08-26-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Benim Sana Anlatamadıklarım ..
Meğer ne çokmuşsun bende 
Sen gittiğini sandın değil mi?
Ben de öyle sanmıştım 
Ama hayır  
Her şeyinle kalmışsın, giden sadece bedenin olmuş
Ruhun bende kalmış, gözlerin bende 
Hasretin bende kalmış, özlemin bende 
Sen bende kalmışsın, ben yalnızlığın içinde  
Gözlerinin karasında şimdi gecelerim  
Susuşlarının sessizliğinde hayallerim  
Sessiz çığlıklar biriktiriyor yüreğim  
Yağmura inat akıyor gözyaşlarım 
Engel olamıyorum, engel olmak istemiyorum
Yüreğimdeki bulutların resmidir onlar
Onlar katıksız bir sevdanın isimsiz şahitleridir
Dokunamam ki onlara
Onlar, bana senden tek hatıra  
Yağmur yağıyor bugün yine
Yüreğimin en kuytu köşelerine vuruyor damlaları 
Sen de böyle bir günde gitmiştin 
Yine yağmur yağıyordu, yağmura karışıyordu gözyaşlarım
Sen anlamıyordun sevgili  
Yüreğimden akanları yağmur sanıyordun
Bir sevda daha yağmura karışıyordu ve damla damla eriyordu aşk 
Gözlerimizin önünde bir bitiş sahneleniyordu ve son perdeyi oynuyorduk ikimiz
Peki ama neden bu kadar zordu "Hoşçakal" demek?
Zordu ; çünkü senden sonra "Hoşça" kalmak mümkün müydü sevgili, mümkün müydü?
Sen yüreğimde, yüreğim avuçlarımda şimdi
Yaşanmamış zamanlar, can çekişen umutlar kaldı bu sevdadan geriye  
Şimdi gitmelerin ve bitmelerin mevsimi  
Yüreğimi alıp gidiyorum ben de Yalnızlığımı da yoldaş yapıyorum kendime 
Nereye mi ?
Yağmurların hiç durmadan yağdığı en
uzak sahillere 
Belki , belki oralarda, bu sevdanın şahitleri, yağmura anlatırlar sevdamı
Benim sana anlatamadıklarımı  
|
|
|
|