|
Prof. Dr. Sinsi
|
Yâsîn Sûresi/Yasin Suresi
YÂSÎN SÛRESİ/Yasin Suresi
Mekke döneminde inmiştir 83 âyettir Sûre, adını ilk âyeti oluşturan
Bismillahirrahmânirrahîm
1 Yâ Sîn
2, 3, 4 (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur'an'a andolsun ki sen elbette dosdoğru bir yol üzere (peygamber) gönderilenlerdensin
5, 6 Kur'an, ataları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için mutlak güç sahibi, çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir
7 Andolsun, onların çoğu üzerine o söz (azap) hak olmuştur Artık onlar iman etmezler
8 Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır Bu sebeple kafaları yukarıya kalkık durumdadır
9 Biz onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çekip gözlerini perdeledik Artık görmezler
10 Onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar
11 Sen ancak Zikr'e (Kur'an'a) uyanı ve görmediği halde Rahmân'dan korkan kimseyi uyarırsın İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükafatla müjdele
12 Şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız Biz her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) bir bir kaydetmişizdir
13 (Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver Hani oraya elçiler gelmişti
14 Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik Onlar, "Şüphesiz biz size gönderilmiş elçileriz" dediler
15 Onlar şöyle dediler: "Siz de ancak bizim gibi insansınız Rahmân hiçbir şey indirmemiştir Siz sadece yalan söylüyorsunuz "
16 (Elçiler ise) şöyle dediler: "Bizim gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu Rabbimiz biliyor "
17 "Bize düşen ancak apaçık bir tebliğdir "
18 Dediler ki: "Şüphesiz biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık Eğer vazgeçmezseniz sizi mutlaka taşlarız ve bizim tarafımızdan size elem dolu bir azap dokunur "
19 Elçiler de, "Uğursuzluğunuz kendinizdendir Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz?) Hayır, siz aşırı giden bir kavimsiniz" dediler
20 Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi: "Ey kavmim! Bu elçilere uyun "
21 "Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir "
22 "Hem ben, ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim Oysa siz de yalnızca ona döndürüleceksiniz "
23 "Onu bırakıp da başka ilahlar mı edineyim? Eğer Rahmân bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar "
24 "O taktirde ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum "
25 "Şüphesiz ben sizin Rabbinize inandım Gelin, beni dinleyin!"
26, 27 (Kavmi onu öldürdüğünde kendisine): "Cennete gir!" denildi O da, "Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!" dedi
28 Kendisinden sonra kavmi üzerine (onları cezalandırmak için) gökten hiçbir ordu indirmedik İndirecek de değildik
29 Sadece korkunç bir ses oldu Bir anda sönüp gittiler
30 Yazık o kullara! Kendilerine bir peygamber gelmezdi ki, onunla alay ediyor olmasınlar
31 Kendilerinden önce nice nesilleri helak ettiğimizi; onların artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi?
32 Onların hepsi de mutlaka toplanıp (hesap için) huzurumuza çıkarılacaklardır
33 Ölü toprak onlar için bir delildir Biz onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler
34, 35 Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık Bunları onların elleri yapmış değildir Hâlâ şükretmeyecekler mi?
36 Yerin bitirdiği şeylerden, insanların kendilerinden ve (daha) bilemedikleri (nice) şeylerden, bütün çiftleri yaratanın şanı yücedir
37 Gece de onlar için bir delildir Gündüzü ondan çıkarırız, bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır
38 Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir Bu mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah'ın takdiri(düzenlemesi)dir
39 Ayın dolaşımı için de konak yerleri (evreler) belirledik Nihayet o, eğrilmiş kuru hurma dalı gibi olur
40 Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir Her biri bir yörüngede yüzmektedir
41 Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir
42 Biz onlar için o gemi gibi binecekleri nice şeyler yarattık
43 Biz istesek onları suda boğarız da kendileri için ne imdat çağrısı yapan olur, ne de kurtarılırlar
44 Ancak tarafımızdan bir rahmet olarak ve bir süreye kadar daha yaşasınlar diye kurtarılırlar
45 Onlara, "Önünüzde ve arkanızda olan şeylerden (dünya ve ahirette göreceğiniz azaplardan) sakının ki size merhamet edilsin" denildiğinde yüz çevirirler
46 Onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmez ki ondan yüz çeviriyor olmasınlar
47 Onlara, "Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden Allah yolunda harcayın" denildiği zaman, inkar edenler iman edenlere, "Allah'ın, dilemiş olsa kendilerini doyurabileceği kimselere mi yedireceğiz? Siz ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz" derler
48 "Eğer doğru söyleyenlerseniz bu tehdit ne zaman gelecek?" diyorlar
49 Onlar ancak, çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak korkunç bir ses bekliyorlar
50 Artık ne birbirlerine tavsiyede bulunabilirler ne de ailelerine dönebilirler
51 Sûra üfürülür Bir de bakarsın kabirlerden çıkmış Rablerine doğru akın akın gitmektedirler
52 Şöyle derler: "Vay başımıza gelene! Kim bizi diriltip mezarımızdan çıkardı? Bu, Rahman'ın vaad ettiği şeydir Peygamberler doğru söylemişler "
53 Sadece korkunç bir ses olur Bir de bakarsın hepsi birden toplanıp huzurumuza çıkarılmışlardır
54 O gün kimseye, hiç mi hiç zulmedilmez Size ancak işlemekte olduğunuz şeylerin karşılığı verilir
55 Şüphesiz cennetlikler o gün nimetlerle meşguldürler, zevk sürerler
56 Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar
57 Onlar için orada meyveler vardır Onlar için diledikleri her şey vardır
58 Çok merhametli olan Rab'den bir söz olarak (kendilerine) "Selam" (vardır)
59 (Allah şöyle der "Ey suçlular! Ayrılın bu gün!"
60, 61 "Ey ademoğulları! Ben size, şeytana kulluk etmeyin Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır Bana kulluk edin İşte bu dosdoğru yoldur, diye emretmedim mi?"
62 "Andolsun, o sizden pek çok nesli saptırmıştı Hiç düşünmüyor muydunuz?"
63 "İşte bu, tehdit edildiğiniz cehennemdir "
64 "İnkar ettiğinizden dolayı bugün girin oraya!"
65 O gün biz onların ağızlarını mühürleriz Elleri bize konuşur, ayakları da kazandıklarına şahitlik eder
66 Eğer dileseydik onların gözlerini büsbütün kör ederdik de (bu halde) yola koyulmak için didişirlerdi Fakat nasıl görecekler ki?!
67 Yine eğer dileseydik oldukları yerde başka yaratıklara dönüştürürdük de ne ileri gidebilirler, ne geri dönebilirlerdi
68 Kime uzun ömür verirsek, onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz (gücünü azaltırız) Hâlâ düşünmeyecekler mi?
69 Biz o Peygamber'e şiir öğretmedik Bu ona yaraşmaz da O(na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur'an'dır
70 (Aklen ve fikren) diri olanları uyarması ve kafirler hakkındaki o sözün (azabın) gerçekleşmesi için Kur'an'ı indirdik
71 Görmediler mi ki biz onlar için, ellerimizin (kudretimizin) eseri olan hayvanlar yarattık da onlar bu hayvanlara sahip oluyorlar
72 Biz o hayvanları kendilerine boyun eğdirdik Onlardan bir kısmı binekleridir, bir kısmını da yerler
73 Onlar için bu hayvanlarda (daha pek çok) yararlar ve içecekler vardır Hâlâ şükretmeyecekler mi?
74 Belki kendilerine yardım edilir diye Allah'ı bırakıp da ilahlar edindiler
75 Onlar ilahlar için (hizmete) hazır asker oldukları halde, ilahlar onlara yardım edemezler
76 (Ey Muhammed!) Artık onların sözü seni üzmesin Çünkü biz onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz
77 İnsan, bizim kendisini az bir sudan (meniden) yarattığımızı görmedi mi ki, kalkmış apaçık bir düşman kesilmiştir
78 Bir de kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek getirdi Dedi ki: "Çürümüşlerken kemikleri kim diriltecek?"
79 De ki: "Onları ilk defa var eden diriltecektir O her yaratılmışı hakkıyla bilendir "
80 O, sizin için yeşil ağaçtan ateş yaratandır Şimdi siz ondan yakıp duruyorsunuz
81 Gökleri ve yeri yaratan Allah'ın, onların benzerini yaratmaya gücü yetmez mi? Evet yeter O, hakkıyla yaratandır, hakkıyla bilendir
82 Bir şeyi dilediği zaman onun emri o şeye ancak "Ol!" demektir O da hemen oluverir
83 Her şeyin hükümranlığı elinde olan Allah'ın şanı yücedir! Siz yalnız O'na döndürüleceksiniz
|