogus veya diger herhangi bir fark gözetmeksizin, insanın insan olması nedeniyle her insan tarafından yararlanılabilen haklara “insan hakları” denmektedir ![]() Hukuk tarafından korunmaya deger menfaat olarak hak, dogrudan hukukun konusunu olusturmaktadır Hak kavramı insanın salt insan olmak sıfatıyla sahip oldugu özgürlükleri veolanakları, insanın degerini ya da onurunu meydana getirmektedir Bu nedenle insanhaklarının kaynagı, insanın bu deger yanından gelmektedir insan, belki insan hakları olmadanda yasayabilir Ancak böyle bir yasam insana yakısan bir yasam olmaz insanın insanolmasından kaynaklanan hakların ihlali veya inkarı demek, insanlıktan, insan olmaktan vazgeçmek demektir Aslında insan haklarının dogustan varolusu sadece algılanabileceginebu nedenle tanımlanmasına bile gerek olmadıgına iliskin görüsler vardır Ancak hukuksalaçıdan tanım, bir açıklık saglama olanagı sunar Evrensellik, eskimezlik, degismezlik,üstünlük, devredilmezlik insan hakları kavramının temel özellikleridir Sonuç olarak amaç;“insan onurunun korunması” oldugu için bu özellikler zorunlu olarak aranacaktır Çagdaspozitif hukuk normlarında bu özelliklerin “ devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlükler” olarak yansıtıldıgını görmekteyiz ![]() 18 yy 'da üzerinde tartısılan "insan ve Yurttas Hakları" kavramı, yeni bir tarihsel açılımıortaya koyarken tüm insanlara sesleniyordu Bu yüzyılda kadın hakları savunucuları, Batı'dakökten etkiler yaratan hareketin içindeydiler ve erkeklerle birlikte esitlik ve özgürlük mücadelesi veriyorlardı ![]() Bu mücadele 1776 tarihli Amerikan Bagımsızlık Bildirgesi ve 1789 tarihli Fransız insan ve Yurttas Hakları Bildirgesi'ni dogurmustur Her iki sözlesme ve devam edegelen sözlesmeler,insanlar için vazgeçilmez hakların varlıgı ve siyasi iktidarın bu hakları tanıması zorunlulugu üzerinde duruyordu Ancak, ne yazık ki dogal haklar olarak isimlendirilen bu hakların, bastateorisyenleri olan erkekler olmak üzere kadınları da kapsadıgı konusunu kabul etmediler ![]() Fransız Devrimi'nden etkilenen Mary WOLLSTONECRAFT (1755-1797), feminist teori tarihinde ilk önemli çalısma olan "Kadın Haklarının Savunusu"nu hazırlamıstır Bu kitap,erkeklerin özgürlük talepleriyle geleneklere karsı açtıgı savası kadınların da yapabilecegi mesajını veriyordu Özgürlük talebinde bulunmamak kadını onursuz kılacaktır demekteydi![]() Aynı sekilde, kadın hakları savunucusu Olympe de GOUGE (1748-1793), Kadın Hakları Bildirgesi'yle dogrudan insan ve Yurttas Hakları Bildirgesi'ne yönelik bir manifestoda bulunuyordu Esitlikten kadın ve erkek esitliginin de anlasılması gerektigini ileri sürüyor;kamusal mevkilere gelme siyaset yapma konusunda da esit haklar talep ediyordu "Kadınagiyotine gitme hakkı tanınıyorsa kürsüye çıkma hakkı da tanınmalıdır" demekteydi ironik birsekilde Olype de GOUGE 1793'deki darbe sonrası giyotinle idam edildi ![]() 19 ve 20 yy'da, mücadelenin hukuksal alandaki esitlik söyleminden çok hayatın her alanındayapılan cinsiyete dayalı ayrımcılıgın kaldırılması noktasına yöneldigini görüyoruz Buyaklasımla savunulan, tarihsel ve toplumsal olarak cinsiyetten kaynaklanan davranıs kalıpları ve rolleri kadınların herhangi bir alandan dıslanmaları için gerekçe olmamalıdır, görüsüdür ![]() Mücadelenin kamusal alanda yer almaya yani siyasi ve sosyal alandaki esitlik taleplerine dönüstügünü görüyoruz ![]() Toplumsal yasamın, özel alan (ev içi-aile ortam) ve kamusal alan (ev dısı-çalısma ortamı) biçiminde bölünmesi ve kadının geleneksel olarak özel alana hapsedilmesi, bu durumun beraberinde getirdigi kalıplarla zorlanma, kadının kendisini insan olarak ve üretimin bir parçası olarak ifade etmesini güçlestirir Liberal feminizme göre geleneksel özel-kamusal alanayrımı, kadının erkek karsısındaki ikincil konumunun ana nedenidir Kadınların kamusalalana girmesini önleyen ve onları özel alana hapseden yasalar ve uygulamaların kaldırılması gerekir Kadınların özel alana ait görülmesi ve bu alanda da yasamlarının devlet tarafındantam güvenceye alınmaması ve özel alana hukukun müdahalesinin sınırlı tutulması olgusu, kadınların uzun yıllardır mücadelelerinin odak noktası olmustur ![]() 2 KADIN HAKLARININ ÖZGÜN YÖNÜ16 yy 'daki "kadın insan mıdır?" tartısmasının bir zamanlar yapılmıs olması bile kadın haklarıkavramının insan hakları kavramı çerçevesinde tartısılmasını zorunlu kılıyor Aslında butartısmanın kökeni kitabi dinlerin Adem'in topraktan, buna karsım Havva'nın ise Adem'in kaburga kemiginden yaratılmıs olmasına kadar götürülebilir Buna baglı olarak erkek,uygarlıgın ve kültürün yaratıcısı ve ürünü olarak görülürken; kadın, doganın ürünüdür ![]() Saptamalar kadının ikincilligini vurgulamak için kullanılmaktadır Bu yüzden, genel insanhakları ile ilgili düzenlemelerin ayrıca ve özellikleri de dikkate alınarak kadın hakları tarafından tamamlanması gereksinimi dogmaktadır Kadın haklarının özgünlügünü belirtmekyapay bir ayrım degil, insan hakları kavramına somut bir içerik kazandırabilmenin ön kosuludur insan hakları kavramının salt "insan" soyutlaması içinde ele alınması, insan-erkekkavramı iliskisinde somutlastıgı için ataerkil anlayısın sürdürülmesi ve pekistirilmesinden baska bir ise yaramamaktadır Bu nedenle, insan hakları kavramının kadın hakları kavramı ilede tamamlanması geregi dogmaktadır ![]() Kadının insan hakları konusuna iliskin iki temel yaklasım vardır: - Evrenselci yaklasım - Kültürcü yaklasım Evrenselci yaklasım; insan haklarının evrenselliginden yola çıkmaktadır insan haklarıbelgelerinde yer alan hakların tümünden kadınlar yararlanmalıdır düsüncesini savunmaktadırlar ![]() Kültürcü yaklasım ise; tüm toplumlarda geçerli olabilecek insan hakları anlamında ortak degerlerin bulunmasının olanaksızlıgından yola çıkar Ancak bu yaklasımda, kadınlara karsıyapılan ayrımcılıkların kültürel farklılıklara dayandırılarak haklılastırılmaya çalısıldıgı görülmektedir Her kültürün kendi degerleri çerçevesinde ele alınması kültürün genelyaklasımının, kadını belirli bir noktaya hapsetmesine engel olmayacaktır Bunun anlamı, bazıfarklılıklar gösterse bile genel ataerkil kastın kırılamayacagı noktasına ulasır Böylece bir çiftestandart yaratılmaktadır Kadınlara Karsı Her Türlü Ayrımcılıgın Önlenmesi Sözlesmesi(CEDA W 1981), insan hakları belgeleri içinde en çok çekince konulan sözlesmedir Busözlesme, bir sekilde imzalanmıs bile olsa yasalarla tanınmıs pozitif hakların, tek baslarına degil, egemen toplumsal ve kültürel ortam içinde varoldugu gerçegini de göstermektedir
|
|
|
|