Orhan Yildirim Ebruli Akşam
Ebruli Akşam
Ukudar'ın ebruli bir akşamında
Vapurla taşınan yorgun bir andı
Şavkırdı zülfünü damarla ay
Yıldızlar iç içe suya düşerdi
Tutardım nabzını şöyle bir şehrin
Sükut-u elemi aşka düşerdi
Salını salını giderken deniz
Aklımı o hayale gurbet düşerdi
Gümüş gümüş işlenen o alevlerde
Martılar hüsnüne selam düşerdi
Vurunca sineye yine bir elem
gönül hercaidara düşerdi
Siyahtı gözleri o karanlığın
derin çizgileriyle rana düşerdi
nur idi, tenden ve damardan
süzülüp ruhuma mana düşerdi
|