Yalnız Mesajı Göster

Göstermeye Bağlı Edebi Metinler

Eski 09-01-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Göstermeye Bağlı Edebi Metinler








Göstermeye Bağlı Edebi Metinler
Tiyatro: Günlük hayatta her an karşılaşabileceğimiz olayları sahnede göstermek amacıyla yazılan eserlere tiyatro denir Drama, dramatik edebiyat gibi sözler de tiyatro anl***** gelir Dilimizde tiyatro sözcüğü sahne eseri, sahne eserlerini oynama sanatı ve sahne eserlerinin oynandığı bina anlamlarında da kullanılır

Tiyatro, olayları dekorlar ve kişiler yardımıyla günlük hayatta olduğu gibi gözümüzün önünde canlandırır Bunun için hem göze, hem de kulağa hitap eden güzel sanatlardan yararlanır Söz ve hareketler birbirini tamamlar Oyuncu ile seyirci bütünleşir Bu bakımdan edebî türler arasında en canlı, hayata en yakın olanıdır

Tiyatro eserinde başlıca iki öge bulunur: olay ve kişiler Olay anlatılmaz oyuncular tarafından canlandırılır Kişiler, olayları yaşayan ya da olaydan etkilenen varlıklardır Olayları ön planda yaşayan varlığa olayın başkahramanı denir

Tiyatro eserleri de hikâye ve romanda olduğu gibi üç bölümden oluşur: Serim düğüm ve çözüm Serim (giriş) bölümünde olay ve olayla ilgili kişiler kısaca ele alınır Düğüm (gelişme) bölümü olaydaki kişilerin çatışması ve çatışmanın merak uyandıracak bir hâl aldığı bölümdür Çözüm (sonuç) de ise olay bir sonuca bağlanır

Tiyatro Çeşitleri: Bugünkü tiyatronun kaynağı Antik Yunan Tiyatrosudur Antik tiyatronun iki türü olan trajedi ve komedinin kaynağı Bağ Bozumu Tanrısı Dionysos adına yapılan törenlerdir Trajedi ve komedinin ayırıcı özelliklerini Aristoteles ilk kez Poetika adlı eserinde belirtmiştir
İlk örnekleri Antik Yunan edebiyatında görülen trajedi ve komedi, daha sonra Yunan ve Lâtin edebiyatlarının örnek tutulduğu klasisizm akımı devrinde özellikle Fransa'da yeniden canlanarak 19 yüzyılın ortalarına kadar sürmüştür

19 yüzyılda romantizm akımına bağlı sanatçıların trajedi ve komedinin klâsik kalıplarını kırması ve bir ölçüde bunları kaynaştırmasıyla dram doğmuştur
Türk tiyatrosunda, Batılı anlamda ilk eser, Şinasi'nin Tanzimat döneminde yazdığı Şair Evlenmesi adlı bir perdelik komedidir Tanzimatla birlikte Türk tiyatrosu komedi ve dram türüne yönelmiştir
Komedi türünde yazanlar özellikle Moliere (Molyer)'den etkilenmişler, zaman zaman geleneksel oyunlarımızdan da yararlanmışlardır Şinasi'nin yanı sıra Teodor Kasap, Âli Bey, Ahmet Vefik Paşa komedi türünde eserler vermişlerdir

Dram türünde Namık Kemal, Abdülhak Hâmit Tarhan gibi yazarlar, romantizmin etkisiyle aşırı duygusallığa kapılmışlar, konuşma dilinden uzaklaşma, olay örgüsüne ve oyun tekniğine önem vermeme yüzünden pek başarılı olamamışlardır
II Meşrutiyet Dönemi'nde de tiyatro çalışmaları sürmüş, ancak başarılı ürünler Cumhuriyet Dönemi'nde verilmiştir
Meşrutiyetten bu yana dram türünde eser veren bazı sanatçılar şunlardır: Müsahipzâde Celâl, Vedat Nedim Tör, Reşat Nuri Güntekin, Faruk Nafiz Çamlıbel, Nazım Hikmet, Necip Fazıl Kısakürek, Oktay Rıfat, Haldun Taner, Turgut Özakman, Sermet Çağan, Güngör Dilmen

1 Trajedi: Yaşamın acıklı yönlerini, kendine özgü kurallarla sahnede yansıtmak; ahlâk, erdem örneği göstermek için yazılmış manzum tiyatro eserine trajedi denir Trajedi; izleyicide korku, heyecan, acındırma duyguları uyandırarak ders vermeyi amaçlar Trajedilerde işlenen trajik olay, iki yüksek değer arasındaki çelişkiyi yaşayan insanın durumundan doğar

Klâsik trajedinin özellikleri şunlardır:
Trajedilerde erdem ve ahlâka her şeyin üstünde yer verilir
Trajedi, konularını tarihten ve mitolojiden alır 17 yüzyıla kadar yazılan trajedilerde konular, Yunan ve Lâtin mitolojisinden, tarihinden alınırdı
Trajedilerde; çirkin sayılan vurma, yaralama, öldürme gibi olaylar, sahnede, seyircilerin gözleri önünde sergilenmez, bu olaylar sahne gerisinden duyurulur
Trajediler, manzum olarak yazılır
Trajedi beş perdeden oluşur
Kahramanlar olağanüstü varlıklar veya soylulardır: Tanrılar, tanrıçalar, yarı tanrılar; krallar, kraliçeler vb
Trajedilerde üç birlik kuralı vardır Bir eserin zaman, mekân (yer), olay birliği içinde verilmesine üç birlik kuralı denir:
Zaman Birliği: Eserin konusunu oluşturan olay, 24 saat içinde geçer Eserin konusu, olayın sonuca en yakın yerinden seçilir
Yer Birliği: Olayın baştan sona kadar aynı yerde geçmesidir
Olay Birliği: Piyesin tek bir ana olay çevresinde gelişmesidir
Klâsik trajedinin önemli yazarları şunlardır: Aiskhylos (MÖ 6 yüzyıl), Sophokles (MÖ5 yüzyıl), Euripides (MÖ 5 yüzyıl), Ennius (MÖ 3 yüzyıl), Corneille (MS 17 yüzyıl), Racine (MS 17 yüzyıl)

2 Komedi: İzleyiciyi güldüren, eğlendiren ve eğlendirirken düşündüren tiyatro türüne komedi denir Aristoteles, komediyi Poetika adlı eserinde şöyle tanımlar: "Komedi, ortalamadan daha aşağı (kötü) olan karakterlerin taklididir Bununla birlikte komedi, her kötü olanı taklit etmez; tersine gülünç olanı taklit eder Bu ise soylu olmayanın bir bölümüdür Çünkü gülünç olanın özü soylu olmayışa ve kusura dayanır"
Klasik komedinin özellikleri şunlardır:
Komedide kişilerin ya da toplumun gülünç yanları ortaya konularak seyirciyi güldürme yoluyla düşündürme ve doğru yola yöneltme amacı güdülür
Konular günlük yaşamdan alınır
Kişiler çoğunlukla halk kesiminden kimselerdir
Acı veren olaylar (vurmak, yaralamak vb) seyircinin gözü önünde gerçekleştirilebilir
Üslûpta soyluluk aranmaz; her türlü kaba sözlere ve şakalara yer verilir
Nazımla yazılır (17 yüzyıl klâsik edebiyatında nesirle yazılmış komediler de vardır)
Trajediler gibi komediler de birbiri arkasından sürüp giden "diyalog" ve "koro" bölümlerinden oluşur Eser ara vermeden oynanır, perde arası yoktur
Komedide de üç birlik kuralına uyulmuştur Sonraları bu kuraldan vazgeçilmiştir Günümüz komedi yazarları komedinin bu klâsik kuralına bağlı kalmadan eserlerini oluşturmuşlardır

Başlıca Komedi Çeşitleri:

Karakter Komedisi: İnsan karakterinin gülünç ve aksak yanlarını konu alan komedidir Moliere'in Cimri, Shakespeare ( Şekspir)'in Venedik Taciri adlı eserleri karakter komedisidir

Töre Komedisi: Toplumun gülünç ve aksak yanlarını konu alan komedidir Moliere'in Gülünç Kibarlar, Gogol'un Müfettiş, Şinasi'nin Şair Evlenmesi adlı eserleri töre komedisidir

Entrika Komedisi: Olayların şaşırtıcı biçimde düzenlendiği, çoklukla güldürmekten başka bir amaç güdülmeden yazılan komedidir Moliere'in Scapin'in Dolapları, Shakespeare'in Yanlışlıklar Komedisi adlı eserleri entrika komedisidir Entrika komedilerine vodvil de denilmektedir
Klâsik komedinin önemli yazarları şunlardır: Aristophanes (MÖ 5yüzyıl), Menandros (MÖ 4 yüzyıl), Terentius (MÖ 3 yüzyıl), Plautus (MÖ 3 yüzyıl), Moliere (MS 17 yüzyıl)

3 Dram: Yaşamın acıklı ve gülünç yönlerini bir arada yansıtan tiyatro türüne dram denir
Komediler yalnız gülünç, trajediler de acıklı olayları canlandırmak için yazılmıştır Oysaki yaşam, acıları ve sevinçleriyle bir bütündür 19 yüzyılda Fransa'da, yaşamın hem acıklı hem gülünç yönlerini birlikte işleyen dram türü ortaya çıkmıştır
Dram türünün gelişiminde Shakespeare (Şekspir)'in önemli katkıları olmuştur Shakespeare, klâsik tiyatronun zaman ve yer birliği kurallarını yıkmıştır Ayrıca acıklı ve gülünç olayları sahnede iç içe vererek dramın ilk örneklerini vermiştir Sanatçının, şiir ile düz yazıyı iç içe kullandığı oyunları, önce Alman romantiklerini, sonra da Fransız romantiklerini etkilemiş, böylece dramın temelleri atılmıştır
Fransız romantiklerinden Victor Hugo (Viktor Hügo), Cromwel adlı eserinin ön sözünde dramın özelliklerini şu sözlerle açıklar: "Dramın özelliği gerçektir Gerçek, yaratılışta, yaşamda olduğu gibi dramda da karşılaşan iki tipin; yüce ile gülüncün birleşmesinden doğar Doğada olan her şey sanatta da vardır"

Dramın özellikleri şunlardır:
Üç birlik kuralına uyma zorunluluğu yoktur
Hem acıklı hem de gülünç olaylar, yaşamda olduğu gibi bir arada bulunabilir
Olay, tarihin herhangi bir devrinden ya da günlük yaşamdan alınabilir
Kişiler halkın her kesiminden seçilebilir
Klâsik trajedi ve komedilerdeki Eski Yunan mitolojisine yönelik değerler yerine ulusal değerlere yönelme görülür
Acı veren olaylar (vurma, öldürme vb) sahnede oluş hâlinde gösterilebilir
Perde sayısı yazarın isteğine bağlıdır
Hem şiirle hem düz yazıyla yazılabilir

Romantik dönemden günümüze kadar her edebî dönemde dram türü gelişmiş, düzeyli, ciddi bir anlatım aracı olarak varlığını korumuştur
Dram türünün önemli yazarları şunlardır Rönesans dönemi tiyatro yazarlarından William Shakespeare (16 yüzyıl), Goethe (18yüzyıl), Schiller (18yüzyıl) Victor Hugo (19 yüzyıl)

4 Çağdaş Tiyatro: Teknik buluşların getirdiği yenilikler ile uygarlığın insan üzerindeki etkileri tiyatroya yeni olanak ve temalar getirdi İnsanoğlunun yaşamındaki değişim ve gelişimler, tiyatroya sayısız yenileşme öğeleri kattı ve bu sanat dalına yeni sorumluluklar yükledi Art arda gelen iki büyük savaş, birbirinin ardı sıra doğan düşünce ve sanat akımları tiyatronun iç yapısında köklü değişiklikler oluşturdu Şiir, resim, heykel ve müzikteki hızlı değişimler de, onlardan yararlanan tiyatroyu etkilemiştir Günümüz oyun yazarları, bu sanat dallarının kendilerine sunduğu olanakları da kullanarak değişik anlayışlarla oyunlarını yazmaktadır

Çağımız tiyatrosunda, tiyatro geleneklerinin ve kurallarının değiştiğini görürüz Tiyatro, artık, yaşamı olduğu gibi değil, görünmeyen iç yüzüyle yansıtır Sanat, doğayı olduğu gibi taklit etmez İnsanın çok zengin bir iç dünyası vardır Bu iç dünya toplum ve doğa mantığına uymayabilir Bu nedenle sahnede saçma gibi görünen sözler söylenebilir, dengesiz hareketler olabilir

a) Absürd (Uyumsuz, Saçma) Tiyatro: Absürd tiyatro, bir bakıma geleneksel tiyatronun kurallarını ve düzenlerini hiçe saymıştır Tiyatro, her şeyi anlamaktan, canlandırmaktan çok, bir ses ve hareket düzeni olmalıdır Olaylar arasında bağ kurulması her zaman şart olmayıp oyun, birbirine ilgisiz görünen sesler, sözler, eylemler hâlinde sürüp gitmelidir Az olay ve az sözle çok mesaj vermek gerekir Acıklı olaylar bile alay konusu olabilir Absürd tiyatroda perde düzenine; serim, düğüm, çözüm bölümlerine önem verilmez Eser; bilinmeyenlerle, sembollerle ve saçma denilebilecek kurgularla doludur Bu tiyatro anlayışında önemli olan; bir duygu ve olayın biçimini, oluşumunu göstermektir
Absürd tiyatronun önemli yazarları şunlardır: Eugene İonesco, Amedee, Samuel Beckett, Seraphin Audiberti, John Osborn
Türk tiyatrosunda Güngör Dilmen’in "Canlı Maymun Lokantası" adlı eseri bu türün bir örneğidir

b) Epik (Destansı) Tiyatro: Çağdaş tiyatronun başka bir kolu da Epik tiyatrodur Bu tiyatro türünün önderi, Alman yazar Berthold Brecht'tir
Epik tiyatro, oyunun izleyiciyi büyülemesine karşıdır Yani temsil sırasında, izleyicinin oyuna kendini kaptırmasını ve büyülenmesini önlemek ister Bunun için sahne, dekordan ve olaylardan uzak tutulur İzleyiciye de temsilde gördüklerinin gerçek değil, bir oyun olduğu hatırlatılır Epik tiyatro, izleyiciyi uyanık tutmak ister Bunu sağlamak için araya şarkılar, tekerlemeler, oyunu birdenbire kesen açıklamalar konur Entrikaların iç yüzü durup dururken açıklanır

Epik tiyatronun önemli yazarları şunlardır: Arthur Adamov, Max Frisch, Frederich Dürrenmatt
Türk tiyatrosunda Haldun Taner, "Keşanlı Ali Destanı" adlı eseriyle epik tiyatro örneği vermiştir

5 Müzikli Tiyatrolar: Sözleri bestelenmiş tiyatro türüdür Tamamen bestelenen tiyatro türleri olduğu gibi, yarısı beste yarısı söze dayanan tiyatro türleri de vardır
Opera: Müzik eşliğinde söylenen şarkılı oyunlara opera denir Lirik dram olarak da bilinir Tamamen nazım (şiir) şeklinde yazılır ve bestelenir Eserde şiir, müzik, ışık, kostüm, raks (oyun) ve estetik zenginlik tam bir uyum içerisinde bulunur
Opera 17 yy başlarında İtalya’da doğmuş ve oradan, önce Fransa'ya sonra da Avrupa ülkelerine yayılmıştır
Opera – Komik: Güldürücü bir biçimde yazılan operadır
Operet: Halka hitap eden müzikli komedidir Halk şarkılarına dayalı, sade üslupla haşf ve coşkun eğlenceli konularda yazılıp bestelenmiş sahne oyunudur Daha çok eğlendirici yanı vardır
Komedi Müzikal: Sözlerinin arasında müzikli parçalar bulunan vodvil ya da komedilere denir Acıklı, gülünç sahnelere yer verilir Müzikli bölümlerde halk şarkılarından yararlanılır
Bale: Konusunu, müzik eşliğinde hareketlerle anlatan tiyatro türüdür Balede konuşma yoktur Her şey danslı hareketlerle anlatılır
Revü: Revü; tablo, skeç, şarkı ve monolog gibi sahnelerden kurulu, daha çok gündelik olayları alaya alan ve taşlayan bir gösteri türüdür
Skeç: Genellikle bir nükteyle son bulan, az kişili ve yalın, şakacı bir içeriği olan kısa oyundur

6 Gelenekli Türk Tiyatrosu: Zamanımızdan yaklaşık dört bin yıl önce Orta Asya'da yaşayan Türk boylarının bulunduğunu biliyoruz Türklerin sığır, yuğ, şölen adları verilen törenlerindeki gösteriler, gelenekli Türk tiyatrosunun ilk örnekleri sayılabilir Bu törenlerin yönetmen ve oyuncuları şaman adı verilen din adamlarıdır
Zamanla içeriği genişleyen dinsel törenler, geleneksel törenler hâline gelir Ergenokon Destanı'nda yer alan demir dövme töreni bu örneklerden birini oluşturur Bu törene bütün boy halkı katılır, büyük bir alan sahne olarak kullanılırdı Dede Korkut Öyküleri incelendiğinde, ozan ve kopuzun dram sanatının bir parçası olduğu anlaşılır Ayrıca Şamanizm ayinleri bu bakımdan dikkati çeker
11 yüzyılda İslâmiyet'i tamamen kabul etmiş olan Türkler, yeni kültürün etkisiyle tiyatrodan uzak kaldılar Buna karşılık, gölge (hayal) oyunları cansız olduğu için, hoşgörüyle karşılanmıştır Ayrıca Türkler; kültür, inanış ve yaşayışlarına uygun olarak geleneğe dayalı bir canlandırma sanatı geliştirdiler Gelenekli Türk tiyatrosu adı verilen bu tiyatro anlayışının kolları şunlardır:

Alıntı Yaparak Cevapla