01-07-2010
|
#1
|
Şengül Şirin
|
Aşk Yolunda İstanbul'da Neler Olmuş - Reşad Ekrem Kocu
Aşk Yolunda İstanbul'da Neler Olmuş - Reşad Ekrem Kocu

Yazarken "Tarih hakikatlerine, vaka olsun, dekor, motif olsun, asla dokunulmaz Yalnız dil değişir; yazar kendi zamanının dilini temiz ve şirin kullanmasını bilmelidir"i ilke edinen Reşad Ekrem Koçu, "Aşk Yolunda İstanbul’da Neler Olmuş" kitabı için, diğerlerinden farklı, önsöz niteliğinde bir yazı yazar Batı’daki benzerleri olan Fransız romancı Alexandre Dumas ve İngiliz romancı Walter Scott’tan hareketle kendisinden söz etme ihtiyacı hissederek şunları söyler:
"Ardımda elli yılı aşmış bir basın hatırası vardır Kimseden en küçük bir 'aparma' yapılmadan geçmiş bir mazi  Bu kitapta dört eski meddah hikâyesini naçiz kalemimden okuyacaksınız  Her hikâyenin ayrı bir adı var
Kitaba bir isim koymak istedim: "Aşk Yolunda İstanbul'da Neler Olmuş" dedim 'İstanbul’da Neler Olmuş' adını bize, Türklere roman okumasını öğretmiş Ahmed Midhat Efendi merhumdan aldım ve üstadın en kötü eserinden Yetkisini aşarak tarih katkılarıyla hakikatten çok uzak tarih katkılarıyla yazılmış, tökezen bir uzun hikâyesinden "
Hikâyenin bundan sonraki kısmı ise "meddahın hünerine, bilgisine" bağlıdır ve bu kitabın ilk öyküsü"Çerkez Rıdvan’ın Dolabı" eski meddah defterlerinden "aynen" alınmadır

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
|
|
|
|