Yalnız Mesajı Göster

1981-2003 Arası Öss'de Çıkmış Anlatım Bozukluğu Soruları Ve Çözümleri

Eski 09-01-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

1981-2003 Arası Öss'de Çıkmış Anlatım Bozukluğu Soruları Ve Çözümleri








1981-2003 Arası ÖSS'de Çıkmış Anlatım Bozukluğu Soruları ve Çözümleri
1“İyi bir cümlede gereksiz sözcük bulunmaz Bunu şöyle anlayabiliriz: Bir sözcüğü attığımızda cümlenin anlam ve anlatımında bir daralma oluyorsa o sözcük gerekli, olmuyorsa gereksizdir

Bu ölçüte göre, aşağıdakilerden hangisi iyi bir cümle değildir?

A) Neşeli, sağlıklı, şen bir görünüşü vardı

B) Yağmur, sabaha değin aralıksız yağdı

C) Bütün gün tarlada hiç ara vermeden çalıştık

D) Doğadaki canlılar üzerinde sayısız inceleme yapıldı

E) Ormanların iklim üzerindeki etkisi anlatıldı

(1981 - ÖSS)

Açıklama bölümünde gereksiz sözcüğün ne olduğu anlatılıyor Bir sözcük cümlede başka bir sözcükle ifade edilmediği sürece gereklidirGereksiz sözcük değişik biçimlerde karşımıza çıkar

1 Eş anlamlı sözcüklerle ortaya çıkar

“Öğüt ve nasihatlere pek kulak vermez” derken “öğüt” ve “nasihat” eş anlamlıdır Birisi atılabilir

2 Bir sözcüğün anlamı içinde görülür:

“Onunla aynı yaşıt olduğumu biliyorum” derken zaten “yaşıt” aynı yaşta demektir “Aynı” sözü gereksizdir

3 Eklerle ortaya çıkar: “Benim romanlarım şiirlerimden değerlidir” derken romanlarım sözündeki iyelik eki onların bana ait olduğunu gösterir; “benim” sözü atılabilir

Soruya dönersek A’da “neşeli” ve “şen” sözcüklerinin eş anlamlı olduğunu görürüz Gereksiz sözcük kullanıldığından bu cümle iyi bir cümle değildir

Diğerlerine kısaca bakacak olursak B’de “sabaha değin” ve “aralıksız” sözcüklerini görürüz Aynı anlamda gibi ancak sabaha değin kısa aralıklarla yağmış olabilirdi C’de “bütün gün” “hiç ara vermeden” yerine “sadece yemek araları vererek” de diyebilirdi Demek ki farklı bir anlamı var D ve E seçeneklerinde çeldirici yok

Cevap A

2“Sınıfa girer girmez insanı düşündüren, ilginç sorular

Ibaşlar Çocukların düşüncelerine önem verince,

şaşırtıcı sorular peş peşe gelir Bir anda büyür o

II III

küçücük çocuklar, mantıkları ile kocaman olurlar

IV V

Yukarıdaki parçada altı çizilmiş sözlerden, bulunduğu yere göre anlamca en gerekli olanı hangisidir?

A) I B) II C) III D) IV E) V

(1982 - ÖSS)

Bir sözün cümlede en gerekli durumda bulunması, onun anlamca yerini tutan başka bir sözün cümlede bulunmaması demektir Buna göre cümleleri inceleyelim “İlginç sorular” zaten insanı düşündüreceğinden (I) gereksizdir Yine ilginç olması insanı şaşırtacağından (II) de gereksizdir “Kocaman olur” sözünden “küçücük” çocukların “büyüdükleri” de bellidir Öyleyse (III) ve (IV) atılabilir Cümlede “mantıkları ile” sözünü karşılayacak başka bir söz olmadığından (V) cümlede en gerekli unsurdur

Cevap E

3“Hiçbiri - Ali Suavi’den başka - ülkede bir ayaklanmayı düşünmemiş, Padişaha bağlılığı kutsal bir görev saymıştır

Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni, aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak belirtilmiştir?

A) İkinci cümleciğin yükleminde özneyle uyum sağlanmamıştır

B) Birinci cümlecikteki arasöz, gereken biçimde düzenlenmemiştir

C) Birinci cümleciğin yükleminde özneyle uyum sağlanmamıştır

D) Birinci cümlecikteki yüklemin sonuna “- dir” eki getirilmemiştir

E) Her iki cümleciğin yüklemleri arasında olumluluk olumsuzluk bakımından uyum sağlanmamıştır

(1982 - ÖSS)

Cümleyi incelediğimizde iki ayrı cümle bulunduğunu görürüz Bu tür cümlelerde ortak kullanılan öğelere dikkat edilmelidir “Düşünmemiş” yükleminin ve “görev saymıştır” yükleminin ortak öğesi öznedir; çünkü görev sayanla düşünmeyenler, aynı kişiler Cümlede özne ise “hiçbiri” sözcüğüdür Bu sözcük, özne olduğunda yüklem daima olumsuz çekimlenir Buna göre bakarsak birinci yüklem olumsuz olduğu halde ikinci yüklem olumludur Dolayısıyla ikinci cümlenin yükleminde özneyle uyum sağlanmamıştır

Cevap A

4“Genç saçlarına ak düşmemiş, şiirimize, hikâ-yeciliğimize taptaze bir hava getiren isimlerdi bu saydıklarım

Bu cümlede hangi sözcükten sonra virgül (,) konursa anlam karışıklığı giderilmiş olur?

A) genç B) saçlarına

C) hikâyeciliğimize D) getire

E) bu

(1982 - ÖSS)

Cümlede virgül “genç” sözünden sonra konmalıdır Çünkü virgül olmadığında, sanki “genç” olan saçlarmış gibi bir anlam çıkıyor Bunu virgülle önleyip genç olanın “isimler” olduğunu belirginleştirebiliriz

Cevap A

5“Yazar, bu özü, birtakım ilkelerden, hazır formüllerden yola çıkarak değil,somut gerçeklerden, yaşanmış deneyimlerden yola çıkarak yeniden buluyor

Bu cümlede geçen kelimelerden hangileri atıldığında cümlenin anlamında hiçbir daralma olmaz?

A) bu - yeniden

B) ilkelerden - somut

C) birtakım - değil

D) yazar - gerçeklerden

E) hazır - yaşanmış

(1983 - ÖSS)

Cümlede bir sözün anlamı içinde bulunan başka bir sözü kullanmak, gereksiz sözcük kullanımına girer Cümlede de buna benzer sözler vardır Örneğin “formül” zaten hazır hale gelmiş sembollerdir Öyleyse “hazır” demeye gerek yok “Deneyim” belli yaşantılardan sonra edinilen durumdur Dolayısıyla “yaşanmış” sözü de gereksizdir Bunlar cümleden atılabilir

Cevap E


6Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili kelime çıkarılırsa cümlenin anlamı değişmez?

A) Ortaklar arasındaki mevcut ikiliği giderdik

B) Parkın içindeki kurumuş ağaçları kestik

C) Yokuşun dibindeki ahşap eve taşındık

D) Babamla birlikte evdeki eski eşyaları dışarı taşıdık

E) Gölün kıyısındaki yaşlı çınar ağaçlarının altına koştuk

(1983 - ÖSS)

A’daki “mevcut” sözünü çıkarırsak değişmez Çünkü “ortaklar arasında” sözü ikiliğin mevcut olduğunu gösteriyor zaten Diğerlerindeki sıfatlar, isimlerin ayırıcı vasıflarını belirttiğinden cümleden çıkarılamaz

Cevap A


7Aşağıdakilerden hangisi dil ve anlatım yönünden yanlıştır?

A) Yayınevinin çıkardığı bütün romanları alıyorum, okuyorum

B) Bu koşullar içinde pek çok sanatçı olduğunu duyuyorum, görüyorum

C) Bu konuda söylenenlere inanıyor, her yerde öne sürüyordu

D) Geçen ay yayımlanan aylık dergilerin birinde okudum, gördüm

E) Erken yatıp erken kalkmanın yararına inanırdı, herkesi de inandırırdı

(1983 - ÖSS)

Cümlelere baktığımızda sıralı cümlelerin bulunduğunu görüyoruz Böyle cümlelerde ortak öğelere dikkat edilmelidir Çünkü aynı öğeyi her fiil aynı eklerle almaz Örneğin “Resimlere baktı, bana verdi” cümlesinde bakılan şeyle geri verilen şey resimlerdir Ancak “baktı” sözcüğü “resimlere” şeklinde aldığı halde bu öğeyi, verdi sözcüğü almaz, yani “resimlere bana verdi” denmez Öyleyse biz bu öğeyi, “vermek” fiiline uyduralım Sözcük “resimleri bana verdi” şeklinde “-i’’ hal eki alacaktır Kısaca her fiil öğeleri uygun eklerle almalıdır Buna göre seçeneklere baktığımızda, C’de “söylenenlere inanıyor” denmiş, diğer cümlede ise “her yerde öne sürüyor” denmiş; “Neyi her yerde öne sürüyor?” diye sorarsak “bu konuda söylenenleri” cevabı gelecektir Oysa cümlede böyle bir nesne yoktur Dolayısıyla cümle “onları her yerde öne sürüyordu” şeklinde nesne ilavesiyle düzeltilmelidir

Cevap C


8“Cansız varlıkların ya da soyut kavramların çoğulları özne olduğunda bunların yüklemleri tekil olur

Aşağıdakilerden hangisinde bu kurala uyulmamıştır?

A) Köylüler, uzaktan uzağa bağrıştılar

B) Dağlar, gün batımına doğru kızıllaştı

C) Boksörler yaman dövüştüler

D) Bu düşünceler, geçerliliğini çoktan yitirdi

E) Bu tür duygular, gözlerimi yaşartırlar

(1983 - ÖSS)

A ve B’de özne insandır B ve D’de cansız varlık ve soyut kavramdır, yüklemleri tekil olduğundan kurala uygundur E’de ise “duygular” soyut bir kavramdır, buna rağmen yüklem çoğul eki almıştır “Yaşartırlar” değil “yaşartır” olacaktır

Cevap E


9“Aldığı şehirlere Türkleri yerleştirmek suretiyle Türkleştirdi” cümlesindeki anlatım pürüzü nasıl giderilebilir?

A) “şehirlere” yerine “şehirlerde” kelimesini getirerek

B) “Türkleştirdi” den önce, “insanları” kelimesini ekleyerek

C) “yerleştirmek suretiyle” yerine “yerleştirerek” kelimesini getirerek

D) “Türkleştirdi” yerine “Türkleştirildi” kelimesini ekleyerek

E) “Türkleştirdi”den önce, “oraları” kelimesini ekleyerek

(1984 - ÖSS)

Cümledeki “Türkleştirdi” yüklemine “Nereyi Türkleştirdi?” sorusunu sorarsak “şehirleri” cevabı gelir Oysa “şehirler” sözü cümlede “-e” ekini almış Dolayısıyla cümlenin nesnesi yoktur Bu eksikliği gidermek için cümleye şehirlerin yerine geçecek bir nesne getirilmelidir Bu ise “oraları” zamiri olacaktır B’deki “insanları” sözü de nesnedir Ancak cümlede kişilerden değil “şehirlerden” söz edilmiş

Cevap E


10Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki “daha” kelimesi çıkarılınca cümlenin anlamında daralma olur?

A) İstiyorsanız bir defa daha anlatayım

B) Bilmiyorum, ben göreve daha yeni başladım

C) Bekle, Müdür bey daha gelmedi

D) O zamanlar bu yol, şimdikinden daha kötüydü

E) Görünüşüne bakma, daha altı yaşına yeni girdi

(1984 - ÖSS)

A’daki “daha” sözü çıkarılırsa cümlenin anlamı daralır Çünkü “daha” cümleye önceden de ‘’anlatma’’ işinin yapıldığı anlamını veriyor Eğer çıkarırsak anlatma işi bir kez yapılmış olacak

Cevap A


11Bu kitap, yayınevimizin, ölümünün 10 yıldönümünde

I II III

ünlü şaire, onun yüce anısına armağandır

IV V

Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için hangi kelime ya da kelime grubu çıkarılmalıdır?

A) I B) II C) III D) IV E) V

(1985 - ÖSS)

Bir sözcükte tamlayan eki (ilgi eki) “-ın -in” bulunduğunda genellikle buna bağlı bir iyelik eki bulunur Burada “yayınevimizin” denmiş, ancak onun nesi olduğu söylenmemiş Aslında “yayınevimizin armağanı” şeklinde bir tamlama kurulması gerekir Oysa “armağandır” sözünde iyelik eki yok Dolayısıyla “yayınevimizin” sözündeki ek bağlantısız kalmış Eğer bu sözcüğü çıkarırsak yapısal bozukluk ortadan kalkar

Cevap B


12Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “kendi” kelimesinin çıkarılması, anlatımda bozukluğa yol açmaz?

A) Bu ayrıcalığın sadece kendi için olduğunu sanıyorsa aldanıyor

B) Kendi gibi gece gündüz çalışacak birini arıyor

C) O da herkes gibi kendi hakkına razı olmalıdır

D) Herkesi kendi gibi düşünmeye zorluyor

E) Bu kez kendi değil, kardeşi gelmiş

(1985 - ÖSS)

“Kendi” sözü dönüşlülük zamiridir Çoğunlukla kişilerin yerine geçer Diğer zamirlerle ya da kişiyi karşılayan eklerle de kullanılabilir Seçeneklere baktığımızda C’de “hakkına” sözünden cümlenin gelişine göre “onun hakkı” olduğu anlamı çıkar dolayısıyla “kendi” sözüne gerek yoktur Pekiştirme anlamı veren bu sözü çıkarsak da cümlenin anlamı bozulmaz Diğerlerinde “kendi” sözcüğüyle karşılanan kişinin yerine geçen başka ek ya da sözcük yoktur

Cevap C


13Aşağıdaki cümlelerin hangisinden “onu” kelimesi çıkarılırsa cümlenin anlatımı bozulur?

A) Çoğu zaman biçimsel özellikler üzerinde durur, az da olsa onu geliştirmeye çalışırız

B) Bulunduğu çevreyi inceliyor, onu yazılarında gereç olarak kullanıyor

C) Fıkranın geleneksel anlamını değiştirmiş, onu daha da zenginleştirmiştir

D) Yazma sözünden ne anladığımı açıklamak, onu tanımlamak istiyorum

E) Çevremizi duyu organlarımız yardımıyla tanır, onu bu organlarımızla öğreniriz

(1985 - ÖSS)

“Onu” sözü bir nesnedir Cümleden bunu çıkardığımızda bu sözün karşıladığı nesneyi, başka bir sözün karşılayabilmesi gerekir B, C, D, E’de birinci cümlelerin nesneleri “onu” sözcüğünün yerine kullanılabilir; yani “onu” nesnesine gerek yoktur A’da ise birinci cümlede nesne olmadığından “onu” nesnesini karşılayan başka bir söz yoktur Dolayısıyla “onu” cümleden çıkarılamaz

Cevap A


14Bu ilaç, mide yanmasına sebep olmadığı gibi ne de asit - baz dengesi üzerinde herhangi bir olumsuz etkiye de yol açmaz

Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?

A) “ilaç” kelimesine “-ın” eki getirilerek

B) “ne de” kelimeleri atılarak

C) “yol açmaz” yerine “sebep olmaz” denilerek

D) “olumsuz” kelimesi çıkarılarak

E) “ne de” kelimeleri “üzerinde” kelimesinin sonuna alınarak

(1986 - ÖSS)

Cümlede anlatım bozukluğu “ne de” sözünden meydana gelir Çünkü “olmadığı gibi” sözü zaten “bunun yanında”, ‘’bu bir tarafa” anlamlarını katıyor Yani “ne de” nin vereceği anlamı veriyor Bu söze gerek yoktur

Cevap B


15Yoksul görünümlü biriydi bu Boyu kısa, bedeni de pek biçimli değildi

Yukarıdaki ikinci cümlede bir anlatım bozukluğu vardır Bu bozukluk, aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?

A) “kısa” yerine “kısaydı” getirilerek

B) “kısa”dan sonra “ve” ekleyerek

C) “kısa” yerine “ve” koyarak

D) “kısa”dan sonra “değil” ekleyerek

E) “boyu”dan sonra “da “ekleyerek

(1986 - ÖSS)

İkinci cümlede “kısa” ve “biçimli” sözleri sıfat olan sözcüklerdir Bunların yüklem olması için ekeylem almaları gerekir Bu ekeylem “değildi” olumsuzluk edatıyla birlikte verilmiş Ancak bu durumda “kısa değildi”, “biçimli değildi” gibi iki yargı oluşmuş Oysa cümlede anlatılmak istenen, kişinin boyunun kısa olduğudur Dolayısıyla biz “kısa” sözünü “değildi” ye bağlamadan yüklem yaparsak anlatılmak istenen belirginleşir Bu ise A’daki değişikliğin yapılması demektir

Cevap A


16Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Öğretmenin, öğrencilerinin aile durumları ile de ilgilenmesi gerekir

B) Yazarlarımızın köy yaşayışına ilgilenmeleri toplumumuz açısından çok yararlıdır

C) Bir romancının şiirle ilgilenmesi sanatı için yararlı olur

D) Kişilerin meslekleri dışında başka işlerle ilgilenmeleri onları dinlendirir

E) Öğrencilerin iyi kitaplarla ilgilenmesini sağlamak bir eğitim işidir

(1986 - ÖSS)

Bozukluk B’de vardır Burada ek yanlışlığı bozukluğa neden olmuştur “İlgilenmek” sözü ‘’ile’’ edatına bağlı sözlerle kullanılır Dolayısıyla “köy yaşayışına ilgilenmeleri’’ değil ‘’köy yaşayışıyla ilgilenmeleri” olması gerekirdi

Cevap B


17Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Bu kadar yorgunluktan sonra iyi bir tatili hak etmişti

B) Memur, dostça ve yumuşak başlılıkla cevap veriyordu

C) Fotoğrafçılıkla ilgili incelikleri ve teknik bilgileri bu kitapta bulabilirsiniz

D) Ayrıca, arasıra gözüme çarpan yanlışlıkları da belirttim

E) Durmadan gazoz ve çekirdek yenilen bu yerden hemen uzaklaştım

(1986 - ÖSS)

Anlatım bozukluğu E’dedir Burada nitelikçe ayrı varlıkların aynı eyleme bağlanması bozukluğa neden olmuştur Çekirdek, yenilen bir nesnedir, ama gazoz yenilmez, içilir Öyleyse “gazoz içilen ve çekirdek yenilen” denmeliydi

Cevap E


18Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ise” kelimesine gerek yoktur?

A) Mektup yazmış ise gelmekten vazgeçmiştir

B) Bunun nedeni ise beni çok sevmemesidir

C) Olayı ancak kendin gördün ise tanıklık yapabilirsin

D) Bunu yapan o ise gidip kendisiyle konuşun

E) Yanlış öğrenecek ise hiç öğrenmesin

(1986 - ÖSS)

“İse” şart bildirdiği yerde cümleden çıkarılamaz Ancak bağlaç olduğu yerde çıkarılabilir B’de şart anlamı vermeyen yani bağlaç olan “ise” kullanılmıştır Cümlede bağladığı öğeler olmadığından çıkarabiliriz

Cevap B


19Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “fazla” kelimesine gerek yoktur?

A) Güneşte fazla dolaşmayın

B) Fazla kaleminiz var mı?

C) Buralara fazla yağmur yağmaz

D) Bundan böyle, daha fazla erken kalkmalısın

E) Fırını fazla ısıtmanıza gerek yok

(1986 - ÖSS)

D’deki “fazla” sözcüğüne gerek yoktur Zaten “daha” sözü erken kalkmanın derecesini bildirir “Fazla” sözünün cümleye kattığı fazladan bir anlam yoktur

Cevap D


20Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, “ben” kelimesi çıkarılınca anlam bozulur?

A) En çok ben merak ediyordum

B) Ben hemen evimize koştum

C) Yarışta ben hepsini geçmiştim

D) Ben 1963 yılında doğdum

E) Ben geç geleceğini biliyordum

(1986 - ÖSS)

Bu tip sorularda deneme yoluna gidilmelidir A’da “En çok merak ediyordum” olmayacağına göre buradaki “ben” sözü cümleden çıkarılamaz

Cevap A

21Ölçümlere ne zamandan beri başladınız?

Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?

A) “ne zamandan beri” yerine “ne zaman” getirilmeli

B) “ne zamandan” yerine “hangi tarihten” getirilmeli

C) “başladınız” yerine “başlıyorsunuz” getirilmeli

D) “beri” yerine “bu yana” getirilmeli

E) “başladınız” yerine “başlamıştınız” getirilmeli

(1987 - ÖSS)

Cümledeki “beri” sözü işe önceden başlandığını işin hâlâ devam ettiğini ifade eder Cümlenin yüklemi ise “başladınız” sözüdür, yani ‘’devam etme’’ anlamı yok Bu uyumsuzluğu gidermek için “beri” cümleden çıkarılmalıdır Dolayısıyla A’da söylenen yapılmalıdır

Cevap A


22Bu sonuca ulaşılacağını belki de biliyor olmalılar

Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?

A) “ulaşılacağını” yerine “ulaşılabileceğini” getirilmeli

B) “belki de” yerine “sanıyorum” getirilmeli

C) “ulaşılacağını” yerine “ulaşılmayacağını” getirilmeli

D) “biliyor olmalılar” yerine “biliyorlardır” getirilmeli

E) “olmalılar” yerine “olabilirler” getirilmeli

(1987 - ÖSS)

Cümlede ihtimal anlamı var, bu anlam ise hem “belki de” hem “olmalılar” sözleriyle ifade edilmiş Bunlardan biri cümleden atılmalıdır Cevapta “olmalılar” atılmış Onun atılmasıyla “biliyor” sözü tekil bir kişi bildirir hale gelmiş Bunu gidermek için D’deki değişiklik yapılmalıdır

Cevap D

23Önümüzdeki haftanın programlarından bazılarını sizlere hatırlatmaya çalıştık sayın seyirciler

Bu cümledeki düşünme hatasını gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?

A) “önümüzdeki” yerine “gelecek” kelimesi getirilmeli

B) “çalıştık” yerine “çalışıyoruz” kelimesi getirilmeli

C) “hatırlamaya” yerine “tanıtmaya” kelimesi getirilmeli

D) “önemli” kelimesi “bazılarını” kelimesinden önce getirilmeli

E) “sayın dinleyiciler” sözü cümle başına alınmalı

(1987 - ÖSS)

Cümlede “önümüzdeki haftanın” programlarından söz edilmiş Yapılan iş ise “hatırlatmakla” karşılanmış Oysa “hatırlatmak” geçmiş konular hakkında yapılır Dolayısıyla bu söz “tanıtmak” şeklinde düzeltilmelidir

Cevap C


24Shakespeare’in oyunları arasında en sık sahnelenen ve Türk seyircisi tarafından en çok benimsenenler arasında Hamlet ve Othello’dur

Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?

A) “en çok” sözü kaldırılmalı

B) “en sık” sözü kaldırılmalı

C) “ve” yerine “ile” kelimesi getirilmeli

D) “oyunları” sözünden sonra gelen “arasında” kelimesi kaldırılmalı

E) “Hamlet” sözünden önce gelen “arasında” kelimesi kaldırılmalı

(1987 - ÖSS)

Cümlenin yüklemi “Hamlet ve Othello”dur Öznesi ise “ benimsenenler” sözüne kadar olan kısımdır Dolayısıyla “benimsenenler” sözünden sonraki “arasında” ya gerek yoktur

Cevap E

25Bunun üzerine üyeler, bir an sessizlik içinde kaldılar ve herkes ellerini havaya kaldırarak söz istediler

Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?

A) “üyeler” kelimesi kaldırılmalı

B) “ve” kelimesi çıkarılıp, yerine virgül (,) konmalı

C) “herkes” kelimesi kaldırılmalı

D) “bunun üzerine” sözü “üyeler” kelimesinden sonra getirilmeli

E) “ellerini” kelimesi kaldırılmalı

(1987 - ÖSS)

İkinci cümlenin yüklemi “söz istediler” öğesidir “Söz isteyen kim?” diye sorarsak “herkes” öznesi cevap verir Oysa bu özne daima tekil yüklemle kullanılır Dolayısıyla ya “söz istediler” den çoğul eki kaldırılacak ya da “herkes” öznesi kaldırılacaktır Seçeneklerde ikinci yol verilmiş

Cevap C


26Aşağıdaki cümlelerden hangisinde, “yaklaşık” kelimesi yanlış kullanılmıştır?

A) Ev ona, yaklaşık hesapla otuz milyon liraya mal olmuştu

B) Köy Ankara’ya yaklaşık olarak yetmiş kilometre uzaktaydı

C) Doğup büyüdüğü kasabaya, yaklaşık on yıldır uğramamıştı

D) Bu büyük apartmanlar, birbirine yaklaşık yapılmıştı

E) Yaklaşık olarak üç metre kumaşın yeteceğini sanıyordu

(1987 - ÖSS)

“Yaklaşık” sözü “aşağı yukarı” anl***** gelir Bu anlamın sadece D’de olmadığını görüyoruz Burada evlerin birbirine “yakın” ya da “bitişik” olduğu söylenmek istenmiş Burada “yaklaşık” sözü kullanılmaz

Cevap D


27İçtenlikle söylüyorum; eğer vapur biletini almamış

I II III

olsaydım, bu geziden vazgeçerdim

IV V

Bu cümleden altı çizili sözcüklerin hangisi çıkarılırsa cümlenin anlamı değişmez?

A) I B) II C) III D) IV E) V

(1988 - ÖSS)

Türkçede “eğer” sözünün kullanıldığı her yerde ona bağlı
“-se, -sa” şart ekli sözcük de kullanılır Bu cümlede de “eğer olsaydım” denmiş Hem “eğer” hem “-se, -sa” şart anlamı verdiğinden “eğer” cümleden çıkarılabilir

Cevap B

28Arkadaşım gördüklerini, duyduklarını gizli bir sırmış gibi yavaşça kulağıma fısıldadı

Bu cümlede gereksiz kullanılmış iki sözcük aşağıdakilerden hangisinde bir arada verilmiştir?

A) Arkadaşım - bir B) Bir - yavaşça

C) Arkadaşım - gibi D) Gizli - yavaşça

E) Gizli - sırmış

(1988 - ÖSS)

Bir sözün anlamı içinde bulunan başka sözcüklerin cümlede olması, gereksiz sözcüğün ortaya çıkmasına yol açarforumsinsinet Burada “sır” zaten “gizli” dir, “fısıldamak” da “yavaşça” yapılır Öyleyse “gizli” ve “yavaşça” sözleri gereksizdir
Cevap D


29Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Hastalığı nedeniyle bir süre geri hizmete alınması onu bir hayli üzdü

B) Hemen getireceğini söyleyerek aldığı makası hâlâ geri iade etmemiş

C) Onun, bu küçücük ricamı geri çevireceğini hiç sanmıyorum

D) Bu işte geri planda kalmak istemem

E) Olayın geri kalan bölümünü siz anlatın

(1988 - ÖSS)

Anlatım bozukluğu B’deki cümlededir Çünkü “iade etmemek” aldığını geri vermemek demektir Öyleyse cümlede “geri” sözüne gerek yoktur
Cevap B

Alıntı Yaparak Cevapla